Sea of Thieves Xbox One İnceleme

Sea of Thieves Xbox One İnceleme

Ben denizde bir gemi, dalgalar vurur beni; ben ağaçta bir yaprak, rüzgar savurur beni…

Olmadı sevgili okur, çok uğraştım ama olmadı. Dostun yarenliği iyi gelir dediler, bir de öyle denedim. Yeni tecrübelere, yeni seslere açık ol dediler, bir de yeni dostlar edinmekle zaman öldürdüm. Olmadı, olamadı. Ne denesem beyhude, ne kadar çabalasam nafile…

… Sea of Thieves’i sevemedim işte.

Belki “bu bir AAA oyun, 60$’a satılıyor bana AAA zevk vermesi lazım” diye düşündüğümdendir. Belki de “Ulan Indie olarak bile ele alsan bundan daha çok emek verilmiş indie yapımlar var (Bkz: Divinity Original Sin 2, SOMA, Stardew Valley hatta Rocket League), kaldı ki bu oyunun arkasında Micro$oft var arkadaş” dediğimdendir. Bilemiyorum. Tek bildiğim; hayal kırıklığına uğradığım, çok sağlam hayal kırıklığına uğradığım HATTA bu oyunumsunun beni Battlefront 2’den bile daha fazla hayal kırıklığına uğratmış olduğu gerçeği.

İncelemenin sonlarında oyunun neden bu raddede hayal kırıklığına sebep olduğuyla ilgili ciddi bir malumat bulacaksınız. X işaretini gördüğünüzde bilin ki bu gizli malumata… Oyunun geliştirilme sürecinde stüdyodan ayrılmış bir çalışanın analizlerine yer verdik işte yav, Sea of Thieves’i oynadıktan sonra iğrenç korsan şakası toplarına girecek kadar hevesim bile kalmadı.


Deniz üstü köpürür, hey canım rinanay rina rinanay; Kayığa da binsem götürür, hey canım hey

Öyle kayığa da binseniz götürür, gemiye de ama nereye götürür işte asıl mesele bu. Sea of Thieves’in başından beri tanıtımları “sizleri korsanların devrine götüreceğiz, arkadaşlarınızla oynamanın ve keşfetmenin tadına varacaksınız” tadında gidiyordu. Vaatler büyüktü, güvertede Microsoft, dümende yılların tecrübeli firması Rare vardı. Oyunun konsept olarak tamamlanmış vertical slice tanıtımı neredeyse 2,5 (yazıyla İKİ BUÇUK) sene evvel kendini göstermişti. Her şey oldukça yerinde gözüküyordu. Bu oyunun ilk duyurusunda bunları gösterdilerse, ohooo çıktığında oyunda kim bilir görmediğimiz neler olur diye düşünmeye ittiler bizi.

Ardından geçen 2 senede bastılar reklamı, bastılar videoyu. İnsanlar sandı ki Micro$oft yılın Co-op/Multi oyununu çıkarmaya hazırlanıyor. Xbox satışlarını bununla parlatacak. Cümle alem eksikliği hissedilen korsan temalı oyun açlığını bununla doyuracak.

Sonunda oyun yayımlandı bir baktık, iki buçuk sene evvel izlediğimiz tanıtım videosunda ne varsa, burada da aynısı var. Millet önce “yok canım, şimdiye kadar o kadar tanıtımda, reklamda gördüğümüzden ayrı muhakkak bir şeyler vardır” diye düşündü. Ama oyunun haritasını arkadaşlarıyla didik didik eden oyuncular farkettiler ki, o iş öyle değildi.

Micro ve Rare, yüzbinlerce oyuncuya, iki buçuk sene önce gösterdikleri E3 tanıtımındaki oyunun aynısını bile değil, görsel anlamda daha zayıf bir versiyonunu, affınıza sığınarak söylüyorum, kaktırmışlardı.

“Amma gömdün be arkadaşım, ne yaptı bu adamlar elindeki, cebindeki paraya mı göz diktiler” diyebilirsiniz. Ben de “benim değil ama yüz binlerce oyuncunun cebindeki paraya göz diktikleri bir gerçek” derim. Bu iddiamda da yalnız olmadığımı, incelemesini şimdiye kadar yayımlayan ve oyuna 40-50-60 puanları sıralayan oyun medyasından bir takım kişilerin de beni destekler nitelikte açıklamalar yaptıklarını da belirtebilirim. Hatta, inanın bana, bu oyunu halihazırda devam eden Xbox GamePass üyeliğim vesilesiyle indirip oynamamış olsam ve gidip para verip alsam, şimdiye kadar okuduklarınız yerini çok daha sert ifadelere bırakabilirdi.

Peki ne yaptı bu adamlar. 2015 E3’te gösterilen tanıtım zaten güzel değil miydi? İnsanlar bu sebepten oyunu takip etmeye başlamamış mıydı? Şimdi o tanıtıma benziyor diye oyunu eleştirmenin manası ne?

Bunların hepsi makul sorular. Makul sorular, makul cevapları istilzam eder.


Yollar uzun getmeyi, burda zaman geçmiyi; nasil da hatırladım kapidaki çeşmeyi

Evvela belirtmem gerekiyor ki, Sea of Thieves oldukça güzel bir açılış yapıyor. Bir masanın üzerine yayılmış harita kağıdı boyunca hareket eden çizimler konseptinde giriş sinematiği ve oyunun tanıtım fragmanlarından duymaya alıştığımız müzik eşliğinde ağır ağır karakter seçme ekranına doğru geçiş sağlıyoruz. Karakter seçme ekranından rastgele oluşturulan karakterlerden birini seçtikten sonra (bu karakterleri defalarca yeniden oluşturtup beğendiniz bir tip görene kadar devam edebiliyorsunuz) oyun sizden gemi seçmenizi istiyor.

Elimizde iki adet gemi seçeneği mevcut. Ufak yelkenli ve Kalyon. Oyun tek başınıza veyahut iki kişi oynayacaksanız size ufak yelkenliyi, daha fazla oyuncu için ise kalyonu, bir nevi, öneriyor. Geminizi de seçtikten sonra nispeten uzun sayılabilecek bir yükleme ekranının ardından oyun açılıyor. Kendinizi karayip adalarından biri diyebileceğiniz kıvamdaki bir adada, köhne ve az ışıklandırılmış bir tavernada buluyorsunuz. Bu ufacık mekanda başlayınca tabii ister istemez bir tutorial bekliyorsunuz. Oyun da size; bak muz alıyorsun yiyorsun canın doluyor, “Y” ile silah çıkarıyorsun, L1 ile seçilebilir eşya menüsü açılıyor şeklinden komutlarla bekleneni veriyor… mu acaba? Yok bu dediklerimi söyledikten sonra sizi salıveriyor.

Yanlış anlamayın, oyunların elimden tutmasını sevmem. Lakin buradaki durum farklı. Rare’in bu oyuna tutorial ve alıştırma görevi tadından bir şey eklememiş olmasının yegane sebebi oyunun kocaman bir alıştırma bölümünden ibaret olması.

Nasıl mı? Tavernadan çıkıyor sahile iniyorsunuz. Sahilde 3 tane fraksiyonun temsilcisi ile tanışıyorsunuz. Bunlar: Gold Hoarders, Merchant Allience ve Order of Souls. Bu üç fraksiyonda size her seferinde, totalde en fazla 3 tane olabilecek şekilde, işler veriyor. İş dediğime bakmayın, bu “iş” kavramının içindeki faaliyetler hep aynı.

Ne mi bu “iş”ler:

  • Gold Hoarders: Git bana şu adadan hazine sandığı kap gel
  • Merchant Allience: Sana verdiğim şu sepete istediğim hayvanı koy getir
  • Order of Souls: Şu adada iskeletorun biri korku salıyor, git onu öldür kafatasını kap gel

Bu üçünün de görevini yerine getirip, bir de görev eşyasını onlara getirdiğimizde ödülümüzü altın olarak alıyoruz.

Veeeee….

Oyun bitti, bu kadar yani. Koca geliştirici firmanın oyunculara Npc’ler aracılığıyla verebildiği görev çeşitliliği bu kadar. Bu 3’ünden başka etkileşime geçilebilen NPC’ler yok mu? Var tabi, bu 3’ünün görevlerini defalarca yaparsanız, zar zor biriktirdiğiniz altınlarla diğer NPC’lerden kozmetik eşyalar alabiliyorsunuz. Başka bir işe yarıyorlar mı? Bazılarının komik diyalog seçenekleri var. Başka vasıfları? Yok.

Tamam, tek başınıza yapıp yapabileceğiniz bu bahsettiğim görevleri tekrar tekrar yapmak ve arada düşmancıl bir grup oyuncuya rastlarsanız patates olup göreve baştan başlamak.

Peki oyunun o kadar vurucu yanı olarak tanıtılan co-op? Yani az önce dediğim işleri 4 kişi yapmak, denk gelirseniz kraken ile mücadele etmek ve eğer düşmancıl oyunculara denk gelirseniz en azından mücadele şansınız olmasını istiyorsanız; oyunu 4 kişi de oynayabilirsiniz. Peki 4 kişi oynamak Sea of Thieves’in içi bomboş bir oyun olduğu gerçeğini değiştiriyor mu? Hayır. Oyunu bir miktar olsun eğlenceli kılıyor mu? Zevk alabilen için kesinlikle, evet.

“Yav ben videolarda gördüm, o kadar ada var, içinde gizemler varmış, hazineler varmış”. Yalan dolan arkadaşlar, adaların her biri şekilleri hariç neredeyse birbirinin aynısı. Oyunun haritasının ve oyun alanındaki herhangi bir yerin, isimlerinden hariç, kendine özgü, karakteristik hiçbir yanı mevcut değil. Bomboş, erken erişim bir açık dünya oyunundaymış gibi dolanıyorsunuz. Kaldı ki, ben Sea of Thieves’ten daha dolu erken erişim oyunları gördüm. Durum o kadar vahim yani.


Çarpışır kılıçlar, taarruz eder korsanlar; argh rargh ve yarr

Bu kadar büyük enkazı kaldırıp oyun olarak sunabilmek için en azından elle tutulur oynanış mekanikleri gerekir değil mi? Evet, belki bu noktada şaşıracaksınız ama Sea of Thieves oynanış mekanikleri olarak oyunun genel olarak sunduğu boşluktan fazlasını sunmayı başarıyor… tabi o da bir noktaya kadar, ki o nokta canınızı baya sıkacak, benden söylemesi.

Oyunun bizlere sunduğu gemi kontrolü oldukça elle tutulur ve anlaması basit kurallara dayanıyor. Bu kurallar tamamen gerçekçi veyahut simülasyon tadında değil elbette. Bu bağlamda Sea of Thieves’te gemi kullanmayı, gerçekçilik öğeleri serpiştirilmiş arcade bir yarış oyununda araba kullanmaya benzetebiliriz.

Başlarda biraz afallasanız da (her gün gemiler ve deniz ile alakalı oyunlar oynamadığınızı varsayarak konuşuyorum) ilk 1-2 saat içinde gemiyi tamamen kontrol altına almayı ve sağa sola çarpıp gövdede delikler açmadan yolculuk etmeyi öğreniyorsunuz. Peki ya gövdede delikler açıldığında? Hiç merak etmeyin, solo olarak dahi oynuyor olsanız dümeni bırakıp, gövdeye iki-iç tahta çakmak ve gemiye dolan suyu kovayla boşaltmak her oyuncunun altından rahatlıkla kalkabileceği basitlikte tasarlanmış. Gemiyi kontrol etmek kalyon tipi büyük gemilerde daha zor olsa da, o gemileri 3-4 oyuncu birlikte kullanıyor olacağınız için o noktada da herhangi bir oyuncunun zorlanacağını sanmıyorum.

Gemi kullanımı, manevra yapması iyi güzel, peki gemimizin içini nasıl kullanabiliyoruz? Tabii ki bir korsan gemisi nasıl kullanılmalıysa öyle. Ganimetlerimizi yığıyor, varillere her korsanın yapması gerektiği gibi muz(?!) ve odun(!?!) depolayabiliyoruz. Üstüne üstlük üzerimizi gemide değiştiriyor, silahlarımızı gemide seçebiliyor ve hatta dünya haritasına sadece gemide erişebiliyoruz. Kısacası gemimiz Sea of Thieves’te evimizin yerini tutuyor, tıpkı bir korsan oyununda olması gereken gibi.

Geminin içinde aynı zamanda partiler verebilir ve hızlı erişim tekerleğinden ulaşabileceğiniz müzik aletlerinizle ortamı hareketlendirip, arkadaşlarınızla deponuza en son koyduğunuz bir öncekinin aynısı on milyoruncu hazine sandığının şerefine bardak da tokuşturabilirsiniz.

Gemi ile bir de ne yapabilirsiniz biliyor musunuz? Diğer oyuncuların gemilerine saldırabilirsiniz…

Saldırı, savaş, yani uzun lafın kısası oyunun savaş ve dövüş mekanikleri. Size bir noktada canınızın ciddi manada sıkılacağını söylemiştim değil mi? İşte o nokta bu nokta.

Oyunda gemi savaşları cidden çok yavan ve sıkıcı geçiyor. Oyuncuların kendilerini topların içinde doldurup düşmana fırlatabilmesi esprisi bile bu yavanlığı ortadan kaldırmaya yetmiyor. Oyundaki deniz savaşlarında ne bir derinlik ne de taktiksel bir yapı mevcut. Gemi savaşlarında savaşın seyrini etkileyen yegane ve belki de tek etken kaptanınızın gemiyi kullanmada ne kadar mahir olduğu oluyor. İyi kaçan ve manevra yapan ekseriyetle galip olan taraf oluyor. Lakin bu sadece aynı sayıda oyuncunun birbirine karşı olduğu adil mücadeleler için geçerli. Genel olarak ne mi oluyor? Hala pubg oynadığını zanneden 4 kişilik arkadaş grupları gördükleri her solo veya duo oyuncuyu parça pinçik edip diğer 4 kişilik takımlara rast geldiklerinde topukluyorlar. Olan bu.

Hadi gemi savaşları bir miktar olsun oyuncuya potansiyelini kullanma imkanı tanıyor? Peki oyundaki ,diğer oyuncular ve iskeletler ile savaşmak için tasarlanmış standart dövüş sistemi?

Açık ve net söylüyorum, lafını dahi etmek istemiyorum. 2018 senesinde, arkasında Micro$oft bulunan ve AAA yapım olarak piyasaya sürülen bir oyunda 10-15 sene öncesinin hantallığına sahip bir dövüş-savaş sistemi olması kabul edilemez bir saçmalık.


Dolu rüzgârla çıkıp ufka giden yelkenli!; Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli.

Madem bu kadar kötü bu oyun, neden bu kadar dil döküyorsun diyorsunuz değil mi? Yazıyorum zira evvelden de bahsettiğim gibi, hayal kırıklığım çok büyük. Belki de bu incelemeyi okuyan pek çoklarınız gibi, ben de denizler ve korsanlarla alakalı oyunları seviyorum. Lakin işin korsanlar cephesinde elle tutulur ve zamanımı verdiğime gerçekten değdi diyebileceğim Sid Meier’s Pirates, Tempest, Blackwake, AC IV: Black Flag harici oyunlara uzun zamandır denk gelemedim ve  gerçekten Sea of Thieves’in o oyun olmasını bekliyordum.

Hani denize açıldım mıydı bana kendiliğinden şu dizeleri söylettirsin istiyordum :

Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,

Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!… 

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.

Olmadı, olamadı sevgili okur.

Sea of Thieves’te denizin cam gibi güzelim mavisini gördüğüm, renklerin cümbüşüne şahit olduğum doğrudur. Sesleri, ses efektleri ve seslendirmeleriyle kulağıma hoş geldiği de bakidir. Bakın bunları yapamamışlar demiyorum ama o denize açıldığınızda tatmanız gereken özgürlüğü ve rüzgarın sizi aldığı yere götürmesi hissiyatını bir türlü verememişler. Hoş, oyunun ilk tanıtımlarıyla karşılaştırıldığında “yapabilmişler” dediğimiz alanlarda dahi oyunun kırpıldığını görüyoruz ya. Neyse yeterince gömdük diyelim.

Ya da demeyelim zira bizden başka gömecek olan varmış. Sea of Thieves’in çıkış günü, oyunun yapım sürecinde 2 sene kadar çalıştığını ve ardından şirketten ayrıldığını iddia eden bir reddit kullanıcısı oyun hakkında açılan bir eleştiri konusunda oldukça sağlam iddialar ortaya attı. Normalde bu tür iddialara kulak vermek pek mantıklı değildir lakin anlattıklarındaki tutarlı yapı ve öfke söylemi içermeyen sözleri merakımızı celbetti. Konu uzadıkça adı geçen kullanıcı pek çok bilgi paylaştığı için ben size sadece konu başlığı sayılabilecek bir kısmını aktarıyorum:

  • Ben şirketten ayrılmadan evvel, oyunun ilk test aşamalarında dahi pek çoğumuz oyunun sıkıcı ve tekrara düşen bir yapıda olduğunu iddia ettik lakin sözlerimiz pek kaale alınmadı
  • Organize olarak yaptığımız oyun testlerinden sonra geri dönüş vermemiz gerekiyordu. Başlarda oynarken çok eğleniyorduk, lakin bir müddet sonra 45dk-1 saat arası süren bu testlerden insanlar kaçmaya başladı, zira artık eğlenmiyorduk
  • 2 yılın üzerinde çalıştığım süre içerisinde, stüdyoda, sorsanız oyunun tam olarak ne olduğunu, ne üzerine olduğunu ve nereye doğru gittiğini tarif edemeyecek takım arkadaşlarım vardı. Oyunun fikri hiçbir zaman o kadar sağlam bir yapıya dayanmıyordu
  • Oyun başta aynı “Goonies” tarzında bir dostluk macerası konsepti olarak düşünülmüştü, sonradan bugün gördüğümüz korsan konseptine geçiş yaptı

“Beddall” nickli kullanıcının verdiği bilgiler bu kadarla kısıtlı değil. Bazıları oyunun geliştirme süreci hakkında o kadar detaylı bilgiler veriyor ki, okumadan inanmanız mümkün değil (geminin çapa tasarımının çözülememesinin ardında neyin yatıyor olması gibi) Buradan anlaşılan o ki, Sea of Thieves’in en büyük sıkıntısı aslında çok zayıf bir temel üzerine inşa edilip, içerik üretmek konusunda eksik kalınmasıymış.

Bak abicim, ben sana iyilik yapıyorum. Atla şu gemiye, uzaklaş buradan.


Uzun lafın kısası veya What will we do with a drunken sailor?
 

Sea of Thieves zayıf fikirlerin, zayıf bir temel üzerine, zayıf görev ve nispeten zayıf oynanış mekanikleri ile bina edilmesinin sonucu ortaya çıkmış bir “şey”. Neresinden tutsanız elinizde kalan, azıcık zevk alarak oynamak istiyorsanız en az 3-4 birbirini tanıyan arkadaş ile oynanması mecburi olan bir yapım karşımızdaki.

Tabi her malın bir alıcısı vardır. Benim gibi 3 arkadaşını bir araya zar zor getiren ve onlarla oynadığı süreçte dahi sıkıntıdan ölen ve gram eğlenemeyen insanlar mevcut olduğu gibi, bu oyunu solo oynayıp “çok eğlendim, acayip kafa dağıtmalık oyun” diyenleri de bulunacaktır. Şahsen ben oynadığım 15 saatlik sürenin ilk saatinden sonra zerre kadar eğlenebilmiş değilim. Kaldı ki daha 2 dakikada bir meydana gelen rubberbanding ve lag problemlerinden bahsetmedim b… uff başıma ağrı girdi lan artık.

Velhasılı benim amacım burada sağ duyulu bir tavsiyede bulunup, oyuncuları yaşayabilecekleri bu devasa hayal kırıklığı ihtimaline karşı uyarmak.  Sea of Thieves’i tavsiye etmiyorum ve nezdimde, açık-net olarak, Rare’in şimdiye kadar geliştirdiği en kötü oyun ilan ediyorum.

Not: Aşağıdaki puan oyunu arkadaşlarıyla oynayacaklar için geçerli bir değerlendirmedir. Tek başına oynayacak olanlar genel toplamdan koca bir puan daha çıkarabilir. 

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
3112
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 55

Ben denizde bir gemi, dalgalar vurur beni; ben ağaçta bir yaprak, rüzgar savurur beni… Olmadı sevgili okur, çok uğraştım ama olmadı. Dostun yarenliği iyi gelir dediler, bir de öyle denedim. Yeni tecrübelere, yeni seslere açık ol dediler, bir de yeni dostlar edinmekle zaman öldürdüm. Olmadı, olamadı. Ne denesem beyhude, ne kadar çabalasam nafile… … Sea ..

Sonuç OFD: 55.0% 55 Eh İşte
- - - - -
Agresif reklam kampanyalarına kanmayın. Sea of Thieves’e balıklama dalmayın

Benzer Yazılar

No Man’s Sky’ın Next İsimli Yeni Güncellemesi Detaylandırıldı

No Man's Sky'ın Next İsimli Yeni Güncellemesi Detaylandırıldı


No Man's Sky'ın Next İsimli Yeni Güncellemesi Detaylandırıldı

No Man's Sky'ın şimdiye kadarki en büyük güncellemesi olacak 'Next', içerdiği özellikler sayesinde oyunu baştan aşağı yenileyecek. 2016 yılının en merakla beklenen, en çok konuşulan ve belki de en çok hayal kırıklığına sebep olan yapımlarından biriydi No Man's Sky. Sahip olduğu kentilyonlarca...

The Spectrum Retreat İnceleme

The Spectrum Retreat İnceleme


OFD: 75.0%

The Spectrum Retreat İnceleme

OFD: 75.0%

The Penrose Oteli'ne hoşgeldiniz, lütfen tatilinizin tadını çıkarın(!) Bundan iki yıl önce Dan Smith isimli 18 yaşında bir genç, geliştirdiği oyun prototipi sayesinde Genç Oyun Tasarımcıları kategorisinde BAFTA Ödülü kazanmayı başarmıştı. "Spectrum" adını verdiği bulmaca tarzındaki oyun...

Darksiders III’ün Çıkış Tarihi Açıklandı, İnanılmaz Koleksiyoncu Sürümleri Duyuruldu!

Darksiders III'ün Çıkış Tarihi Açıklandı, İnanılmaz Koleksiyoncu Sürümleri Duyuruldu!


Darksiders III'ün Çıkış Tarihi Açıklandı, İnanılmaz Koleksiyoncu Sürümleri Duyuruldu!

Bendeki hype tavanı deliyor, o kadar diyeyim Darksiders, oyuncular olarak hepimizin bildiği, kimimizin bayılıp kimimizin nefret ettiği serilerden. Ben ise bu gruplandırmada seriye bayılan tarafta yer alıyorum. Nedeni ise muhtemelen bu çizgi roman tadındaki dünyanın, Joe Madureira'nın elinden...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir