PREY İnceleme

PREY İnceleme

Arkane Studios ve Bethesda’nın yeni gözdesi PREY’i Sizler için inceledik.

Prey’in geçmişi oldukça dolambaçlı. 2006 yılında bundan tam 11 sene önce 2K Games’in yayınladığı, Human Head Studios’un geliştirdiği Prey ile tek ortak noktası aslında isimleri. Çıktığı dönemde risk alarak diğer FPS oyunlarında kendini ayrı bir yere koyabilen ender yapımlardandı. Çılgın harita tasarımı ve boyutlar arasındaki oynanış mekaniklerini oyuna güzel bir şekilde yorumlanmasıyla oldukça sükse yapan bir oyundu Prey. Devam yapımı iple çekilen bir oyun olmuştu çoğu oyuncunun gözünde. 2009 yılında oyunun haklarını Bethesda Softworks satın almasıyla işlerin yolunda gitmediği aslında belli oluyordu. E3 ve diğer oyun fuarlarında oyunun oldukça oynanabildiği gözüken bir hali oyunculara gösterildi. Ancak, devam oyununun pre-alpha düzeyini geçtiği dönemlerde Bethesda devam oyununun yeterince kaliteli olmadığını açıklayarak yapımı Arkane Studios’a gönderdi. Arkane’de geliştirilmekte olan Prey 2 yerine bu oyunu geliştirdi. O dönem Prey 2 üzerinde çalışan çoğu yapımcı arasında tartışmalar yaşanmış, bir taraf oyunun yeterince kaliteli olmadığını savunurken diğer yapımcılar oyunun oldukça eğlenceli ve oynanabilir bir halde olduğunu savunuyorlardı.

Gel zaman git zaman, Bethesda’nın 2016 E3 sunumunda Prey bir anda ortaya çıkmış ve hepimizi şaşırtmıştı. Dark Messiah’dan beri Arkane oyunlarının sıkı bir takipçisi olarak şunu şimdiden söylemeliyim, Arkane en kötü özelliği olan hikaye yazamama sorunun bu yapımda aşmış. Dishonered ve Dishonored 2 ile ne kadar olgunlaşmış bir oyun firması olduğunu göstermişlerdi bizlere Arkane ancak Prey 2017 yılın oyunu olmak için şimdiden en büyük adaylardan bir tanesi.

Prey günümüzden farklı alternatif bir evrende geçmekte. Bu evrende ABD başkanlarından J.F. Kennedy süikaste kurban gitmiyor, aksine oldukça uzun bir süre yaşıyor. Oyunda, Talos One isimli, Typhon adı verilen uzaylı türü tarafından istila edilmiş bir uzay istasyonunda oynuyoruz. Karakterimiz, cinsiyetini seçebildiğimiz (ancak oyunda pek bir fark yaratmıyor) Morgan Yu isimli bir bilim adamı. Talos One’ın geçmişi 1960’lara kadar dayanıyor. İlk olarka Sovyet Rusya’nın inşa ettiği daha sonra ABD’nin araştırma üssüne çevirdiği uzay istasyonunu Transtar isimli firma 2020 yılında satın alıyor ve 2030 yılında son teknoloji bir uzay istasyonuna çeviriyor. Transtar şirketi insan gelişiminde devrim yaratan Neuromod isimli teknolojik bir aygıt geliştiriyor. Bu aygıt ile insanlar daha önce yapamadıkları, bilemedikleri bilgileri bir anda öğrenebiliyorlar. Böylece insanların ömürleri uzamakla kalmıyor daha önce hayal edilemeyen işler başarılıyor. Karakterimiz Morgan Yu ve abisi Alex Yu ile birlikte bu uzay istasyonunda yöneticilik yapmaktalar.

Neuromod dediğimiz teknoloji ile karakterimize özel güçler edindirebiliyoruz. Bu özel güçler arasında ağır eşyaları kaldırıp daha uzağa fırlatmaktan daha öldürücü ateş edebilmeye, etraftaki teknik aygıtları tamir edebilmekten hack yeteneğine kadar çeşitli bir yelpaze mevcut. Oyunun bir bölümünden sonra karakterimize uzaylı özellikleri bile ekleyebiliyoruz. Oyundaki düşmanları yeterince araştırdıktan sonra bu Neuromodlar ile onlar gibi olabiliyoruz. Ki aslında bütün olayda bundan kaynaklanıyor. Bu uzaylı özellikleri arasında etrafdaki bir objeye dönüşebilmek veya arkanızda kendi kopyanızı bırakarak hızlıca ileri atlayabilmek gibi oynanış bakımından işinize çok yarayabilecek pek çok özellik var. Tabii bu özellikleri ne kadar çok kullanırsanız, Talos One savunma sistemleri de sizi bir o kadar uzaylı olarak görecekler.

Oyunda en çok hoşuma giden olay Talos One uzay gemisinin detaylı bir biçimde tasarlanması oldu. Gerçekten bir uzay gemisinin komuta odasından, güç ünitesine, çalışanların vakit geçirdiği yerlerden, yapay baheçlerin olduğu, dev ve bir o kadarda muhteşem bir uzay istasyonu. Oyun bu istasyonu istediğimiz gibi keşfetmemize olanak sağlıyor. (Tabii ki doğru kartlar ve kodları bulmanız gerekli.)

Oyunda daha önce pek sık rastlamadığımız bir crafting sistemi mevcut. Talos One gemisinde pek çok farklı yerde geri dönüştürme makineleri bulacaksınız. Oyunda envanterinize girecek bütün eşyaları oraya koyabiliyorsunuz. Kullanmadığınız veya fazla silahlarınızdan limon kabuğuna kadar pek çok eşyayı geri dönüştürebiliyorsunuz. Oyundaki sistem geri dönüştürülen her eşyayı Mineral, Sentetik, Organik ve Egzotik materyaller olarak size geri veriyor. Bu materyaller oyundaki en önemli eşyaları teşkil ediyor çünkü oyundaki bir diğer crafting makinesi fabricator adı verilen üç boyutlu yazıcılarda kullanılıyorlar. Talos One boyunca bulabileceğiniz planlar ile istediğiniz kadar eşya üretebiliyorsunuz ki buna ufak bir görevden sonra neuromodlar da dahil. Böyle bir yaklaşım oyuncunun önündeki sınırları kaldırıyor ve bir yerde ufakta olsa hile sayılabilecek bir olgu aslında.

Oyunda en çok karşılaştığınız düşmanlardan bir tanesi Mimic’ler. Örümcek ve bir Headcrab’in (Bkz. Half-Life) yasak aşk meyvesini andıran bu arkadaşların en önemli özelliği yakınlarında bulduğu bir eşyaya dönüşebilmeleri. Bir elmadan evrak çantasına, çöp kutusundan silahlara kadar etrafında bulabildiği herhangi bir eşyaya dönüşebiliyorlar ve bu her ne kadar bir süre sonra alışılabilecek de olsa basit korku numaralarıyla bizi avlamaya çalışıyorlar. Uyaralım, tek başına bir problem değil ancak grup halinde ölümcüller. Tek korkmanız gereken uzaylı düşmanlar mimic olmayacaklar. Daha güçlü ve daha akıllı düşmanlar sizi avlamak için can atıyorlar. Oyunda bu düşmanları avlayacağınız çok fazla bir silah çeşitliliği yok ancak yaratıcı olabileceğiniz yolları keşfetmek elinizde. Uzay istasyonunda geliştirilen pek çok deneysel aygıtı silah olarak kullanabileceğiniz gibi, uzaylı güçleri ile de oldukça ölümcül olabiliyorsunuz. Özellikle silahların güçlendirilebilmesi çok büyük fark yaratıyor.

Oyun CryEngine kullanılarak geliştirilmiş. Bu oyunun en sevmediğim özelliği olan uzun yükleme sürelerinin sebebi mi bilemem ama grafiksel açıdan oldukça doyurucu ve optimize edilmiş bir yapımı karşımıza çıkartmış. Oyun boyunca karşılaştığım küçük detaylar ve gerçekten üzerinde düşünüldüğü belli olan pek çok özellik ve ince ayrıntı oyuna bakışımı oldukça değiştirdi. Bunlar gibi küçük şeyler aslında oyunun ne kadar kaliteli olduğunu gösteriyor aynı zamanda. Oyun kendi ses tasarımı ile oyuncuya bazı ipuçları vermekten kaçınmıyor. Etrafınızda bir düşman olup olmadığını, o düşmanın sizi görüp görmediği gibi pek çok kritik öneme sahip doneyi seslerden fark edebiliyorsunuz. Kulağınızı biraz açarak oynamanız hepinizin yararına olacaktır. Ses demişken, oyundaki karakterlerin seslendirilmesi oldukça başarılı. Oyunun uzun bir bölümünde sadece seslerini duyduğumuzdan mıdır bilemem bence gayet başarılıydı.

Ses tasarımı ve grafiksel olarak doyuruculuğunun yanı sıra oyundaki klavye-fare kullanımına verilen önem oldukça hoşuma gitti. Artık pek çok oyun konsol odaklı geliştiriliyor ve çoğu oyun da port ediliyor. PC oyuncusuna gereken saygı gösterilmiyor. Konsol odaklı bir menü ve arayüz PC’de pek hoş karşılanmıyor. Prey’deki klavye-fare odaklı tasarım beni mutlu etti. Kullanıcı arayüzünde, özellikle envanter kısmında farenin de düşünülmüş olması ince bir hareket.

4 farklı oyun seansında yaklaşık 30 saatlik bir oynanışın ardından rahatlıkla diyebilirim ki, uzun süredir aradığım tek oyunculu oyun Prey’miş. Her detayıyla beni kendisine daha da çekmekle kalmadı ilginç sonuyla bir o kadar da tokatladı diyebilirim.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
221
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 95

Arkane Studios ve Bethesda’nın yeni gözdesi PREY’i Sizler için inceledik. Prey’in geçmişi oldukça dolambaçlı. 2006 yılında bundan tam 11 sene önce 2K Games’in yayınladığı, Human Head Studios’un geliştirdiği Prey ile tek ortak noktası aslında isimleri. Çıktığı dönemde risk alarak diğer FPS oyunlarında kendini ayrı bir yere koyabilen ender yapımlardandı. Çılgın harita tasarımı ve boyutlar arasındaki ..

Sonuç OFD: 95.0% 95 Harika
80 60 85 83
2017 yılının oyunu olacağını umduğum, yılın en iyi sürprizlerinden. Eğer kendinizi saatlerce içine çekecek bir FPS oyunu istiyorsanız ve koca bir uzay istasyonunu keşfetmekten kormayacaksanız Prey'i kaçırmamalısınız!

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.aralgame.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Yonder: The Cloud Catcher Chronicles İnceleme

Yonder: The Cloud Catcher Chronicles İnceleme


OFD: 85.0%

Yonder: The Cloud Catcher Chronicles İnceleme

OFD: 85.0%

Son günlerde dikkatleri üzerine çeken Yonder'i sizler için oynadık. Hayatta kalmak için sürekli bir şeyler icat etmek zorunda kaldığımız, her yanız zanaatkarlık kokan oyunlardan uzun süredir kaçıyordum. Bu kaçış Yonder: The Cloud Catcher Chronicles ile durdu. Öyle ki oyun duyurulduğunda...

Get Even İnceleme

Get Even İnceleme


OFD: 80.0%

Get Even İnceleme

OFD: 80.0%

Bu sefer hikayesi ile ''beyin yakan'' Get Even'ı inceliyoruz. Genelleme yapmak belki doğru olmaz ama yüksek ihtimalle büyük çoğunluğumuz anılarını bir kez daha yaşamak istemiştir. İlla ki geçmişteki ‘’keşke’’ dediğimiz şeyleri telafi etmek, yapmamış olmak ya da tam tersi ‘’iyi ki’’...

Europa Universalis IV: Third Rome İnceleme

Europa Universalis IV: Third Rome İnceleme


OFD: 70.0%

Europa Universalis IV: Third Rome İnceleme

OFD: 70.0%

Europa Universalis 4'ün ilk "Immersion" paketi olma özelliğini taşıyan Third Rome'u neler vaat ediyor? Yazıya geçmeden önce, eğer Europa Universalis IV'ü merak ediyor ya da edindiniz oynayamıyorsanız hazırlamış olduğum, şimdilik 4 bölümü yayınlanmış rehber video serime buradan...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz