Tom Clancy’s Ghost Recon: Wildlands İnceleme

Tom Clancy’s Ghost Recon: Wildlands İnceleme

Ghost Recon: Wildlands ilgi gösterdikçe güzelleşen, eksikleri olsa da bir şekilde merakınızı perçinleyen bir oyun.

Aranızda Breaking Bad izlemeyen var mı? Yok mu? E güzel o zaman. Kel kafasından kendisi suçlu olan Walter White’ın nam-ı diğer Heisenberg’in uyuşturcu kartelleriyle olan pek fantastik ilişkilerini bilmeyen yoktur sanırım. İşin ucu taaa Meksika kartellerine ulaşmıştı da orası burası dövmeli, çok acayip tipleri ve ne kadar tehlikeli olduklarını görmüş olmuştuk. Peki ya Narcos dizisi? Yaaa, onu da mı izlediniz. Tüm sürprizi bozuyorsunuz arkadaş. Neyse, Narcos’ta da efsanevi uyuşturucu ve suç baronu Pablo Es Cobar’ın maceralarına (ayva göbeğiyle birlikte) tanıklık etmiştik. Bu iki dizide de bu kötü adamların karşısına dikilen Narkotik polislerini, yani iyi adamları hatırlayan var mı peki? Yok tabii, anca kötülere özenin, cıks cıks cıks.

Bolivya’da Adalet Bizden Sorulur

Ubisoft’un E3 2015’te duyurup da yürekleri heyecanlandırdığı yeni Tom Clancy oyunu nihayet bizlerle. İlk Watch Dogs oyunuyla birlikte modern açık dünya oyunlarında GTA tadını bir şekilde yakalamaya çalışıyor şirket. Far Cry ve Watch Dogs denemelerinden sonra bugüne dek göreve git, vur, bitir gel, yenisini al sistemiyle işleyen Tom Clancy’s Ghost Recon Wildlands’le de seriyi açık dünya sistemine götürmeye niyetleniyor. İyi yönleriyle ve tabii ki kötü yönleriyle eleştirmek de bize kalıyor.

Ön yargının her zaman kötü bir şey olduğunu söylemişimdir, ama ne kadar çok söylersem söyleyeyim bu tuzağa zaman zaman düşmekten de kendimi alamıyorum, insanoğluyuz sonuçta. Wildlands’in betasıyla başlayan dilime dolanan o limoni tat, oyunun tam sürümünde hiçbir şeyin değişmemiş olmasıyla birlikte giderek artarak devam etti. Bu performans sorunlu, araçların kendi kafalarına göre takıldığı, sürekli tekrar eden oynanışla mı yılın oyununa oynayacaktı Ubisoft. Böyle mi verecekti o paranın karşılığını? Bu sorularla birlikte oynamaya devam ettim, Ubisoft yamalar yayınladı, Nvidia, Ubisoft’u yalnız bırakmadı ve tabii ki en önemlisi arkadaşlar yalnız bırakmayınca oyunun keşfedilmeyi hak eden enfes bir Bolivya macerası sunmaya hazır olduğunu da bir şekilde görmüş olduk. Cezalısın Alper Kurt, ön yargılarından kurtulmayı beceremediğin için.

Alternatif bir zaman diliminde, Bolivya’dayız. Alternatif dediğime bakmayın, öyle gelecekte, son teknolojiyle ilerleyen bir dilim değil bu (ooo muzlu Bolivya pastası, alırım bir dilim). Sadece tasvir edilen Bolivya toprakları gerçeğine uygun olsa da, üstünde vuku bulan olaylar tamamen kurgusal. Meksika’nın bağrından kopup gelen bir kötü adam ve peşinde getirdiği belanın Bolivya’yı giderek bir uyuşturucu devletine çevirmesine daha fazla sessiz kalamayan bir Amerika Birleşik Devletleri. Pisliğin ucu kendilerine dokununca haliyle artık müdahale etmek istiyorlar ve GHOSTS adındaki 4 kişilik özel bir birlik, en alttan başlayarak kartelin ayak işlerini yürüten elemanlardan, en yukarıya bu kartelin temellerini oluşturan baş kötülere kadar vura vura ilerleme görevini üstleniyor.

Şu karşıdaki dağda bir keskin nişancı varmış

Oyuna dair bambaşka şeyler, piyasada denenmemiş hamleler bekleyenleri şimdiden uyarmak istiyorum. Bu oyunda öyle devrimsel şeyler beklerseniz büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Amacımız 2019 yılında Bolivya’ya dadanmış bu uyuşturucu kartelini alaşağı etmek. Bunu nasıl yapacağız? Bu güne kadar yapılmış en büyük açık dünya haritasında bize sunulan araçları kullanarak 400 km2’lik bir haritada gah patronların ilişkileri olduğu kişileri sorgulayarak, gah bilgisayarları hackleyerek ya da konvoyların önünü kesip, kritik kargolarla iz sürerek hayati ipuçlarını elde edeceğiz. Ne dedik, 400 km2 lik harita. Haritanın bir ucundan diğer ucuna uçakla gitmek ne kadar süre alıyor peki. 8 dakika 45 saniye. Bunu yürüyerek yapacak bir cengaver var mıdır bilmiyorum ama kuş uçuşunun bile bu kadar zaman aldığı bir haritayı keşfedebilmek için çok ama çok zamanınız var. Zaten böylesine bir açık dünya oyunu için Bolivya’nın keşfedilmemiş doğa harikaları harika bir seçim olmuş. 21 bölgeye bölünmüş bu devasa ülkede, toplamda 26 bossu haklarken öyle manzaralarla karşılaşacaksınız ki eliniz sürekli ekran görüntüsü almaya gidecek, sık sık oyunu durduracaksınız.

Zaten oyunun içindeki keşfetme hissi bana kalırsa Wildlands’in en büyük kozu. Bolivya’nın dillere destan Salar De Uyini düzlüğünden tutun da dünyanın en tehlikeli yollarından Yungas Yolu’na kadar türlü doğa harikasını oyuna aktarmayı başaran -Ubisoft, tam altı farklı bitki örtüsünü de oyuna eklemiş. Dağların dizilişinden, aralarından akan nehirlere, bu nehirlerin sebep olduğu erozyondan, biriktirdikleri alüvyonlara kadar her detay düşünülmüş. Üstüne üstlük bu coğrafyada yine bitki örtüsü ve sürekli değişen hava durumuna göre de yüzlerce ses kaydedilmiş ki müziği kısıp kendinizi iyi bir kulaklıkla birkaç dakika rüzgarın akışına bırakırsanız tepenizde uçuşan kuşların kanat çırpışını dahi duyabilirsiniz. Sesteki bu teknik üstünlük çatışmalarda da kendini dibine kadar belli ediyor. Gizlilik üzerine olan görevlerinizde susturucularınızla ölüm kusarken veya çatışmanın tavan yaptığı anlarda farklı yüzeylere çarpan silah mesafesine göre farklı çıkan sesleri duyunca insan mest oluyor.

Teknik olarak sizi doyuracak nitelikte bir oyun Wildlands. Yalnız görsel anlamda E3 2015 videosundaki görsellere Ultra’da dahi yaklaşamıyor (alıştık artık Ubiciğim bizi kandırmana). Kaldı ki olur da sisteminiz yetmiyor ve ayarları kısmak durumunda kaldınız. İşte o zaman oyunun size Very High ve Ultra’da sunacağı görselliklten mahrum kalıyorsunuz ve başlıyorsunuz söylenmeye, sene 2017, bu ne biçim bir görsel yahu. İyi bir sisteminiz yoksa görsellerin tadı birazcık kaçacak haberiniz olsun. Fakat görselleri ve özellikle kaplamaları kökleyince Ghost Recon Wildlands göllerin üzerinden uçarken, rüzgarın havalandırdığı toz toprakta yolunuzu bulmaya çalışırken veya kendinizi pelikanların arasına paraşütle fırlattığınızda sizi her defasında mest edecek bir güzelliğe ulaşıyor. GTX 970 ekran kartımın artık yavaş yavaş zorlandığını görmek üzücü olsa da ufak bir kaç ayarla, Very High detaylarda 60 FPS’nin altına düşmemek keyif verici. Tabii bunlar oyun çıktıktan kaç gün sonra ancak düzeldi, onu da unutmamak lazım. Tekrar etmekte fayda var, medium detayda oyundan alacağınız görüntü kalitesi Far Cry 3’ü pek geçmiyor. Aman beklenti konusunda ihtiyatlı olalım.

Dikkat ederseniz neredeyse bir sayfadır oyunun teknik özelliklerinden bahsediyorum. Çünkü beni oynanıştan daha çok etkiledi. Elime bir helikopter geçirdiğim anda kendimi haritalarda konuşlandırılmış soru işaretlerini araştırırken buluyorum. Zaten görüş mesafeniz o kadar geniş ki , uzakta dağların tepesinde bir manastır, bir anıt mezar ya da farklı bir etkinlik gördüğünüz vakit kendinizi oraya giderken buluyorsunuz. Peki bu koca haritanın yönetimi biz oyuncular tarafından nasıl sağlanıyor?

İsyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan

Haritanın 21 bölüme ayrıldığını söylemiştik. Bu 21 bölümün her birinde sizi kötülerin kötüsü El Sueno’ya götürecek diğer patronlar bekliyor. Ubisoft oyuncunun bu devasa haritayı keşfedebilmesi ve keşif hissini daha rahat yaşaması için (haliyle daha çok zaman geçirmesi için) görevleri doğrudan erişilebilir hale getirmemiş. Önce biraz ipucu toplamamız gerekiyor. Biz ipuçlarını topladıkça oyun bizi ana görevin olduğu mekana doğru yönlendiriyor. Bu görevleri dilediğiniz sırada yapabilirsiniz, hiçbir zorlama, dayatma yok. Ama her bölümün kendine has bir zorluk seviyesi var.

Karakterinize seviye atlatmadan, bazı çok önemli ve yardımı kesinlikle göz ardı edilemez özellikleri açmadan zor bölümlere gitmek tekrar tekrar ölmenizi gerektirecektir haberiniz olsun. Bu arada oyundan maksimum keyfi almak için en azından Advanced zorluk seviyesinde başlamanızı tavsiye ediyorum. Diğer türlü zaten tökezleyen yapay zeka (ne bekliyorsak artık, adı üstünde) bir de sizi vuramayınca iyice ölümsüze bağlıyor, tekrar eden görev yapısından yavaş yavaş sıkılıyorsunuz. En güzeli bir iki kurşunla öleceğinizin farkında olup, oyunun size sunduğu teçhizatları azami düzeyde kullanmanız ve asıl GHOST RECON tadını varmanız olacaktır. Zaten Watch Dogs’da kullandığımız Drone’un birkaç oyunda eskitilmesi gerekiyordu, öyle tek oyunla olmaz.

Bölümleri dilediğiniz sırada bitirebilirsiniz, dilediğiniz yan görevi, dilediğiniz zaman yapabilirsiniz. Bu konudaki serbestlik göz yaşartıcı fakat böylesine serbest olunca da haliyle konudan kopuyorsunuz. Ubisoft bu konuda araya ses kayıtları, fotografik görüntüler içeren videolar gibi içerikler eklemiş olsa da bir zaman sonra tekrar eden görevlerle birlikte, oradan oraya git, şunu öldür, burayı patlata bağlıyor ve oyunun tek ve en büyük sorunu “KENDİNİ TEKRAR” kaçınılmaz oluyor…

O E3 videolarında ballandıra ballandıra anlatılan görev serbestliğine bir bakalım.

1- Göreve tamamen STEALTH olarak gidersiniz. Tercihen gece, kimi düşmanlar uyuyorken. Karanlıkta fark edilmeniz daha zor haliyle. Takım arkadaşlarınızın vuracağı düşmanları işaretlersiniz, uygun pozisyona geçildiğinde bir işaretinizle hiç bir şekilde sıkılmayacağınız o müthiş aynı anda ateş etme hazzına varırsınız.

2- Göreve paldır küldür gidersiniz, altınızda tercihen taretli bir SUV veya helikopter, önünüze geleni vurursunuz. Başınıza destek kuvvetler üşüşür, bir yerlerden kafanıza bir mermi gelir, o görevden sağ çıkmanız zorluk seviyesiyle ters orantılıdır.

3-Göreve isyan güçlerinin desteğini çağırırsınız, yan görevleri o kadar çok yapmışsınız, o kadar çok puan toplamışsınızdır ki, topçu ve destek birimleri sayesinde adam vurmanıza bile gerek kalmaz. İsyancılar durumu halledecektir.

Zaten savaş alanlarında toplanacak dünya kadar şey var. Silah geliştirmeleriniz, yeni silahlar, yan görevlerin yerleri derken, son dönemde Ubisoft oyunlarında görülen toplayıcılık sistemi aynen burada da devam ediyor. Keşfetmeyi seven bünyeler için iyi ama taş devri döneminin avcılık/toplayıcılık sistemini sevmeyenler için haliyle zaman içinde sıkıcı hale geliyor. Oyunda kullanabileceğimiz 65 adet silah var. Bu 65 silahın bazılarını öldüreceğiniz o afilli, psikopat, sosyopat, cicili bicili, ruh halleri bozuk, kafaları dumanlı bosslardan edineceksiniz. Bu efsanevi silahlar o bosslara özel, ve haliyle üzerlerinde oynama yapılamıyor. Ama diğer silahlarla dilediğinizi gibi oynayabilirsiniz. Susturucu takın, boyayın, dürbününü, mermi kapasitesini değiştirin, isterseniz çöpe atın seçim sizin. Tamamen oyun biçiminize göre şekillendirebilirsiniz. Oyun günümüze oldukça yakın geçtiğinden haliyle silahlar da füturistik değil, çok daha gerçekçi.

Tüm bu saydığım şeyleri tek başınıza yapabilme imkanın sahipsiniz ama yanınızda birileriyle yapmak varken neden canınız sıkıla sıkıla takılasınız ki. Hemen tek tuşla kooperatif sisteme geçiyoruz ve şanslıysak oyunu bizim kafamızda, dan dun vurmaktansa plan yaparak oynamayı tercih eden insanlarla beraber oynamaya başlıyoruz. Fakat o da ne, stealth oynamak isteyen oyuncu pek yok gibi. Benden size tavsiye ya forumlarda kafa dengi birilerini bulacaksınız, ya da arkadaşlarınızla Discord veya Teamspeak üzerinden oyuna dahil olacaksınız ki oyunun çehresi burada tamamen değişiyor. İki kişi oynarken bile vuracağınız adamları işaretleyip takım komtunanın “hazır, ateş” komutuyla düşmanları aynı anda indirmek inanılmaz keyifli. O esnada yapılan hatalarla birlikte (berbat araç sürüş sistemi yüzünden hep beraber göle yuvarlanmak, ya da direğe toslamak gibi) keyif katsayınız artacak da artacak. Koca bir üssü dört kişi birden sarıp, biri dürbünle, diğerleri dronela tararken, üsse nereden gireceğinizi, önce kimi vuracağınızı, nereden kaçacağınızı hesap etmek gerçek Ghost Recon deneyimi sunuyor, hiç merak etmeyin. Ben tek başıma oynamak istiyorum diyen cengaverlere de seslenelim hemen. Oyunun şu an için PvP’si olmadığından, tek başınıza oynamanın da size kaybettireceği bir şey yok zaten. Hatta oyunda bulabileceğini 8 adet efsanevi heykeli ancak tek başınıza oynarken bulabileceksiniz. Ama asıl lezzet oyunu konuşarak üç arkadaşınızla birlikte oynarken alınacak. Hoş bu fiyatlarla üç arkadaş ancak bir tane Ghost recon alabiliyor ya neyse.

Özetlemek gerekirse, Ghost Recon: Wildlands tekrar eden oyun yapısıyla belki eleştirileri bir nebze de olsa hak ediyor olabilir ama Bolivya’da sizi çıkardığı bu müthiş tur, iyi görseller, harika müzikler ve seslerle birlikte, arkadaşlarınızla oynadığınızda zirve yapan oyun yapısı onu vasat bir oyun olmaktan kurtarıp keşfetme hissinin dayanılmaz hafifliğiyle birlikte iyi bir oyun kefesine koyuyor. Tabii Ubisoft’un yine Season Passlerle birlikte mevcut oyunun üzerine bizlerden yine dünya para toplamayı planlaması da apayrı bir konu ama neyse. İyi sonu görmek isteyenler için bütün bossları tek tek öldürmeniz gerekiyor, bu da nereden baksanız 50 saat ve hatta üzeri oynanış süresi yapar. Ama doğrudan El Sueno’ya en hızlı biçimde ulaşmak isteyenler için 4 ana bossa bulaşmak yetiyor.

Ghost Recon Wildlands, Ubisoft’un vaat ettikleriyle farklılıklar taşıyan fakat yine de iyi bir oyun. Ama sonutça Ubisoft bu, ne zaman sözünü tuttu ki. Bolivya’da benimle beraber gizlilik modunda takılmak isteyen cengaverler için Uplay ID: alperkurt. Yan koltuğa beklerim, araçta sigara içmek yasaktır.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
2
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 78

Ghost Recon: Wildlands ilgi gösterdikçe güzelleşen, eksikleri olsa da bir şekilde merakınızı perçinleyen bir oyun. Aranızda Breaking Bad izlemeyen var mı? Yok mu? E güzel o zaman. Kel kafasından kendisi suçlu olan Walter White’ın nam-ı diğer Heisenberg’in uyuşturcu kartelleriyle olan pek fantastik ilişkilerini bilmeyen yoktur sanırım. İşin ucu taaa Meksika kartellerine ulaşmıştı da orası burası ..

Sonuç OFD: 78.0% 78 İyi
7,9 7 67 8,25
Bolivya'nın bağrında kötü adamların köküne kibrit suyu dökerken, bazı şeyler çok tanıdık olsa da oynaması keyifli saatler vadeden bir oyun olmuş Tom Clancy's Ghost Recon Wildlands.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.aralgame.com 'e teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Darwin Project İlk Bakış

Darwin Project İlk Bakış


Darwin Project İlk Bakış

Burası Sörbaybır, burda şaka yookh, her şey gerçek! İnsanlar genelde bıkkınlık veren ve yanlış addettikleri şeyleri nitelerken "milletçe şöyleyiz, milletçe yaptık, milletçe *****" gibisinden tabirler kullanmaya gittikçe alıştılar. Doğrudur veya yanlıştır, beni alakadar etmiyor zira bu girizgahı...

Call of Duty: WWII İnceleme

Call of Duty: WWII İnceleme


OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII İnceleme

OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII ile modern savaş, hatta uzay savaşları konseptini bir yana bırakıp serinin çıkış noktasına, İkinci Dünya Savaşı'na dönüyoruz. Call of Duty serisi son birkaç oyundur gelecek savaş deneyimini oyunculara sunmayı tercih ediyordu. 2011'de çıkış yapan Modern Warfare 3'ün ardından...

PlayStation 4 İçin Canlı Aksiyon Macera Oyunu Erica Duyuruldu

PlayStation 4 İçin Canlı Aksiyon Macera Oyunu Erica Duyuruldu


PlayStation 4 İçin Canlı Aksiyon Macera Oyunu Erica Duyuruldu

Flavourworks tarafından PlayStation 4 PlayLink'e özel olarak geliştirilen canlı aksiyon macera türündeki Erica, Paris Oyun Haftası sırasında duyuruldu. Sony'nin Paris Oyun Haftası 2017 sırasında PlayStation 4 için duyurduğu oyunlar arasında Erica da bulunuyor. PlayLink'e özel olacağı...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz