N++ Xbox One İnceleme

N++ Xbox One İnceleme

Zor oyunların devrine dönüş

Yanlış anlaşılmasın, “eskiden bütün oyunlar zordu, şimdi oyunlar hep çok kolay” demiyorum. Lakin eskiden her türlü oyunun kendine has bir zorluğu olurdu. Arcade cihazlara çıkan oyunların zorluğu, o oyunu elinizden geldiğince az para harcayarak bitirmekteyken, adventure oyunlarının zorluğu size ipucu vermemesindeydi. Rpg’ler genel anlamda daha zordu. Bugün karşılaştığımız gibi internetin her yeri geçemediğiniz bölümü geçmek için kullanabileceğiniz rehberlerle dolu değildi, internette rehber bilen yoktu, hatta bir yerden evvel o rehberi arayacak Google yoktu.

Şimdilerde ise oyunlar size ellerinden gelen kolaylığı göstermekten çekinmiyorlar.

Aksiyon ve Macera oyunları bir yandan gideceğiniz noktayı parıl parıl parlayan objelerle sizlere gösterirken, diğer yandan aptal yapay zeka karakterleri de sizin onları biçmeniz için kendilerini üzerinize üzerinize atmakla meşgul artık.

Rpg’lerde görevinizin nerede olduğunu okuduklarınızdan veya etkileşimlerinizden değil, oyunun her zaman erişebildiğiniz devasa haritası üzerindeki cancanlı “görev burada” işaretinden anlıyor, karakterlerle nasıl konuşursak konuşalım değişmeyen veya çok az değişiklik gösteren oyun sonlarına mecbur kalıyoruz.

FPS’ler hele FPS’ler. Artık herhangi bir köşeye sindiğinizde canınız sihirli bir şekilde doluyor, hedef yumuşatıcı ve hefed asisti gibi teknolojiler normal karşılanıyor. Son çıkan oyunlardan, Middle Earth: Shadow of War oyunundaki “Tek kişilik oyuna eklenen mikro ödemeler ve sürpriz kutuları” içeriğine girmiyorum bile, WarnerBros  gibi paragöz devasa firmalar oyun dünyasını böyle böyle zehirlemeye devam ediyor .

Arada Dark Souls gibi Japon yapımı veyahut Bağımsız geliştiricilerden çıkan zor oyunlar (en basitinden yeni çıkmış olan Cuphead)  görüyoruz da moralimiz yerine geliyor. Hani Japonlar ve bağımsız geliştiriciler de olmasa; o eskinin Battletoads tadında platformerları, Day of the Tentacle gibi gerçekten kafa patlatmanızı isteyen macera oyunları, Ninja Gaiden gibi hack and slashin zorlukla harmanlandığı aksiyon oyunları, Klasik Fallout gibi rol yapma oyunları, bunların her biri mazinin “ gereksiz zor oyunları” olarak tarihin tozlu raflarına karışacaktı. Şimdi ise, her ne kadar istediğimiz kadar olmasa da, elimizde hala bu oyunlardan aldığımız zorlayıcı tadı geri kazandıran bazı yapımlar var.

Bu yapımlardan biri de birkaç sene evvel piyasaya çıkan lakin Xbox One için yolunu yeni bulabilmiş olan platformer oyunu N++.

 

N++ ni demek?

Efenim, her şeyden önce şunu belirtelim, N++ hikaye, senaryo, kurgu, karakter yapısı gibi hikaye anlatımıyla uzaktan yakından alakası olan bilimum etmenden münezzeh bir yapım. Yapımcı bunun kendisi de farkındaki, oyunun hikaye temelini ana menüde yer alan “hikaye” sekmesine tıklayınca karşılaşacağınız bir paragraflık bir yazı üzerinden sunmuş.

O paragrafı da özetlememiz gerekirse; siz bir ninjasınız, örümcek adam gibi refleksleriniz, çekirge gibi bacaklarınız, jilet gibi bir görünüşünüz var. Tek bir amacınız var, ölümcül robotlar ve tuzaklarla dolu odalardan alabildiğiniz kadar altın alıp ayrılmak. Bu sizin Ninja yolunuz, N++ ınız. Metabolizmanız biraz hızlı ama, odalardan bir buçuk dakika içinde çıkamazsanız kalp krizi geçirip ölüyorsunuz, bu da aklınızın bir köşesinde dursun.

Evet hikaye bundan ibaret. Gördüğünüz üzere üstüne pek fazla düşünüldüğünü söyleyemeyeceğimiz bir temele dayanıyor N++. Ama oyunun amacı zaten sizin hikayesi üzerinde düşünmenizi sağlamak değil. Bu oyun bir Inside,Limbo veya Monochroma (Nowhere studios’a selamlar) olmaya çalışmıyor. Hatta bir “supermeatball” kadar bir hikayesi dahi yok. N++’ın tüm olayı oynanış, mekanikler ve birbirinden zor yüzlerce, evet yüzlerce, ince düşünülerek tasarlanmış bölüm.

N++ bir oynanış

Dedik ya oyunun sizi kapan noktası oynanış ve oyun mekanikleri diye. Peki nelerden oluşuyor bu mekanikler?

Öncelikle oyunda momentumun ciddi bir yeri var. Karakterimizin hızlanışı, o an sahip olduğu momentuma göre zıplama, sekme veya kayma hızının değişmesi oyunun en önemli oynanış etmeni. Bulunduğunuz yere duruma pozisyona göre eylemsizliğin işliyor olması da ayrı bir nokta. Bunları geçtiğimizde; hareket ettiği yüzeyin eğimine göre hızlanan veya yavaşlayan, zıplama tuşuna basılı tutma sürenize göre, belli bir aralık içerisinde değişen şekilde,  normal zıplamasından fazla zıplayan, duvardan duvara sekebilen, düz duvarlara tutunabilen ve düz duvardan ivme alıp havada kısa süreliğine süzülebilen bir karakterimiz var.

Gördüğünüz üzere hareket kabiliyetimiz oldukça fazla, tabi bir ninjanın temel yetileri olan bu kadar beceriyi kontrol etmek ciddi sorumluluk getiriyor. Bu sorumluluğu N++, karakteri hareket ettirmedeki gerçekçi yönünün sebep olduğu zorlukla bizlere alenen hissettiriyor. Bazen hızımızı alamayıp bir köşeden aşağıya düşüyor, bazen zıplama tuşuna yarım saniye fazla bastığınız için kendinizi elektrikli dişlilerin arasında buluyorsunuz.

Fazla yüksekten mi atladınız? Dua edin aşağıda bir rampa bulunsun zira eğimli olan bir yüzeye kıç üstü düşmek hariç oyunda belli bir yükselikten daha fazlasından düşmenin sonu ölüm.  Zıplarken ayağınız ucu testereye mi değdi? Geçmiş olsun. Tam zıpladığınız anda, bulunduğunuz odanın duvarında iki delik peydah oldu ve içinden güdümlü roketler mi çıktı, aşağı inip roketleri de şaşırtamıyorsunuz çünkü aşağıda sizi bekleyen ölüm robotları mı var? Başka bir taktik düşünmenin zamanı gelmiş demektir.

Oyunun zorluğu ve insanı çileden çıkaran bölüm tasarımları sizi “ya arkadaş oyun resmen hile yapıyor” deyip, geliştiriciyi sorgulamaya götürebilir. Yapmayın, her ne kadar oyunun başına geçtiğiniz ilk saat içerisinde muhtemelen 100 veya 200 kere ölmüş de olsanız bunu yapmayın. İnanın bana, oyundaki bütün bölümlerin, bölümlerdeki bütün altınları da toplayarak, geçilebilecek bir yolu muhakkak mevcut. Oyunun başında geçirdiğiniz ilk saatte bu dediklerim inandırıcı gelmeyebilir, ama bir noktadan sonra N++’ın aslında ne kadar zekice tasarlanmış bir oyun olduğunu kendi gözlerinizle göreceksiniz.

N++ Sesler

Pek çok oyunda sesler, seslendirmeler ve müzikler oyunun besleyici unsurudur. Oyunun kendisi güzelse ve ses departmanı da başarılıysa bu onu harika yapar; oyunun kendisi başarılı, ses departmanı başarısızsa bu onu ağızda buruk bir tat bırakan kaliteli bir oyun yapar; oyunun kendisi başarısız ses ve mzükleri başarılıysa bu onu vasat veya vasata yakın bir şekle sokar; hem oyun hem sesler kötüyse… neyse sallayalım o kısmı, örneğini çokça gördüğüm o tarz oyunlar düşündükçe  benim tüylerimi diken diken ediyor.

N++’ta ise sesler ve müzikler (özellikle müzikler) oyunun besleyici unsuru değil direk bir parçası. Ne demek istediğimi oyunu oynamadan anlamanız pek mümkün değil ama şöyle belirteyim; o 3 saatlik techno ve trance müzikten oluşan soundtrack olmasa N++, N++ olamazdı. Müziklerin ve ortam seslerinin bu kadar uyumlu olduğu çok az oyun oynadım. Özellikle bağımsız bir stüdyodan ses departmanını bu kadar iyi kotarmalarını beklemiyordum. Metanet bu konuda gerçekten beklentilerimi aşmayı başardı.

N++ bir son

Zor platformerları seviyor, kendinize yeni bir macera bir meydan okuma arıyor, techno ve trance müzikten de hoşlanıyorsanız N++ sizin için bulunmaz bir nimet. Başlarda en cevval oyuncuya bile saç baş yoldurabilecek bu oyunu, sinirleri sağlam olan tüm platformer sevenlere tavsiye ediyorum.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
19
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 82

Zor oyunların devrine dönüş Yanlış anlaşılmasın, “eskiden bütün oyunlar zordu, şimdi oyunlar hep çok kolay” demiyorum. Lakin eskiden her türlü oyunun kendine has bir zorluğu olurdu. Arcade cihazlara çıkan oyunların zorluğu, o oyunu elinizden geldiğince az para harcayarak bitirmekteyken, adventure oyunlarının zorluğu size ipucu vermemesindeydi. Rpg’ler genel anlamda daha zordu. Bugün karşılaştığımız gibi internetin her ..

Sonuç OFD: 82.0% 82 Harika
- - - - -
Zoru seven platformer oyuncularına özel

Benzer Yazılar

Divinity Original Sin 2 PC İnceleme

Divinity Original Sin 2 PC İnceleme


OFD: 98.0%

Divinity Original Sin 2 PC İnceleme

OFD: 98.0%

Bu kadar vakit ne mi yaptım? Cidden ben de bilmiyorum ve bu inceleme bu kadar geciktiği için üzüntü içerisindeyim.  Oyunun inceleme kopyası elime çıkış günü ulaşmış olmasına rağmen bir türlü oturup incelemesini yazamadım. Oyunun çıkışının ardından seyreden 10-11 günlük süreçte oyunu...

Mushroom Wars 2 PC İnceleme

Mushroom Wars 2 PC İnceleme


OFD: 76.0%

Mushroom Wars 2 PC İnceleme

OFD: 76.0%

Mantar Savaşları 1 – Gizli Tehlike “İntikam andımı işte o karanlık günde içtim. Göğü alabildiğine dolduran sineklerin vızıltısı hala kulaklarımda. Gözlerim bir sağa bir sola kayıyor, tepe mantarımın bulunması gereken yerde bir ağırlık. Her nefes alışım genzime, havayı dolduran kesif gazlarla...

Morphite Xbox One İnceleme

Morphite Xbox One İnceleme


OFD: 73.0%

Morphite Xbox One İnceleme

OFD: 73.0%

Ay, yalnız olan için konuşacak bir dosttur – Carl Sandburg Yalnız olmak veya yalnız kalmak. İnsanın en büyük ve itiraf etmesi en zor korkularından biri belki de. İş hayatında yalnız olmak, günlük hayatında yalnız olmak, evinin kapısını açan anahtarı deliğe daldırır daldırmaz bomboş olan evin...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz