Yono and the Celestial Elephants İnceleme

Yono and the Celestial Elephants İnceleme

Fil zelda ve arkadaşları (Link’in Zelda olmadığını biliyorum, taşlamayın hemen)

Dünya birbirinden olabildiğine farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan bir gezegendi. Farklı medeniyetler farklı kültürleri, kültür farklılıkları ise çatışmayı doğurdu. Her bin yılda bir, tam çatışmanın en yoğun ve kuvvetli hissedildiği anlarda, dünyanın yıkılması an meselesiyken; Filler geldi. Filler, kuvvetli ve kudretli devler, yıldızların çocukları. Bin yılda bir dünyaya inen veyahut dünyada peydahlanan kötülüğü durdurmak için onlara ihtiyaç vardı…

Derken, binler yıllar ve birçok filden sonra, Yono dünyaya indi. Sevimli, yavru fil Yono. Dışarıdan bakıldığında normal bir fil yavrusundan hiçbir farkı olmayan bu ufaklık, yıldızlardan inişiyle birlikte, omuzlarında büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirmişti. Ne olursa olsun, yaklaşan felaketi durdurmak vazifesi ona aitti.”

Her şey bir tombul bir fil yavrusunun gökten düşmesiyle başladı…

Oyunumuz işte bu sevimli yavrunun yıldızlardan inmesi ve oldukça hoş bir müzikle başlıyor. Takribi 1 dakika süren animasyon bittiğinde, sevimli yavrunun kontrolü elimize veriliyor. Tam bir iki kıpraşalım, neyle hangi hareketi yaptığımızı öğrenelim derken; ne idüğü belirsiz, sırça saçlı, eksik dişli, yaramaz bir kız çocuğu yanı başımızda bitiveriyor. “Macera aranıyordum, bir yıldızın ormana doğru kaydığını gördüm, sonrasında seni buldum” diye kısa bir izahat getiren kız çocuğu, ardından bize uzun ve gereksiz bir ton bilgi verip başımızı şişiriyor. “Gel, beni takip et, yakındaki köye gideceğiz” deyip basıp gidiyor.

Sonrasında hop kontroller bizim elimizde. Tabi kontroller bizim elimizde dediysem, lafın gelişi, önce peşinden koştuğumuz afacanın denetiminde bir alıştırma sekasından geçmemiz gerek. Nesneleri nasıl alıp fırlatabileceğimiz, duvarlara nasıl kafa atabileceğimizi öğrendikten sonra ufaklığın bahsettiği köye geliyoruz ve maceramız başlıyor.

Bahsettiğim hoş parça bu, oyunun OST’si Burning Planet tarafından hazırlanmış

Bu macera boyunca neredeyse hiç yalnız kalmıyorsunuz. Sürekli yanınızda veya etrafınızda birileri mevcut oluyor. Köyden ormana, ormandan şehire, şehirden devasa mezarlıklara ve robotların mabedine pek çok birbirinden farklı mekana yolunuz düşüyor.

Yolunuzun düştüğü bölgelerin her biri kendi içerisinde birtakım düşmanları, toplanabilecek kalp kutularını (4 tanesini toplayıp yiyecek makinesine verdiğinizde size kalıcı olarak bir kalp ekliyor), birbirinden farklı ama çok zor olmayan bulmacaları ve birde elbette Boss’ları içeriyor. Yazının başında bahsettiğim gibi, oyun temelde pek çok özelliğini klasik Zelda oyunlarından alıyor. Hatta ve hatta çok da uzak bir geçmişte piyasaya sürülmemiş olan Zelda klonu “Oceanhorn” oyunu ile Zelda ile gösterdiğinden daha fazla benzerlik gösteriyor.

Ve onunla devam etti…

Peki bu kötü bir şey mi? Yani işe yarayan bir sistem, bir takım “nintendo insanları” bu tür oyunları çok seviyor (oyun PC’den hariç sadece Nintendo Switch’e çıktı bu arada) ve sıra sıra battleroyale, rekabetçi fps yada survival oyunu görmektense, bu tarz Zeldavari oyunlar insanı ziyadesiyle mutlu edebiliyor.

Bütün bunlara bir de oyunun sevimli görselleri, ses tasarımı, birbirinden renkli karakterleri (zombikler ve robotlar, insanlarla bir arada yaşayan iki büyük medeniyet. Daha ne olsun) ve başından sonuna ilgi çekici hikayesi eklenince ortaya ağızda oldukça güzel bir tat bırakan sevimli mi sevimli bir oyun çıkıyor.

Müzikler hariç bütün bunların tek kişi tarafından geliştirilip, cilalanıp çıkışa hazır hale getirilmiş olması ise apayrı bir mesele. Oyunun yapısı hususunda tek sıkıntım, yapımcıya oyuna başarımlar ekleyip eklemeyeceğini sorduğumda, şimdilik zor gözüktüğünü ve öncelikle zamanını oyunun hatalarını düzeltmeye vereceğini belirtmiş olması. O kadar da olsun canım, tek başına oyun geliştirmenin ne kadar sancılı bir süreç olduğunu göz önünde bulundurursak, kendisinin bu kadar rafine bir şekilde oyunu baştan sona hazırlayabilmiş olması bile başlı başına bir başarım.

 

  • (Achievement Unlocked: Scent of Success – Make your game all by yourself)

 

Not: hikaye hakkında detay vermeyi çok isterdim lakin 4-5 saatten uzun sürmeyen bir oyunun hikayesini anlatıp, tek kişilik dev kadro yapımcı firmaya yamuk yapmış olmak istemiyorum

 

Nitekim sona ermesi gerekiyordu

Yono and the Celestial Elephants, her yaştan oyuncuya hitap eden, başarısı sade oyun mekanikleri ve Zeldavari tasarımında saklı bir oyun. Bu oyunu 7 yaşındaki çocuk oynadığında Yono ve arkadaşlarının başından geçenlere tanık olurken; 30-35 yaşındaki ebeveyni oynadığında savaşın nelere mal olabileceği, ırkçılık, ayrımcılık, diktatorya ve insan ilişkileri üzerine pek çok dokundurma görebilir.

Dediğim gibi her yaştan oyuncunun alıp, oynayıp, zevk alabileceği bir yapım Yono. Umarım geliştirici Neckbolt’tan kendi görsel ve hikaye anlatım tarzına sahip bu ve bunun gibi yeni oyunlarda görürüz.

 

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
2
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 77

Fil zelda ve arkadaşları (Link’in Zelda olmadığını biliyorum, taşlamayın hemen) “Dünya birbirinden olabildiğine farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan bir gezegendi. Farklı medeniyetler farklı kültürleri, kültür farklılıkları ise çatışmayı doğurdu. Her bin yılda bir, tam çatışmanın en yoğun ve kuvvetli hissedildiği anlarda, dünyanın yıkılması an meselesiyken; Filler geldi. Filler, kuvvetli ve kudretli devler, yıldızların çocukları. Bin ..

Sonuç OFD: 77.0% 77 İyi
- - - - -
Sevimli mi sevimli, uygun da fiyatlı bir bağımsız yapım.
Steam sayfası: http://store.steampowered.com/app/602430/

Benzer Yazılar

Darwin Project İlk Bakış

Darwin Project İlk Bakış


Darwin Project İlk Bakış

Burası Sörbaybır, burda şaka yookh, her şey gerçek! İnsanlar genelde bıkkınlık veren ve yanlış addettikleri şeyleri nitelerken "milletçe şöyleyiz, milletçe yaptık, milletçe *****" gibisinden tabirler kullanmaya gittikçe alıştılar. Doğrudur veya yanlıştır, beni alakadar etmiyor zira bu girizgahı...

Call of Duty: WWII İnceleme

Call of Duty: WWII İnceleme


OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII İnceleme

OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII ile modern savaş, hatta uzay savaşları konseptini bir yana bırakıp serinin çıkış noktasına, İkinci Dünya Savaşı'na dönüyoruz. Call of Duty serisi son birkaç oyundur gelecek savaş deneyimini oyunculara sunmayı tercih ediyordu. 2011'de çıkış yapan Modern Warfare 3'ün ardından...

ELEX İnceleme

ELEX İnceleme


OFD: 79.0%

ELEX İnceleme

OFD: 79.0%

Gothic serisinin ruhani devamı, 2017’nin son çeyreğine sert bir giriş yapıyor Hikayemiz Magalan isminde, dünya benzeri bir gezegende başlar. Magalan, bundan 50 sene kadar evvel, devasa medeniyetlere ve ileri teknolojiye sahip insanların yaşadığı bir gezegendir. Derken göklerden yıkım gelir...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz