The Last Stand: Dead Zone İnceleme

The Last Stand serisinin yeni üyesi Dead Zone’u sizler için inceledik.

Oyunların unutulmuş, yeterince ilgiyi göremeyen fakat bir o kadar da eğlenceli bir türü daha vardır. Browser oyunları. Uzun bir yolculuğa çıktığım zaman elbet eğlenmek için arayışım onlarla biterdi. Ve zombi teması işleyen fazla bir oyun olmadığı için bu türde, The Last Stand serisi her zaman bir adım önde olmuştur seçimlerimde.

Serinin şimdiye kadar dört oyunu oldu ve ilk iki oyun aksiyon temalı olsada üçüncü yapım RPG ve dördüncü yapım Dead Zone ise Persistent World survival ve strateji oyunu olarak belirtebiliriz. Con Artist Games adı altında çalışan 3 kişi tarafından yapılıyor oyun. Diğer üç oyunun aksine daha büyük ve daha geniş bir oynanış yelpazesi içeren Dead Zone’u sizler için inceledik.

Hikaye

İlk üç oyunda olduğu gibi klasik Zombi Kabus senaryosu da bu yapımda hakim. Bir hastanede patlak veren virus kısa zamanda tüm şehri karantina bölgesine çeviriyor, hayatta kalan insanlar gruplaşıyor, kendi bölgelerini kuruyor, avlanıyor arayışa çıkıyor ve en nihayetinde savaşıyorlar. Oyun Union City adında hayali bir şehirde geçiyor. Ve oyun olaydan 450 gün sonra başlıyor.

The Last Stand serisi flash oyunlar arasında belkide en çok oynanan 10 oyun arasına girebilen bir oyunken çitayı büyütüp bir Facebook oyunu olduğunu da belirtelim.

Oynanış

Oyuna ilk olarak kendi grubunuzun liderini yaratarak başlıyorsunuz. Gerekli işlemleri yaptıktan sonra kendi yerleşkenizde oyuna başlıyorsunuz. Oyun genel olarak bir strateji oyunu havasında. Yerleşkenizi güçlendirip yeterli seviyeye çıkardığınız zaman, hayatta kalmış bir kişi sizin grubunuza dahil oluyor ve grubunuz büyüyor. Bunun dışındaki zamanlarda hep şehirde belli bölgelere eşya, yiyecek, su ve 3 ana madde olan Tahta, Metal ve Kumaş aramak için arayışlara çıkıyorsunuz. Harita siz oyunda seviye atladıkça genişliyor ve zorlaşıyor.

Oyundaki ana mantık kaynak toplayıp hayatta kalarak dahada büyük bir yerleşkeye sahip olmak. Bunun için 5 ana maddeyi oyun boyunca araıyor ve tüketiyoruz. Tahta, Metal ve Kumaşın yanında yiyecek ve su stoku da önemli yer taşıyor. Arayışlar boyunca bulduğumuz eşyaların çoğu artık kullanılmaz halde olduğundan oyuna Recylce yani geri dönüşüm adında bir sistem eklenmiş. İşe yaramayan çöp eşyaları geri dönüştürerek bazı craft eşyalarının yanı sıra, metal, tahta ve kumaş olarak kullanabiliyoruz ve bir süre sonra geri dönüşümün bu oyunda hayatta kalmak adına önemli bir yer tuttuğunu da anlıyoruz. Crafting ise oyundaki eşyalardan yardımcı malzeme ve silah yapabilmek veya onları geliştirmek için kullandığımız yöntem. Ve bunu yapmak için Fuel dediğimiz oyunda para yerine geçen benzini kullanıyoruz. Facebook kredisi vererek Fuel alabilmenin yanında bazen oyunda karşınıza arayışlarda ve dövüşlerde ödül olarak da çıkabiliyor. Fuel sayesinde oyunda beklemek istemediğimiz zaman eylemleri hızlandırabiliyoruz. Görevlerden geri dönerken, bir binayı inşa ederken veya geliştirirken, gruptaki bir kişi yaralanınca veya en basiti bulamadığınız craft eşyasını satın almak için bile kullanabiliyoruz.

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Mehmet Arda Gündüz

Okan Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık öğrencisi, TaleWorlds destekçisi, Valve çevirmeni ve çeviri tutkunu.

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Deniz Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Deniz
Ziyaretçi

Denemek istediğim bir oyun. Göz atacağım, inceleme için teşekkürler.