The Gardens Between İncelemesi

The Gardens Between İncelemesi

Aralardaki bahçeler, aramızdaki bahçeler

Evvelden hatırlıyorum, bir oyun dergisi vardı. O derginin bir yazarı, o yazarın bir köşesi, o köşenin de bir özelliği vardı.

Yazar ne vakit tümcelere dökemediği oyunlara rastgelse, oraya kısa kısa incelemelerini yazar, inceleme içerisinde ise oyundan bahsetmekten ziyade oyunun ona hissettirdiklerinden bahsederdi.

Uzun bir müddet bu yazarın, bu bölümü sadece beğenmediği veyahut anlamsız bulduğu oyunlarla alay etmek amaçlı kaleme aldığını düşündüm. Ta ki, aynı yazarın beğendiğini baştan belirttiği bir oyun içinde aynı şekilde bir inceleme kaleme aldığını görene kadar.

Yazarımız bu sefer de oyunun incelemesi yerine yine görüp geçirdikleri üzerinden oyunun ona hissettirdiklerini anlatıyordu. Ama bir şeyler farklıydı, adı konulamayacak şekilde farklı. Sanki başka birinin mutlu bir anısına dokunmak gibiydi yazdıkları.

O dergi yayın hayatına ne kadar devam ediyor, o yazar hala orada yazıyor mu bilemem zira bu bahsettiklerim de benim 12-13 sene öncesine ait anılarımdı.

İşte The Gardens Between de bana tam olarak o köşeye yakışacak bir oyunmuş gibi geldiği için bugün farklı bir şey yapıyor ve standartın dışında bir incelemeyle sizleri karşılıyorum.

Sıcak yufka kokusu, futbol maçları ve tasolar

Sokaktan gelen neşe dolu sesler, bağırış ve cağırışlar. Tüm bu karmaşanın kaynağı ise hazırlanmakta olan büyük maçın telaşı.

Birazdan yabancı “sokak”lardan oyuncular teşrif edecek, seyirciler toplaşacak, taşlar toplanıp kaleler kurulacak. Ardından oyuncular da bir araya gelip taktiklerini belirledi mi tamamdır, yılın karşılaşması başlamaya hazırdır artık.

Bu adeta dünya kupası heyecanında geçecek olan maçın tüm havasını söndürebilecek tek şey ise sahanın ortasından geçme ihtimali olan arabalardır elbette. Lakin bunun için de tedbirli davranılmış, maç günü haftanın en sessiz sakin günü olan cumartesi tayin edilmiştir.

Maçın başlamasına dakikalar kala salçalı ve yoğurtlu ekmekler de gömülmüş, anneler, nineler çocukların tişörtlerinin içine havluları tıkıştırmışlardır.

Son olarak oyuncular karşılıkla olarak yerlerini alırlar, sırf babası ona metal düdük alıverdiği için hakem tayin edilmiş çocuk iki tarafa da şöyle bir bakış atar, düdük çalar ve maç başlar…

The Gardens Between’in birbirinden enterasan bölümlerinde yolunu bulmaya çalışmak insanı işte çocukluğunun tam da bu anlarına doğru bir yolculuğa çıkartıyor. Hatırlıyor, seviniyor, şaşırıyor, hüzünleniyor ve kendinizi kaptırıp oynamaya devam ediyorsunuz.

Sonra ne mi oluyor…

Sonrasında kaybettiğiniz maçın acısını, yan mahalle çocuklarının tasolarını ütme çabasıyla bir nebze hafifletmeye çalışıyorsunuz. Sıra sıra çocuklar kaldırımın kenarına dizilinip, cepler karıştırılıyor. Cebinden 3-5 tane tasosu çıkan çöküyor kaldırıma, dairesel şekle sahip plastik parçaları birbirinin üstünden sektikçe kimi yüzler gülüyor, kimileri ise bozuluyor. Kumarın oyun zevkimizdeki bu en basit hali hayatımıza işte bu şekilde masumane bir kulvardan girişini gerçekleştiriyor. Sonrasında sen bu çocuklara istediğin kadar oyunlarda şans kutularının kumar olduğunu anlatmaya çalış…

Neysem, akabinde kulaklarınızda rahmetli dedenizin sesi çınlıyor

“Gel tosunum pastaneye dondurma yemeye gidelim”

“Ama dede, annem dondurma yasak demişti”

“Gel bakalım buraya sıpam, sana bir şey söyleyeyim”

usulca dedenin yanına sokulunuluyor;

“yasaklar bazen çiğnenmek içindir dedecim”

dedenin motorunun terkisine binilip, pastanenin yolu tutuluyor…

Birden farkediyorsunuz ki, önünüzdeki geçmişiniz değil, size ondan bir tutam üflemeyi becerebilmiş, suni ama bir o kadar da gerçek bir yapım.

Bahçeler arasında kaybolmak

Sizleri bilmem, bu oyunu oynayan diğer oyuncuları da bilemem lakin The Gardens Between bana çocukluğumun bahçeleri arasında kaybolma imkanı bahşeden bir yapım oldu. Hani bazı sanatsal çalışmalar sizde anlam veremediğiniz duygular uyandırır ya, Gardens Between’de imgesel anlatımıyla bende öyle bir olaya yol açtı. Oynadım, sevdim ve tadında bıraktım.

Oyunun ilk 10 dakikasına aşağıdan göz atabilirsiniz:

 

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
22
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 80

Aralardaki bahçeler, aramızdaki bahçeler Evvelden hatırlıyorum, bir oyun dergisi vardı. O derginin bir yazarı, o yazarın bir köşesi, o köşenin de bir özelliği vardı. Yazar ne vakit tümcelere dökemediği oyunlara rastgelse, oraya kısa kısa incelemelerini yazar, inceleme içerisinde ise oyundan bahsetmekten ziyade oyunun ona hissettirdiklerinden bahsederdi. Uzun bir müddet bu yazarın, bu bölümü sadece beğenmediği ..

Sonuç OFD: 80.0% 80 Harika
- - - - -
Kafanızı aynı anda hem çalıştırıp hem de boşaltmayı seviyorsanız ve bağımsız yapımlarla aranızda özel bir husumet yoksa The Gardens Between’i sizlere tavsiye ediyorum.

Oyunun steam sayfası: https://store.steampowered.com/app/600990/

Benzer Yazılar

Pathfinder: Kingmaker İncelemesi

Pathfinder: Kingmaker İncelemesi


OFD: 81.0%

Pathfinder: Kingmaker İncelemesi

OFD: 81.0%

Krallar taçlarını ve asalarını geride bıraktılar, kahramanlar da silahlarını. Ama aralarındaki, ihtişamları dışlarına taşan, bunu dışarıdaki şeylerden almayan büyük insanlar, büyüklüklerini yanlarında götürdüler. – Arthur Schopenhauer UYARI İncelemesini okuyacak olduğunuz oyunun DI...

Battlefield V’teki Nazi Savaş Hikayesi İçin DICE’tan Açıklama

Battlefield V'teki Nazi Savaş Hikayesi İçin DICE'tan Açıklama


Battlefield V'teki Nazi Savaş Hikayesi İçin DICE'tan Açıklama

Battlefield V'in Naziler'e odaklanacak olan "The Last Tiger" isimli Savaş Hikayesi için DICE yetkililerinden açıklama geldi. Battlefield V'in tek oyunculu deneyimini oluşturacak ve 2. Dünya Savaşı'nı farklı hikayelerle gösterecek olan Savaş Hikayeleri modu için birkaç gün önce bir tanıtım...

Hitman 2’deki İlk Zorlu Hedefimiz Ünlü Aktör Sean Bean Olacak!

Hitman 2'deki İlk Zorlu Hedefimiz Ünlü Aktör Sean Bean Olacak!


Hitman 2'deki İlk Zorlu Hedefimiz Ünlü Aktör Sean Bean Olacak!

Ölmelerden kurtulamayan ünlü aktör Sean Bean bu sefer de Hitman 2'deki zorlu hedeflerimizden biri olacak. 2016'nın başlarında ilk kez çıkış yapan ve sene içerisinde altı bölüm olarak sunulan Hitman, ünlü seriye yeni bir soluk getirmiş ve beğenileri kazanmıştı. Bunun ardından yapımcı IO...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir