Oh…Sir!!The Insult Simulator Xbox İnceleme

Oh…Sir!!The Insult Simulator Xbox İnceleme

Nezaket kuralları dahilinde saydırmanın binbir yolu

Evet yanlış okumadınız, saydırmak dedim. İlk anladığınız anlamda. Hani ekseriyetle sokaklarda sinli kaflı başlayışına şahit olduğumuz olay. Yüzünüze karşı birisi tarafından gerçekleştirildiğinde, içinizde şiddet dürtüsünün ortaya çıkmasına sebep olan fiil. Hah işte birileri oturmuş bunun oyununu yapmış. Bizde üşenmedik bu değişik konsepte bir göz atalım dedik.

 Baya saydırıyoruz yani?

Yıllar evvel, Diablo II’nin ilk yayınlandığı zamanlar, (evet hayatımın kronolojik çizgisini oyunların yayınlanma zamanları üzerinden tutuyorum) internet kafe köşelerinin çeşit çeşit dedikoduya ev sahipliği yaptığı bir dönem. Günlerden bir gün, elemanın birinin “küfürmatik” isimli, web tabanlı bir uygulamadan bahsettiğine şahit oldum. Gerçekti veyahut değildi, o zamanlar için kısıtlı bir hafızadan rastgele kelimeleri arka arkaya sıralayan bir programın  “ilginç” olduğunu düşünmüştüm. Daha sonraları, argo ve hakaret nev’i şeylerle aram olmaması hasebiyle, bu tarz programlara bir daha rastgelmedim.

Taa ki bu yazıyı yazmama vesile olan “Oh…Sir!!The Insult Simulator” oyununu oynayana kadar. Sanki yıllar evvel internet kafe köşelerinde duyduğum yazılım evrim geçirip bir oyun olarak karşıma çıkmıştı.

Yine rastgele kelime ve tümceler üreten bir yazılım vardı ortada. Yalnız bu sefer bu kelime ve tümceleri siz birbirlerine ekliyor, en üretici hakareti oluşturmaya çalışıyordunuz.

İlgimi çekti, oyunun pek çok yönünü keşfedene kadar oynadım. Hadi, benim zamanın berrinde “ilginç” olarak tanımladığım bu sistem oyun dünyasına nasıl yedirilmiş, gelin birlikte bakalım

Damacanalar ve tuvalet terliği

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, “Oh…Sir!!The Insult Simulator” oldukça düşük bir bütçeyle hazırlanmış, buna rağmen genel kaliteden taviz verilmemiş indie bir yapım. Değerlendirmeyi bu durumu göz önünde bulundurarak yaptığımı söylemeliyim. Beyanımızı da yaptığımıza oyunun bizlere neler sunduğuna bakabiliriz.

Oh…Sir!!The Insult Simulator’ı açtığınızda sizi oldukça sade, hatta fazlasıyla sade, bir ana menü karşılıyor. Özellikle AAA yapımların envai çeşit efektler saçan, renkli resimli ve hatta 3D menülerinden sonra; oyunumuzun sadece isminin yazdığı ve 4 adet etkileşimli tuştan başka hiçbir şeyin bulunmadığı ana menünün insana oldukça dinlendirici geldiği bir gerçek.

Ana menüden; ayarlara ulaşabiliyor, yapımcı firmanın elemanlarını tanıtan cast ekranına geçebiliyor, tek kişilik ve çok oyunculu modlara ulaşabiliyorsunuz. Evet yanlış duymadınız, çok oyunculu dedim. Birazdan bu noktaya değineceğim.

Oyunu ilk açtığınızda, hangi menüye girmek isterseniz isteyin size alıştırma bölümünü oynamak isteyip istemediğinizi soruyor. Unutmayın, Oh…Sir!!The Insult Simulator pek çok oyuncunun alışık olduğu tarzda bir oyun değil. Bu sebepten, bu incelemeyi okuduktan sonra oyunu oynamayı aklınıza koyduysanız, alıştırma bölümünü yaptığınızdan emin olun.

Alıştırma kısmında kelime ve cümleleri nasıl birleştirmeniz gerektiği detaylı bir şekilde izah ediliyor. Dil bilgisi hatalarının puanınızı düşüreceği, nasıl kombo yapacağınız, rakibinizin zayıflıklarından nasıl faydalanacağınızı tamamıyla öğreniyorsunuz. Bu aşamayı geçtikten sonra oyun sizi bir adet başarımla birlikte ana menüye geri gönderiyor.

Artık ne yapacağınız size kalmış, ister tek kişilik modlarda yapay zekaya karşı tek oyunluk veya turnuva şeklinde mücadele edin, isterseniz de çok oyunculu seçeneğine tıklayıp kanlı canlı rakiplere saydırmanın keyfini çıkarın.

Ben ilk olarak yapay zekaya karşı tek oyunluk modda kendimi geliştirmek istedim. Seçeneğe tıkladığımda karşıma birden birbirinden ilginç karakterlerin olduğu bir karakter seçme ekranı geldi. “Anam” dedim, karakter de seçebiliyormuşuz. Yaşlı bir teyzeden H.P lovecraft’a, Serious Sam’den sonradan görme siyahi bir arkadaşa kadar oldukça geniş bir karakter kadrosu – her biri kendine has zayıflıklar ve özel hakaret tümceleriyle birlikte – bizleri karşılıyor.

Karakterimizi seçtikten sonra rakibimize manevi çöküntü yaşatmayı istediğimiz mekanı seçiyoruz. Evet, aynı dövüş oyunlarındaki gibi, tek fark birazdan yumruklarımız değil çenemiz çalışacak.

Maç başlar başlamaz kendimizi amansız bir tartışmanın ortasında buluyoruz, seçtiğimiz mekana göre bu tartışmanın konusu ölü bir mavi makav da olabiliyor paylaşılamayan bir tren koltuğu da. Konuşarak bir yere varamayacaklarını farkeden karakterlerimiz birbirlerine saydırarak bu işe çözüm bulmaya karar veriyorlar ve işte kontrol de bizim elimize bu noktada geçiyor. Sonrasında tartışma nereye mi kayıyor? Şunun gibi muhtemel hakaretlerin havada uçuşacağını garanti edebilirim:

  • Annenin giyim zevkinin afrika kıtasından eski olması mı daha kötü yoksa babanın kunduzlara olan ilgisi mi?
  • Evin o kadar eski ve pis ki, köpekler bile işemek için kendiliğinden dışarı çıkar
  • Abin ispiyoncuydu ve eşcinseldi aynı zamanda yetimlerden çalıyordu
  • O kadar cahilsin ki matematik öğretmenin seninle bağlantısı olduğu anlaşılmasın diye kendini astı.

 

Yukarıda okuduklarınız sadece ana hakaretlerden bir kuple, birde her karakterin özel hareketi sayılabilecek ve ana hakaretlere eklenebilen 10 civarı cümlesi bulunmakta. Bu cümleler şahane komboların kapısını aralamakla kalmıyor, yaptıkları göndermelerle pek çok zaman yüzünüze koca bir gülümsemenin yerleşmesini de sağlıyor.

Multi mi player?

İşlerin asıl ilginç hale gelmeye başladığı nokta ise çok oyunculu mod oluyor zannımca. Yapay zekayı alt etmesi kolaydı, hem ettiğiniz hakaretler 0 ve 1’lerden oluşan bir cihaza gidiyordu. Peki ya sizin gibi düşünen, nefes alan canlı birine karşı “hakaret düellosu”nu nasıl yürütürdünüz?

İtiraf etmek gerekirse ben başlarda pek güzel yürütemedim. Kanlı canlı birine “anan şöyle, baban böyle, beynin çiğdem çekirdeği kadar” demek hoşuma gitmedi. Sonra baktım karşıma çıkan kimse centilmenlik örneği göstermiyor… Öhöm, uzun lafın kısası, moba oynarken takım arkadaşlarınıza dahi rahat söven biriyseniz oldukça rahat edeceğiniz bir gerçek, aksi takdirde benim gibiler için alışması biraz zaman alıyor. Yine de, özellikle alıştıktan sonra, çok oyunculu modun verdiği zevk apayrı.

Ne kadar eğlenceli?

Oldukça. Kısa periyotlar halinde (20dk-yarım saat gibi) oynandığı sürece kesinlikle sıkmayacak, çok oyunculu modunda oynayacak oyuncu bulursanız eğlenebileceğiniz, yeniden oynanabilirliği yüksek, local co-op destekleyen ve hepsinden ötesi bunların karşılığında sizden sadece 2$ isteyen bir oyun. Hiç yoktan en az 3-4 saatinizi harcayabileceğiniz indie bir başarı örneği.

Başta “küfürmatik” dedik lakin işin aslı Oh…Sir!!The Insult Simulator bundan çok daha fazlası. Mantık çerçevesinde, çoğunlukla akıl ürünü iğnelemeler ve hakaretlerle rakibinize haddini bildirmeye çalıştığınız küçük sevimli bir oyun bu. Vile Monarch gibi gelecek vaat eden indie bir stüdyonun ellerinden çıkmış olması da cabası.

İndie oyunları seven, vakti zamanında tam sövecek olup da kendini çok tutmuş ve eş dostla oynayıp akrabalık ilişkilerini batırmak isteyen herkese Oh…Sir!!The Insult Simulator’u tavsiye ediyorum.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
11
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 77

Nezaket kuralları dahilinde saydırmanın binbir yolu Evet yanlış okumadınız, saydırmak dedim. İlk anladığınız anlamda. Hani ekseriyetle sokaklarda sinli kaflı başlayışına şahit olduğumuz olay. Yüzünüze karşı birisi tarafından gerçekleştirildiğinde, içinizde şiddet dürtüsünün ortaya çıkmasına sebep olan fiil. Hah işte birileri oturmuş bunun oyununu yapmış. Bizde üşenmedik bu değişik konsepte bir göz atalım dedik.  Baya saydırıyoruz yani? ..

Sonuç OFD: 77.0% 77 İyi
- - - - -
İndie oyunları seven, vakti zamanında tam sövecek olup da kendini çok tutmuş ve eş dostla oynayıp akrabalık ilişkilerini batırmak isteyen herkese Oh…Sir!!The Insult Simulator’u tavsiye ediyorum.

Benzer Yazılar

Gothic Serisinin Yapımcılarının Yeni Oyunu ELEX Çıkışını Gerçekleştirdi

Gothic Serisinin Yapımcılarının Yeni Oyunu ELEX Çıkışını Gerçekleştirdi


Gothic Serisinin Yapımcılarının Yeni Oyunu ELEX Çıkışını Gerçekleştirdi

İncelemesi yakında Oyunfest'te Rpg oyunlarıyla az buz haşır neşir olmuş pek çok kişi Piranha Bytes Stüdyolarını biliyordur. Bilmeyenler için, Gothic ve Risen serilerinin geliştirici stüdyosu diyebiliriz. Piranha Bytes yıllardır bıkmadan usanmadan, kendi tarzında, Rpg'ler geliştirip piyasaya...

Divinity Original Sin 2 PC İnceleme

Divinity Original Sin 2 PC İnceleme


OFD: 98.0%

Divinity Original Sin 2 PC İnceleme

OFD: 98.0%

Bu kadar vakit ne mi yaptım? Cidden ben de bilmiyorum ve bu inceleme bu kadar geciktiği için üzüntü içerisindeyim.  Oyunun inceleme kopyası elime çıkış günü ulaşmış olmasına rağmen bir türlü oturup incelemesini yazamadım. Oyunun çıkışının ardından seyreden 10-11 günlük süreçte oyunu...

Mushroom Wars 2 PC İnceleme

Mushroom Wars 2 PC İnceleme


OFD: 76.0%

Mushroom Wars 2 PC İnceleme

OFD: 76.0%

Mantar Savaşları 1 – Gizli Tehlike “İntikam andımı işte o karanlık günde içtim. Göğü alabildiğine dolduran sineklerin vızıltısı hala kulaklarımda. Gözlerim bir sağa bir sola kayıyor, tepe mantarımın bulunması gereken yerde bir ağırlık. Her nefes alışım genzime, havayı dolduran kesif gazlarla...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz