Steep İnceleme

Steep İnceleme

Alpler’i oyun alanına çeviren Steep mercek altında.

Birçoğumuzun gerçek hayatta denemeye cesaret edemeyeceği tonlarca spor çeşidinin olduğunu biliyorsunuz. Bu sporlar arasında bir cephe olan ve kışın yapılanları bence çok daha tehlikeli. Zira dondurucu soğuk yaşanacak bir kazayı çok daha ölümcül kılıyor. Sosyal medyanın ve kamera teknolojilerinin gelişimi ile bu sporları adeta bizzat kendimiz yapıyormuş gibi izleme imkanına sahibiz. Neredeyse her gün bir sürü kahramanın, korkusuzun ve hatta “deli” diyebileceğimiz sporcular becerilerini sergiledikleri videolar yayınlıyor. Biz de ah vah ederek izliyoruz, “keşke” diyoruz, “biz de şu adrenalini yaşasak” diyoruz… Yani parmakla gösterilebilecek derecede tehlike arz eden ekstrem sporlar, aynı orantıda bir hayli ilgi çekici. Şahsen hiçbir zaman düşünmedim ama hep hayal ettim. Oyuncu kimliği olanlar, benim gibi, keşkelerini biraz daha dizginleyebiliyor, dindirebiliyor. Nasıl? Elbette oyunlarla :)

Steep işte bu görevi gören oyunlardan bir tanesi ve en yenisi. Steep, size “ekstrem spor” kategorisine giren bazı kış sporlarını korkmadan yapabilme imkanı tanıyor. Hemen aklınıza SSX serisi gelecek. Ne yazık ki Steep, SSX’in yanından dahi geçemiyor, bence, fakat Steep içerik açısından farklılık sergilediği gibi özgürce dolaşmaya imkan tanıdığı için sadece bu yönüyle SSX’e nazaran övgüyü hak ediyor. Peki Steep’te ne yapıyoruz? Alpler’i bölüm bölüm fethediyoruz. Gece ve gündüz demeden karların üzerinde kayıyor ya da rüzgarın yardımıyla ayaklarımızı yerden keserek o harika atmosferde süzülüyoruz. Şimdi biraz daha detaya inerek Steep dünyasına daha yakından bakalım.

Oyunda hikaye yok gibi bir şey. Alpler’de kayak yapan birisiyiz. Ne yazık ki kendi karakterimizi oluşturamıyoruz. Daha doğrusu bir karakter oluşturma ekranı yok. Belli tipler bizlerin beğenisine sunulmuş, hazır karakterler içerisinden birini seçip, seviye atladıkça elde edilen puan ve aktif olan yeni eşyalar vesilesi ile özelleştirebiliyoruz. Ekipmanlar, teçhizatlar, kostüm gibi kategorilere ayrılan özelleştirme seçenekleri de yeterince çeşitli. Kozmetik açısından tatmin olacaksınız yani. Ancak kesinlikle kendi karakterimizi oluşturmanın olmayışı büyük eksiklik. Ama çok da yadırgamamak lazım zira Alpler’de kayak yapan birinin o donanımlar içerisinde kaybolması ve neredeyse herkesin birbirine benzediğini düşünürsek suratımızı saatlerce sürecek bir özelleştirmeden geçirmenin de pek bir manası yok.

Oyun tamamıyla özgür bir oynanış sunarken, spor dallarına özel parkurlar dışında her şey sizin paşa keyfinize kalmış. Harita da gerçekten büyük. Seviyeniz ile alakalı olarak harita giderek genişliyor. Haritanın genişlemesi gibi yeni parkur ve başlangıç noktaları da seviyenizle bağıntılı. Steep’te yapabileceğiniz spor dalları 4’e ayrılmış. Çift takımlı kayak “Ski”, tek takımlı kayak “Snowboard”, yamaçlarda süzüldüğünüz “Wingsuit Jump” ve yamaç paraşütü “Paraglide”. Bu dört spor dalı arasında istediğiniz an geçiş yapabiliyorsunuz. Durup seçim ekranını açmanız yeterli. Oyunun ana dinamikleri üçün şahıs bakış açısın yani TPS üzerine kurulu ancak FPS modda da oynamanıza imkan sunulmuş. VR ile kesin olduğunuz yerde taklalar atardınız, konsol ya da bilgisayarınızda FPS modunun çok da “oynanabilir” olduğunu söyleyemem ama bazı anlarda atmosferi daha iyi özümsemek için anlık geçiş yapılabilir.

Oyunda en çok aradığım husus kaliteli bir eğitim bölümü oldu ama ne yazık ki düşe kalka ya da ara sinematiklerde verilen önerilerle kendinizi geliştiriyorsunuz. Bu yüzden ilk parkurlarda iman gücü ile bir şeyler yapabildim, altın madalyaları böyle topladım. Ancak hala SSX serilerinde puan rekorlarını kıran, yoldan geçerken “AAA şu SSX’te rekor kıran çocuk değil mi” diye gösterilen ben Steep’te aynı performansı sergileyemedim. Hatta snowboard ile atlayış yaparak elde edilen puan ile derece yapılacak bir parkuru en az 30 kere baştan oynadım. Çünkü istediğim hareketleri bir türlü yapamadım. İşte tam burada SSX serisi ile Steep arasındaki ayrım ortaya çıktı. SSX arcade ve daha laubali ama son derece eğlenceli bir oyun iken Steep ise arcade ve simülasyon arasında gidip gelen ciddi bir oyun. Bu yüzden eğlenmek yerine her parkuru savaş alanındaki bir “görev” olarak algılayıp ciddi ciddi kendimi kastığımı farkettim. Bu da eğlencenin ikinci plana kaydığını işaret ediyor.

Oyun neyi vaat ediyor? Alpler’de yukarıda adlarını sıraladığım dört ekstrem sporu özgürce harika bir atmosferde yapmanızı. Evet, kesinlikle bu hususta başarılı. Yüzlerce parkur, yüzlerce keşfedilecek nokta barındıran oyunun atmosfer hiçbir oyunda yok, Skyrim’de bile yok. Bazı noktalarda ara sinematikler sizi karşılıyor, Alpler ile alakalı tarihsel verilerin de yer aldığı bu hikaye videoları ile bulunduğunuz bölgeleri tanıyorsunuz. Yani bir nevi Assassin’s Creed ve Far Cry’daki “viewpoint” sisteminin kardeşi diyebiliriz.

Özgür bir şekilde dolaşmanız oyunun her saniyesinde eğlence seline boğulduğunuz manasına gelmiyor. Tabi eğer hayatta en sevdiğiniz ve özlem duyduğunuz şeyler dağ, kar, kayak değilse… İşte tam bu anda multiplayer devreye giriyor. İnsanın dünyada bulunma gerekçelerinden biri kesinlikle “tek” olmak değil. Çeşitli noktalarda sizin gibi o anda o alanda olan birkaç oyuncuyu görebiliyor ve beraber takılmak için istek gönderiyorsunuz. Davetler kabul edildiği vakit haritada takılıyorsunuz. Oyun size sesli görüşme imkanı da sunuyor. Ancak bir GTA Online içeriği beklemeyin, yine tek yaptığınız kaymak ve süzülmek.

Biraz da teknik açıdan tahlil edelim. Çeşitli bug ve glitch’ler ara ara kendini gösterse de oynanabilirliğin ve atmosferin baltalandığı neredeyse hiçbir şey yok. Her ne kadar eski parçalardan oluşsa da mini hızaşırtmalarla desteklediğim sistemimde Steep’i hiçbir grafik ayarında taviz vermeden rahatça oynadım. Yukarıda değindiğim gibi atmosfer harika, sesler de aynı oranda olmasığı gerektiği gibi, eksiği yok. Oyunun içerisinde yer alan iz sistemini de teknik çerçeve içerisinde değerlendirebiliriz. Herhangi bir beğenmediğiniz ya da çarparak sporunuzun mahvolduğu anda oyunu durdurup kayağa ya da süzülmeye başladığınız herhangi bir noktadan geri devam edebiliyorsunuz. Yani neredeyse her adım başında bir checkpoint mevcut. Ek olarak oyun içi video kayıt sistemiyle istediğiniz açıdan başarılı parkurlarınızı yeniden izleyebiliyorsunuz. Bir sürü video çekileceğini bilen geliştiriciler, oyuna harika bir ayar eklemiş! Telif hakkı olan müzikleri kapatabiliyorsunuz…

Hoş müzikler eşliğinde o dev yükseltilerden bir kuş misali aşağı süzülürken, bir yandan güneş size selam çakıyor, rüzgar kaskınızı öpüyor, karlar gözünüzü kamaştırıyor… Steep, ekstrem spor sever oyuncular için ideal bir yapım. Hatta bu çapta şu an başka bir oyun yok. Ancak SSX serisindeki gibi egonuzun tatmin edilmesini istiyorsanız size göre değil. Etraftan fişeklerin patladığı, ışıkların saçıldığı, kozmetiğin sınırlarının zorlandığı, her başarılı adımınızda sizi alkışlayan kalabalıkların olduğu ve flaşların patladığı bir atmosfer barındırmayan oyun, ne yazık ki bir süre sonra bazı oyuncular için sıkıcı gelmeye başlayabilir. Hatta oyunu bir “teknoloji demosu” olarak dahi görmeye başlayabilirsiniz.

Bir video da benden :)

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
1
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 85

Alpler’i oyun alanına çeviren Steep mercek altında. Birçoğumuzun gerçek hayatta denemeye cesaret edemeyeceği tonlarca spor çeşidinin olduğunu biliyorsunuz. Bu sporlar arasında bir cephe olan ve kışın yapılanları bence çok daha tehlikeli. Zira dondurucu soğuk yaşanacak bir kazayı çok daha ölümcül kılıyor. Sosyal medyanın ve kamera teknolojilerinin gelişimi ile bu sporları adeta bizzat kendimiz yapıyormuş gibi ..

Sonuç OFD: 85.0% 85 Harika
79 65 85
Yarı arcade yarı simülasyon yapısı Steep'i sadece ekstrem sporlarla uğraşanlar için değil, tüm oyuncular için cazip kılıyor. Harika atmosferi, grafiksel anlamdaki başarısı ve 4 spor dalının başarıyla oyunda varlık sergiliyor oluşu kendi türünde parmakla gösterilmesine vesile oluyor. Steep sınıfı geçiyor.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.aralgame.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Darwin Project İlk Bakış

Darwin Project İlk Bakış


Darwin Project İlk Bakış

Burası Sörbaybır, burda şaka yookh, her şey gerçek! İnsanlar genelde bıkkınlık veren ve yanlış addettikleri şeyleri nitelerken "milletçe şöyleyiz, milletçe yaptık, milletçe *****" gibisinden tabirler kullanmaya gittikçe alıştılar. Doğrudur veya yanlıştır, beni alakadar etmiyor zira bu girizgahı...

Call of Duty: WWII İnceleme

Call of Duty: WWII İnceleme


OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII İnceleme

OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII ile modern savaş, hatta uzay savaşları konseptini bir yana bırakıp serinin çıkış noktasına, İkinci Dünya Savaşı'na dönüyoruz. Call of Duty serisi son birkaç oyundur gelecek savaş deneyimini oyunculara sunmayı tercih ediyordu. 2011'de çıkış yapan Modern Warfare 3'ün ardından...

ELEX İnceleme

ELEX İnceleme


OFD: 79.0%

ELEX İnceleme

OFD: 79.0%

Gothic serisinin ruhani devamı, 2017’nin son çeyreğine sert bir giriş yapıyor Hikayemiz Magalan isminde, dünya benzeri bir gezegende başlar. Magalan, bundan 50 sene kadar evvel, devasa medeniyetlere ve ileri teknolojiye sahip insanların yaşadığı bir gezegendir. Derken göklerden yıkım gelir...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz