Re-Legion İlk Bakış

Re-Legion İlk Bakış

Siberpunk tarikat simülatörü

Cyberpunk 2077 duyurulduğunda ve ilk görsel materyalleri piyasaya döküldüğünde kafanızda nasıl bir imaj oluşmuştu? Şahsım adına konuşmam gerekirse benim havsalam direkt olarak Deus Ex, Shadowrun ve Akira arasında mekik dokumaya başlamıştı. O biçim bir atmosfer bekliyordum yani. Sonrasında piyasaya çıkan oynanış görüntüleri ve 1 saate yaklaşan oynanış videoları ise bu konudaki tüm hevesimi, tabiri caizse, kursağıma dizdi.

Beklediğim Cyberpunk dünya Hong Kong Express veyahut Perturbator dinlediğim vakit kafamda oluşan o kaotik ve algılaması, benimsemesi bugünün standartlarına göre zor olan dünyaydı.

Hayal kırıklıklarımı bir kenara bırakırsak, biz Cyberpunk 2077’yi bekleyeduralım, o beklediğim atmosferi yaşatabilen The Red Strings Club ve Ruiner gibi yapımlar o aralıkta oyun dünyasında kendine yer buldu. Bunlar bağımsız yapımlar olduğu ve ölçekleri AAA yapımlara nazaran pek küçük kaldığı için pek konuşulmadılar elbet.

2019 senesinin şu ilk aylarında ise bizleri Cyberpunk atmosferi sağlam yaşatan, hatta tüm tasarımı bunun üzerine bina edilmiş, bir yapım karşılıyor: Re-Legion. Tamamen devasa şirketlerin idaresine geçmiş bir dünya, vücut gelişimlerine (augmentation) bağımlı insanlar ve 2184 senesi. Kulağa hoş geliyor değil mi?

Kelime oyununu zaten çoktan farketmişsinizdir, lakin ilk seferde anlamayanlar için açıklamış olayım Re-legion / Religion (Din)

Re-legion hikaye temeli, kurgusu ve oluşturulan dünyası ile Cyberpunk kaşıntısı olan herkese iyi gelebilecek bir yapım. Lakin iş “oyun” olmaya gelince, sadece bu üç kuvvetli noktanın Re-legion’u kaldıramadığını açık bir şekilde söylemek gerekiyor.

Dediğim gibi, oyunun hikaye temeli kuvvetli. Devasa kurumsal şirketlerin yönettiği dünyada kendi kafalarının içinde esareti yaşayan milyonlarca insanı uyandırmak ve zincirlerinden kurtulmuş, tabularını yıkmış bir dünya oluşturma idealiyle ortaya atılan bir adamın bu yeni dünyanın peygamberi olma hikayesini anlatıyor Re-legion. En azından bize vaat ettiği bu.

Lakin oyunun içine girip bir kaç bölüm oynayınca bu hikayenin çok yüzeysel işlendiğini ve inanılmaz vasat diyaloglar eşliğinde sunulduğuna şahit oluyorsunuz. Hani bazı diyaloglar o kadar yavan, o kadar yavan ki sizi “umarım 2184 senesinde insanlar böyle konuşuyor olmazlar” diye içinizden dua etmeye itiyor. Atmosferle birlikte oyunun en mühim parçalarından birini oluşturan hikaye, maalesef, bu gibi noksanlarından dolayı sınıfta kalıyor.

Oynanışa gelirsek (en nihayetinde elimizdeki bir oyun), Re-legion’un standartın hafiften dışına çıkan bir RTS olduğunu söyleyebiliriz. Oyunda tüm stratejiniz ana karakteriniz olan “siber peygambere” dayanıyor. Bu karakterimiz aynı Age of Empires serisinin “wololo”cu rahiplerinin yaptığı gibi üniteleri kendi tarafına çekebiliyor. Oyunda siber peygamberden hariç onun birinci seviyeden destekçişi olan, belli isimlere sahip, “havari” karakterlerde mevcut. Bunlar da belli başlı özel güçler ile şirketlerin dünyasına karşı olan savaşımızda bizlere destek oluyorlar.

Temel mantık, oynanış yapısı ve ünitelerin sorunsuz işlediğini belirtmeliyim. Lakin mesele harita tasarımına, görev çeşitliliğine ve oyunun kendini oynatmasına gelince… Re-legion tökezliyor, hemde öyle böyle değil.

Oyun toplamda 9 bölümden oluşuyor. Bu 9 hikaye bölümü haricinde oyunun multiplayer yahut skirmish gibi herhangi bir modu mevcut değil. Bahsettiğim o 9 bölümün ilk ikisi, her ne kadar hikayede ilerlemenizi sağlıyor olsalar da, tutorial bu arada. Yani koca oyun aslında, çok da iyi tasarlanmamış haritalara sahip, 7 bölümden oluşuyor ve bitiyor. Geriye yapacağınız neredeyse hiç bir şey bırakmadan hem de.

Tamam anlıyorum, bu bağımsız bir yapım, lakin 20 dolara çıkıp çok çok çok daha fazlasını vaat eden onlarca bağımsız yapımı buraya listeleyebiliriz. 7 bölümlük oyun süresi, traş diyalogları ve tek kişilik hikaye hariç hiç bir oyun modu sunmaması ile Re-legion bitmiş bir oyundan ziyade erken erişime yeni düşmüş bir yapımı andırıyor.

Günün sonunda, atmosferi ile o beklediğim Cyberpunk hissini yaşatabiliyor olsa dahi, neredeyse diğer her aşamada sınıfta kalan bir yapım olarak hafızama kazınıyor Re-legion.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
211
Bu yazıyı paylaş :

Benzer Yazılar

Total War Three Kingdoms İncelemesi

Total War Three Kingdoms İncelemesi


Total War Three Kingdoms İncelemesi

23 Mayıs’da satışa sunulacak olan Total War Three Kingdoms ile Total War ailesi Çin’i, evet Çin’i ziyaret ediyor. Çoğu kişi Rome 2’nin çıkmasından sonra Medieval 3’ü gelir deniyordu, Çin söylentileri ve talepleri olsa da ihtimal verilmezken, gelen o duyuru ile çekirdek Total War kitlesi bir yana...

Pax Nova Nasıl Bir Oyun?

Pax Nova Nasıl Bir Oyun?


Pax Nova Nasıl Bir Oyun?

Pax Nova; Stellaris, Endless Space, Galactic Civilizations ve Masters of Orion serileri gibi 4x uzay stratejisi türünde bir oyun. Bu yapımlardan yegane farkı ise kendisinin şuan erken erişimde olması. Erken erişim dedim diye hemen yüzünüzü buruşturmayın, yukarıda saydıklarımın bir kısmı da...

Pandemic Express Nasıl Olmuş?

Pandemic Express Nasıl Olmuş?


Pandemic Express Nasıl Olmuş?

Gelecek vaat eden bir erken erişim daha: Pandemic Express – Zombie Escape. Bir başka erken erişim oyununu gösteriyorum size. Videoları ile dikkatimi cezbeden oyunu geçen oynadım, akabinde kısa bir süre önce Twitch’te canlı yayınını yaptım. Gayet eğlenceliydi, yayın da oyun da. Video...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir