Ragnarök Online İnceleme

Bir dönemin gözdesi Ragnarök Online, yeniden yükseliş için adımlar atıyor. Sizler için Ragnarök Online’a mercek tuttuk.

“Rivayete göre her yerde savaş ve ölüm olacak. Skoll güneşi ve Hati’de ayı yutacak. Gullinkambi tanrılara doğru ötecek ve ejderhaları çağıracak. Jormungand ve Fenris serbest kalacak ve Jormungand Thor tarafından öldürülecek. Fakat Thor’u zehirleyip onun ölümüne de sebep olacak. Vidar, Fenris’i öldürecek. Garm ve Tyr birbirlerini öldürecek. Fenrir, Odin’i öldürecek. Heimdall ve Loki dövüşecek ve birbirlerini öldürecek. Sonrasında dünya ateşler içinde yanacak. Bazı tanrılar sağ kalacak, diğerleri ise yeniden doğacak. Sonunda nefret ve keder kaybolacak ve kalan Lif ve Lifthasirler mutlu bir şekilde yaşayacak.”

Okuduğunuz bu cümleler, ilk defa görenler için garip gelseler de, İskandinav Mitolojisi’nde kıyameti anlatmakta olan Ragnarök’ten alınmıştır. Nors veya diğer adıyla İskandinav Mitolojisine göre tanrıların, insanların ve şeytanların kıyasıya birbirine girdiği bir ölüm kalım savaşıdır kıyamet.

2004 yılında piyasaya sürülen Ragnarök Online da işte bu savaşın sonrasında yaşananları anlatmaktadır. “Savaş sırasında her şeyin tamamen yok olmasından korkan İnsanlar, Tanrılar ve Şeytanlar uzun bir ateşkese girer. 1000 yıl süren sahte bir barıştır bu. Midgard’daki barış, insanların savaşın zorluklarını ve yaralarını unutmasına yardımcı olmuştur. Geçmişteki hatalarını unutan insanlar tarafından bencillik, yolsuzluk ve küstahlık yayılmaya başlar. Ve bir gün Midgard’daki dengeyi bozan tuhaf olaylar olmaya başlar. İnsanlar, Tanrılar ve Şeytanları ayıran sınırdan tuhaf bir uğultu gelmiş ve canavarlar saldırmaya başlamıştır. Depremler ve fırtınalarda da artış başlar. Sonrasında zaten kırılgan olan ateşkes bozulmaya başlar ve barışı koruyan Ymir’in parçaları hakkında maceracılar arasında hikâyeler dönmeye başlar. Bu parçaların gerçek amacını unutan insanlar, kendi amaçları ve getireceği zenginlikler için bu parçaları aramaya başlar. İnsanlığın böylesi korkunç bir duruma sürüklendiği, bu kötü gidişata dur diyecek kahramanlara ihtiyaç vardır.”

Oyunun piyasaya sürülmesinin üzerinden bunca zaman geçtikten sonra bir inceleme yazısı hazırlıyor olmamızı garipsemiş olmalısınız. Hemen açıklık getirelim. Yapımın hayranlarının çok iyi bilebileceği üzere bundan kısa bir zaman önce Ragnarök Online yenilenmiş bir biçimde tekrar aramıza dönme kararı aldı. Yapımcı firma Gravity, oyunda bulunan devasa dünyaya yepyeni özellik ve içerikler katarak, MMORPG türünde efsane haline gelmiş olan projelerini bir kez daha bizlerin hizmetine sundular. Üstelik bu defa oyunun desteklediği diller arasına Türkçe de eklenmiş durumdaydı. Hal böyle olunca yenilenmiş yüzüyle Ragnarök Online’da bizleri nelerin beklediğine bir göz atalım istedik.

Ülkemizde de geniş bir oyuncu kitlesine sahip Ragnarök Online’ın ismini henüz duymuş olan takipçilerimiz için oyun hakkında kısa bir bilgilendirmeyle konumuza başlayalım isterseniz. Ragnarök Online, dijital oyun sektörünün alt kollarından biri olan MMORPG alanında yükselen değer konumundaki ülkelerden biri sayılabilecek Güney Kore merkezli Gravity firmasının 2002 yılında Kore’de, 2004 yılında da Avrupa’da biz oyuncularla buluşturduğu bir devasa çevrimiçi rol yapma oyunudur. Elle çizilmiş, manga havasındaki karakter tasarımlarıyla, 3D olarak tasarlanmış bir dünyada geçer oyunumuz. İzometrik kamera açılarına sahip yapımda kahramanımızı fareyle yönetebilir, diğer insanlarla da metinler aracılığıyla iletişim kurabiliriz. Bu özellikleri nedeniyle tam anlamıyla bir old-school RPG diyebileceğimiz Ragnarök Online’da günümüz RPG’lerinde görmeye alışkın olduğumuz grafik kalitesi olamasa da geriye kalan tüm özellikleri bulmak mümkündür.

Yıllar içerisinde gelişmiş, genişlemiş haritasında birbirinden tamamen farklı onlarca şehir ve her şehrin yerleşkesini kurduğu farklı coğrafyalar görebilirsiniz. Oyun yapı itibariyle tam olarak bir açık dünya sayılamasa da pek sınırlı bir dünyaya sahip olduğunu da söyleyemeyiz. Doksanlı yılların izometrik RPG’lerinden aşina olduğumuz üzere, içerisinde istediğimiz gibi dolaşabileceğimiz, birbirine bağlı haritalarda geçer oyunumuz. Her ne kadar haritalarda bulunan tüm binalara girip, her eşyayı dilediğimiz gibi kurcalayamasak da, görev alabileceğimiz veya alışveriş yapabileceğimiz binalara girebiliriz. RPG’lerin olmazsa olmazı canavarlarla savaşları ve eşya toplamayı saymıyorum bile!

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Sertuğ Bakırcı

Her şeyden önce bir oyuncu olan yazarımız RPG ve korku oyunlarının yanında bilim kurgu türünün de hayranıdır. Bu alanlara olan ilgisini ve bilgisini birkaç kitap denemesiyle halka açmayı deneyen yazarımız, sahip olduğu yazım sanatının bir müddet daha gelişmesi gerektiğini düşündüğünden kendini haber editörlüğüne vermiştir. Konsol Üssü'nde başlayan editörlük macerasına Oyun Fest'te inceleme yazarlığını da ekleyen yazar, 3 aylık aradan sonra bir kez daha Oyun Fest bünyesinde yazılarıyla sevenlerini buluşturmaya başlamıştır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir