No Man’s Sky İnceleme – PlayStation 4

No Man’s Sky İnceleme – PlayStation 4

Son zamanların en çok konuşulan ve tartışılan oyunlarından No Man’s Sky’ı sizler için inceledik.

Duyurulduğu günden bu yana oyuncular tarafından çıkacağı gün iple çekilen No Man’s Sky; 9 Ağustos tarihinde çıkışını gerçekleştirdi ve oyuncular tarafından denenmeye başlandı. Oyun piyasasında her yıl bazı oyunlar için büyük çapta hayran kitleleri ve heyecan dalgaları oluşmasına alışkınız. Ancak No Man’s Sky bunu bazı açılardan başka bir boyuta taşıdı desek yanlış olmaz. Yapımcıların oyunu düzenli aralıklarla gayet başarılı bir şekilde ‘şişirmesi’ sayesinde oluşan ilgi zamanla yok olmak yerine katlanarak büyüdü. Peki şu an on binlerce kişinin oynadığı, bir dakika içerisinde pek çok gezegenin ve yaşam formunun keşfedildiği bu yapım, büyük beklentileri karşılıyor mu?

No Man’s Sky’ı değerlendirmeye başlamadan önce oyunun yapımı ve teknik kısmı hakkında bilgi vermemiz gerek. Oyun içerisinde 18 kentilyonun (20 haneli bir sayı) üzerinde, hepsi birbirinden ayrı özelliklere sahip gezegen mevcut. Bu rakamın ne kadar büyük olduğunu şöyle açıklayalım. Tam olarak yetmiş yıl ömür süren bir insan, doğduğu andan itibaren her saniye başına bir gezegen keşfetse 2.2 milyarın biraz üzerinde sayıda gezegen keşfetmiş olur. Bu sayı 18 kentilyonun trilyonda biri bile etmiyor. Yani oyun gerçekten de devasa büyüklükte bir evren sunuyor bizlere.

no man's sky 1

Elbette ki yapımcılar bu kadar çok sayıdaki gezegeni teker teker oluşturmadı. Procedural generation (Yöntemsel Üretim) adı verilen teknoloji ile geliştirilen algoritma sayesinde oyun motoru farklı gezegenler, bu farklı gezegenler için farklı koşullar meydana getiriyor. Bu yöntemi ilk kez duymuş olabilirsiniz ancak oyun dünyasında oldukça ünlü olduğunu söyleyelim. Hepimizin adını duymuş olduğu ve pek çoğumuzun vakit geçirdiği Minecraft da bu yöntem ile geliştirilen oyunlardan biri. Fark şu ki Minecraft’ta bu yöntem sadece sınırlı oyun dünyasını oluşturuyordu. No Man’s Sky ise adeta koca bir evreni baştan aşağıya oluşturuyor. Tabi oyun motorunun kontrolden çıkma gibi bir ihtimali yok mu diye düşünenler de var. Yapay zekalı robotların dünyayı kontrol altına aldığı kıyamet senaryolarını andırıyor değil mi? Ancak oyun yönetmenlerinden Sean Murray’nin açıklamasına her şey kontrolleri altında (imiş).

No Man’s Sky’ın hikayesine biraz değinelim. Oyunun oldukça karmaşık ve sabır gerektiren bir hikayesi olduğu için öyle direk yazıya dökebilmek zor. Ancak en basit tabiriyle oyundaki öncelikli görevimiz evrenin merkezine ulaşmak. Fakat merkezde bizi neyin beklediğine dair hiçbir fikrimiz yok, çünkü keşfetmesi öyle kolay bir şey değil. Bu amacımıza ulaşmak için koskoca evrende bir başımıza olsak da bize yardım eden bir şey mevcut. Sean Murray’nin açıklamasına göre bir merkezi bilgisayar sistemi olan ‘The Atlas’ bu engin yolculuğumuzda bizi yönlendiriyor. Ancak Atlas da göründüğü kadar basit bir şey değil. Bazı oyuncular No Man’s Sky evreninin merkezinde Atlas’ın bulunduğunu ve evrenin tüm sırlarının ve verilerinin burada olduğunu iddia ediyor.

no man's sky 2

Hikaye aşağı yukarı böyle olsa da oyun tasarlanma tarzı nedeniyle açık uçlu bir ilerleyişe yer veriyor. Hatta oyunu bitirmeniz -daha doğrusu bir sona ulaşmış görünmeniz- için evrenin merkezini keşfetmenize bile gerek kalmayabiliyor. Kısacası oyunun size anlatmak ve göstermek istediği bir hikaye mevcut. Ancak bunu kesin yargılarla sonuçlanan görevler aracılığıyla sergilemiyor. Aksine tamamen sizin keşfetmenizi, bir nevi kendinizi sınamanızı istiyor. Zaten oyun içerisinde ilerleme kaydedip çevrede olup bitenler hakkında fikir edinmeye başladıkça kendi teorilerinizi oluşturmanız kaçınılmaz oluyor. Fakat benim görüşüme göre No Man’s Sky hikayesi için veya ‘Evreni keşfetmeyi salla, ben direk merkezine gideyim.’ mantığıyla oynanacak bir oyun değil. Çünkü oyun içerisinde ‘keşfedilmeyi bekleyen inanılmaz şeyler’ var.

Oyuna ilk başladığınızda hiç bilmediğiniz bir gezegenin ortasında oluyorsunuz. Bu esnada terk edilmişliği ve ıssızlığı fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. Gezegene dair o an tek bildiğiniz şey hava koşulları, potansiyel düşman tehditi gibi temel statüler. Etrafa biraz bakındığınız zaman uzay geminizi görüyorsunuz. Ancak uzay geminize atlayıp o gezegenden çıkamıyorsunuz çünkü geminiz arızalı. Arızalı parçaları onarmanız için çeşitli maddeler ve elementler gerekiyor. Bu elementleri bulmak için etrafınızı keşfediyorsunuz. Maddeleri kimi zaman tek bir tuşa basarak toplarken kimi zaman özel maden çıkarma lazeriniz ile bunu yapıyorsunuz. İlk gezegeniniz kaynaklar açısından zengin olacağı için çevrenizi keşfedip toplayabildiğiniz kadar madde toplamanız oldukça yararlı olacaktır.

no man's sky 3

Gezegenden maden çıkarmak oldukça kolay görünüyor değil mi? Ancak bir süre sonra olayın o kadar da toz pembe olmadığını anlıyorsunuz. Çünkü hiç bilmediğiniz bu gezegen sizin yaşamanıza tamamen elverişli değil. Radyasyon, olumsuz hava koşulları gibi tehlikelerle yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz. İlk gezegendeki radyasyon seviyesi çok yüksek olmasa da koruyucu sisteminiz zaman içerisinde tükeniyor ve sizin için tehlike çanları çalmaya başlıyor. Topladığınız malzemelerin bir kısmıyla kıyafetinizi şarj etmeniz gerekiyor. Tabi sizin için tehlike arz eden şeyler doğa ile sınırlı değil. Ayak bastığınız gezegende yabancı olduğunuz için bu gezegeni koruyan ‘Sentinel’ ismindeki birimler size saldırabiliyor. Savaşalım mantığıyla hareket edecekseniz, başlangıçta elinizdeki tek silahın maden odaklı lazeriniz olduğunu ve düşük hasar verdiğini hatırlatalım. Bu birimler sizin kadar hızlı ve çevik olmadıkları için yanlarından biraz uzaklaştığınız takdirde takibi bırakıyorlar. Ayrıca savaşmayı seçtiğiniz takdirde kısa sürede tehlikeyi etkisiz hale getirmezseniz diğer Sentinel birimleri de olay yerine geliyor ve ortalık daha da karışıyor.

Gemimiz için devam ettirdiğimiz malzeme arayışı sırasında o gezegene özgü pek çok yaşam formuyla karşılaşıyoruz. Oyunun en güzel noktalarından da biri bu sanırsam -en azından ilk birkaç saat için- Bu canlıların çoğu siz yakınına gittiğinizde korkudan kaçışıyor, hatta saldırsanız bile karşılık vermeyip kaçmaya devam ediyorlar. Ancak çevreden topladığınız maddeler sayesinde onları besleyerek bir nevi ‘Ben dostum.’ deme imkanınız da mevcut. Tabi her canlı da bu kadar saf ve masum olmayabiliyor. Devasa, dinazor benzeri hayvanlar ve hatta saldırgan bitkiler karşınıza çıkabiliyor. O yüzden siz siz olun, ilk gezegeni keşfederken tüm yaratıklara masum ve tatlı bir canlı düşüncesiyle yaklaşmayın.

no man's sky 4

Onarım için gerekli malzemeleri topladıktan sonra doğal olarak gezegenin altını üstüne getirdiğinizi düşünüp başka bilinmedik diyarlara yol almak isteyeceksiniz; tıpkı benim gibi. Ama bunu kesinlikle yapmayın. Oyuna başladığınız gezegen yüksek olasılıkla kaynak açısından verimli bir gezegen olacak ve bu yüzden etrafınızı iyi araştırmanız hiç şüphesiz yararınıza. Ne kadar çok kaynak toplarsanız oyunun gelecek saatleri için o kadar avantaj elde ediyorsunuz. Çünkü o gezegende sosyal yaşantıdan uzak bir canlı olsak da iletişime geçebileceğimiz ve ticaret yapabileceğimiz formlar mevcut.

İlk gezegenimizdeki tecrübelerimize yeterince değindiysek artık uzay içerisinde yol almaya başlayabiliriz. Tamir ettiğimiz gemimizi kontrolümüze alıp uçsuz bucaksız evrende yeni şeyler arayışına başlamamız için hiçbir engel yok. Tabi ilk gördüğünüz gezegene dalmayıp etrafı biraz daha keşfetmeniz en iyisi zira karşınıza bir uzay istasyonu çıkması olası. Bu uzay istasyonları, diğer canlılarla iletişime geçip ticaret yapabileceğiniz bir merkez görevi görüyor. Ticaret yapmaya başlayabilmeniz için elinizdeki maddelerin bir kısmını gözden çıkarmanız gerekiyor. Para kazanmaya başlayıp değerli malzemeler elde ettikten sonra diğer canlıların sahip olduğu şeyleri alabilir, hatta uzay gemileri için teklifler yapabilirsiniz. Ticareti sadece bu istasyonlarda yapmıyorsunuz. Gittiğiniz gezegenlerde bazı bölgelerde galaksiler arası ticaret ağına ulaşabiliyorsunuz. Tabi her eşya bulunduğu galaksiye göre farklı bir değere sahip olabileceği için kimi zaman beklenenden az kazançlar ortaya çıkabiliyor. Ancak oyunda eşya ve malzeme elde etmek çok da zor olmadığı için para açısından pek bir sıkıntı yaşamıyorsunuz.

no man's sky 5

Ticaret yapıyorsunuz dedik ama bu canlılarla öyle sohbet falan etmeniz mümkün değil. Sebebi de çok basit; dillerini bilmiyorsunuz. Fakat öğrenmeniz mümkün. Gittiğiniz gezegenlerdeki bilgelik taşları sayesinde çeşitli dillere ait birkaç kelime öğrenebiliyorsunuz. Örneğin keşfettiğim gezegenlerin birinde interloper (yetkisiz tüccar) kelimesinin yabancı dildeki karşılığını öğrendim ve uzay istasyonunda ticaret yapmak için iletişime geçtiğim canlı bu kelimeyi kullandı. Elbette ki diğer kelimeleri öğrenmediğim için ne dediğini tam anlayamadım ama bu tarz bir detayın düşünülmesi beni son derece mutlu etti. Ayrıca bu öğrendiklerimiz uygun uzaylılarla karşılaştığımız takdirde oldukça yararlı olabiliyor. Dillerini bildiğiniz için size ticaret ilişkilerinde kolaylık sağlayabiliyorlar.

Keşfettiğiniz gezegenlere karşı takındığınız tavırlar, o gezegendeki tecrübeleriniz için oldukça belirleyici oluyor. Örneğin keşfettiğiniz gezegendeki canlılarla iyi ilişkiler kurar, Sentinel birimlerine saldırmaz ve canlılara zarar vermezseniz o gezegen ile aranızda iletişim gelişiyor. Hatta çeşitli uydu alıcılarını aktif ettiğiniz takdirde kimi zaman haber bile alabiliyorsunuz. Örneğin o gezegende korsan saldırısı, istila gibi bir durum olursa sizin kurduğunuz uydu alıcıları sayesinde sinyal yollayıp yardım için sizi çağırabiliyorlar. Ancak kötü bir rol üstlenip gezegene zarar verirseniz de sizin için arama başlatılıyor. İlk başlarda basit Sentinel birimleri aramayı yürütse de çarşı karıştığı takdirde çok daha güçlü ve büyük birimleri karşınızda bulabiliyorsunuz.

no man's sky 6

Şimdiye kadar No Man’s Sky’ın hep olumlu yönlerine değindik, hatta fazlasıyla değindik. Şimdi de oyunun sahip olduğu kusurlardan bahsetmemiz gerek. No Man’s Sky gerçekten çok güzel bir oyun. Oyunun yaklaşık olarak ilk 15 saatlik kısmı oldukça eğlenceli ilerliyor. Yeni gezegenler ve canlılar keşfetmek, hep merak ettiğimiz o uzay yolcuklarını istediğimiz gibi gerçekleştirmek gayet güzel. Ama bir süre sonra oynanış kendini tekrar etmeye başlıyor. Gezegene git, malzeme topla, uzay istasyonunda ticaret yap; tüm bunları birleştir ve evrenin merkezini keşfet mantığı bir süre sonra sıkıcı olabiliyor. Elbette ki oyunun keşif yanı bir yerden sonra monotonlaşacak. Ancak bunu unutturacak veya etkisini azaltacak olan aksiyon ve hayatta kalma mekanikleri hiç de iyi tasarlanmamış. Uzaylılarla girdiğimiz savaşlar eğlenceli olmaktan çok uzak. Hatta bir gezegene gittiğimde çatışmadan korktuğum için değil, yapacaklarım bana keyif vermeyeceği için kaçınıyordum. İlk başlarda başa bela olacak gibi duran hayati göstergelerimiz de gayet kolay bir şekilde yenilenebiliyor. Kendimi kaptırıp uzay gemimden fazlasıyla uzaklaştığımda bile radyasyon önleyicim yarı seviyenin altına düşmemişti. Yani oyunun keşfetme kısmı bir süre için oynanış zevkini sırtlasa da diğer alanlardan beklediği desteği alamayınca tek başına yeterli olmuyor ve aldığım zevk birden azalıyor.

Diğer değinmek istediğim nokta ise envanter yönetimi. Gemimiz ve kıyafetimiz için ayrı envanterler mevcut olsa da ne yazık ki envanter büyüklüğü hiç iç açıcı değil. Zamanla çeşitli geliştirmeler sonucunda envanterimiz büyüse de ilk saatlerde bu sorun başıma çok iş açtı. Yaptığım ticaretlerden beklediğim kazançları sağlayamadım ve bu yüzden gezegenler ile uzay istasyonları arasında birkaç defa git gel yapmak zorunda kaldım. Hele ki koca uzay gemimin (aslında çok kocaman da sayılmaz) kıyafetimle neredeyse aynı kapasiteye sahip olması beni resmen çileden çıkarmaya yetti.

no man's sky 7

Oyunun grafiklerine değinmeden geçmemek lazım. No Man’s Sky AAA kalitede bir yapım olmamasına rağmen onlardan farksız bir muamele gördü ve oyunun gelmek istediği nokta da zaten buydu. O yüzden eleştirirken en iyileriyle kıyaslanması gerek. Grafiklerin beklediğimin biraz altında kaldığını belirtmem lazım. Uzaktan baktığınızda uçsuz bucaksız uzay, birbirinden farklı gezegenler gayet güzel gözüküyor. Yüzeylerine ulaştığınızda ise kaplamaların detaysız olduğunu fark ediyorsunuz. Canlı formlarının görünüş açısından beni tatmin ettiğini söyleyemem. İlk gezegenimde karşıma çıkan canlılar davulun sesi misali uzaktan güzel görünseler de diplerine girince o büyülerini kaybettiler. O ilk başta korkuyla yaklaştığım ayı benzeri orta boyuttaki canlının, peluş ayıcıktan farksız yüzü ve az detaylı grafiksel yapısı olduğunu fark edince hayal kırıklığına uğradım. Canlı çeşitliliği üst düzey olsa da bu tarz ince detaylara da kesinlikle dikkat edilmeliydi. Ancak ticaret yaparken gördüğüm canlıların yıldız sistemlerine göre farklı tasarımları olması ve bu farkların bariz şekilde gözlemlenebilmesi takdire şayan.

Oyunun işitsel anlamda gerçekten çok yukarılarda, hatta oyunda en çok hoşuma giden şeylerden biri müziklerdi. 65daysofstatic grubunun ve Paul Weir’in imzasını taşıyan müzikler oyunda yaşadığımız anlık duygularla gayet uyumlu şekilde karşımıza çıkıyorlar. Özellike oyunun Monolith, Tomorrow ve Hypersleep şarkıları büyük beğenimi kazandılar. Hans Zimmer’ın S.T.A.Y ile uzay temalı yapımlardaki müzik kalitesini ‘arşa çıkardığını’ düşünen biri olarak No Man’s Sky’ın müzikal açıdan iyi bir iş çıkardığını rahatlıkla söyleyebiliyorum.

Lafı daha da uzatmadan son sözlerimi belirtmem lazım. İncelemeye not aldığım ve aklımda kalan her şeyi sığdırmaya çalışsam da oyun ortada; henüz karşılaşmadığım veya unuttuğum çok farklı şeyler olabilir. No Man’s Sky, ‘büyük’ beklentiler içerisinde çıkış yapan, beklentilerin bir kısmını karşılayan, bir kısmını ise hayal kırıklığına uğratan bir yapım. Oynanış açısından bir süre sonra kendini tekrar etmesi ve grafiklerin beklenenin altında kalması oyunun en önemli kusurları. Ancak hiçbir oyunda görmediğimiz büyüklükte bir oynanış alanı sunması, keşfetme imkanlarının yarattığı heyecan ve pek çok küçük detay, oyuna olumlu bir gözle bakmamı sağlıyor.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
174113
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 75

Son zamanların en çok konuşulan ve tartışılan oyunlarından No Man’s Sky’ı sizler için inceledik. Duyurulduğu günden bu yana oyuncular tarafından çıkacağı gün iple çekilen No Man’s Sky; 9 Ağustos tarihinde çıkışını gerçekleştirdi ve oyuncular tarafından denenmeye başlandı. Oyun piyasasında her yıl bazı oyunlar için büyük çapta hayran kitleleri ve heyecan dalgaları oluşmasına alışkınız. Ancak No ..

Sonuç OFD: 75.0% 75 İyi
60 70 64 75 75
No Man's Sky, 'büyük' beklentiler içerisinde çıkış yapan, beklentilerin bir kısmını karşılayan bir kısmını ise hayal kırıklığına uğratan bir yapım. Oynanış açısından bir süre sonra kendini tekrar etmesi ve grafiklerin beklenenin altında kalması oyunun en önemli kusurları. Ancak hiçbir oyunda görmediğimiz büyüklükte bir oynanış alanı sunması, keşfetme imkanlarının yarattığı heyecan ve pek çok küçük detay, oyuna olumlu bir gözle bakmamı sağlıyor.

Benzer Yazılar

Darwin Project İlk Bakış

Darwin Project İlk Bakış


Darwin Project İlk Bakış

Burası Sörbaybır, burda şaka yookh, her şey gerçek! İnsanlar genelde bıkkınlık veren ve yanlış addettikleri şeyleri nitelerken "milletçe şöyleyiz, milletçe yaptık, milletçe *****" gibisinden tabirler kullanmaya gittikçe alıştılar. Doğrudur veya yanlıştır, beni alakadar etmiyor zira bu girizgahı...

Call of Duty: WWII İnceleme

Call of Duty: WWII İnceleme


OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII İnceleme

OFD: 73.0%

Call of Duty: WWII ile modern savaş, hatta uzay savaşları konseptini bir yana bırakıp serinin çıkış noktasına, İkinci Dünya Savaşı'na dönüyoruz. Call of Duty serisi son birkaç oyundur gelecek savaş deneyimini oyunculara sunmayı tercih ediyordu. 2011'de çıkış yapan Modern Warfare 3'ün ardından...

PlayStation 4 İçin Canlı Aksiyon Macera Oyunu Erica Duyuruldu

PlayStation 4 İçin Canlı Aksiyon Macera Oyunu Erica Duyuruldu


PlayStation 4 İçin Canlı Aksiyon Macera Oyunu Erica Duyuruldu

Flavourworks tarafından PlayStation 4 PlayLink'e özel olarak geliştirilen canlı aksiyon macera türündeki Erica, Paris Oyun Haftası sırasında duyuruldu. Sony'nin Paris Oyun Haftası 2017 sırasında PlayStation 4 için duyurduğu oyunlar arasında Erica da bulunuyor. PlayLink'e özel olacağı...

Kimler Neler Demiş?

1 Yorum - "No Man’s Sky İnceleme – PlayStation 4"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Eren
Ziyaretçi

Güzel bir inceleme olmuş hocam elinize sağlık ama oyun baya değişik

wpDiscuz