Planet Alpha İncelemesi

Planet Alpha İncelemesi

Trine 3 sendromu veyahut nasıl 3 boyutlu platformer yapılmaz isimli sanatsal çalışma

Bir şeyi açıklığa kavuşturarak başlayalım. Ben youtube’da örneklerine rastlayabileceğiniz gibi 10 dakikada Super Mario Bros 3 bitirebilen (speedrun) platformer gurularından değilim. Lakin bu platformerlara uzak olduğum anlamına gelmiyor.

Kemik bir PC oyuncusu olsam da, beni yıllardır konsollara çeken oyunların başında hep platformerlar olmuştur. 2 boyutlu veya 3 boyutlu farketmeksizin, kaliteli kalitesiz, onlarca platformer’ın üstesinden gelmişliğim vardır. Bu oyunlar arasında kimi zaman Braid gibi sanat tasarımıyla öne çıkan, kimi zamansa Rayman’in güncel yapımları gibi rafine oynanışıyla gönlümde yer edinen yapımlar mevcuttur.

Hatta; Little Big Planet’iydi, Rayman’in yeni oyunlarıydı, Odin Sphere’di, Puppeteer’di, Sly Cooper’dı, Ratchet and Clank’dı, Jak and Daxter’dı derken, emektar PS3’ümü zamanın behrinde “platformer” makinesi olarak kullandım desem, hata etmiş olmam herhalde.

Dedim ya sanat tasarımı ve oynanış. Az önce bu ikisini birbirinden ayrı sınıflandırmışım gibi gözükse de, aslında ikisi de bir platformer’ın olmazsa olmazlarındandır. Geliştirici elbette birine ötekisinden daha fazla önem gösterebilir, bu elindeki kaynaklar ve öncelikleriyle alakalıdır. Ama es kaza ikisinden birini tamamen boşlarsa, o oyun ölür. Kimse de arkasından güzel şeyler yazmaz.

Team 17’in yayımladığı 100. oyun olmasıyla gurur duyduğu Planet Alpha’da, maalesef, ölü doğan platform oyunları listemizin son misafiri oluyor.

Planet Alpha-Beta-Omega…

Oyun, galaksinin hangi ucunda olduğundan emin olamadığımız bir gezegenin yüzeyinde başlıyor. Ana karakterimizi, ki kendisi bu süreçte sürekli kıvranıp karnını tutuyor, soldan sağa götürdüğümüz ve bize hiçbir izah yapılmayan yaklaşık 2-3 dakikalık bir süreçten sonra hedefimizin kıyısındayken yere kapaklanıyoruz.

O esnada ortamı bir ışık hüzmesi kaplıyor ve bam! Hikayenin başına dönüyoruz. Yani gerçek başlangıcına, karakterimiz sağlamkenki haline… galiba. Geliştiriciler belirledikleri sanat tarzıyla birlikte belli bir miktar imgeselliği de oyuna yedirmeye çalıştıkları için; ne zaman, nerde, niçin ve neden gibi sorular uzun bir süre havada kalıyor. Yere indiklerinde ise kast ekranını izliyor oluyorsunuz.

Bakın olayın hikayesinde ve sunumunda değilim. Hikayesi sonuna kadar açılmayan veyahut tamamen sürreal takılan oyunlarda mevcut. Ekrandaki görsel sunumu baltalamaması için herhangi bir tipografik etmene yer verilmemiş olması, hatta tutorial olarak dahi, oyunda basılabilen iki tuştan birinin bir sefer gösterilip kalan her şeyi oyuncuya bırakılmış olması… Bunlar geliştiricinin tercihidir, bir ofis dolusu adam oturup kafa yormuş ve bunda karar kılmıştır. Ben beğenmem, başkası beğenir, bunu oyunun hanesine eksi olarak yansıtamam.

Nihayetinde oyuna başlıyoruz ve ekrandaki görselliğin sizi etkilemesi çok zamanınızı almıyor. Hani dünyanın en iyi üç boyutlu oyunu değil elbette lakin sunum olarak, bir platformer için, oldukça etkileyici olduğunu belirtmem gerekiyor. Unreal Engine 4’ü kullanan oyun bizlere muazzam ve dinamik arka planlar sunuyor.

Tabii bu kadar görselliğin bir bedeli olmalı değil mi? Bence de olmalı fakat hiçbir platformer, üç boyutlu olsun olmasın, Overclocklanmış bir Gtx 980’de yere çakılırcasına kare saniye düşüşlerine sebep olmamalı. Oyun süremin belki de 3/1’i 60 kare saniyenin altında geçti. Optimizasyonu kötü dediğim Monster Hunter World dahi yüksek ayarlarda daha stabil bir performans gösteriyor

İşte sorun da burada peydahlanıyor. Oyunun inanılmaz üç boyutlu derinliğe sahip bir yapısı mevcut. O kadar ki çoğu zaman oyunun side scroller gittiğini unutuyorsunuz. Ama işte siz side-scroller şekilde tek bir düzende ilerleseniz de, düşmanlarınız ve oyun dünyası üç boyutu kullanıyor…

Bu da bizleri sürekli karşımıza çıkan perspektif sorunlarıyla baş başa bırakıyor. Oyunun perspektif algısı ve oynanış etmenlerini buna göre yerleştirişi o kadar abes ve o kadar zorlama ki, kendinizi ara ara ekrana bakıp “ ben neyi kaçırıyorum lan” derken buluyorsunuz.

Trine serisini oynayanlarınız veya aşina olanlarınız mevcutsa, serinin birinci ve ikinci oyunlarının inanılmaz başarılı, üç boyutlu görsellere sahip iki boyutlu platformerlarken; üçüncü oyunun çok daha kaliteli görsel işçiliğine rağmen kötü eleştirilere maruz kalmış bir yapım olduğunu biliyorlardır.

Trine 3’ün bu başarısızlığının en büyük sebebi, Planet Alpha’nın da yaptığı, üç boyut ve perspektif işini oyuna başarısız bir şekilde yansıtmasıydı.

Planet Alpha’dan örnek verelim; eğer düşmanınız sizin kullanamadığınız perspektifi kullanıp çok daha farklı açılardan avantaj kazanıyorsa ve sizin o noktadan o düşmana gözükmeden geçmeniz gerekiyorsa ne yaparsınız?

Farklı yollar arar, platformer öğelerini kullanır, düşmanı alarm durumuna geçirip şaşırtmaya çalışır hatta belki üstünden veya arkasından geçmeye çalışırsınız. Sürpriz! Planet Alpha 2 boyutun ötesinde hareket edemediğiniz bir yapım ve bu saydıklarımın hepsi geçersiz teoriler. Peki planda işleyen ne biliyor musunuz?

Beklemek. Evet yani script bir animasyonun devreye girmesini beklemek, ki o düşman ya size olan açısını kaybetsin yada sizden başka biri onu bir şekilde halletsin.

Veya belli bir sahnede bir yerden bir yere atlamanız gereksin fakat atlayacağınız alan aslında bir sütun gibi dururken aslında kırık bir sütun olduğu belli olmasın (bir üste zıplamam gerekiyormuş) .

Bunlara katlanırım diyenlere bir de neredeyse her “boss” savaşında (savaş dediğime bakmayın) kameranın en az bir kez sapıttığını ve ölmeden bir türlü eski haline getiremediğinizi de not düşelim.

(A)lpha gezegen, D- oyun

Oynadığı oyundan kolay kolay bıkmayan; oyunlara hep bir ikinci, üçüncü, dördüncü şans tanıyan biri olarak bile Planet Alpha beni baya zorladı. İncelemesini kaleme almayacak olsam, muhtemelen ilk saatimden sonra oyunu kapatır ve bir daha açıp bakmazdım.

Ha belki benim kimyam uyuşmamıştır, belki bu oynanışı ve bozuk oyun yapısını kaldıracak bünyeler vardır. Belki de görsel sunumu ve sanat tasarımı uğruna bu saydıklarımı ve dahi optimizasyon sorunlarını görmezden gelecek oyuncular mevcuttur. Hatta belki, sadece belki, bir avuç oyuncu bu oyuna bayılacaktır.

Ama ben “oyunsuzluktan kıvranıyorum” “platformer hastasıyım” veya “beni seven üstüme kürekle oyun atsın” demediğiniz sürece Planet Alpha’ya bir şans vermeniz gerektiğini düşünmüyorum.

 

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
12
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 58

Trine 3 sendromu veyahut nasıl 3 boyutlu platformer yapılmaz isimli sanatsal çalışma Bir şeyi açıklığa kavuşturarak başlayalım. Ben youtube’da örneklerine rastlayabileceğiniz gibi 10 dakikada Super Mario Bros 3 bitirebilen (speedrun) platformer gurularından değilim. Lakin bu platformerlara uzak olduğum anlamına gelmiyor. Kemik bir PC oyuncusu olsam da, beni yıllardır konsollara çeken oyunların başında hep platformerlar olmuştur. ..

Sonuç OFD: 58.0% 58 Eh İşte
- - 53 - -
Oyunlar hususunda geniş bir damak tadına sahipseniz, belki bir şans verebilirsiniz. Aksi takdirde, Planet Alpha'nın gönül rahatlığıyla tavsiye edemeyeceğim bir yapım olduğunu belirtmem gerekiyor.

Oyunun steam sayfası: https://store.steampowered.com/app/485030/

Benzer Yazılar

Door Kickers: Action Squad İnceleme

Door Kickers: Action Squad İnceleme


OFD: 80.0%

Door Kickers: Action Squad İnceleme

OFD: 80.0%

Door Kickers 2'yi beklerken gelen Door Kickers: Action Squad eğlenceli saatler vaat ediyor. İncelememiz huzurlarınızda. Asker, polis, jandarma ve bu kuvvetlere bağlı özel harekat dairelerinde görevli yiğitler canlarını hiçe sayarak nelerle uğraşıyorlar... Uzaktan haberleri izlemek, okumak ile...

Red Dead Redemption 2’nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!

Red Dead Redemption 2'nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!


Red Dead Redemption 2'nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!

Red Dead Redemption 2'nin multiplayer modu 'Red Dead Online' hakkında ilk bilgiler verildi. Yılın en çok beklenen oyunlarından olan Red Dead Redemption 2 için artık son bir aya doğru yaklaşıyoruz. Oyunun hikaye modu hakkında elimizde pek çok bilgi bulunuyordu ve Ağustos'un ikinci haftasında...

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

Shadow of the Tomb Raider İnceleme


OFD: 80.0%

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

OFD: 80.0%

Lara Croft ile yeni bir maceraya sürüklendiğimiz Shadow of the Tomb Raider'ı oynadık, bitirdik, yazdık. Biliyorsunuz konsollar aksiyon macera oyunlarını kendine çekti. Bu türün ana üssü artık konsollar. Öyle ki PC'de bile gamepad'ler olmadan tadları çıkmıyor. İşaret etmek istediğim nokta...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir