Uncharted 4: A Thief’s End İnceleme

Uncharted 4: A Thief’s End İnceleme

Sony PlayStation’ın özel oyun serisi Uncharted’ın son oyunu Uncharted 4: A Thief’s End’e bir de bizim penceremizden bakın.

Bir oyunu incelemek kesinlikle hiç kolay değil. Saatlerce süren bir macerayı birkaç paragrafa sığdırmak, hissettiğiniz duyguları karşı tarafa aktarmak -daha doğrusu aktarmaya çalışmak- bazen zor olabiliyor. Bitirdikten sonra bile “Oyunun genel yapısını anlatabildim mi?”, “Okuyucuyu sıkacak mıyım?” gibi sorular aklınızdan çıkmıyor. Elbette bu sorular, incelemeyi yazarken gene kafamda döndü durdu. Ama bu sefer hepsinden önce gelen bir soru vardı: “Acaba oyunun hakkını verebildim mi?” Kendime evet yanıtını cevap olarak sunabilmek için çok çabaladım. Zira Uncharted 4 kesinlikle bundan daha azını hak etmiyor.

İçimde yaşadığım çatışmayı bir kenara bırakıp yavaş yavaş incelemeye geçelim. Doğrudan Uncharted 4’e dalmadan önce seriyi nerede bırakmıştık onu bir hatırlamamız iyi olacaktır. Define avcımız Nathan Drake, serinin üçüncü oyunu Drake’s Deception’nda; Tanrı veya Tanrılar’ın gazabına uğradığı efsanesine sahip olan İrem Şehri’nin arayışına düşmüştük. Uncharted serisine uygun olarak bolca patlama ve ölüm tehlikesini atlatarak aradığımıza ulaşmış, çözülen gizemler arasına bir yenisini daha eklemiştik. Ama bu adımın kendisi için bir son olması, artık daha sakin ve sıradan bir hayat sürmesi gerektiğine inanan Nate, eski birkaç dostuna veda ederek Elena ile yeni bir yaşamı planlamaya başlar. Ancak Nathan Drake’in olduğu yerde elbette ki aksiyon eksik olmaz. Tam her şey bitti derken, davetsiz bir misafirin ortaya çıkmasıyla planlar tekrardan alt üst oluyor.

uncharted 4 resim1

Normal bir yaşam sürmeye kararlı olan Nate New Orleans’a taşınır ve buradaki bir enkaz çıkarma şirketinde çalışmaya başlar. Artık uçsuz bucaksız gizli şehirlerin yerini keşfedilmeyi bekleyen masmavi sular, elde edilecek ganimetlerin ise su altından çıkaracağımız birkaç taş veya metal parçası almıştır. Yıllarca kanuna aykırı işler yapan karakterimiz artık öylesine düzgün bir adam olmuştur ki (!) sırf yasal izinlerinde ufak sorunlar olduğu gerekçesiyle iyi bir iş teklifini bile geri çevirir. Ancak yıllardır ölü olduğunu düşündüğü ağabeyi Sam kapıya dayanınca, işler Nate için bir anda değişiyor. Yolları Korsan Henry Avery’nin hazinesini ararken ayrılan iki kardeş, yarım kalan hesapları kapatmak için tekrardan işin peşine düşüyorlar. Nate başlarda bu hazinenin peşine düşmeye pek de hevesli görünmüyor, zira kendi için çizdiği yaşam şeklinden ayrılmamakta kararlı. Ancak bu hazinenin Sam için adeta ölüm kalım meselesi olduğunu fark edince “Aile her şeyden önce gelir.” diyerek kendi refahını feda etmeye karar veriyor. Aslında hikayenin giriş kısmı bu kadarla ibaret değil, daha anlatabileceğim pek çok şey var. Ama ne sizi tüm bunları kendi zevkinizle deneyimlemekten mahrum bırakma, ne de zaten fazlasıyla uzattığımız hikaye kısmını lastik haline getirmeye niyetli değilim.

Oyun dünyasında hazine peşine düştüğümüz yapımlar saymakla bitecek cinsten değil. Bu yapımlara en basitinden örnek vermek gerekirse; Tomb Raider, Adam’s Venture gibi serileri gösterebiliriz. Hepsi bize farklı ve ilgi çekici maceralar sundular ve başarılı olduklarını söyleyebiliriz. Ama Uncharted’ı Uncharted yapan, türünün diğer oyunlarından farklı kılan oyun dünyasının en iyi yapımlarından biri haline getiren sır hiç şüphesiz hikayeyi ele alma yöntemi. Her oyunda yeni bir hazinenin arayışına düşüyoruz; bu arayış sırasında başta Nathan olmak üzere karakterlerin psikolojilerine yakım çekim imkanı buluyor, kimi zaman gerçekleşen diyaloglar sayesinde gülüyor kimi zaman da yaşaşan acı olaylar yüzünden hüzünleniyoruz. Bu durum Uncharted 4 ile devam ediyor, hatta daha yoğun olduğunu söyleyebiliriz. Nate bazen kendini tehlikeye atarken Elena’yı hatırlayıp duraksıyor, yapacaklarını tekrar bir gözden geçiyor, bazen ise kardeşinin hayatının söz konusu olduğunu hatırlayarak gözünü olabildiğince karartıyor. Sürekli olarak yaşanan bu psikolojik çatışma sayesinde biz oyuncu kesmi de oyuna dahil oluyor, hatta yeri geldiğinde Nate gibi düşünmeye, olaylara onun penceresinden bakmaya başlıyoruz.

uncharted 4 resim2

Oyun süresince Nathan bazen tek başına ilerlemek zorunda kalıyor, ancak genelde yanımızda bir veya birkaç karakter bulunuyor. Biricik hayat yoldaşımız Elena, yıllardır en iyi dostlarımızdan Sully ve en az Nathan kadar gözü pek olan Sam yolculuğumuz boyunca bize eşlik ediyor. İşlerinin ne kadar ciddi olduğunun farkında olan karakterlerimiz bir profesyonel edasıyla yollarına devam ediyorlar ancak birbirlerine şakalar yapıp takılmaktan da hiç geri kalmıyorlar. Elbette bu konuda Nathan beklediğimiz gibi diğerlerine kıyasla daha çok sivriliyor. Ancak okların hedefi olmaktan da geri kalmayan Nathan, ‘eşek şakası’ diyebileceğimiz durumlarla karşı karşıya kalabiliyor. Hatta bir ara Elena’nın yaptığı bir şaka hem Nathan hem de bizi çileden çıkarmayı başarmıştı. Bu kadar iyi kalpli ve komik karakterlerin yanına elbette birkaç kötü karakter gerekiyor. Oyundaki iki ana düşmanımızdan ilki olan Rafe Adler; kendi ününü yaratmak istediği için Henry Avery’nin hazinesi peşine düşen bir iş adamı. Nathan ve Sam ile ilginç bir geçmişi olduğunu belirterek, çok detaya inmeden bu karakteri noktalayalım. Diğer düşmanımız Nadine Ross ise; hazineyi bulmak için Rafe Adler’a destek olan bir paralı milis örgütü Shoreline’ın lideri olarak karşımıza çıkıyor. Bu karakterler çoğu zaman hem Nathan’ın hem diğer karakterlerin başlarına iş açabiliyorlar ve hazine arayışında kimi zaman bizim önümüzde görünüyorlar. Bize düşen görev de farkı kapatmak ve mümkün olduğunca öne geçip hazineye ilk ulaşan taraf olmak.

Hikaye ve ilerleyiş sisteminden sıyrılıp yavaş yavaş oynanış özelliklerine geçmeye başlayalım. Serinin önceki oyunlarında olduğu gibi, hazine ortamının beraberinde getirdiği bazı oynanış mekanikleri var. Hedef bölgelere ulaşmamız için takip edebileceğimiz tek bir yol yok. İstersek sarp ve tehlikeleri kayalara tırmanabilir veya çevreyi biraz daha keşfederek yeni eşyalarımızdan halatı kullanabileceğimiz bölgeler bulabiliriz. Halat çoğu zaman tırmanmaya kıyasla daha eğlenceli ve hızlı oluyor. Halatların tek kullanım amacının tırmanmak olmadığını belirtelim. Tırmanılacak noktanın çok yüksek olduğu bölgelerde, halat yardımıyla etraftaki çeşitli nesneleri kendimize çekerek bu aşılamaz yüksekliği düşürebiliyoruz. Hatta, düşmanlarımıza sinsice arkadan yaklaşarak sessiz öldürmeler gerçekleştirmek için de kullanabiliyoruz. Eğer gideceğimiz bölge ile aramızda yatay olarak dik bir uzaklık mevcutsa, halat sayesinde duvar yürüyüşü yaparak ilerleyişimize devam edebiliriz. Oyunun ilerleyen kısımlarında sahip olduğumuz bıçak sayesinde ise, gözenekli ve nispeten daha yumuşak olan kayalara tutunarak ilerleme şansı buluyoruz.

uncharted 4 resim3

Serinin geleneği olan bulmaca sistemi, Uncharted 4 ile daha gelişmiş ve daha zorlayıcı bir şekilde devam ediyor. Gittikçe zorlaşan ve her biri tasarım harikası olan bulmacalar; oyunun en zevkli kısımlarından biri olabilirken, eğer dikkatsiz ve acele etmeyi seven bir kişiliğiniz varsa sizin için kabus olabiliyor. Zira bulmacayı çözmek için yaptığınız hamleler her zaman doğru sonuçlar doğurmayabilir ve kendinizi bir anda arap saçına dönmüş bir ortamda bulabilirsiniz. Bu tarz durumlarda bulmacaya yeniden başlamak iyi bir tercih olabilirken, bazen Nathan’ın not defterini karıştırmak son derece kullanışlı olabiliyor. Her bulmaca için geçerli olmasa da, etrafı keşfederken karşılaştığınız bazı ipuçları, oyun içindeki bulmacalarda kilit rol üstleniyor. Bunları not almayı unutmayan akıllı karakterimiz Nathan sayesinde hiç zorlanmadan oyundaki ilerleyişimize devam ediyoruz. Bulmacalar hakkında söylemek istediğim son şey; tasarımlarının gerçekten kaliteli oluşu. Sadece oynanış anlamında sunduğu eğlenceden bahsetmiyorum, korsan konseptine uygun olarak tasarlanmış olmaları sayesinde hiçbir şekilde eğreti durmuyorlar. Bu noktada yapımcı ekibi tebrik etmeden geçmememiz gerekiyor.

Oynanışın gezinti ve bulmaca kısmındaki deneyimlerimizden sonra aksiyon başlığına geçmemizde fayda var. Sakin tempo ve aksiyon yanlısı hareketli tempo arasında kimi zaman keskin ve ani, kimi zaman sakin ve sezilemeyen geçişler yapan Uncharted 4 aksiyon anlamında son derece vaat edici. Zaten oyuna ilk girdiğiniz zaman karşılaştığınız sahne bunu kanıtlar nitelikte. Çatışma ortamı önceki oyunlara kıyasla hemen hemen aynı diyebiliriz. Silah kullanımında oyuncular isterlerse serbest nişan, isterlerse otomatik nişan kullanabilirler. Otomatik nişan kullanan oyuncular, ilerleyen zamanlarda sıkıntı yaşayabilirler. Zira birazdan bahsedeceğimiz multiplayer kısmında doğal olarak otomatik nişan bulunmuyor ve bu yüzden alışana kadar pek de iyi skorlar elde edemeyebiliyorsunuz. Zaten Uncharted 4 gibi aksiyonun tavan yaptığı bir oyunda otomatik nişanı seçerek kolaya kaçmak pek de yakışık almaz. Silah kullanımına ek olarak yakın dövüş mekanikleri oyunda mevcut. Merminiz bittiği zaman yakınınızdaki düşmanınıza silahınızı geçirebilir, bu sayede onu yere serebilirsiniz. Tabi aynı durum düşmanlarınız için de geçerli. Onlar da ateşli silahlarını bırakıp size eski usül saldırılar yapabilirler. Böyle durumlarda yapmanız gereken şey üçgen tuşunu kullanarak düşmanların dirençlerini kırmanız ve ardından karşı saldırılarda bulunmanız. Tabi yanınızda yoldaşlarınızdan biri varsa sizi yalnız bırakmayıp bulunduğunuz zor durumdan kurtarmak için çaba gösterebiliyorlar. Hatta başka düşmanlara karşı yoldaşınızla birlikte bitirici saldırılar gerçekleştirebiliyorsunuz. Yeni eklenen takla mekaniği sayesinde siperler arasında geçiş yaparken vurulma veya fark edilme şansımızı önemli ölçüde azaltabiliyoruz. Hazır fark edilme demişken oyundaki gizlilik unsurlarına değinelim. Oyun sırasında her zaman çatışmak veya gizlenmek zorunda değilsiniz. İki seçenekten istediğinizi tercih ederek bu duruma uygun davranışlar gerçekleştirebilirsiniz. Uzun çalılıkların arasına girerek, siperlerde bekleyerek ve çıkıntılara tutunarak sinsice düşmanları haklayabiliriz. Tabi burada dikkat etmeniz gereken şey hedefinizin ve diğer düşmanların sizi fark etmemesi. Farkındalık barlarını kontrol etmediğiniz takdirde düşmanlar tarafından tespit ediliyorsunuz ve kendinizi bir anda kaosun ortasında bulabiliyorsunuz. Çatışma ve sessizlik seçeneklerinin opsiyonel oldukları gayet güzel bir şekilde oyuncuya hissettiriliyor.

uncharted 4 resim4

Oyunun benim için en büyük sürprizlerinden biri multiplayer oldu. Hikaye kısmında yaşadığım eşsiz saatlerin ardından multiplayer beni ne kadar tatmin edebilir diye düşünmüyor değildim. Ancak bu noktada Naughty Dog beni yanıltmayı başardı. Hikayeye kıyasla biraz daha inişli çıkışlı bir grafik çizmesine rağmen sundukları doyurucu diyebiliriz. Multiplayer kısmında beş çeşit karşılaşma modu olduğunu görüyoruz. Bunlardan ilki olan Isınma; yeni başlayan oyuncuların multiplayer hakkında kafalarında fikir oluşmasını sağlamak için düzenlenmiş bir yapım. Takımlı Ölüm Mücadelesi tarzına sahip olan bu modu ilk maçlarınızdan sonra tercih etmenize gerek yok. İkinci modumuz Takımlı Ölüm Mücadelesi’nde; kapışmaya hazır olan oyuncular rastgele olarak bir araya geliyor. Belirlenen puana ilk ulaşan takım maçı kazanıyor. Multiplayer oyunların klasiklerinden Hakimiyet modunda ise iki takıma ayrılan oyuncular; belirlenen bölgeleri ele geçirerek rakiplerine üstünlük sağlamaya çalışıyorlar. Yağmalama modu; ünlü Bayrağı Ele Geçir’in Uncharted sistemine uyarlanmasıyla keşfedilen bir mod. Oyunda rastgele yerlerde beliren put tarzı heykelcikleri üssümüze götürerek puan yaptığımız bu modda; hedef puana ulaşan takım oyunu kazanıyor. Diğer modlara göre takım oyunu burada daha önemli diyebiliriz, çünkü putu kendi üssünüze taşıdığınız sırada silah kullanamadığınız için düşmanlara açık hedef olarak görünüyorsunuz. Son modumuz ise Dereceli Takımlı Ölüm Mücadelesi. Burada MOBA oyunlarında gördüğümüz Ranked ögeleri ölüm mücadelesi birleşerek karşımıza çıkıyor. Klasik ölüm mücadelesine göre daha rekabetçi olduğu gerekçesiyle benim tercihim genellikle bu moddan yana oldu. Multiplayer’ı eleştirebileceğim tek nokta sanırsam burada ortaya çıkıyor. Başlarda sıkılmadan bu modları oynasanız da zaman geçtikçe biraz sıradanlaştığı hissine kapılıyorsunuz ister istemez. Ancak Naughty Dog’un yayınladığı plan haritasında, yaz aylarında bizi yeni bir oyun modunun beklediğini görüyoruz. Oyunu başıboş bırakmayacağını belli eden yapımcı şirketin multiplayer’ı daha çekici bir hale getireceğine güvenimiz tam.

Tek kişilik oyuncu modunda sahip olduğumuz tüm oynanış imkanları çok oyunculu kısımda mevcut. Çevreyle etkileşim, halat ve silah kullanımı hiçbir fark olmadan karşımıza çıkıyor. Elbette eklenen çeşitli değişiklikler mevcut. Düşmanlarımızı öldürmek için kurşunlarımızla onları yere sermemiz yetmiyor. İşlerini tam olarak bitirmemiz için yere düşürdükten sonra ya yakın saldırı gerçekleştirmemiz ya da biraz daha mermi harcamamız gerekiyor. Aksi takdirde takım arkadaşları tarafından iyileştirilebiliyorlar. Maç sırasında öldürme ve asist tarzı uğraşlarınız sonucunda para kazanıyorsunuz. Her maça özel olan bu parayı, Touchpad’e dokunarak erişebildiğiniz mini mağazada harcayabiliyorsunuz. Mini mağaza içerisinden mühimmat, özel güç veya yardımcı karakter satın alabiliyorsunuz. Bu yardımcı karakterlerden bazıları bir tank görevi görüp düşmana ağır saldırılar gerçekleştirirken bazıları Support mantığıyla karşımıza çıkıyor. Sizi ve etrafınızdaki karakterleri iyileştiriyor, yeri geldiğinde tabancası imkan verdiği kadar çatışmalara giriyor. Dikkat ettiyseniz başta bunun bir mini mağaza olduğunu söylemiştim, çünkü ana menüden ulaşabileceğiniz geniş çaplı başka bir mağaza mevcut. Buradan karakterlerimize kıyafetler, rakip oyuncuları kışkırtmaya yarayan alaylar veya silah skinleri satın alabiliyoruz. Pek çok değişik seçenek sunan bu mağazaya, ilerleyen günlerde gelecek güncellemeler sayesinde yeni eşyalar ekleneceğini düşünürsek çeşitilik açısından üzerine düşeni yaptığını söylemek mümkün.

uncharted 4 resim5

Oyunun grafiksel anlamda sunduğu şölen gerçekten nefes kesiyor. Çevre kaplamalarından Nathan’ın göğüs kıllarına kadar her şey büyük bir titizlikle tasarlandığını belli ediyor. Oyun dünyasının son yıllarındaki en büyük nimetlerinden hareket yakalama teknolojisi sayesinde; yüz ifadeleri başta olmak üzere detaylı karakter tasarımları karşımıza çıkıyor. Oyun sırasında kavurucu güneşli günlerden karlı dağ eteklerine kadar pek çok farklı ortamı tanıma fırsatı buluyoruz ve tüm bunlardaki detaylar kalbimizi çalmayı başarıyor. Güneşli havada zamanla Nathan’ın kıyafetinde oluşan ter lekelerinden, karlı havalarda kafasında görünen kar tanelerine kadar pek çok grafik harikası mevcut. Baktığımız pencereyi biraz büyüttüğümüzde sadece karakter anlamında değil, oyun dünyası için de yoğun çaba harcandığını görüyoruz. Dağların, evlerin ve mekan içi tasarımların hepsi adeta ışıldıyor. Bu noktada değinmek istediğim bir şey var. Eğer oyunda bir manzarayı çok beğendiyseniz doğal olarak ekran görüntüsü almak isteyeceksiniz. Bir şey oldu ve zamanlamayı tutturamadınız, misal Nathan’ın koca kafası güzelim kareyi işgal etti. Hemen vazgeçmenize gerek yok, zira fotoğraf modu özelliği sayesinde Nathan’ı ortadan kaldırmanız mümkün. L3 ve R3 tuşlarına aynı anda basarak erişebileceğiniz bu özellik sayesinde o anki karede pek çok değişiklik yapabiliyorsunuz. Sadece Nathan’ı değil, isterseniz yoldaşlarınızı veya düşmanları da kaldırabilirsiniz. Ayrıca çeşitli görüntü filtreleri, yakınlaştırma ve bulanıklaştırma gibi pek çok özellik sayesinde manzaranızı daha bakılası hale getirebilirsiniz. Görsel anlamda bu kadar doyurucu olan bir oyunda fotoğraf modu gayet iyi düşünülmüş bir özellik.

İşitsel anlamda Uncharted 4’te karşılaşacağınız en güzel şeylerden biri elbette ki tamamen Türkçe seslendirmeler. Duyguları tam anlamıyla yansıtmayı başaran ses aktörleri sayesinde oyun sizi içerisine hapsetmeyi başarıyor. Dolayısıyla bu noktada başta Okan Yalabık (Nathan Drake), Ceyda Düvenci (Elena Fisher), Ege Aydan (Victor Sullivan) ve Rıza Karaağaçlı (Samuel Drake) tüm ekibe bir teşekkür borçluyuz. Kaptan Amerika: Kış Askeri, X-Men: Birinci Sınıf gibi filmlerin müziklerini besteleyen Henry Jackman; oyunun müziklerini üstlenmiş. Başta A Thief’s End ve Kapanış parçaları olmak üzere tüm müziklerin beğenimi kazandığını söylemek zorundayım. Korsan temasına uygun olarak tasarlanan gerilim tarzlı parçalar yerinde kullanılmış. Özellikle emeği geçenler kısmında, birkaç saniye sonra giren müzik beraberinde rahatça arkama yaslanma ve derin bir nefes alma gereği duydum. Saatlerce süren o macera, birkaç dakikalık müzik sayesinde hızla gözümün önünden geçiverdi.

Artık yavaş yavaş oyunun Soundtrack parçaları arkada çalarken yazdığım bu incelemeye son sözlerimi söylemem lazım. Uncharted 4; üç oyun boyunca çizgisini bozmayan Naughty Dog’un gene çizgisini bozmadığı, hatta çok çok yukarılara çektiği bir yapım olmuş. Başta hikayesi, karakter etkileşimleri ve müzikleri olmak üzere benden tam puan almayı başaran yapım; multiplayer açısından biraz sırıtır gibi dursa da size dolu dolu saatler vaat ediyor. PlayStation 4’e sahip olan ve planları arasında bu yapımı almak olan oyuncular; pişman olmayacaksınız. Sizler bu satırları okurken ben PS4’ün başına kurulmuş, Uncharted 4’ü açmış ve Takımlı Ölüm Mücadelesi’nde rakiplerime acımadan tüm hünerlerimle saldırıyor olacağım.

Dipnot: Okuyucularımızdan Osman Yanar’a da incelememize yaptığı katkılardan dolayı teşekkürlerimizi sunarız.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
132
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 95

Sony PlayStation’ın özel oyun serisi Uncharted’ın son oyunu Uncharted 4: A Thief’s End’e bir de bizim penceremizden bakın. Bir oyunu incelemek kesinlikle hiç kolay değil. Saatlerce süren bir macerayı birkaç paragrafa sığdırmak, hissettiğiniz duyguları karşı tarafa aktarmak -daha doğrusu aktarmaya çalışmak- bazen zor olabiliyor. Bitirdikten sonra bile “Oyunun genel yapısını anlatabildim mi?”, “Okuyucuyu sıkacak mıyım?” gibi ..

Sonuç OFD: 95.0% 95 Harika
90 10 95
Uzun bir maceranın sonuna geldim. A Thief's End; genel olarak Uncharted serisine başarıyla nokta koyan bir yapım. Dönüp arkama baktığımda Uncharted 4'ün benim için hemen hemen hiçbir kötü izlenim bırakmayan, her anı dolu dolu geçen bir yapım olarak kalacağını görüyorum.

Benzer Yazılar

Dying Light İçin 10 Adet Yeni DLC Çıkarılması Planlanıyor

Dying Light İçin 10 Adet Yeni DLC Çıkarılması Planlanıyor


Dying Light İçin 10 Adet Yeni DLC Çıkarılması Planlanıyor

Dying Light'ın yapımcısı Tymon Smektała YouTube üzerinden yayınladıkları videoda çıkaracakları yeni ücretsiz DLC'lerden bahsetti. Son yıllarda popülerliği artan zombi-hayatta kalma oyunları arasında en çok dikkati çeken yapımlardan biri de hiç şüphesiz Dying Light olmuştur. 2015 yılının ilk...

Ghost Recon: Wildlands İçin PvP Modu Duyuruldu

Ghost Recon: Wildlands İçin PvP Modu Duyuruldu


Ghost Recon: Wildlands İçin PvP Modu Duyuruldu

Ubisoft'un bu seneki dikkat çeken yapımlarından Ghost Recon: Wildlands için Ghost War adı altında bir PvP modu duyuruldu. Çıkmadan önceki beklentilerin bir kısmını karşılayan, bir kısmını ise hayal kırıklığına uğratan Ghost Recon: Wildlands için yaz aylarının oldukça yoğun geçeceği Ubisoft...

Uncharted: The Lost Legacy’nin Yapım Aşaması Tamamlandı

Uncharted: The Lost Legacy'nin Yapım Aşaması Tamamlandı


Uncharted: The Lost Legacy'nin Yapım Aşaması Tamamlandı

Uncharted: The Lost Legacy'yi geliştiren Naughty Dog, Twitter üzerinden oyunun yapım aşamasının sonuna geldiklerini duyurdu. PlayStation'ın en gözde serilerinden Uncharted, yeni maceramız olan The Lost Legacy ile oyun severlerin bir kez daha karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Serinin sevilen...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz