Painkiller: Hell & Damnation İnceleme

İblisler için korkulu anlar başlıyor. Daniel geri döndü ve kazık fırlatan silahı şimdi daha fazla acıtıyor!

Başta AAA’lar olmak üzere günümüzde birçok oyun giderek aptallaşmaya başladı. Ne mesaj var, ne kendine has bir tasarım ne de kaliteli bir hikaye… Hal böyle olunca oyuncular indie (bağımsız) ve oldschool (eski tip) oyunlara yöneldi. Peki önümüze konan indie ve özellikle remake (yeniden geliştirilen) oldschool oyunlar ne kadar başarılı veya mazi yaparken bizi ne kadar eğlendirebiliyorlar?

İşte bu tür sorularımızın cevabını bir örnekte arayacağız bugün. Painkiller, ilk kez satışa sunulduğundan bu yana birçok sürümüyle bizi iblislerle karşı karşıya getirdi. Ne yazık ki ilk oyun dışında Painkiller serisinin ilk oyun dışında akılda kalıcı bir üyesi olmadı. Gerçi ilk oyun da başarılı bir yapım mıydı o da tartışılır…

People Can Fly’ın açtığı yolda ilerleyen The Farm 51, Painkiller ile ek paketi Battle out of Hell’i yeniden Unreal Engine 3 ile geliştirdi ve Painkiller: Hell & Damnation adıyla Nordic Games aracılığıyla satışa sundu.

Yeniden hikayemizi bir hatırlayalım. Oyunda yönettiğimiz esas oğlanımız Daniel Garner, birlikte mutlu bir evlilik sürdürdüğü eşi Catherine’ı doğum günü yemeğine götürmeye karar verir. Bu planın gerçekleştiği gün hava çok kötüdür, fırtına ve hızlı sürülen araba kaçınılmaz kazayı getirir. Kaza sonucu Daniel da Catherine da ölür. Mutlu çiftlerin yolu ahirette ayrılır… Catherine Cennet’e giderken, Deniel ise Hristiyanlık’taki Limbo/Purgatory’de (Benzeri bir bölge İslam’da Araf veya Berzah olarak adlandırılır) kalır. Baş meleklerden Samael, Daniel’a ‘Cennet ve Cehennem arasında patlak veren savaşı durdurmak amacıyla Şeytan’ın 4 büyük generalini öldürürsen + 7000 ruh toplarsan seni eşine kavuştururum’ der. Daniel, amaçsızca bu yerde sıkışıp kalacağına teklifi kabul eder. Akabinde oyun başlar.

Painkiller: Hell & Damnation’ın bir remake olması yenilikler barındırmıyor anlamına gelmiyor. The Farm 51 aslına sadık kalarak yeniden geliştirdiği oyuna yeni silah ve düşman çeşitleri eklemiş. Ayrıca senaryo için co-op ve multiplayer da bu yeniliklerin yanında yerini almış durumda! Tarot kart sistemi de gelişmiş bir şekilde oyunda varlığını sürdürüyor.

Oynanış ilk oyundaki kadar sade ve ölümcül… Fakat eski tip Painkiller’daki o gergin havayı ne yazık ki soluyamadım. Kasvetli, her adımda ölüme biraz daha yaklaştığınız oyunda hiç gerilmiyorum, bilakis düşmanların üzerine üzerine gidiyorum. Yahu zamanında üzerime haldır haldır koşan düşmanlar beni öyle gererdi ki neredeyse içerisinde bulunduğum bölümlerin her checkpointinde ara verirdim veya oyunu tamamıyla kapardım. Velhasıl eski tad yok, gerçi ‘hangi oyunda var ki?’ diye sorası geliyor insanın. Ama bu demek değil ki mazi yapmıyorsunuz, eğlenmiyorsunuz. Sırf kazık atan silah için yeniden bu oyun alınır arkadaş!

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Talha Turhal

Tarih ve tarih konulu oyunların aşığı. Bu devrin adamı değil. Teknolojiyi hem seviyor hem nefret ediyor.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir