Hover: Revolt of Gamers İnceleme

Hover: Revolt of Gamers İnceleme

Eğlenceli saatler sunan ve buram buram nostalji kokan Hover: Revolt of Gamers’ı sizler için inceledik.

Dreamcast’ın efsaneleri arasında yer alan Jet Set Radio’yu mutlaka duymuşsunuzdur. Bol bol zıplama ve hareketli müzikler eşliğinde eğlenceli vakit geçirmeye imkan veren yapım, üzerinden yıllar geçse de etkisini yitirmeden kalabilmeyi başarmıştı. Hatta 2012 yılında konsollara ve mobil cihazlara da çıkışını gerçekleştirmişti. 2014 yılında ise Midgar Studio isimli bağımsız bir stüdyo, Jet Set Radio’nun bir nevi ruhani devam oyunu olan Hover: Revolt of Gamers’ı Kickstarter üzerinden duyurdu. Proje oldukça popüler hale gelince yapımcıların talep ettiği miktar kısa süre içerisinde toplandı ve oyunun yapım aşamaları ilerlemeye başladı. Uzun sayılabilecek geliştirme ve deneme aşamalarının ardından oyun nihayet çıkışını 31 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirerek oyuncuların beğenisine sunuldu.

Hover: Revolt of Gamers tahmin edeceğiniz üzere Jet Set Radio ile fazlasıyla benzerlik taşıyor. Animasyonlar, oynanış mekanikleri ve müzikler eski oyunun mirasını devam ettiriyor. Tabi Jet Set Radio’ya göre teknolojiye ayak uydurmuş grafikler, daha akıcı kontrol imkanları ön plana çıkıyor. Peki bu kadar benzerliğe ve geliştirilmiş özelliklere sahip olan yapım başarılı bir devam oyunu niteliğinde mi, yoksa eskinin popülaritesine göz dikmiş mirasyediden başka bir şey değil mi?

Oyunumuzun farklı ve ilgi çekici bir hikayesi mevcut. ECP17 ya da diğer adıyla Hover City isimli şehirde “The Great Admin” lakaplı yönetici bir nevi diktatörlük başlatır. Şehrin tüm iletişim imkanlarını ortadan kaldırır, halkın eğlenmesini sağlayan kaynaklara yasaklar getirir. Bu yasakların ardından eğlence adeta yasadışı bir hal alır. Bizim de bu yasaklar hükümdarlığı içindeki görevimiz gençlerden oluşan bir ekip toplayıp “halkına kan ağlatan bu zalim diktatörün” hükümdarlığına son vermek.

Oyuna ilk girdiğimizde karşımıza karakter oluşturma ekranı çıkıyor. Ancak öyle detaylı bir şey beklemeyin. Sadece oluşturacağınız karakterin modelini, adını ve kıyafet renklerini belirlemek gibi sınırlı imkanlarımız var. Ayrıca tek karakter oluşturmak zorunda değiliz. Ekip topladığımızı söylemiştik, bu nedenle çok sayıda karakter oluşturma imkanımız var. Tabi bunu yapmak isteyeceğinizi sanmam zira ilk başladığımızda sadece iki farklı karakter modeli seçebiliyoruz. Kısa bir karakter yaratma faslının ardından oyunumuz başlıyor ve yüksek tempolu müzik beraberinde parkur yapıp oradan oraya zıplamaya başlıyoruz.

Karakterimizi yaratıp alıştırma bölümünü atlattıktan sonra gerçek anlamda oyuna başlamaya hazırız. İlk dakikalarda parkur anlamında karakteri kontrol etmek biraz zor olabiliyor çünkü son derece hareketli bir oynanış var. Tabi alıştıktan sonra -ki çok uzun bir süreç değil- her hareketi kolaylıkla yapmaya ve bundan zevk almaya başlıyorsunuz. Parkur anlamında oyunun ilham aldığı bir diğer yapımın da Mirror’s Edge olduğunu atlamayalım. Zaten yapımcı ekip de bu durumu çeşitli duyurularında belirtmeden geçmemiş. Özellikle birinci şahıs kamerasına geçtiğinizde adeta Mirror’s Edge’in daha renkli bir versiyonunu oynar gibi hissediyorsunuz.

Oyunda Exp kazanmak için birkaç farklı yolumuz var ancak en karlı tercih görev yapmak oluyor. Bu görevlerin büyük çoğunluğu NPC karakterler ile yarışmak ve Gameball oynamaktan ibaret. Diğer çevrim-içi oyuncularla çeşitli görevlere girmeniz de mümkün ancak bunun çok da popüler olmadığını söyleyelim. Özellikle yarışlar ilk başlarda parkur unsurları dolayısıyla eğlenceli görünse de bir süre sonra çok çeşitli görev imkanları da olmadığından son derece sıradanlaşıyor. Hele bu yarışların birkaç istisna hariç fazlasıyla kolay olması oynanış zevkini iyice baltalıyor. Karakter gelişimine fazla önem vermeseniz bile belli bir noktaya kadar yarışları herhangi bir zorluk yaşamadan kazanmanız mümkün. Görece daha zevkli olan Gameball da ise amacımız oyun bölgesinde bulunan topu rakibinizin potasına göndermek. Evet, bir nevi basketbol diyebiliriz.

Görevleri ilgi çekici bulmadıysanız ancak hala Exp kazanmak istiyorsanız yapabileceğiniz bir şey daha var: tüm parkur hünerlerinizi sergilemek. Zıplamak, takla atmak, sörf yapmak gibi hareketleri istediğiniz şekilde bir araya getirdiğinizde kombolar oluşturuyorsunuz ve kombolar hem Exp hem de enerji kazanmanızı sağlıyor. Enerji kazandığınızda ise karakterin hızı ve dolayısıyla zıplama gücü artıyor. Şahsen ben oyunu oynarken zamanımın büyük bölümünü kendimce zıplayıp takla atmakla geçirdim ve bunun çok daha eğlenceli olduğunu söyleyebilirim.

Exp kazanıp seviye yükseldikçe karakterinizin özellikleri gelişmeye ve çeşitli yetenekler açılmaya başlıyor. Bu yeteneklerin belli bir kısmını karakter menüsünden aktif ederek yeteneklerinizi daha da arttırabiliyorsunuz. Hız, Kayma, Hack, Zıplama, Güç, Enerji temel yeteneklerimiz olarak oyunda yer alıyor ve bunların gelişimini oyunun girişindeki karakter ekranından takip etmeniz de mümkün. Yukarıda bahsettiğimiz üzere oyunun başlarındaki kolay yarışlar nedeniyle yeteneklerimiz çok kendini belli edemiyor. Ancak ilerleyen zamanlarda karakter gelişiminin önem taşıdığı görevlerle karşılaşmanız mümkün. Bu nedenle karakterinizi geliştirmeyi aksatmamanızı tavsiye ederiz.

Oynanışı irdelediğimize göre grafikler hakkında söyleyeceklerimizi söyleyelim. Cel-shaded tarzıyla hazırlanan grafiklere sahip olan oyun oldukça renkli bir dünyayı sunuyor. Oyunun görsellerini ilk incelediğimde canlı renklerin ve karmaşık görünen oyun dünyasının gözler için bir süre sonra yorucu olacağını düşünmüştüm. Ancak durum öyle olmadı. Canlı renkler sandığımın aksine herhangi bir şekilde gözleri rahatsız etmiyor. Aynı zamanda görsellik açısından bir noktaya değinmeden geçmek istemiyorum. İlk incelendiği zaman grafiksel açıdan oyun dünyası oldukça vaat edici görünüyor. Ancak saatler geçirdikten sonra grafiksel anlamda aklımda pek bir şey kalmadığını söyleyebilirim. Bunun temel nedeni de oyun haritasının genelinin birbirine benzemesi desem sanırım doğru olacaktır. Tabi yanlış anlaşılmayalım, haritamıza görsel açıdan doyurucu diyebilirim, ancak kendine özgü veya ön plana çıkan bir bölge ile henüz karşılaşmadım.

Hover: Revolt of Gamers işitsel anlamda başarılı bir yapım. Oyun müzikleri oynanış tarzına uygun olarak oldukça hareketli ve neşeli. Jet Set Radio’nun müziklerini yapan Hideki Naganuma, Hover’ın müziklerinin yapımını üstlenmiş ve iyi de bir iş ortaya çıkarmış. Çoğunluğu elektronik tarzda melodilerden oluşan oyun müzikleri son derece başarılı. Oynanışa hiçbir şekilde ters düşmeyip oyuncuyu içine çekmeyi başarabilmesi takdiri hak ediyor.

Son sözlerimizi söyleyecek olursak Hover: Revolt of Gamers, çeşitli eksiklerine ve kusurlarına rağmen eğlenceli saatler sunan bir yapım. Görev sisteminin ve karakter gelişiminin detaysızlığı en büyük eksiklikler olarak göze çarpsa da özenle hazırlanmış müzikler, parkur imkanları ve akıcı kontroller oyuna olumlu yaklaşmamızı sağlıyor.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
311
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 70

Eğlenceli saatler sunan ve buram buram nostalji kokan Hover: Revolt of Gamers’ı sizler için inceledik. Dreamcast’ın efsaneleri arasında yer alan Jet Set Radio’yu mutlaka duymuşsunuzdur. Bol bol zıplama ve hareketli müzikler eşliğinde eğlenceli vakit geçirmeye imkan veren yapım, üzerinden yıllar geçse de etkisini yitirmeden kalabilmeyi başarmıştı. Hatta 2012 yılında konsollara ve mobil cihazlara da çıkışını ..

Sonuç OFD: 70.0% 70 İyi
- - - - -
Hover: Revolt of Gamers, çeşitli eksiklerine ve kusurlarına rağmen eğlenceli saatler sunan bir yapım. Görev sisteminin ve karakter gelişiminin detaysızlığı en büyük eksiklikler olarak göze çarpsa da özenle hazırlanmış müzikler, parkur imkanları ve akıcı kontroller oyuna olumlu yaklaşmamızı sağlıyor.

Oyunun Steam profili:
http://store.steampowered.com/app/280180

Benzer Yazılar

THQ Nordic, Yeni Black Mirror Oyununu Duyurdu!

THQ Nordic, Yeni Black Mirror Oyununu Duyurdu!


THQ Nordic, Yeni Black Mirror Oyununu Duyurdu!

Gothik tarzdaki point&click türündeki gerilim ve aksiyon oyunu Black Mirror yeniden bizlerle olacak! THQ'nün oyun endüstrisinde çok büyük saygı duyduğum bir ekip olduğunu daha önce de ifade etmiştim. Firma ne yazık ki maddi sıkıntıları ile baş edip kepenk indirince ne kadar üzüldüğümü...

Ubisof Skull & Bones’un Özel Bir Oyun Olmasını İstiyor

Ubisof Skull & Bones'un Özel Bir Oyun Olmasını İstiyor


Ubisof Skull & Bones'un Özel Bir Oyun Olmasını İstiyor

Ubisoft'un merakla beklenen yapımı Skull & Bones için gerçekleştirilen röportaj sayesinde merak edilen pek çok soru yanıt buldu. Ubisoft'un güzel anlar yaşattığı E3 2017 konferansında en dikkat çeken oyunlarından birisi de Skull & Bones olmuştu. Assassin's Creed IV: Black Flag ile...

Fallout 4: Game of the Year Edition Duyuruldu

Fallout 4: Game of the Year Edition Duyuruldu


Fallout 4: Game of the Year Edition Duyuruldu

Boşuna geç olsun da güç olmasın dememişler. Bethesda neredeyse iki yılın ardından Fallout 4 için Game of the Year sürümünü duyurdu. Bethesda'nın 10 Kasım 2015'te piyasaya sürdüğü rol yapma oyunu Fallout 4 seri hayranları ve oyun dünyası tarafından son derece olumlu yorumlar almayı başarmıştı...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz