Don’t Starve İnceleme

Kamp çantanızı hazırlayın! Don’t Starve ile uzun bir yolculuğa çıkıyoruz!

Bir düşünün; kötü kalpli bir iblis tarafından kandırılarak ürettiğiniz makine sizi alıp hiç bilmediğiniz, tamamen yabancı bir dünyada, daha önce var olabileceğini bile düşünemeyeceğiniz canlıların arasında tek başınıza bırakmış olsaydı, ne yapardınız? Tüm medeniyetten belki milyonlarca ışık yılı uzakta, üstelik de en ufak bir alet ve edevattan mahrum biçimde ne kadar hayatta kalabilirdiniz? İşte bu soruların yanıtını Klei Entertainment’in son bombası Don’t Starve ile bulmaya hazırsanız başlıyoruz!

Daha önceleri Shank serisi, Eets serisi ve Mark Of The Ninja gibi ses getiren 2D yapımlarla adını duyuran Klei Entertainment, bir kez daha çizgisinden şaşmadan yeni bir bombaya imza atıyor diyerek incelememize başlıyoruz. Don’t Starve ile bizleri üst paragrafta belirttiğimiz gibi ıssız bir ormanın ortasında bir başımıza bırakan Klei, böylece hayatta kalabilmek adına sınırları ne kadar zorlayabileceğimizi de görmemizi sağlıyor. Shank serisi ve Mark Of The Ninja’da olduğu gibi 2D görsellere sahip bir oyun olan Don’t Starve her ne kadar temelde Klei’nin çizgisini yansıtsa da bir yönüyle adını andığımız oyunlardan ayrılıyor. Tamamen üç boyutlu bir ortamda hayatta kalma mücadelesi verdiğimiz oyunda, diğer oyunların aksine kamerayı dilediğimiz gibi çevirebiliyor, yakınlaştırıp uzaklaştırabiliyoruz. Mouse’umuz ve klavyemizdeki birkaç tuşun yardımıyla idare edebildiğimiz oyunda, yegâne amacımızsa hayatta kalmak! Ama bunun o kadar da kolay olacağını sanmayın. Öncelikle daha önce belirttiğimiz gibi medeniyetten tamamen uzakta bulunuyorsunuz ve üzerinizde bir kibrit çöpü dahi bulunmuyor. Oysaki bir süre sonra karnınız acıkacak, daha kötüsü hava karardığında ortaya çıkan korkunç yaratıklarla mücadele etmeniz gerekecek(!) Allah’tan o noktada donanımsız değiliz.

Don't-Starve-1

Bir bilim insanı olan ana kahramanımız bir adada sağ kalmak konusunda en az Robinson Crusoe kadar bilgi ve birikim sahibi. Ama ortada bir problem var. Kahramanımız her ne kadar donanımlı olsa da bizler ıssız bir adada sağ kalmak için neler yapabileceğimiz konusunda hiçbir fikir sahibi değiliz. Daha doğrusu Klei Entertainment bizleri bilgisiz bırakma konusunda katı kurallar uygulamış. Oyun boyunca en ufak bir yardımda bulunmuyor. Değil herhangi bir icadın nasıl yapılacağını, kontrolleri dahi öğrenebileceğiniz ayrı bir alan yok. Her şeyi deneme yanılma yöntemiyle bulmak zorundasınız. Bu da haliyle dakikalar geçip havanın kararmaya başladığını fark ettiğinizde eteklerinizin tutuşmasına neden oluyor. Üstelik oyunda “permadeath” yani, kesin ölüm diye tabir edebileceğimiz özelliğin bulunduğunu anladığınızda Klei’nin aslında şirin görüntüsü altında hayli zorlu bir oyunla karşınıza çıktığını anlıyorsunuz. Esasen bir otomatik kayıt sistemi bulunan oyunda, atlatmayı başardığınız her gecenin sabahında sistem tarafından oyunun son halinin kaydı alınıyor. Canınız sıkılıp oyundan çıkmak istediğinizde de yine kayıt işleminin ardından çıkabiliyorsunuz. Ancak yukarda da sözünü ettiğimiz gibi “Permadeath” sistemi olan oyunda, kaydınıza geri döndüğünüzde ölecek olursanız kaydınız da siliniveriyor! Onlarca gün sağ kalmayı başardığınız ve sıfırdan bir medeniyet kurduğunuz karakterinizin ani ölümüyle büyük bir şok yaşayabilirsiniz. Bizden söylemesi…

Gelelim böylesine zorlu bir oyunda yapabileceklerimize… Oyunumuzun isminden de belli olduğu üzere başlıca hedefimiz aç kalmamak. Bunun için havuçtan yabani meyvelere kadar bir yığın doğal besin kaynağını toplayabilir veya daha iyisi saptan samandan yaptığınız tuzaklarda aynı yemişleri kullanarak tavşan, hindi, yabani kuşlar gibi canlıları avlayabilirsiniz. Biraz şanslıysanız gün ağarmadan evvel bulabileceğiniz bir çakmak taşıyla kendi baltanızı yapabilir ve keseceğiniz ağaçlardan topladığınız odun parçalarıyla yakacağınız ateş sayesinde kendinize mükellef bir akşam sofrası hazırlayabilirsiniz. Elbette yapabilecekleriniz bunlarla sınırlı değil. Gün geçtikçe etraftan bulacağınız yepyeni malzemelerle hiç aklınıza bile gelmeyecek icatlara imza atabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken olabildiğince sağ kalmak, biraz merak ve cesaretinizden de yardım alarak hangi canlıdan nasıl faydalanabileceğinizi keşfetmeye çalışmak. Yeterince cesur olabilirseniz hiç beklemediğiniz şekilde ödüllendirilebileceğiniz gibi bir anda ölüvermeniz de olası… Neyse ki oyun bu konuda bize ufak da olsa bir şans tanıyor.

Don't-Starve-2

Her açtığımızda farklı bir harita tasarlayarak bizleri tam göbeğine bırakan oyun, yine her haritada değişmek kaydıyla bazı noktalara “Touchstone” adı verilen düzenekler yerleştiriyor. Eğer bu düzenekleri bulur da aktif konuma getirebilirseniz, öldüğünüz anda o noktadan dirilebiliyorsunuz. Fakat çantanızda taşımakta olduğunuz tüm malzemeleriniz öldüğünüz noktada kaldığından bazen gün boyu sürecek bir yürüyüşü göze almanız veya her şeyi sıfırdan yapmaya çalışmanız gerekiyor. Neyse ki oyunda bulunan harita sistemi gayet açık ve net biçimde tasarlanmış. Düşürdüğünüz çantanızın yerinden tutun da, ateş yaktığınız noktalara ve haritanın hangi bölgelerinin tehlikeli, hangi bölgelerinin yiyecek konusunda en verimli topraklara sahip olduğuna kadar ihtiyaç duyacağınız tüm detayları kolaylıkla anlayabiliyor ve ona uygun bir hareket planı oluşturabiliyorsunuz. Tabi söylediklerim o güne dek dolaşmayı başardığınız alanlarla ilgili. Kahramanımızın ayak basmadığı her nokta bizler için de birer kör nokta.

Oyun boyunca dikkat etmemiz gereken en önemli şeyin açlığımız olduğunu söylemiştim. Fakat dikkatimizi toplamamız gereken tek konu bununla sınırlı değil. Aynı zamanda vahşi hayvanlarla giriştiğimiz mücadeleler esnasında yara alabildiğimiz veya açlıktan dolayı azalabilecek bir sağlık göstergemiz ve akli dengemizin yerinde olup olmadığını belirten bir göstergemiz de var. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim ki, hiç tanımadığımız onlarca bitki ve canlıya ev sahipliği yapan bu adada sağlığımızı korumak kaybetmekten çok daha zor. Akli dengemizi korumamız ise her gün yeni bir keşif yapmamız veya üstümüze, başımıza modern dünyaya ait olduğumuzu hatırlatacak kıyafetler tasarlamaya çalışmamızdan geçiyor. Hayatta kalmanın birinci şart olduğu böylesi bir oyunda akli dengemizi korumazsak ne mi oluyor? İşte o zaman gerçek canavarlarla yüzleşiyoruz! Tabii ki sanrılar görmeye başlıyoruz. İlk zamanlar zararsız birer gölgeden ibaret olan ve geceleri, ateşin başında oturduğumuz esnada sağdan soldan kafasını uzatan bu sanrılar, ilerlemiş bir vakada gündüz düşlerine ve en sonunda da bizlere saldıran korkunç yaratıklara dönüşebiliyorlar. Üstelik bir sanrıdan asla kaçarak kurtulamıyorsunuz. Benden söylemesi…

Don't-Starve-3

Böylesi özgür ve detaylı bir yapım olan Don’t Starve bu kadarla da bitmiyor. Yazının girişinden bu yana yalnızca bir ana kahramanımız varmış gibi bahsettim. Fakat aslında Don’t Starve içerisinde 8 birbirinden farklı kahraman bulunuyor. Yine de ilk anda bunlardan yalnızca bir tanesi açık ve onunla sağ kalmayı başardığınız gün sayısı ve başardığınız keşiflerin sonucunda elde ettiğiniz deneyim puanları diğer kahramanların kilitlerini açıyor. Açılan her bir kahramanın kendine has bir özgeçmişi bulunuyor ve bu sayede birbirinden faydalı artı özelliklerle geliyorlar. Mesela ilk kahramanımızın marifeti sadece sakallarının uzamasıyken, bir diğer karakterimiz karanlıkta kaldığında kendi ışığını kendisi yakabiliyor, bir başkasıysa kütüphanecilik geçmişinin sayesinde diğer kahramanların çok sonra icat edebilecekleri şeyleri ilk günden yapabiliyor. Bu da bana yetmez derseniz oyuna başlamadan önce kendi kurallarınızı belirleyebilirsiniz. “Random” olarak tasarlanan haritalar sizler için zor geldiyse yiyecek ve ağaç açısından bol, vahşi hayvanlar açısından ise seyreltilmiş bir harita düzeni oluşturulmasını sağlayabilirsiniz. Böylelikle oyun deneyiminizi isteğinize göre kişiselleştirebilirsiniz. Bitiyor mu peki?

Hayır! Çünkü Don’t Starve adeta sonu olmayan bir oyun. Eğer belirli aşamaları kat edebilirseniz keşfedebileceğiniz bir portal sayesinde apayrı bir mekânda bambaşka maceralara adım atabilirsiniz. Orada ölecek olursanız doğrudan adanıza geri dönersiniz üstelik! Bitmiyor! Bitmiyor! Bitmiyor! Bu kadarla da bitmiyor! 6 ay boyunca ücretsiz güncellemeler sunma sözü veren Klei Entertainment sayesinde Don’t Starve her dakika gelişmesini sürdürüyor. Son olarak oyuna yer altı dünyası da eklenmiş durumda. Birtakım mağara girişlerinden ulaşacağınız yer altı mağaralarıyla yepyeni maceralar da Don’t Starve dünyasına eklenmiş durumda. Üstelik her güncelleme için aylarca beklemek zorunda değilsiniz. Bundan 3 hafta kadar sonra yeni bir güncelleme gelmek üzere yola çıkmış durumda.

Don't-Starve-4

Böylece uçsuz, bucaksız bir dünyaya sahip olan Don’t Starve bitmek tükenmek bilmeyen bir “Harikalar Diyarına” dönüşüyor. Grafik, ses ve oynanabilirlik olarak harika işler başaran Klei Entertainment’i herhangi bir açıdan eleştirmek, yermek mümkün de görünmüyor. Bir tek konuda sitem edebiliriz, o da oyunda herhangi bir Multiplayer eklentisinin bulunmuyor olması. İlerleyen dönemde arkadaşlarımızla ortaklaşa Don’t Starve dünyasını keşfedebilmemizin bir yolu açılacak olursa yılın olayına dönüşebilecek potansiyele sahi p bir oyun Don’t Starve. Daha ne duruyorsunuz?

[easyreview title=”SONUÇ” cat1title=”Puanı: 90″ cat1detail=”

Platform: PC

Sponsor: Klei Entertainment

Özetle; 2D grafiklerinden müziklerine tam bir sanatsal çalışma olan Don’t Starve bağımlılığa dönüşebilecek, insanı içerisine çeken bir oyun. Günümüzün kan banyosu halindeki “Survival” oyunlarından bunalan herkesin mutlaka denemesi gerek!” cat1rating=”9.0″]

 

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Sertuğ Bakırcı

Her şeyden önce bir oyuncu olan yazarımız RPG ve korku oyunlarının yanında bilim kurgu türünün de hayranıdır. Bu alanlara olan ilgisini ve bilgisini birkaç kitap denemesiyle halka açmayı deneyen yazarımız, sahip olduğu yazım sanatının bir müddet daha gelişmesi gerektiğini düşündüğünden kendini haber editörlüğüne vermiştir. Konsol Üssü'nde başlayan editörlük macerasına Oyun Fest'te inceleme yazarlığını da ekleyen yazar, 3 aylık aradan sonra bir kez daha Oyun Fest bünyesinde yazılarıyla sevenlerini buluşturmaya başlamıştır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir