Ragnarök Online İnceleme

Yazımızın başında Ragnarök Online’da yok yok demiştim. Farklı meslek gruplarının seçilebildiği oyunda, silah ve zırh geliştirmek de yapabileceklerimiz arasında. Fakat bunu başarabilmemiz için her eşyaya özel materyalleri bulmalı ve yeteneklerimize de çok güveniyor olmalıyız. Neden? Çünkü oyundaki silah geliştirme yöntemleri bir miktar şansa bağlanmış durumda. Belirli bir seviyeye kadar %100 garantili sonuç veren geliştirme işlemi, bir noktadan sonra garanti oranı düşük ve riski büyük bir hal alıyor. Bu yüzden elimizdeki en güçlü silahı daha da güçlü bir hale getirmek uğruna paramparça yapabilme ihtimalimiz de var. Sözünü ettiğim silah geliştirme yöntemine ek olarak, oyunda bir de kart sistemi var. Her silahın üzerinde belirli sayıda kart slotu bulunuyor ve öldürdüğümüz düşmanlardan düşen kartları bu boşluklara yerleştirerek ekstra özellikler kazanabiliyoruz. Fakat dikkat edilmesi gereken bir nokta var, sözünü ettiğimiz bu kartlara çok nadir rastlanabiliyor ve bir kartı bir silaha yerleştirdiğimizde bir daha geri alamıyoruz. Yani bir adım atmadan önce en az iki kere düşünmekte fayda var. Her kartın düştüğü yaratığa göre resmedildiği görselleri de var. İnsana bir Digimon, Pokemon benzeri oyun oynuyormuş izlenimi veren çizimler de göze çok hoş görünüyorlar.

Ayrıca bu uzun soluklu maceramız sırasında evcil hayvanlara da sahip olabiliyorsunuz. Her yaratığın kendine özel bir taşı var ve bu taşlar sayesinde karşılaştığımız yaratıkları evcilleştirebiliyoruz. Ancak bu yaratıklar bizler adına savaşamıyorlar. Yalnızca yanımızda durarak, içerisinde bulunduğumuz duruma uygun biçimde duygularını ifade edebiliyorlar. Tıpkı anime ve mangalarda olduğu gibi…

Duygu demişken, tüm karakterlerin ve insanların birbirleriyle baloncuklar vasıtasıyla iletişim kurduğu yapımda, günümüzde daha çok msn türü uygulamalarda kullandığımız “smile” ifadeleri aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi herkesle paylaşabiliyoruz. Böylelikle yine anime havası korunarak, çok hoş görünen bir sanal dünyanın yansıtılması sağlanmış. Oyunda bulunan ve öldürerek bir şeyler elde etmeye çalıştığımız yaratıkların şirinliği ise dillere destan diyebilirim. Öyle ki, neden bu kadar şirin ve genellikle zararsız yaratıkları öldürdüğümüzü hiç anlamış değilim. Yeniden evcil hayvan konusuna dönecek olursak, çarpıştığımız yaratıkların evcilleştirilmesi meselesi de, silah geliştirmede olduğu gibi şansa bağlanmış. Elde etmek istediğimiz yaratık için gerekli taşı bulduktan sonra, o canavarın üzerinde kullanıyoruz ve tamamen şansa bağlı bir takım sekansların sonunda bir adet yumurta elde ediyoruz. Bu yumurtaları da söz konusu hayvancıklarımız için türlü eşyayı satın alabileceğimiz dükkânlarda satılan bir araç vasıtasıyla çatlatmamız gerekiyor.

Yazımızın başından bu yana defalarca belirttiğim üzere devasa bir dünyaya sahip olan Ragnarök’te,  hızlı yolculuk yapabilmemizi sağlayan araçlar da var. Mesela oyunda bulunan Kafra şirketinin görevlileri sayesinde belirli bir ücret karşılığı, dilediğimiz şehre ışınlanabiliyoruz. Her şehre özellikle yerleştirilmiş bu görevliler, oyunumuzu kaydetmek gibi normalde ulaşamayacağımız ihtiyaçlarımıza da aracılık ediyorlar. Bazı şehirlerde karşımıza çıkan uçak – gemi karışımı araçlarla da şehirlerarası yolculuk edilebiliyor. Ancak bu taşıtlar bir hayli yüksek maliyetlere sahip. Ayrıca oyunda bulunan bazı Premium avantajları da yine Kafra görevlileri tarafından idare ediliyor.

Dövüş dinamikleri ise Ragnarök gibi eski bir oyun için yeterli seviyede. Düşmanlarımızla dövüşebilmek için iki farklı yöntem kullanan yapımcılar, tercihi ise bizlere bırakmışlar. İstersek her seferinde düşmanın üzerine tıklamamız gereken sistemi tercih ederiz, istersek de tek tıklamayla sürüp giden otomatik dövüş sistemine geçeriz.

MMORPG’lerin vazgeçilmezlerinden biri hiç şüphesiz lonca (Guild) sistemidir. Ragnarök gibi sürprizlerle dolu, içeriği dopdolu bir yapım da loncasız olmaz. Ancak lonca kurmak bir şarta bağlanmış durumda. Yine evcil hayvan sahibi olma kısmında anlattığım gibi bir nesneye ihtiyacımız var ve bu nesneyi tek seferliğine kullanabiliyoruz. Fakat bir defa lonca sahibi olduğumuzda önümüzde çok geniş imkânların kapıları da aralanmış oluyor.

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Sertuğ Bakırcı

Her şeyden önce bir oyuncu olan yazarımız RPG ve korku oyunlarının yanında bilim kurgu türünün de hayranıdır. Bu alanlara olan ilgisini ve bilgisini birkaç kitap denemesiyle halka açmayı deneyen yazarımız, sahip olduğu yazım sanatının bir müddet daha gelişmesi gerektiğini düşündüğünden kendini haber editörlüğüne vermiştir. Konsol Üssü'nde başlayan editörlük macerasına Oyun Fest'te inceleme yazarlığını da ekleyen yazar, 3 aylık aradan sonra bir kez daha Oyun Fest bünyesinde yazılarıyla sevenlerini buluşturmaya başlamıştır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir