Dead Space 3 İnceleme

Geçtiğimiz hafta Avrupa çıkışı gerçekleşen Dead Space 3’ü nihayet deneme imkanına eriştik. Son senelerin belki de ayakta kalıp, oyuncular tarafından hevesle beklenen tek bilim kurgu-korku harmanı olan Dead Space 3, yine serinin yaratıcısı Visceral Games tarafından geliştirildi ve EA tarafından piyasaya sürüldü. Bakalım serinin bu son macerasında neler yaşanmış?

İsmini iki büyük bilim kurgu üstadı olan Arthur C. Clarke ve Isaac Asimov’dan alan serinin asıl kahramanı Isaac Clarke yine başrolde. Son kez Necromorphs, Marker ve Unitology saçmalığına son vermek için “mecburi” olarak görevlendirilen Isaac, yanında yine mecburi olarak birlikte hareket etmesi gereken insanlarla son yolculuğuna çıkıyor. Ancak bu yolculuk artık sadece telsiz üzerinden yardımlaşarak değil, eğer oyuncu isterse yan yana da gerçekleşebiliyor.

Seride ilk defa co-op moduna yer veren yapımcılar, Dead Space evreninin ihtiyacı olan ilacı bulmuşlar diyebiliriz. John Carver adındaki karakteri online olarak kontrol eden başka bir oyuncu ile, tüm hikaye boyunca birlikte oynayabilmek mümkün. Birçok co-op tecrübesi yaşatma hevesiyle piyasaya sürülen oyunların aksine Dead Space 3, seride ilk defa denenmiş de olsa co-op sistemini çok güzel oturtmuş. Öncelikle hikayeyi tek başınıza oynamanız ile, co-op oynamanız arasında belirgin farklar görüyorsunuz. Sinematikler değişiyor, farklı konuşma ve sahnelere şahit oluyorsunuz, etraftan topladıklarınız iki oyuncu arasında eşit olarak paylaştırılıyor, tek kişilik senaryoda yapabildiğiniz her şeyi yapabildiğiniz gibi, envanterinizdeki eşyaları partneriniz ile de paylaşabiliyorsunuz. Tek kişilik senaryoda karşılaştığınız bulmacalar da co-op nedeniyle iki kişi için tekrardan tasarlanıyor. Ve tabii belki de en önemlisi, birlikte oyun oynayabilmenin o güzel duygusunu tadıyorsunuz. Bu konuda tekrardan Visceral Games’i tebrik etmek lazım.

dead-space3-b

Dead Space 3’ün seriye kattığı şeyler sadece co-op ile sınırlı değil. 1 ve 2. oyundaki silah ve suit geliştirme sistemi tamamen değişmiş durumda. İlk iki oyundaki bench tezgahımız, yerini Weapons Bench’e bırakmış. Burada, envanterimizde bulunan silahları geliştirebildiğimiz gibi, onların her parçasını ayrı ayrı değiştirme imkanına da erişiyoruz. Örneğin: Plasma Cutter’ın alt mekanizması sayesinde silahın nişan alma sistemini yatay ve dikey döndürmek sizin işinize yaramıyordur. Bu bölümü isterseniz tam otomatik ateş edebilen bir mekanizma ya da alev silahı ile değiştirebilirsiniz. Bu şekilde onlarca silah yaratabilme imkanınız var. Eğer elinizdekileri değiştirmek size göre değil ve farklı bir şey arıyorsanız, Dead Space 1 ve 2’deki silahlar dahil bazı yeni silahları da çevrede bulabileceğiniz projeler (blueprints) sayesinde baştan yapabiliyorsunuz. Bu 3 özelliğin yanında artık mermi, sağlık paketi gibi yardımcı eşyaları da sizin yaratıyor olabilmeniz de çok önemli bir artı. Ancak buradaki en önemli farklılık şu; artık oyunda para sistemi bulunmuyor. Yukarıdaki saydığım her şeyi yapabilmeniz için, Dead Space evrenine dağılmış üretim parçalarını toplamanız gerekiyor. Bu parçalar sayesinde hem silahlarınızı, hem de suitinizi geliştirmek sizin elinizde.

dead-space3-a

Gelelim oyunun genel oynanış yapısına. Dead Space 3 biraz olsun Mass Effect’in zaman içerisinde geçirdiği evrimi andırıyor aslında. Kısmen iyi bir RPG’den, aksiyon oyununa dönüşen Mass Effect serisinin yaşadıklarını tam olarak olmasa da Dead Space serisinde görüyoruz diyebiliriz. 2. oyun ilk Dead Space’e göre belirgin derecede aksiyon yönü yüksek ve bir o kadar da uzundu. Dead Space 3 ise bu aksiyon ağırlığını biraz daha arttırmış ve daha da uzamış. Bunun yanında karakterimizin kontrolüne de bazı yenilikler eklenmiş. Dead Space 3 evreninde karşılaşacağınız düşmanlar artık çok daha hızlı. Eskiden alışık olduğunuz, paytak paytak üstünüze doğru gelen Necromorph’ları unutun. Oyun boyunca karşılaşacağınız neredeyse tüm düşmanlar koşma yetisine sahip olacaklar. Ayrıca neredeyse hiç birinin yalnız gezmediğini de hatırlatayım. Seriye bir anlamda çeşitlilik getiren Unitology askerlerinin de düşmanlarınızın arasında bulunması, ister istemez oynanışta bazı değişikliklere gidilmesine sebebiyet vermiş. Isaac ve partneri Carver artık takla atabiliyor ve eğilerek yürüyebiliyor. Saklanabileceğiniz bir çıkıntının arkasına geldiğinizde ise, karakteriniz doğal bir cover alma pozisyonuna geçiyor. Bu sahneler ile oyunun geneline kıyasla çok fazla karşılaşmasak da, Dead Space 3’ü bir Gears Of War’a çeviriyor demek de haksızlık olur. Karşınıza sizin kadar akıllı olmasa da sizin gibi ateş edebilen ve saklanabilen düşmanlar çıktığında, karşılarında öylece dikilip durmak yerine, doğal bir saklanma sistemini kullanmamıza izin verilmesi bence kimseyi üzmemiştir.

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Eray Uygun

"Don't hate the player, hate the game" felsefesini takip eden Eray, Oyunfest editörlüğü dışında profesyonel hayatını da özel bir şirkette Oyun Görevlisi olarak sürdürmektedir. Rol yapma oyunlarından hoşlanır, iyi müzik dinler, Carl Sagan okur, Solid Snake'i gözlerinden öper.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir