Resident Evil 7 -Biohazard- İnceleme

Resident Evil 7 -Biohazard- İnceleme

Resident Evil 7, bir korku oyununa dair beklentilerin tümüne cevap verebilecek başarılı bir içerik ortaya koyuyor.

İnsan neden küfür eder? Karşısındakine neden hakaret etme, onu aşağılama ihtiyacı hisseder? Bunun çok nedeni var ama en bariz olanı elinden bir şey gelmemesi, o esnada karşı tarafa yapabileceği en olası saldırının sadece küfür olmasıdır, yani en kısa tabiriyle aciz hissetmesidir. Ben pek küfür etmem, sadece çok ama çok sıkıştığım zamanlarda. Lakin kıymetli Oyun Fest severler, Resident Evil VII’yi oynarken çok küfür ettim. Biten kurşuna, arkamda devrilen şişeye, Jack’e, Mia’ya, köşe başından ansızın çıkan her şeye. Tamam korku oyunu yapıyorsunuz da biz de insanız kardeşim, ödümüzle ne alıp veremediğiniz var?

Bu eski Resident Evil diiiil yaaa”

Öncelikle şu tepkiyi veren oyun severlerin ağzına çamurlu küreği bir vuralım. Ölmüşler mi? Ölmemişler. Bir daha vuralım. Yine mi ölmediler, tamam, kaldırın koyun şuraya, arka sıradan dinlemeye devam etsinler. Serinin bütün oyunlarını oynamış bir oyunsever olarak, zamanında korku/hayatta kalma türü olarak oynadığımız Resident Evil serisinde en son ne zaman adam akıllı korktuğumuzu, gerildiğimizi bir hatırlayalım diye sormak istiyorum. Ben hatırlatayım size, ne beşinci oyunda ne de altıncı oyunda gerilimi hissettik (hele altıncı oyunda Leon’un dışındaki senaryolar resmen Resident Evil’a hakaretti). Resident Evil 4’te Leon Kennedy’nin eli testereli, mahallenin deli abisi Chainsaw Man’le yüzleşmesinden sonra seride korku ne yazık ki bitti… Capcom çok çabaladı, çok uğraştı, hem korkutayım, hem aksiyon sevenleri tatmin edeyim, e film gibi de olsun derken her şeyden biraz biraz katma formülü işe yaramadı.

Ama Resident Evil 7 öyle bir değişikliğe gidiyor ki seride , Capcom’u gözlerinden öpüp, bayram harçlığını bol keseden cebine sıkıştırıp yollamaktan başka bir şey kalmıyor bize. Yapımcı Masachika Kawata’yı cesaretinden ötürü tebrik etmek gerekiyor. Seriyi ipten almış, olması gerektiği gibi korku/hayatta kalma türünün zirvesine çıkartmayı bilmiş.

İlk olarak herkesin videolardan ve demodan gördüğü üzere eski omuz üstü kameramız gidiyor, yerine korku hissini çok daha derinlemesine deneyimlememize yardımcı olan karakterin gözlerinden gördüğümüz FPS kamerası dahil oluyor. Eski kurtların ilk karşı çıktığı olay buydu, ama bence mükemmel bir karar olmuş. İkinci önemli değişiklik ise deli gibi zombi vurma olayı, yerini daha çok gerilimin tavan yaptığı kısa süreli YÜZLEŞME seanslarına bırakmış. Bu yüzleşmeden kastım belli bir süre herhangi bir düşmanla karşılaşmadan fakat onun orada olduğunu bilerek geçen gerilimli anlardan sonra, bölüm sonu canavarı gibi yoğun bir çatışma sürecinin başlaması.

Yani aslına bakarsanız klasik Resident Evil oyun sisteminden ayrılsak da , tamamen Amnesia gibi savaşsız, sürekli kaçtığımız, kendimizi sadece atmosfere bıraktığımız türde bir oyun haline de dönüşmüyor Resident Evil. İkisini mükemmel harmanlıyor. Her Resident Evil oyununda olduğu üzere bir envanter yönetim sürecimiz var. Sağda solda bulduğumuz eşyalarla bulmaca çözme, bölüm içinde daha önce ulaşamadığımız yerlere yine bu eşyalarla ulaşabilme gibi klasik Resident Evil oyunlarından kalan miraslar duruyor. Şikayetçi miyiz, hayır, hatta son zamanların modası atmosferik korku türüne çok da güzel oturmuş bu sistem. Özellikle bazı kilitli kapıların “sonradan açılma” özelliği bende tam anlamıyla hastalık olduğu için, oyundan aldığım zevk katmerlendi.

Oyunun detaylarına geçmeden özetlemek gerekirse Resident Evil yıllardır yapamadığı korkutma işini elinizden fare attıracak, ekrandan yüzünü çevirttirecek kadar iyi yaparken, sizi kediden kaçan fare yerine koymayarak elinizde gayet güçlü silahlarla leziz bir senaryonun içine bırakıveriyor. Aferin Capcom, gözüme girdin.

Ethan, bunu izliyorsan eğer, sakın peşimden gelme (kaçan kovalanır arkadaş)

Resident Evil oyunu dedik, ama bunun neresi Resident Evil, bir evin içinde saklanıp duruyoruz diyen arkadaşa, birkaç kürek darbesi daha vurduktan sonra tuzlayıp dinlenmeye bırakıyoruz. Resident Evil 7 tamamen bir devam oyunu aslında. Ana karakterimiz Ethan Winters adında, eşinin son mesajı “beni aramaya gelme sakın” olan bir mazlum. E eşiniz size aramaya gelme derse, mecburen gitmek zorundasınız zaten (hele bir gitmeyin). Kendisi oldukça cesaretli, cevval de bir arkadaş. 3 yıl önce kaybolmuş eşinden “uzak dur” temalı bir mesaj alınca haliyle düşüyor yollara. Louisina eyaletinin kurgusal şehri Devey’e doğru yola çıkıyoruz. Yalnız riski belli olan bu seyahatte insan yanına kendini savunmak için ekstra bir şeyler alır, bir cep telefonu, ufak bir İsviçre çakısı (çakı deyip geçmeyin) edinir değil mi? Bakkala ekmek almaya çıkar gibi çıkmışız evden, utanmasa terlikle gidecek. 2013 yılında geçen Resident Evil 6’dan 4 yıl sonra 2017 yılında geçen (aman tanrım, müthiş matematik hesaplaması) bir oyun olarak (ciddi anlamda) önceki oyunların devamı diyebilme cesaretini bulabiliyoruz tabii ki, ama devasa şehirleri kapsayan, delicesine herkese bulaşan bir salgın yerine daha ufak çapta, daha etkili ve daha sır dolu bir bulaşma söz konusu burada. Daha fazla açık vermeyelim, yoksa küreği yiyen taraf ben olacağım.

Resident Evil 7’nin , daha önce de dediğim gibi, en iyi başardığı şey korkuyu her şekilde bize hissettirmek. Eşinizin bulunduğu o tekinsiz eve girdiğiniz andan itibaren size eşlik edecek bu korku hissi oyunun son saatinde bulduğunuz güçlü silahlarla kaybolsa da, 10 saatlik senaryonun 8 saatinde yeteri kadar sinirlerinizi yıprattığı için bence sorun yok. Capcom seslere inanılmaz önem vermiş, haliyle gerilime katkı yapan şeylerden en önemlisi, görsel etkenlerden ve anlık fırlayan düşmanlarınızdan çok, sesler. İyi bir kulaklıkla oynadığınızda , arkanızı göremediğinizden kaynaklı olarak, en ufak bir kapı sesi, üst katta yere düşen bir şeyler, yan odadaki koşuşturma sesleri derken oyunda rahat hissettiğiniz tek an kayıt noktalarınızın bulunduğu güvenli odalarınız olacak.

Neler olup bittiğini elbette etrafta bulduğumuz nesnelerden öğreneceğiz. Outlast, Alien: Isolation ve hatta Amnesi’dan bu şekilde gördük sonuçta. Capcom’da bu işin raconu buymuş arkadaş deyip de yıllar süren zombi salgını türünü bıraktığına göre, racon kesmeyi bırakıp, racona uyma tercihinde bulunmuş (Hayır, Kurtlar Vadisi izlemiyorum). Ama işin içine kendi kurallarını da katmayı ihmal etmemiş. Hiçbir şeyden haberi olmayan bir adamın bulduğu ufak tefek fotoğraf ve videolarla (sağda solda bulacağınız etkileşimli video kasetleri izlemek zorunda değilsiniz ama mutlaka oynamanızı tavsiye ediyorum) evde birilerinin katliam yaptığını fark etmesiyle, aynı şeylerin kendi başına da geleceğini bilmesi Resident Evil VII’nin gerilimi yakaladığı nokta. İpuçlarını toplarken geçirdiğimiz olaysız fakat arka planda sürekli evde birilerinin geziyormuş hissini veren seslerle birlikte oldukça gerilimli anlar, “ben korkmam abi ya” diyen adamın dahi (bakınız ben) kendini kasacak, hiç olmadı bacaklarını ileri uzattıracak ve bir anlığına ekrandan başka yere bakmak isteyecek kadar rahatsız edici sahnelerle doruk yapıyor.

Tabii sadece seslerle işi sınırlamak istemiyorum. Hiçbir düşman görmediğiniz gerilimli anlardan sonra, başınıza musallat olan Baker ailesinin her bir ferdiyle didiştiğiniz son yılların en gerilimli yüzleşmeleri, bazen beklediğiniz anda duvar, kapı, pencereden fırlasalar bile insanı korkutuyor.

Gençler birbirini görmüş beğenmiş

Aile bireyleriyle tek tek karşılaştığımız bir boss savaşları silsilesi var. Vücutlarında dolanan bir musibet yüzünden ızdırap çekiyorlar… Bu yüzden kendileriyle birden fazla karşılaşmamız gerekebiliyor. Evil Within’deki kafasında kasayla dolaşan izbandutu hatırlayın? Evet mantık tıpkı onun gibi.

Daha önce bahsettiğim bu kısıtlı kaynak ve envanter sistemi, bu sınırlı sayıdaki düşmanlarımızla çarpışırken zaten gergin olan ortamı daha da germek gibi ulvi bir görev üstleniyorlar. Çoğu zaman saklanarak veya kaçarak mühimmat saklamak isteyeceksiniz ta ki en son köşeye sıkışıncaya kadar. Zaten bir odanın çıkış kapısı varsa o odada düşmanla uğraşmak darda kalmadıkça mantıklı değil. Bazen mühimmat fazlanız olabiliyorken, bazen de atacak tek mermi bulamıyorsunuz, dikkatli olmak lazım. Bazen rakiplerinizin müdahalelerinden kat’iyen kaçamıyorsunuz, bu durumda da ellerinizi yüzünüze kaldırıp, aman dilenerek aldığınız hasarı azaltmanız mümkün.

Resident Evil 7’de yapacağınız en önemli işlerden birisi de keşif. Oyunu aşırı hızlı oynarsanız, kaçırabileceğiniz çok fazla eşya var. Bu eşyalar da tabii ki çeşitlilik gösteriyor; size oyun esnasında oldukça yardımcı olan, bitki, katalizör, mühimmat gibi tüketilebilen eşyaların yanında, karakterinizin azami sağlını ve silah doldurma hızını etkileyecek eşyaları açmanıza imkan veren tarihi sikkeler var. Tabii çoğu eşya öyle kabak gibi açıkta durmuyor, bir şekilde keşfetme güdünüzü kullanıp bunları ortaya çıkarmanız lazım. Kimi zaman kapalı kapılar ardında duran, kimi zaman da bir eylemi gerçekleştirmeden kesinlikle gün yüzüne çıkmayacak ipuçlarıyla gizlenen dünya kadar eşya var. Tabii oyunda tıpkı eski oyunlarda olduğu gibi eşyaları birleştirerek yeni eşyalar çıkarma imkanımız da bulunuyor. Bunları da yine ihtiyacımıza göre belirliyoruz .

Görsel olarak Residen Evil 7 tatmin edici bir deneyim sunuyor gerçekten de. Aslında ortam inanılmaz karanlık. Gün ışığını sadece 10 dakikalığına görebildiğiniz bir çevre burası. Ama Capcom’un oyun çıkmadan önce de tanıtımını yaptığı Fotogrametri tekniğiyle birlikte, görebileceğiniz her şey müthiş detaylı. Oyunda gördüğünüz görseller gerçek nesneler kullanılarak toplamda 140 DSLR kamera kullanılarak dijitalleştirilmiş. Oyunun kendine has olan RE Engine motoru da hem ortamın karamsar havasını çok iyi aktarıyor, hem de ışıklandırma olarak gerçekten başarılı. Genel olarak sarımtırak, 90’lardan kalma bir görsel hava hakim zaten oyuna ama detaylara inince vermek istediği karamsarlık hissinde gayet başarılı. Bu arada oyunu oynadığım sistemi i5 6600K, 8 GB Ram ve gtx 970. Yüksek detaylarda sabit 60 FPS ile oynadım fakat kimi yerlerde FPS’nin 2-3 saniyeliğine 1’e (yazıyla bir) düştüğü yerler oldu. Bu işe bir çözüm bulmaları lazım, özellikle düşmanların sizi kovaladıkları sahnelerde bu ani düşmeler canınızı yakabiliyor.

Kürek yiyen arkadaş kendine geldi mi?

Oyunu oynamadan önce herkeste “çok fazla tercih varmış yeaa” havası vardı, bir hevesle girdim ama ne yazık ki oyun sonunu ekleyen sadece bir tercih imkanı var. Oyun esnasında bulabileceğiniz deney raporları, Mr. Everywhere heykelleri gibi toplanabilir nesnelere göre, ikinci oynanış için elde edebileceğiniz eşyalar değişiyor tabii ki. Hatta oyunu 4 saatin altında bitirdiğinizde bile, ikinci oynayışınıza etki eden bir eşya bile mevcut. Henüz daha tam listeler, neyin neye etki edeceğine dair her şey tam olarak ayyuka çıkmamış olmadığından çok şey yazamıyorum ama genel olarak iki farklı oyun sonu var diyebiliriz.

Özetlemek gerekirse Resident Evil’ın B sınıfı filmi havasından artık uzaklaşmasının vaktinin geldiğini Capcom da anlamış olsa gerek, Amnesia ve Silent Hill tadında korku ve sağ kalmaya dayanan, ayakları yere sağlam basan taş gibi bir oyunla çıkıyorlar karşımıza. 10 saatlik bir senaryo için şu an Steam’de talep edilen fiyatı oldukça yüksek olsa da ülkemiz dijital oyun satan sitelerinde biraz daha uygun fiyatı. Yine de ilk indirimde çok daha makul olacaktır. Korku oyunu seviyorsanız eğer, hiç vakit kaybetmeden son yılların en güzel Resident Evil olayını kaçırmayın. Bu arada Jack, ben senin o kel kafanı var ya… Neyse.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
62
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 85

Resident Evil 7, bir korku oyununa dair beklentilerin tümüne cevap verebilecek başarılı bir içerik ortaya koyuyor. İnsan neden küfür eder? Karşısındakine neden hakaret etme, onu aşağılama ihtiyacı hisseder? Bunun çok nedeni var ama en bariz olanı elinden bir şey gelmemesi, o esnada karşı tarafa yapabileceği en olası saldırının sadece küfür olmasıdır, yani en kısa tabiriyle ..

Sonuç OFD: 85.0% 85 Harika
8 7,9 90 8,5
Resident Evil'ın B sınıfı filmi havasından artık uzaklaşmasının vaktinin geldiğini Capcom da anlamış olsa gerek, Amnesia ve Silent Hill tadında korku ve sağ kalmaya dayanan, ayakları yere sağlam basan taş gibi bir oyunla çıkıyorlar karşımıza.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.playstore.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Battlefield 1 They Shall Not Pass İnceleme

Battlefield 1 They Shall Not Pass İnceleme


Battlefield 1 They Shall Not Pass İnceleme

Battlefield 1'in ilk genişleme paketi olan They Shall Not Pass'i sömürdük. Battlefield 1 Premium Pass sahipleri, ilk genişleme paketi olan They Shall Not Pass'i asıl çıkış tarihine nazaran yaklaşık iki hafta önceden denemeye başladı. Playstore'un katkıları ile bu talihe ben de eriştim...

Mount & Blade II: Bannerlord Geliştirici Günlüğü Blog 15 – Değerli İlişkiler

Mount & Blade II: Bannerlord Geliştirici Günlüğü Blog 15 – Değerli İlişkiler


Mount & Blade II: Bannerlord Geliştirici Günlüğü Blog 15 – Değerli İlişkiler

TaleWorlds, Bannerlord için hala ser verip sır vermediği bir dönemde bizlere sürpriz yaparak yeni bir geliştirici günlüğü yayınladı! Sizler için çevirdik! Bu ay dünyaca ünlü PC Gamer dergisine kapak konusu olan Bannerlord, bizleri gururlandırırken çıkış gününü iple çektirmeyi ihmal...

Tom Clancy’s Ghost Recon: Wildlands İnceleme

Tom Clancy's Ghost Recon: Wildlands İnceleme


OFD: 78.0%

Tom Clancy's Ghost Recon: Wildlands İnceleme

OFD: 78.0%

Ghost Recon: Wildlands ilgi gösterdikçe güzelleşen, eksikleri olsa da bir şekilde merakınızı perçinleyen bir oyun. Aranızda Breaking Bad izlemeyen var mı? Yok mu? E güzel o zaman. Kel kafasından kendisi suçlu olan Walter White'ın nam-ı diğer Heisenberg'in uyuşturcu kartelleriyle olan pek...

Kimler Neler Demiş?

1 Yorum - "Resident Evil 7 -Biohazard- İnceleme"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Abdullah
Ziyaretçi

Güzel inceleme, teşekkürler

wpDiscuz