Krater İnceleme

Fatshark’in küllerden doğan projesi Krater, bakalım bir anka kuşu misali göğe yükselecek mi?

Diablo vari bir oynanış düşünün. Fallout serisinde gördüğümüz kadar boğuk ve gizemli bir post apokaliptik bir de dünya düşünün. Bunların yanına birde Fatshark’in espri yönünü kattınız mı işte size Krater!

1990’lı yıllarda İsveç Karlstad’da yaşayan müzisyen Christian Gabel, bir film yapımı için çizilmiş konsept çalışmalar buluyor. Bu çalışmalar müzisyenin yaşadığı şehri post apokaliptik bir halde gösteriyor. Heykellerden sokaklara pek çok alan detaylıca yerleşmiş bu çizimlere. Çizimler üstünde yer alan yazılar ve işaretler ortada bir film yapımı olup olmadığını akıllara getirse de, Christian Gabel yıllarca yardım edecek birilerini arayıp bu konsept çalışmaları bir filme çevirmeyi umut etmiş. Fakat kendisi müzisyen olduğu için bu çalışmalara uygun müzikler yapmayı koymuş kafasına. Peki şimdi aklınızdan geçiyordur ‘Bunların bu oyunla ne alakası var?’ diye. İşte şimdi o kısma geliyoruz…

Birkaç yıl önce bir partide başlayan sohbet ve bilim kurgu eserler hakkındaki konuşmalar, biraz önce bahsettiğim resimlere kadar gidiyor. Gabel’in konuştuğu bu arkadaş Fatshark’ın çalışanı çıkıyor ve o dönemler Fatshark’ın da üstünde çalıştığı bir post apokaliptik temalı oyun olduğunu söylüyor ve olaylar gelişiyor. Bu yapım hem 30 yıllık bu resimlerin bir sonuca ulaşmasını sağlıyor hemde yeni bir oyun olarak bizim önümüze seriliyor. Fakat işin garibi Christian Gabel, hâlâ bu çalışmaları çizen sanatçı ve bu çalışmalar hakkında bilgi sahibi olanlar hakkında arayışına devam ediyor.

Gabel birkça yıl önce katıldığı partide insanlarla tanışıyor, bazıları ile koyu sohbetler gerçekleştiriyor. O sohbetlerin birinde ise bilim kurgu üzerine konuşmalar geçiyor. Bu sohbet esnasında Gabel bulduğu resimlere de değiniyor, karşıdaki kişi de Fatshark çalışanı olunca Krater için ilk adımlar atılıyor.

Şimdi gelelim oyunun oynanış kısmına. Oyun 2008 yılında kurulan Fatshark tarafından geliştirildi. Bitsquid adı verilen oyun motoru kullanılarak yapılmış. Oyunun hikayesi ise oldukça ilginç.

Üçüncü milenyuma girerken insanoğlunun büyük bir çoğunluğu nükleer fırtınalardan ve biyolojik silahların getirdiği zehirlerle yok olmuş durumda. Fakat insan oğlu yinede hayatta kalmayı başarmış. Yüzyıllar geçmekte fakat bu talihsiz dünyanın başındaki dert bitmemektedir. Untergang adı verilen büyük kratere sığınan insanoğlu atalarının zamanında düştüğü çaresizliği yeniden yaşıyor…

Öncelikle belirtmemiz gereken bazı şeyler var. Önceden Diablo vari oyunlar (izometrik kamera açısı vs.) oynamadıysanız Krater size oldukça karışık gelebilir. Ve oyun yapısı neyin ne olduğunu öğretmek üzerine kurulmamış malesef. Her şeyi kendiniz öğrenmelisiniz. Envanteriniz dolduğunda ne yapacağınızdan tutunda ekibinizdeki kişiler ölünce neler yapacağınızı kendiniz bulmalısınız. Bu oyunu keşfetmek isteyen arkadaşlar için iyi bir şey olsa da genel olarak tamamen bir baş ağrısı olabiliyor. Oyunun içinde geçtiği dünya gerçekten çok renkli bir şekilde dizayn edilmiş. Bu dünyanın hiçte bir afet geçirdiğini söylemezsiniz. Taa ki ortadaki büyük Krater’i görene kadar. Oyun bir zamanlar Vikinglerin, IKEA’nın ve Minecraft’ın evi olan İsveç’te geçiyor. Eski RGP ve RTS oyunları gibi üstten görünümlü kamera ile oynanıyor. Bölüm tasarımları da dünya haritası gibi oldukça güzel dizayn edilmiş. Küçük detaylar işin geneline yaramasa da gerçekten akılda kalıcı bölümler dizayn edilmiş durumda. Ek olarak oyunda pek çok Easter Egg de bulacaksınız.

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Mehmet Arda Gündüz

Okan Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık öğrencisi, TaleWorlds destekçisi, Valve çevirmeni ve çeviri tutkunu.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir