NBA 2K19 İnceleme

NBA 2K19 İnceleme

NBA 2K19 ile serinin 20. yılını kutlayan 2K Games, geçtiğimiz senelerden farklı neler vaat ediyor?

NBA 2K serisine PS2’de oynadığım 2K9 ile başlamıştım. O zamanlar hem Avrupa basketbolunu hem de NBA’i fazla bilmeyen bir çocuk olduğum için arada girip birkaç maç yaptığım bir oyundan fazlası olmamıştı benim için. Aradan geçen yılların ardından PC’de oynamaya başladığım 2K13, beni günler boyunca bilgisayar başına kilitlemişti. Kariyer modundaki karakterim ile sezonlarca oynamış, NBA efsaneleri arasında yerimi aldıktan sonra da uzun soluklu maceramı sonlandırmıştım. Oyundan aldığım zevk nedeniyle 2K15’ten itibaren tüm oyunları PlayStation 4’te denedim ve eğlenceme devam ettim. 2K19’la geçirdiğim birkaç günün ardından şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki karşımızda uzun süreli bir oyun var.

Basketbol her geçen yıl üzerine bir şeyler katan, değişimi merkezinde bulunduran bir spor. İyi bir basketbol oyunu da hiç şüphesiz bu mentaliteyi barındırmak zorunda. Bu sebeple de 2K serisinin her yeni üyesi çeşitli oynanış değişikleriyle ve geliştirmelerle karşımıza çıkıyor. Özellikle geçen sene yapay zeka başta olmak üzere NBA 2K18 bazı oynanış sıkıntılarına sahipti. Ben de bu sıkıntıların giderildiği daha oturaklı bir oynanış getirildi mi üstünkörü kontrol edebilmek için doğrudan gösteri maçına yöneldim.

Geçtiğimiz sene yapay zeka rakipler savunmada orta şekerli bir performans çizse de özellikle hücum kısmında mantıksız seçimler yapabiliyorlardı. Boş şutları denemiyorlar, ters eşleşmeleri kullanmıyorlar veya 24 saniyelik hücum süresi iyice azalana dek harekete geçmiyorlardı. Oyunu genellikle en zor iki seviyede oynuyordum ve buna rağmen yazdığım sorunlar kendilerini gene gösteriyordu. Bu sene yeniden geliştirilen yapay zeka bu sorunları büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Rakiplerimiz artık açık kovalayan ve hataları affetmeyen bir hale gelmişler.

Savunmada da yapay zeka geliştirmeleri rahatlıkla göze çarpıyor. Top kontrolü çok iyi olmayanlar -örneğin uzun oyuncular- topu uzun süre ellerinde tutunca kısa oyuncular top çalmak için hamle yapıyor ve başarılı da oluyorlar. Pasları yeterince gelişmemiş bir oyuncu da uzun mesafeli veya riskli paslar yaptığında ya isabet bulamıyor ya da rakipler araya giriyor. Bu tarz hatalar sonucunda da hızlı hücumlarla rakibiniz hemen sayı üretmeyi başarıyor. Ayrıca artık rakiplerin ribaund almak için yaptıkları yerleşim çok daha oturaklı. Tüm bu savunma geliştirmeleri sizi daha mantıklı hücum etmeye, gereksiz risklerden uzak durmaya itiyor.

Tabi oynanışın bu gelişmesi sadece yenilenen ve düzeltilen mekaniklerle açıklanamaz. Yeni oyuncu animasyonları ve fizikleri hiç şüphesiz oldukça önemli bir paya sahip. Şut atan bir oyuncunun top adeta elinden kayar gibi çıkıyor, farklı pas tipleri oldukça gerçekçi hissettiriyor. Topun hareketi de gene gerçekçiliği geliştirilen bir diğer unsurlardan. Geçtiğimiz sene topu tutan oyuncu akrobatik hareketler denediği zaman rahatsız eden bazı animasyonlar görebiliyorduk. NBA 2K19’daki fizik motoru bu tarz sorunları halledip daha pürüzsüz bir oynanışı sunuyor.

Her sene daha gerçeğe yakın hale getirilen basketbol oynanışı NBA 2K19’da beklediğimiz üzere fazlasıyla başarılı bir grafik çiziyor ve bizleri hayal kırıklığına uğratmıyor. Seriye ara vermiş veya ilk kez başlayacak biriyseniz ilk başta bu gerçekçi oynanış biraz fazla karmaşık ve gereksiz gibi hissettirebilir. Ancak maçlarda vakit geçirip alışmaya başladıktan sonra en büyük zevkin oyunla bir nevi mücadele ederek başarıya ulaşmak olduğunu göreceksiniz.

Serinin son birkaç senedir en gözde modu MyCareer desek yanlış olmaz. İçerik tarzı sebebiyle her zaman sevilen bu modumuz son birkaç yıldaki hikaye sunumu ile birlikte altın çağını yaşamaya başladı. Tasarladığımız karakter her sene farklı bir hikaye işlenişiyle NBA tarihine adını yazdırmaya çalışıyor. Bu sene de “The Way Back” başlığıyla karşımıza çıkarılan kariyer modu gene harika bir hikayeyi ve eğlenceli oynanışı karşımıza çıkarıyor.

Bu seneki hikayede, karakterimiz NBA draftlarında yani seçmelerde tercih edilmemesi nedeniyle kendini Çin’de buluyor. Amerika’daki yaşamın ardından Çin kültürüne bir türlü alışamayan, takımda da sorunlar yaşayan karakterimiz oldukça mutsuz bir şekilde basketbol yaşantısına devam ediyor. Ardından sürpriz bir transfer sayesinde kendimizi Los Angeles’ta buluyoruz. Ancak o da ne? Biz Los Angeles Lakers’a gittiğimizi sanırken bir G-League (NBA alt ligi) takımı olan South Bay Lakers’ta buluyoruz kendimizi.

Aksiliklerden yakasını kurtaramayan karakterimiz her şeyi bir yana bırakıp yeni takımına ve performansına konsantre olmak isterken işler gene sarpa sarıyor. Takımla antrenmana bile çıkamadan ilginç bir sponsorluk anlaşması gereği tekrardan transfer oluyoruz. Fort Wayne Mad Ants isimli yeni takımımızda bizi yeni ruhsal bunalımlar, mücadeleler, dostlar ve düşmanlar bekliyor. Yani NBA’e giden yolculuğumuz hiç olmadığı kadar zorlu. MyCareer hikayemizin başlangıcı böyle. Hikayeyi tamamladıktan -en azından tamamladığımı düşündükten- sonra şunu söyleyebilirim ki yapımcı ekip gene gayet güzel bir iş ortaya koymuş. Basketbolcu psikolojisine yakın çekim yapan, pek çok farklı yan karakteri karşımıza çıkaran ve sıkmayan sinematikler sunan kariyer modu takdiri hak ediyor.

Kariyer modumuzun biraz da oynanışına değinelim. Zorlukları bir bir aşıp NBA’e gideceğimiz zaman önümüze farklı takım seçenekleri çıkıyor. Olaya ister duygusal ister mantıksal yaklaşmak bizim elimizde. Daha fazla dakika şansı bulup daha fazla VC (oyun içi para birimi) kazanabileceğimiz ortalama bir takım seçebilirsiniz. Veya çok az süre almaya razı olup şampiyonluğa oynayan bir takımın bünyesine katılabilirsiniz. Karar size kalmış.

Kariyer oynanışlarında en önemli şeylerden biri hiç şüphesiz takım arkadaşlarınız. Yukarılarda hem hücum hem de savunma anlamında yapay zekanın geliştiğini söylemiştim. Bu durum kariyerde de hissediliyor. Lebron James ile oynarken bile bire birde adam geçmek zorken yeni yetme oyuncumuz için durumu düşünmek çok da zor olmasa gerek. Yani başlangıç seviyelerinde oynamıyorsanız işiniz pek kolay değil. Ben, oyuncumu şutör gard yaratıp üç sayı özelliğini seçtiğim için genellikle başlarda perde desteğiyle boş şutlardan sayı ürettim. VC kazanmaya başladıktan sonra karakterimin özelliklerini geliştirdikçe zor şutlar, turnikeler, smaçlar da sıklaşmaya başladı. Tabi hücum sadece sayı üretmekten ibaret değil. Asistler, perdeler, dikkat dağıtmalar… bunları yaparak takım arkadaşlarınızın da sayı üretmesini sağlamanız lazım.

İş savunmaya geldiğinde gene zorlu bir sistem sizi bekliyor. Benim gibi sürekli top çalmaya veya blok yapmaya çalışan bir stiliniz varsa başlarda sizi pek çok faul bekliyor. Bu durumu ortadan kaldırmak için kazandığınız paraları blok, top çalma gibi yeteneklerinize harcayabilirsiniz. Ayrıca savunmada perdelere takılmak, hızlı geri koşamamak, rakibin karşısında kalamamak pahalıya patlıyor. Yani hatalar artık kritik ve bu yaptığınız hatalar doğal olarak takımdaki puanınızı (Teammate Grade) düşürüyor. Bu nedenle gözünüzü dört açmanızda fayda var.

Geçtiğimiz sene seriye dahil olan ve MyCareer modundaki sosyal alanımız olan The Neighborhood bu sene bazı değişimlerle karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz seneki gereksiz büyüklükte harita terk edilmiş ve ulaşımın kolay olduğu bir boyut tercih edilmiş. Etrafımız gene paramızı harcayabileceğimiz çeşitli dükkanlarla dolu. Mağazalardan bir şeyler alabilir, spor salonunda çalışabilir veya diğer oyuncularla etkileşime geçebiliriz. The Neighborhood ne kadar gerekli ve mantıklı derseniz, şahsen ben para tuzağı olmasının ötesinde pek de gerekli olmayan bir tat olduğunu düşünüyorum.

Para tuzağı demişken gelin bunu biraz açalım. Geçtiğimiz yıl sevilen ama bolca da eleştirilen bir yenilik olarak karşımıza çıkmıştı The Neighborhood. Hem MyCareer hem de The Neighborhood 2K18’de önemli miktarda VC gerektiriyordu. Kariyerde oyuncunuzu geliştirmek için harcarken sosyal alanımızda da karakteri kişiselleştirmek ve havalı hale getirmek için harcıyorduk. Hal böyle olunca oyuncular gerçek para ile VC satın almaya itiliyordu. Bu sene mikro ödeme sistemi bir miktar daha insaflı hale gelmiş. En azından bu sene havalı olmak ve iyi bir basketbolcu oluşturmak arasında seçim şansınız var. Ha ikisi birden olmak istiyorsanız işiniz biraz zor, bizden söylemesi.

MyCareer’a fazlasıyla uzun değindikten sonra kısa kısa diğer modları da açıklamak istiyorum. Geçtiğimiz sene hikaye işlenişi eklenmiş şekilde sunulan MyGM modu bu sene gene mevcut. Koca bir takımı kontrolünüz altına aldığınız bu modda verdiğiniz kararlar takımınızın şekillenmesine yardım ediyor. Ayrıca hikaye işlenişi bulunmayan bir MyGM tecrübesi de yaşayabilirsiniz, ki benim size tavsiyem böyle yapmanız. Zira hikayeli MyGM modu son derece sıkıcı diyaloglara (ki bilmeyenler için diyalogların sadece yazı olarak bulunduğunu, sesleri içermediğini belirtelim), absürd anlara ve alakasız içeriklere sahip. 1 saat tahammül ettikten sonra kendimi hikayesiz moda atmak zorunda kaldım. Modda genel olarak değişiklikler olsa da temeli aynı ve çok detaylı değinmeye gerek yok: oyuncu alıp satarak en iyi takımı oluşturun, takımı finanse ederek maddi anlamda kar elde edin ve şampiyonluğa ulaşın. Eğer takımın finansal detaylarına ve oyuncu-yönetim ilişkilerine çok bulaşmayıp daha çok sahanın içiyle ilgilenen bir takım yönetimi istiyorsanız tercihiniz MyLeague olmalı.

Çevrimdışı ve daha kısa soluklu bir macera arıyorsanız eğer doğrudan Seasons veya Playoff modlarına yönelebilirsiniz. Seçtiğiniz takımı sezonu ve ardından playoffları geçerek şampiyonluğa taşıyabilir veya doğrudan playofflarda mücadele verebilirsiniz. Bunlar dışında Blacktop ile sokak basketbol sahasında kapışabilir, yukarıda değindiğimiz MyLeague’i çevrimiçi olarak oynayabilir, Play Now Online ile seçtiğimiz takım veya oyuncu ile çevrim-içi mücadele verebiliriz. Ayrıca serinin bir diğer gözde modu MyTeam de oldukça ilgi çekici, ve de sıkıntılı. Hemen açıklayalım…

Sıfırdan bir takım oluşturma ve yükselme imkanı sunan MyTeam’e ilk girdiğinizde favori takımınızı seçerek bu takımdan birkaç oyuncuyu, takımın ekipmanlarını ve yıldızını elde ediyoruz, tabi kısıtlı bir süre için. Seçiminizin ardından az önce yazdıklarımı da içeren, koç, oyuncu, forma ve birkaç şeyden oluşan çeşitli kartlar açıyorsunuz. Ardından takımınızın adını ve şehrini/eyaletini seçip (İstanbul mevcut) eğlenceye başlayabilirsiniz. Çevrimiçi ve çevrimdışı pek çok maç modu sizi MyTeam’de karşılıyor. Çevrimdışı olarak NBA tarinin en iyi üçlülerine karşı mücadele edebileceğiniz Triple Threat, NBA takımlarının efsane beşlileriyle mücadele edeceğiniz Domination ve oyuncularınıza alışabileceğiniz Freestyle mevcut. Triple Threat ve Domination’da yaptığınız maçlar için sürpriz hediyeler, efsane oyuncular ve VC kazanabilirsiniz. Her hafta güncellenen mücadeleleri gerçekleştirip gene ödüller kazanmanız mümkün. Ayrıca VC’ye ilave olarak MyTeam’de yaptıklarımız bize Token kazandırıyor. Bu Tokenler ile farklı kalite sınıflarına ait oyuncuları satın alabiliriz.

MyTeam çevrimiçi modları ise beşe beş maç yapılabilecek MyTeam Unlimited ve rakibin en iyi üçlüsüyle mücadele edeceğiniz Triple Threat Online şeklinde. Tabi arkadaşlarınıza karşı hünerlerinizi sergilemek isterseniz onları davet edip kapışmanız da mümkün. Ayrıca ödüller elde etmenizi sağlayan haftalık mücadeleler de gene gerçek oyunculara karşı dizayn edilerek karşınıza çıkıyor. Tahmin edeceğiniz üzere MyTeam modu mikro ödemelerin güzelce yedirildiği bir mod. Parayı veren düdüğü çalarken siz kısıtlı paranızla, kısıtlı oyuncu kadronuzla ve iyi oyuncuların da kontratlarıyla boğuşacaksınız. Uzun lafın kısası MyCareer ardından MyTeam de mikro ödemelere kucak açan bir mod olarak karşımıza çıkıyor.

Modları da yazdıktan sonra hem oynanış hem de genel anlamda oyun için birkaç serzenişte bulunmak istiyorum. NBA 2K19’un oynanışında gerçekçilik hedeflenmiş ve bu hedef büyük oranda yakalanmış, tabi arada kaçan bazı şeyler de var. Özellikle yıldız oyuncuların bazı imkansız denemeleri sırf yıldız olduklarından potayı bulabiliyor. Perdeleme anlarında yapay zeka hem hücumda hem de savunmada hala yeterince iyi değil, alakasız çabalara girişebiliyorlar. Mikro ödemelerden bahsetmeye gerek bile duymuyorum, güzelim oyunu önemli oranda harap ediyorlar. Yükleme süreleri ve sıklığı da gerçekten insanı deli edecek düzeylere ulaşabiliyor. Ayrıca bu sene de EuroLeague ve dolayısıyla Türk takımları es geçiliyor, belirtmeyi unutmayalım. The Neighborhood’un devreye girmesiyle MyCareer’ın esas amacından saptığını da düşünüyorum. Son olarak ise MyGM modundaki hikaye tek kelimeyle fiyasko.

NBA 2K19 grafik anlamında doyurucu seviyede, ancak geçtiğimiz seneden, dolayısıyla 2K17’den de öyle çok farklı şeyler sunmuyor. Fizik motorunun üzerinde çalışılması ile animasyonlarda kaydedilen gelişme mutlu edici. Oyuncu tasarımları yıldızlar başta olmak üzere etkileyici, hatta sizin yarattığınız karakter de geçtiğimiz seneye göre bir nebze daha gerçekçi. (FaceScan ile karaktere yüzümü aktarmayı denedim, sonuç dehşet verici!) Genel olarak seyirci atmosferinin de beni mutlu ettiğini söylemem lazım. Tabi genel anlamda geçtiğimiz senenin üzerine pek de fazla bir şey koyulmamış. Oyun müzikleri de bu türden beklendiği üzere hareketli ve modern parçalardan oluşuyor. Artık bu türlere ilgimi kaybetmem nedeniyle hemen hemen hiçbir şarkıyı tanımıyor olmam da biraz düşündürdü.

NBA 2K19 ortalama bir basketbol takipçisi, orta-uzun soluklu bir NBA 2K oyuncusu olarak benim beğenimi kazandı. Gelişen oynanış ve animasyonlar, hikaye işlenişi güzel MyCareer modu, MyGM ve MyLeague modlarındaki başarılı takım yönetimi ve çok sayıdaki oyun modunun getirdiği uzun süreli oynanış oyunun en büyük artılarından. Ancak mikro ödemeler, yükleme ekranları, The Neighborhood sonrası MyCareer modu ve MyGM modundaki hikayenin özensizliği puan kırmayı gerektiriyor. Ayrıca yeni oynanış modları, yeni ligler veya daha başka bir şey… seriye birkaç yenilik eklemenin zamanı gelmedi mi?

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
311
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 77

NBA 2K19 ile serinin 20. yılını kutlayan 2K Games, geçtiğimiz senelerden farklı neler vaat ediyor? NBA 2K serisine PS2’de oynadığım 2K9 ile başlamıştım. O zamanlar hem Avrupa basketbolunu hem de NBA’i fazla bilmeyen bir çocuk olduğum için arada girip birkaç maç yaptığım bir oyundan fazlası olmamıştı benim için. Aradan geçen yılların ardından PC’de oynamaya başladığım ..

Sonuç OFD: 77.0% 77 İyi
- - - - -
NBA 2K19 ortalama bir basketbol takipçisi, orta-uzun soluklu bir NBA 2K oyuncusu olarak benim beğenimi kazandı. Gelişen oynanış ve animasyonlar, hikaye işlenişi güzel MyCareer modu, MyGM ve MyLeague modlarındaki başarılı takım yönetimi ve çok sayıdaki oyun modunun getirdiği uzun süreli oynanış oyunun en büyük artılarından. Ancak mikro ödemeler, yükleme ekranları, The Neighborhood sonrası MyCareer modu ve MyGM modundaki hikayenin özensizliği puan kırmayı gerektiriyor. Ayrıca yeni oynanış modları, yeni ligler veya daha başka bir şey... Seriye birkaç yenilik eklemenin zamanı gelmedi mi?

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için PlayStation Türkiye'ye teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Door Kickers: Action Squad İnceleme

Door Kickers: Action Squad İnceleme


OFD: 80.0%

Door Kickers: Action Squad İnceleme

OFD: 80.0%

Door Kickers 2'yi beklerken gelen Door Kickers: Action Squad eğlenceli saatler vaat ediyor. İncelememiz huzurlarınızda. Asker, polis, jandarma ve bu kuvvetlere bağlı özel harekat dairelerinde görevli yiğitler canlarını hiçe sayarak nelerle uğraşıyorlar... Uzaktan haberleri izlemek, okumak ile...

Red Dead Redemption 2’nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!

Red Dead Redemption 2'nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!


Red Dead Redemption 2'nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!

Red Dead Redemption 2'nin multiplayer modu 'Red Dead Online' hakkında ilk bilgiler verildi. Yılın en çok beklenen oyunlarından olan Red Dead Redemption 2 için artık son bir aya doğru yaklaşıyoruz. Oyunun hikaye modu hakkında elimizde pek çok bilgi bulunuyordu ve Ağustos'un ikinci haftasında...

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

Shadow of the Tomb Raider İnceleme


OFD: 80.0%

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

OFD: 80.0%

Lara Croft ile yeni bir maceraya sürüklendiğimiz Shadow of the Tomb Raider'ı oynadık, bitirdik, yazdık. Biliyorsunuz konsollar aksiyon macera oyunlarını kendine çekti. Bu türün ana üssü artık konsollar. Öyle ki PC'de bile gamepad'ler olmadan tadları çıkmıyor. İşaret etmek istediğim nokta...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir