The Book of Demons İncelemesi

The Book of Demons İncelemesi

Küçük firmanın büyük projesi

Neden böyle bir başlık attım? Thing Trunk bağımsız bir oyun stüdyosu olduğu için mi? Book of Demons beklediğimden çok daha kaliteli, akıllara zarar bir yapım çıktığından ötürü mü? Hayır.

Bu başlığın sebebi, Thing Trunk’un Book of Demons ile giriştiği “Return 2 Games” projesi.

Return 2 Games -proje olarak- 2000’ler öncesinde çıkmış klasik oyunlara, güzelleme kıvamında, oyunlar geliştirilip piyasaya sürülmesi gerçeğine dayanıyor. Yani Book of Demons’u satın aldığınızda sadece Book of Demons’u satın almıyorsunuz. Return 2 Games projesinin ilk ayağı olan oyunu satın almış oluyorsunuz.

Geliştirici Thing Trunk bu projeyle yıllar evvel pek çoklarımızın oynayıp beğendiği, bazılarımızın ise hastası olduğu bir takım yapımları ,kendi yorumlarıyla, oyunculara sunmayı hedefliyor. (Hatta kendilerinin bunu kendi ağızlarından belirttikleri bir manifestoları mevcut)

Book of Demons ile hedefleri ise Diablo I’in havasını ve hikayesini biraz esprili, biraz ciddi bir havada oyunculara yeniden yaşatmak.

Bir sonraki oyunlarında ise karşımıza, çok büyük bir ihtimalle, orijinal Starcraft veyahut ilk Xcom (UFO) oyunundan birini temel alarak geliştirilmiş bir yapım çıkacak.

Kitaplar, sayfalar ve kağıttan bir dünya

Oyunumuz kısa bir açılış sekansının ardından bizleri bir nevi kütüphaneye getirip bırakıyor. Bu kütüphanenin göbeğinde, 7 ayrı kürsüde, 7 tane kitabın yeri hazır bir şekilde bekliyor. Bu 7 kitabın her biri Thing Trunk’ın,  Return 2 Games projesi kapsamında, çıkarmayı hedeflediği bir oyunu temsil ediyor. (Muhtemelen sonraki oyunlar çıktığında Book of Demons’un üzerine kurulabilecekler).  Bu kitaplardan ilki olan Book of Demons’a tıklıyor ve hikayemizi başlatıyoruz.

Book of Demons her ne kadar oyun başında karakter seçme seçeneğini oyunculara sunsa da, oyunun “savaşçı” haricindeki diğer iki sınıfı olan “Okçu” ve “Büyücü” oyunda belli bir aşamaya gelmeden kullanılamıyor. Bunun nedeni ise bu iki karakterin oyunun başlarında savaşçıya nazaran daha zayıf olması ve oyun mekaniklerine daha fazla hakimiyet gerektirmesi. Book of Demons’un, özellikle ilk 1-2 saatinin, pek kolay olmadığını göz önünde bulundurduğumuzda, geliştiricilerin bu yaklaşımının oldukça mantıklı olduğunu söyleyebilirim.

Karakter olarak savaşçıyı seçiyor ve karşımıza çıkan 3 paragraflık açıklamayı okuyoruz. Hikayeye göre biz köyümüzü bırakıp gitmiş bir maceracıyız. Dere tepe düz gitmiş, yolumuz farklı diyarlara düşmüş ve kahramanlıklar gerçekleştirmişiz. Aradan geçen onca zamandan sonra köyümüze döndüğümüzde ise bir şeylerin ters gittiğini hemen farketmişiz.

Bu izahatın ardından, olayların iç yüzünü öğrenmek adına, köyde bizlere kapısını açan yegane kişi olan “Barmaid” bacımıza tıklıyoruz. Ama o da ne! Dublajlı bir karakter! Hemde oldukça kaliteli!

Ehem kusuruma bakmayın, günümüzde bazı konsolların birinci parti oyunlarında dahi dublaj bulmak şaşırtıcı gelebiliyor, hele hele tamamen bağımsız bir yapımda elle tutulur bir dublajla karşılaşmak, olağandışı bir durum. Book of Demons ise ana karakterden (her bir sınıfın dublajı farklı) NPC’lere kadar tamamen seslendirilmiş bir yapım. Oyundaki toplam diyalog miktarı taş çatlasın 20-30 sayfa tutacak kadar olsa da, bağımsız bir yapıma kaliteli seslendirme yapılmış olması beni gülümsetmeye yetiyor.

Nerede kalmıştık, hah hikayeyi öğreniyorduk. İşte köyün piskoposu kafayı sıyırmış, karanlık bir ritüel’le şeytani güçleri uyandırmış. Katedralin altındaki bir yarıktan sürekli ölüler fışkırıyormuş. Köyün eski bıçkın delikanlısı ve yeni kahramanı olarak bunu durdurmak bizim elimizdeymiş. Tek yapmamız gereken de kilisenin altındaki yarıktan cehennemin derinliklerine kadar inmek ve önümüze çıkan her şeyi öldürmekmiş. En sonunda Diab… öhöm, Archdemon’u da kesersek bu kötülük son bulacakmış.

Tamamdır tüm hikaye bundan ibaret. Artık kafanızı yormanız gereken yegane şey oyunun yapısı ve çeşitli yaratıklarla başa çıkmak için çeşitli taktiler.

Katedralin bodrumuna iner inmez farkettiğiniz ilk şey, Book of Demons’ın standart bir Hack and Slash olmadığı oluyor. Oyun tamamen rastgele oluşturulan geniş koridorlara ayrılmış haritalara sahip. Bu haritalarda ise maalesef her yere gitme imkanımız mevcut değil. Zira az önce bahsettiğimiz koridorların başından sonuna oldukça dar koridorlar düşenmiş durumda ve karakterinizle tek yapabildiğiniz bu koridorlarda ileri geri yapabilmek…

Evet, klasik hack and slash arayanlar, Diablo tadı almak isteyenler veyahut bu oyunun yıllar önce piyasaya çıkan DeathSpank kıvamında bir şey zannedenler; sizleri şöyle incelemenin çıkışına doğru alalım. Zira bu oyun bir hack and slash değil. Bu oyunun hack and slash’i andıran yegane yanları arayüzü ve yaratıkları “daha hızlı” kesmek adına üzerlerine tıklamanız gerekmesi.

Book of Demons özünde deste dizme mekaniklerine sahip bir clicker. Oyunun zorluk etmeni de olmasa direkt olarak “lazy clicker” türüne bile dahil olabilirmiş hatta.

Tabi oynanışı bu kadar basite indirgediğime bakmayın. Book of Demons, başlarda zor, ortalarda oldukça kolay ve end-game’e vardığınızda olabildiğine zorlaşan bir oyun. Bu zorlukla başa çıkmak için oyun boyunca bulacağınız yahut farklı yollardan edineceğiniz kartlardan değişik desteler kurmalı, karşınıza çıkacak düşman çeşitlerine göre destenizde değişikliklere gitmeli (savaşın ortasında dahi bunu yapabilme imkanınız mevut) ve farklı düşmanların farklı zayıflıklarına karşı taktikler geliştirmelisiniz. Bütün bunları yaptıktan sonra ise yapmanız gereken bolca, acayip fazla, öyle böyle değil bir şekilde yaratıkların üzerine tıklamak.

Ben adamı destelerim

Deste dizme oyunu dedik, peki bu sistem nasıl işliyor? Book of Demons’ta oyun boyunca, hatta oyun bittikten ve freeplay seçeneği açıldıktan sonra dahi, birbirinden farklı kartları oyun dünyasında bulup destemize katabiliyoruz. Bu kartlar bir defa normal sürümleriyle karşınıza çıktıktan sonra sırasıyla büyülü ve efsanevi varyasyonlarıyla da envanterimize katılabiliyor. Bunun için tanımlanmamış kartları bulmalı ve bunları köyün bilgesine tanımlattırmalıyız (ulan deckard cain). Diablo’daki eşyaların yerine geçen bu kartların bazıları pasif beceriler verirken, bazıları çeşitli aktif yetenekler veriyor ve bir kısmı çeşitli işlere yarayan iksirler/parşomenler olarak karşımıza çıkıyor.

Book of Demons’taki, iksirler ve parşömenler hariç, bütün kartlar karakterlere özel. Yani savaşçının, okçunun ve büyücünün kendilerine ait yaklaşık 40’ar tane kartı mevcut.

Bu kartların büyülü ve efsanevi versiyonları kartları güçlendirmiyor fakat kartlara ekstradan özellikler katıyor. Karakterinizin aynı anda kullanabildiği kart sayısının 10 (oyunun başında iki, zamanla kalan slotları açıyorsunuz) olduğunu da işin içine katınca, ortaya pek çok kart kombinasyonu çıkabiliyor…

Amma velakin, oyunda sadece belli koridorlarda kısıtlı bir biçimde yol aldığımız, minibosslar (Diablodan Unique ve Champion yaratıklar) ise rastgele oluşmayıp belli bir havuzdan karşımıza çıktığı için; oyundaki deste ve build çeşitliliği maalesef oldukça kısır kalmakta. Yani Nightmare/Massacre zorluğunda mı oynamak istiyorsunuz? O zaman destenize el mecbur sokmanız gereken (her bir karakter için) en az 5 kart oluyor. Zaten Massacre’de 5 karttan fazlasını sokamıyorsunuz zira sırf oyuncuları başka kartları kullanmaya zorlamak adına geliştiriciler zorluk seviyeleri arttıkça belli sayıda rastgele kartın desteye dahil edilmesi gibi bir mekanik eklemişler. İşe yarıyor mu? Hayır. Oyunu daha zevkli hale getiriyor mu? Hayır. İşleri sizin için bir nebze zorlaştırıyor mu? Evet.

Bu incelemeyi yazarken oyunu 30+ saat oynadığımı, Massacre zorluğunda ölmeden ilerliyor olduğumu ve oyunun genel leaderboard’ında ismimin bulunduğunu da göz önünde bulundurursak, oyunun mekanikleri hususunda ileri geri konuşmamı mazur görebilirsiniz sanırım. Zira oyunu 5 saat oynayıp “bu oyun mışteşem” yazan Steam incelemelerinin aksine ben oyuna ciddi miktarda zaman ve emek ayırdım.

Eee ne kaldı geriye, nerede bu oyunun deste kurma üzerine olan yapısı? Book of Demons’un esinlendiği Diablo’da ve hack and slash janrasının genelinde envai çeşit build kurma olayı oyunların temelini oluştururken bu kadar ciddi bir tasarım eksikliğini neyle açıklamayı planlıyorsunuz sayın geliştirici.

Neyse, en azından farklı karakterler farklı destelere sahip olabiliyor, bu vesileyle büyücü yahut okçuya geçtiğinizde oyun tarzınız çeşitlenebiliyor.

Massacre zorluğunda artık desteler böyle gözükmeye başlıyor, yarısı işinize yaramayacak olan kilitli kartlar…

Cenavarlar ve daha büyük cenavarlar

Oyunda birbirinden farklı 6 sınıf (Keçiadamlar, hayaletler, iskeletler, zombiler, örümcekler ve şeytanlar) yaratık mevcut. Bu 6 sınıfta kendi içlerinde ortalama 10 çeşite ayrılıyor. Bunlar bağımsız bir yapım için oldukça güzel rakamlar. Lakin bu çeşitlilik meselesinin aynısını oyunun Boss’lar ve minibossları adına söylemek pek mümkün değil.

Her ne kadar yaratıkların saldırı biçimleri çok orjinal olmasa da, oyundaki hareket yeteneğimiz oldukça kısıtlı olduğu için bunu göz ardı edebiliyoruz

Oyunda hepi topu 3 tane Boss mevcut. Bunların ikisi direkt olarak Diablo 1’den aparılmış olan The Cook (Butcher) ve Archdemon (Diablo). Bu üç boss’u da kestikten sonra tek yapabildiğiniz onları daha yüksek zorluk seviyelerinde 3’er defa daha kesebilmek. Örnek vermek gerekirse 1996 senesinde çıkan Diablo 1’de, yamulmuyorsam, 9 veya 10 tane hikaye Boss’u mevcuttu. Bu tarz, yeniden oynanabilirliğin önemli olduğu, bir oyun için 3 boss çok ama çok düşük bir rakam.

Neredeyse bütün hack and slash rpg’lerde özellikleri ve isimleri rastgele oluşturulan miniboss’lar (champion, elite, unique ne derseniz artık) ise Book of Demons’ta önceden hazırlanmış. Normal yaratıkların biraz daha iri halleri olan bu arkadaşlardan tahminim bi 30-40 kadar var ve her seferinde karşınıza bir başkası çıkıyor. Yaklaşık 30+ saat süren oyun süremde her birini 3-4 kere görmüş olabilirim galiba. Bu da benim için bir başka hayal kırıklığı maalesef.

Oyunun mekanikleri arasında beni en çok memnun eden zamanı ayarlanabilen sekanslar kısmı oldu. Zindana dalarken oynamak istediğiniz süreye göre 5 farklı büyüklük seçeneğinden birini seçip oyun sekansınıza o şekilde başlayabiliyorsunuz. Böylece canınız hızlı bir oyun atmak isterse 5-10 dakikanızı ayırıp bunu yapabilirken, uzun bir oyuna 40-50 dakika da ayırabiliyorsunuz. (Bölümler genişliyor)

Oyunda, normal yaratıkların çeşitliliği haricinde, moblar hususunda sevdiğim yegane nokta pek çoğunun canının farklı niteleyicilere sahip olması. Kimi yaratıklar buz tabanlı oldukları için canları buz kalıbı şeklinde oluyor bir tanesini indirmesi 3 vuruş alabiliyor, ama destenizde ateş hasarı vermenizi sağlayan bir kart varsa bu 3 vuruşu 2 vuruşa düşürebilir hatta alan etkili ateş hasarı ile daha ciddi bir etki bırakabilirsiniz. Tam tersi elbette canı ateşten olan yaratıklar için de geçerli. Bazı yaratıklar ise üst üste sadece belli bir miktarda hasar alabiliyor, çok fazla hasar verirseniz kendini kitleyip alan hasarı vurarak canlarını yeniliyorlar. Kalkanlı yaratıkların ise canlarının üzerinde gerçekten kalkan mevcut misalen. Bu kalkanları kırması, yaratık başına , kademesine göre 2 ila 10 vuruş arası alabiliyor. Bu süreyi kısaltmak için bulur bulmaz kalkanları tek vuruşta kıran kartı destenize katmakta fayda oluyor.

Yaratıkların özelliklerinden bahsedince deste olayına yeniden değinmem gerekiyor. Oyunun ilerleyen safhalarında bu yukarıda saydığım özelliklere sahip olan yaratıkların neredeyse tamamı aynı anda karşınıza çıkabiliyor. Her 3 saniyede bir kart değiştirme ekranını açıp destenizi yeniden düzenlemek istemiyorsanız, bütün yaratıklara karşı iş gören 3-4 (karakterine göre) kartı destenize eklemek zorundasınız. Deste çeşitliliğini budayan etmenlerden biri de bu işte. Yaratıkların farklı özelliklerini sevmiş olsam da, oyundaki her sınıftan yaratığın ekranımda aynı anda belirmesi çok da eğlenceli olduğunu söyleyemeyeceğim.

Kağıttan grafikler, mizahi yaklaşım

Book of Demons görsel ve işitsel açıdan tatmin edici bir yapım. Oyun görsel olarak “Açılır kitap” tarzını benimsiyor. Yani dünya komple kağıt, karton arası bir kaplamaya sahip. Arayüz ve animasyonlar da bu sanatsal seçime uygun dizayn edildiği için oyunu oynarken göz zevkinizi bozan herhangi bir şeyle karşılaşmıyorsunuz. Hatta karakter tasarımlarını oldukça başarılı bulduğumu belirtmem gerekiyor. Kartların tasarımları ve görselleri de hakeza oldukça başarılı ve hem ortaçağ temasını hem de oyunun masal kitabı atmosferini yansıtmakta iyi iş çıkarıyorlar.

Seslendirmelerden yazının ilk safhalarında söz etmiştim. Çok fazla diyalog olmamasına rağmen NPC’lerin diyalogları, karakterimizin konuşmaları ve yorumları, Boss’ların diyalogları oldukça güzel seslendirilmiş. Hele hele oyunu ilk kez bitirdiğinizde tüm köy ahalisinin söylediği acayip orjinal bir şarkı var ki akıllara zarar.

Book of Demons’ta seslendirmeler gibi ses efektleri ve müzikler de genel olarak cidden başarılı.

Ayrıca bağımsız bir yapım olmasına rağmen, oyunun bir iki kere çökmesi hariç, oyunda neredeyse hiçbir bug ile karşılaşmamış olmam da apayrı bir olay. Geliştiriciler erken erişimde geçirdikleri onca zamanı oyunu teknik açıdan mükemmelleştirmek adına harcamış anlaşılan. Keşke oynanışa ve mekaniklere biraz daha odaklansalarmış…

Bir kitabın sonu

Book of Demons eğlenceli ve teknik açıdan başarılı bir yapım. Fakat ,belki de Thing Trunk’ın ilk oyunu olması hasebiyle, oynanış ve mekanik açıdan kusurlu. Tüm bunların üstüne içerik olarak da biraz kıt olmasını eklediğimizde elimizde yeniden oynanabilirliği çok kuvvetli olmayan ama neredeyse tamamen yeniden oynanabilirliğe dayanan bir oyun kalıyor.

Beni yanlış anlamayın, Book of Demons kesinlikle kötü bir yapım değil. Teknik açıdan başarılı, iyi kötü kendini 15 ila 40 saat arası oynatabilecek (oyuncusuna göre), fiyatı da oldukça uygun olan “bağımsız” bir yapım. Lakin kesinlikle bir sonraki büyük bağımsız hit zaman öldürücü bu değil. Geliştirici firma muhtemelen oyunlarının Binding of Isacc, Enter the Gungeon, Slay the Spire, Darkest Dungeon yahut Don’t Starve gibi bir sonraki hit yapım olmasını amaçladılar (zira oyunun tanıtım materyalleri buna işaret ediyor) fakat o oyunlarda oyuncuyu çeken o büyülü malzemeyi kendi oyunları içinde keşfetmeyi başaramadılar.

Book of Demons’dan; yukarıda adı geçen oyunlardan aldığınız tadı almayı, yahut inanılmaz bir yeniden oynanabilirliği beklemiyorsanız, oyundan gerçekten zevk alabilirsiniz. Sunabileceği kısıtlı içerik sınırları dahilinde kesinlikle sizi eğlendirebilir. Ama inceleme boyunca anlattıklarımdan fazlasını bekliyorsanız, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz, demedi demeyin.

 

Aşağıdaki parçayı dinlemeden geçmeyin ama, lütfen :) 

 

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
411
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 70

Küçük firmanın büyük projesi Neden böyle bir başlık attım? Thing Trunk bağımsız bir oyun stüdyosu olduğu için mi? Book of Demons beklediğimden çok daha kaliteli, akıllara zarar bir yapım çıktığından ötürü mü? Hayır. Bu başlığın sebebi, Thing Trunk’un Book of Demons ile giriştiği “Return 2 Games” projesi. Return 2 Games -proje olarak- 2000’ler öncesinde çıkmış ..

Sonuç OFD: 70.0% 70 İyi
- - - - -
Book of Demons harika bir oyun olmaya aday olup, bir sonraki bağımsız hit oyun olmanın ucundan dönmüş bir yapım. Yine de bir şans verebilirsiniz
Oyunun steam linki: https://store.steampowered.com/app/449960/

Benzer Yazılar

Total War Serisinde Devrim Gibi Yenilik: Casusluk Sistemi Oyuna Ekleniyor

Total War Serisinde Devrim Gibi Yenilik: Casusluk Sistemi Oyuna Ekleniyor


Total War Serisinde Devrim Gibi Yenilik: Casusluk Sistemi Oyuna Ekleniyor

Total War: Three Kingdoms'da bulunacak olan casusluk sistemi yeni bir video ile açıklığa kavuştu. Biz de bu güzel videoyu sizler için Türkçeleştirdik. Strateji denildiğinde akla ilk gelen serilerden olan Total War'un yeni üyesi Total War: Three Kingdoms büyük bir merakla bekleniyor. Bizleri...

LG’ye Göre XBOX Kullanıcıları PS4 ve PC Oyuncularından Daha İyi!

LG'ye Göre XBOX Kullanıcıları PS4 ve PC Oyuncularından Daha İyi!


LG'ye Göre XBOX Kullanıcıları PS4 ve PC Oyuncularından Daha İyi!

Buralar karışacak, vaziyet alın Dünyaca bilinen elektronik firması LG'nin Activision ile ortaklaşa gerçekleştirdiği bir "reaksiyon" testi, başlıkta belirttiğimiz sonucu verdi. Yaklaşık 1500 kişi üzerinde yapılan denemenin sonucunda, Xbox oyuncuları en yüksek "reaksiyon" gösterme ortalamasına...

Feudal Alloy’un Çıkış Fragmanı Yayımlandı

Feudal Alloy'un Çıkış Fragmanı Yayımlandı


Feudal Alloy'un Çıkış Fragmanı Yayımlandı

Şövalye zırhında bir balığın hikayesi Feudal Alloy enterasan bir oyun. Sanat tarzı, ana karakteri ve hikayesiyle sıradanlığın dışına taşan ve göz ucuyla dahi görseniz gözünüzün takılacağı türde bir yapım. Hakeza ben de kendisiyle böyle tanıştım. Hafızam beni yanıltmıyorsa iki yada üç önceki...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir