WARTILE Ön İnceleme

WARTILE Ön İnceleme

Bağımsız Wartile satışa sunuldu, oyunu sizler için oynadık, tarttık.

Wartile, İskandinav kültürünü konu edinen gerçek zamanlı bir strateji oyunu. Geliştirici ekip Playwood Project’in ilk göz ağrısı. Uzunca bir süredir strateji türünde, özellikle de RTS türünde bir kıtlık var. Bu türden birkaç oyun dışında yeni IP’ler çok sık göremiyoruz. Bu yüzden bu türde çıkan her oyunu bir strateji oyuncusu olarak büyük merakla takip ederim. Wartile’ın oyun içi görüntülerini gördükçe merakım ve beklentim katlanarak arttı. Sözü daha fazla uzatmadan hadi büyüteçlerimizi Wartile’ın üzerine çevirelim ve bakalım beklentileri karşılar nitelikte mi değil mi.

Ön incelemenin hemen başında oyunun erken erişim halinde olduğunu belirteyim. Haliyle zaman içerisinde burada eleştirdiğim birçok husus bu geliştirme sürecinde giderilebilir ve hatta bambaşka bir Wartile bile görebiliriz. Dolayısıyla yazıyı bu gözle okumanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca bu ön incelemenin amaçlarından biri de geliştirici ekibe yol göstermek, yardımcı olmak olduğunu da bir başka dipnot olarak ekleyerek içeriğe geçelim.

Steam linki: http://store.steampowered.com/app/404200/?l=turkish

Oyuna ilk girdiğimizde karşımıza çıkan menü tasarımı bence çok başarılı olmuş. Bu arada klasik menü tasarımının dışına çıkıp farklı tasarımlara sahip oyunların çok hoşuma gittiğini söyleyeyim. Oyuna özenildiği izlenimi veriyor. Malumuzun ilk izlenim çok önemli. Özetle savaş meydanından önceki hazırlıklarımızı yaptığımız bu giriş ekranın tam ortasında oyunun haritası durmakta. Harita İskandinavya’nın güney kısmı ile Britanya adalarının kuzeyini kapsıyor. Görev noktalarımız bu haritada beliriyor. Harita ile işimiz bu kadar.

Giriş ekranının sol tarafında mağaza (shop) var. Burada görevlerde ilerledikçe yine görevler için gerekli minyatür askerlerimizi alıyoruz. Ancak burada seçeneğimizin olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Karşınıza tek bir asker çıkıyor, ve altınlarınız yeterse satın alıyorsunuz. Mağazadaki işlerimiz bu kadar. Fakat, mağazanın işlevine uygun olarak taverna ya da bar gibi bir hava verilmesinin hoş bir detay olduğunu da ekleyeyim. Mağazanın hemen yanında ise sahip olduğumuz askerlerimizi özelleştirebileceğimiz bir bölüm mevcut. Burada minyatür askerlerimizin savaş meydanında kazandığı tecrübe puanlarını dağıtabiliyoruz. Bir minyatür askeriniz -en azından şu an için- maksimum beşinci seviyeye ulaşabiliyor. Kazandığınız puanları harcayabileceğiniz yetenekler toplamda beş adet. Bunlardan ilki verdiğiniz hasarı arttırıyor, bir diğeri aldığınız isabetli darbelerin etkisini azaltıyor, üçüncüsü sağlık puanınızı arttırıyor, dördüncüsü başarılı atak şansınızı arttırırken sonuncusu ise rakiplerinizden gelen ataklardan kaçınma şansınızı arttırıyor. Bunun yanında burada minyatür askerlerimizi savaş meydanında toparladığımız ganimetlerle kuşandırıyoruz.

Buradan giriş ekranının tam ortasına bakalım. Burada oynayacağımız bölüme hangi askerlerimizle gideceğimize karar veriyoruz. Bunun için, seçtiğimiz asker(ler)i bir Viking gemisine yerleştiriyoruz. En sağda ise oyunda savaş esnasında kullanacağımız kartları yönetebileceğimiz bir başka bölüm var. Buraya tıkladığınızda kart çeşitliliği gerçekten yeterli. Ancak bu kartlardan kullandığınız karakterin sağlığını artıran ‘’Heal Unit’’e savaş meydanında o kadar ihtiyacım oldu ki diğer kartlar olmasaydı eksikliğini hissetmezdim. Bunun nedeni ne yazık ki karakter gelişim sisteminin orantısız olması. İleride değineceğim üzere oyunun zorluk seviyesi o kadar dengesiz ki hayatta kalmak için ‘’Heal Unit’’ basmak zorunda kaldım. Forumlardan okuduğum kadarı ile bu sıkıntıyı tek yaşayan ben değilim. Umarım geliştirme süreci içinde bu dengesizliği giderirler.

Giriş kısmından sonra artık savaş meydanına dalalım yapalım. En başta bahsettiğim gibi, oynayacağımız bölümleri giriş ekranının tam ortasında yer alan haritadan seçiyoruz. Tabii ki oyunun her bölümü başlangıçta ulaşılabilir değil, ilerledikçe açılıyor. Bu bölümlerden birini seçip oyuna giriş yaptıktan sonra karşımıza çıkan savaş meydanları kendi ifadeleri diorama olarak tasarlanmış. Diorama nedir ki derseniz ‘’gerçek veya kurgu bir olayın, anın veya hikâyenin ışık oyunlarının da yardımıyla üç boyutlu olarak modellenmesidir.’’ şeklinde açıklanıyor. Gerçekten grafikler tanımda da ifade edildiği gibi savaş atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Savaş meydanında karakterlerimizi altıgen biçimdeki bölümlerde hareket ettiriyoruz. Fakat karakterlerimizi bir kere hareket ettirdiğimizde bir kere daha hareket ettirebilmek için bir bekleme süresi var. Her ne kadar bu, yanlış hamleler yaptığınızda canınızı sıksa da izleyeceğiniz stratejiyi belirleyen en önemli unsurlardan biri. Savaş meydanında karakterinizi nereye hareket ettireceğiniz çok büyük önem arz ediyor. Zira bir altıgene hareket ettirdiğinizde birden fazla düşmanla mücadele etmek zorunda kalabileceğiniz gibi; tam tersine, doğru tercih ile teke tek mücadeleye girişebilirken bir düşman askerini  askerlerinizle tek yakalayabilirsiniz. Hatta çok zor olsa da belaya bulaşmadan bölüm hedefinize ulaşmanız da mümkün. Yani anlayacağınız minyatür askerlerinizi nereye, nasıl hareket ettireceğiniz çok önemli.

Burada oyunun, oynanış anlamında tek stratejik yönünün bu olduğunu söylemek zorundayım. Geri kalanında Wartile, bir strateji oyunu olmasından ziyade RYO ögeleri ağır basan bir oyun. Oyunda seviye sistemi ve envanter yönetimi savaş meydanındaki mücadeleyi size kazandıran en önemli unsur. Oyundaki görevlerin zorluğu ilk seferde oynayanı oyundan soğutacak seviyede. Dolayısıyla bölümleri geçebilmek için daha önce oynadığınız bölümleri defalarca oynamanız ve minyatür askerlerinizin deneyim puanı kazanmasını sağlamanız gerekiyor. Oyundaki tek oyunculu toplam bölüm sayısı dört olduğu için yapımcılar oynanış süresini arttırmak için bunu bilinçli yaptığını da düşünebileceğimiz gibi aynı zamanda çok oyunculu mod da mevcut olduğundan belki de Wartile’ın çok oyunculu moduyla ön plana çıkmasını da istiyor olabilirler. Tabi yine oyunun geliştirme sürecinin devam ettiğini göz önünde bulundurarak ilerideki sürümlerde çok daha değişik ve fazla bölüm ve tasarımları görebiliriz.

Oynanış ile ilgili değinmek gereken bir başka unsur görev çeşitliliği. Ne yazık ki Wartile’ın tecrübe ettiğim sürümünde oyun bu hususta kıt. Daha önce de ifade ettiğim üzere zaten dört tane olan bölümlerde karşınıza çıkan tek görev türü başladığınız yerden haritanın diğer ucuna askerlerinizden en az birini hayatta tutarak ulaşmak ve varsa bunu yaparken bir boss’u devirmek. Ancak geliştirici ekip, her yeni sürümde yeni bölümler ekleyeceklerini belirtiyor. Ancak umarım eklenecek yeni bölümlerde bu eksikliği gidereceklerdir. Düşman çeşitliliği aksine yeterli düzeyde. Aynı zamanda bizim de sahip olabileceğimiz askeri sınıflarının yanında, Nors mitolojisinden esinlendiği anlaşılan canavarlar yeterli. Üstüne üstelik geliştirici ekip, ileride bu çeşitliliği de arttıracaklarını belirtiyorlar.

Wartile’ın bana göre en büyük eksisi, gereksiz zorluğu. Daha ilk bölümden karşınıza çıkan düşmanları, tüm bölümleri zar zor geçtikten sonra bile beşinci seviye ve tam donanımlı askerlerinizle dahi alt etmekte zorlanıyorsunuz. Üstelik bunla üç zorluk seviyesinden ilkinde yaşıyorsunuz. Bölümleri başarıyla tamamlandığınızda açılan diğer zorluk seviyelerinin durumunu varın siz düşünün. Bu anlamsız zorluk, oyundan alınacak zevki azaltıyor, hatta sıfırlıyor. Fakat geliştirici ekipten aldığım geri dönüşlerde bunu bilinçli olarak yaptıklarını anladım. Ben oynamaya başladıktan sonra yayınlanan son birkaç güncelleme de buna yönelik bir düzeltme olmaması da bu durumun bilinçli olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla oyunu edinmek istiyorsanız bunu dikkate alın, sonra saçınızı başınızı yolmayın.

Tek oyunculu bölümlerde oynanış bu vaziyette iken bir de çok oyunculu moda bakalım. Böylesi bir oyunda çok oyunculu moda rastlamak beni çok sevindirdi açıkçası. Çok oyunculu modda nasıl bir sistem uygulamışlar açıkçası çok merak ettim. Zira tek oyunculu modda stratejik mekaniklerin azlığı ben de hayalkırıklığına neden olunca bari en azından çok oyunculu modda strateji oyunu olduğunu hissettirsinler istedim. Açıkçası oyun, çok oyunculu modda bence ciddi bir potansiyele sahip. Adeta satranç gibi bir yapıya sahip olan Wartile’da, denk rakiplerle adil şartlarla mücadele gerçekten zevkli olur. Da çok oyunculu moda girebilmek ne mümkün! Yazı için farklı günlerde ve farklı saatlerde abartmadan söylüyorum dakikalarca bekledim. Ne yazık ki her denemem hüsranla bitti. Oyunun bağımsız bir yapımcının elinden çıkmış olmasından mıdır yoksa erken erişim olmasından mıdır herhalde oyuna giren çıkan pek olmuyor.  Haliyle çok oyunculu modu tecrübe edemedim. Ancak halen oyunun çok oyunculu modunun büyük potensiyele sahip olduğunda ısrarcıyım. Oyuna sahip olanlar var ise bu konuda bilgilendirirlerse beni memnum olurum.

Oynanış faslını burada bitirip grafiklere geçelim. Aslında daha önce de ifade ettiğim üzere grafikler çok başarılı. Mekan tasarımları göze hoş geldiği gibi, mücadelenin atmosferini çok iyi yansıtıyor. Fakat animasyonlara gelince durum o kadar iç açıcı. Karakterlerin hareket animasyonları çok kısıtlı. Saldırı ve savunma animasyonları birçok karakter için ikiyi geçmiyor. Sürekli aynı animasyonları izlemek bir zaman sonra can sıkıcı oluyor. Bunun yanında mekan tasarımlarında yer alan çevre unsurlarının hareketsiz olması göze batsa da bunun, dioramik tasarımdan kaynaklandığını bir kez daha belirteyim. Grafikleri yönünden oyunun durumu bu iken, Watile’ın diğer bir artısı oyun sesleri ve müzikleri. Yukarıdaki paragrafta belirttiğim atmosferi çok iyi yansıtan grafiklere bir de müzikler eklenince aldığım zevk bir kat daha arttı. Oyunda yaşanan aksiyona göre seyreden müzik geçişleri kulağa batmıyor. Çevre sesleri eğreti durmuyor, hatta tüm bunlar ahenk içerisinde.

Sonuç olarak, çok sağlam bir fikir üzerine inşa edilen Wartile, her ne kadar şu an için stratejik unsurlar az olsa da günümüzde çıkan hemen hiçbir oyunda saf bir RYO ya da saf bir strateji bulmak çok da mümkün olmadığını da düşünürsek, bu o kadar büyük bir eksiklik değil. Eğer benim gibi oynanacak strateji oyunu arıyor ve bulmakta zorlanıyorsanız Wartile, bu açlığı tamamen gidermese de iyi bir aperatif. Ön incelemenin neredeyse her kısmında defalarca değindiğim hususu son kez hatırlatayım; Wartile, henüz erken erişimde ve geliştirme süreci devam ediyor. Tam sürümde belki de çok sağlam bir oyun görmemiz içten bile değil.

 

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
111
Bu yazıyı paylaş :

Benzer Yazılar

Darwin Project İlk Bakış

Darwin Project İlk Bakış


Darwin Project İlk Bakış

Burası Sörbaybır, burda şaka yookh, her şey gerçek! İnsanlar genelde bıkkınlık veren ve yanlış addettikleri şeyleri nitelerken "milletçe şöyleyiz, milletçe yaptık, milletçe *****" gibisinden tabirler kullanmaya gittikçe alıştılar. Doğrudur veya yanlıştır, beni alakadar etmiyor zira bu girizgahı...

Call of Duty: WWII İnceleme

Call of Duty: WWII İnceleme


OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII İnceleme

OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII ile modern savaş, hatta uzay savaşları konseptini bir yana bırakıp serinin çıkış noktasına, İkinci Dünya Savaşı'na dönüyoruz. Call of Duty serisi son birkaç oyundur gelecek savaş deneyimini oyunculara sunmayı tercih ediyordu. 2011'de çıkış yapan Modern Warfare 3'ün ardından...

ELEX İnceleme

ELEX İnceleme


OFD: 79.0%

ELEX İnceleme

OFD: 79.0%

Gothic serisinin ruhani devamı, 2017’nin son çeyreğine sert bir giriş yapıyor Hikayemiz Magalan isminde, dünya benzeri bir gezegende başlar. Magalan, bundan 50 sene kadar evvel, devasa medeniyetlere ve ileri teknolojiye sahip insanların yaşadığı bir gezegendir. Derken göklerden yıkım gelir...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz