Fallout 76 İncelemesi

Fallout 76 İncelemesi

Savaş, savaş asl… anlaşılan bazen değişiyormuş

Hani bazı zamanlar bir oyun çıkacak olduğu vakit, daha sonra sükut-u hayale uğramamak adına, beklentilerinizi en aşağıda tutarsınız. Hakeza ben de Fallout 76 için aynen böyle yaptım. Beklentilerimi düşük tuttum, gelecek olan oyunun bir ara ürün olacağı gerçeğine kendimi hazırladım, oyunun çok oyunculu olarak çıkacağı gerçeğini sindirdim.

Fakat tüm bu ön hazırlığa ve düşük beklentilere rağmen, Fallout 76 beni hayal kırıklığına uğratmakta hiç tereddüt etmedi. Zayıf bir Fallout oyunu bekliyor muydum? Evet. Bu kadar kötüsünü bekliyor muydum? Kesinlikle hayır.

Evet kendimi dönemin  Brotherhood of Steel lideri olarak adlandırdım (Nasıl olsa oyunda insan NPC’ler yok)

Bugfesta

Evvela belirtmem gerekiyor ki artık Bethesda’nın imzası diyebileceğimiz buglar, oyunun daha başlarında kendini belli ediyor. B.E.T.A sürecinde oyunculara bug dolu bir tecrübe yaşatan Bughtesda’nın, betadan bu yana geçen kısa sürede bütün sorunları çözmesi beklenemezdi elbette.

Yine de ağzımın tadı bozulmadı dersem de yalan olur. Hele 25-30 saatlik oyun sürecinde oyundan her çıkmaya çalıştığımda oyunun önce donup sonra komple çökmesi (bu problemle karşılaşan sadece ben değilim, forumlarda benzer konular mevcut) gerçekten sinir bozucu.

Tabi oyunda karşılaştığım yegane bug bu değil. Misal server anlık olarak tepkimeyi kesip geldikten sonra, oyundaki yazılı ifadeler ve açıklamalar kaybolmaya başladı. Bunlar “şu eşyadan şu kadar topladınız, susuzluğunuz artıyor, ekran alıntısı alındı” gibi belirteçler.

Ayrıca oyunda bazen ortada herhangi bir çatışma olmamasına rağmen çatışma seslerinin duyulması (Bethesda bunun bir bug olduğunu doğruladı), bazı oyuncuların Power Armor’a girince çıkamaması, bazı bölgelerde görev amaçlı doğması gereken düşmanların belirtilen alanda doğmaması gibi gibi buglar da mevcut.

Bu yukarıda belirttiklerim oyunda karşılaşabileceğiniz hataların masum olanları. Oyunda geçirdiğim ciddi bir sürenin sonunda bir çok tamamlanamayan görevle de karşılaştım. Bu görev buglarının bir kısmı beta sürecinde rapor edilmiş olmasına rağmen hala düzeltilmemiş sorunlarken, bir kısmı ise pek çok oyuncunun yeni karşılaştığı sorunlar. En basitinden oyunun başlarında gidebileceğiniz Pricket Fort bölgesinde, hem yaklaşık 1 saat süren bir görevin son halkası sorunluyken, hem de kale yakınlarındaki bütün oyuncuların katılabileceği etkinlik görevi sürekli bug’a girebiliyor.

Beta sürecinde oyunun ana hikayesinde dahi ilerleyemeyi engelleyen buglar mevcutken, şimdilik en azından benim karşılaştığım, böyle bir sorun mevcut değil.

Tüm bu bugların haricinde düşmanların statik pozisyonda kalması, netcode ve isabet sorunları, kaplamalarda karşılaşılabilen flickerin problemleri derken…

Fallout 76’nın ciddi bir hata havuzunu sahip olduğu bir gerçek. Bunların düzeltilmesi hususunda Bethesda’nın, bu yazının yazıldığı esnada, herhangi bir güncelleme yayımlamamış olması ise apayrı bir tartışma konusu.

-Sana dediğim zımbırtıyı tamir ettin mi?  -Dostum bug’a girmiş yav, bir sonraki güncellemeye artık. Al sen şuradan bir bardak motor yağı iç benden.

O kadar buglı dediğimiz görevler nasıl peki?

Pek çoğunuz oyunda, klasik anlamda, NPC’lerin olmadığını biliyorsunuzdur. Fallout 76’da görev verici olarak, bildiğiniz NPC’lerin yerini; notlar, ses kayıtları ve nadiren de olsa robotlar alıyor. Görevlerin bu şekilde elde edilmesi ise görevlerde etkileşimi neredeyse sıfıra indirgiyor haliyle.

Buna görev içeriklerinin çok ciddi bir kısmının “Git şu eşyadan şu kadar topla, şu yaratıktan şu kadar öldür, şu noktadan şu noktaya git ve yere düşmüş bir eşyayı al-gel”den ibaret, kalanının da bir yeri yahut bir robotu korumadan mütevellit olduğu gerçeğini de eklersek; Fallout 76’nın görev derinliğinin yaz yağmurunda oluşmuş su birikintisi kıvamında olduğunu söyleyebiliriz. Hatta Fallout 4’ün görevleri, 76’nın yanında, Baldur’s Gate kalıyor bile diyebiliriz

NPC yok, görevler tıraş peki ya oyunun üzerine bina edildiği multiplayer?

Fallout 76 tamamen çok oyunculu bir oyun. Oyunu tek başınıza oynamanın hiçbir imkanı yok. Oyunu offline olarak oynamanızın, hatta çalıştırmanızın da öyle. Oyun esnasında internetinizin kopması, oyunun da kopması demek. Hatta oyunun anlık kayıt olayı olmadığı için, internetinizin kopması yahut oyundaki server sorunları, son 4-5 dakikalık ilerlemenizin kaybı demek aynı zamanda. (Tahmin edebileceğiniz üzere acayip sinir bozucu bir durum)

Fallout 76’da aynı anda bir dünyada, sunucuda bulunabilen oyuncu sayısı en fazla 24 olarak belirlenmiş. Yani  harita ne kadar büyük olursa olsun, 24’ten fazla oyuncu aynı anda bulunamıyor. Açık açık söylemem gerekirse ben hiçbir zaman tam 24 kişi ile aynı dünyada bulunduğumu da hatırlamıyorum. Hatta gecenin ilerleyen saatlerinde bulunduğunuz dünyada bir elin parmağı kadar oyuncuyla baş başa kalmaya hazır olun.

Pek çok survival oyununda karşınıza çıkan ve sizi her fırsatta keklik gibi avlayan oyuncu kitlesi Fallout 76’da mevcut değil. Oyuncular genel olarak… tepkisiz. Yani herkes kendi arkadaş grubuyla bir nevi Co-op Pve modunda takılıyor. Diğer oyuncularla yahut diğer gruplarla karşılaştığınızda aranızdaki muhabbet “meraba – meraba” dan öteye geçmiyor. Bu açıdan survival oyunlarda sürekli diğer oyuncuların tacizine uğramaktan sıkılan oyuncular için Fallout 76’nın oldukça ideal olduğunu söyleyebiliriz. Tabi bu tek başına oyunu alınabilir kılmaya yetecek bir neden midir? Orası tartışılır.

Bu kadar az oyuncunun bulunması oyunun çok oyunculu yönünü de etkiliyor elbette. Özellikle arkadaşlarınızla oynamadığınız zamanlarda etkinlikleri birlikte yapacak oyuncu bulamıyorsunuz. Etkinliklerin -görev yapısı olarak- ekseriyetle birden fazla oyuncu için tasarlanmış olması (aynı anda 3 ayrı noktayı korumak, belirtilen süre içerisinde belli amaçları yerine getirmek vb.) işin tuzu biberi oluyor tabi ki. Etkinliklere anında ışınlanabilme imkanı olmasına rağmen etkinlik görevlerinin sıkıcı ve oldukça bug’lı olması da, birlikte yapacak oyuncu bulamamanızdaki başlıca etkenlerden. Takdir edersiniz ki, oyuncular 3 vuruşta ölen bir robotu 10 dakika boyunca aralıksız korumak ve aynı zamanda zırvalamasını dinlemek için haritanın öbür ucundan ışınlanmayı istemiyor.

İç mekanların hem görsel kalitesi hem de tasarımı, dış mekanlara nazaran, oldukça zayıf

Bilmem kaç senelik oyun motoru…

Ben oyunlarda görsellik ve detay delisi bir insan değilimdir. Bu sebepten bağımsız yapımlarla çok rahat sıkı fıkı olabilen, oyunun diğer yanlarını takdir edebilen bir oyuncuyum. Bu sebepten Fallout 76’nın Fallout 4 ile neredeyse birebir aynı görsel kalitede çıkmış olmasına çok takmıyorum.

Lakin bazı noktalarda serinin bir önceki oyununun assetlerinin birebir kopyalanmasına, optimizasyon sorunlarına ve kör göze parmak kıvamındaki görsel problemlere takılabiliyorum. Fallout 76’da sağolsun bunların hepsinden muzdarip. 60 dolara çıkışını gerçekleştiren AAA standartında bir oyunun teknik olarak bu kadar başarısız bir performans çizmesi, kelimenin tam anlamıyla, insanı düşüncelere sürüklüyor.

Önerilen sistem gereksinimlerinin üzerinde performans gösteren bir sisteme sahip olmama rağmen oyunu medium (orta) ayarın üzerinde rahat bir şekilde oynayamamam mı dersiniz, server kaynaklı olduğunu tahmin ettiğim problemlerden dolayı oyunun sürekli hıçkırması ve savaşların arasında kare düşmeleri yaşamam mı… (Oyunda 3 kere öldüysem ikisi oyunun anlık donmaları sebebiyle gerçekleşti)

Hele hele kaplamalarda Pop-in sorunları ve flickering, haritanın uzak alanlarında oluşan artifactlar öhöhöh. Oyunun, zayıf optimizasyonuna rağmen, sahip olduğu görsel problemleri sıralasam buradan oyunun geçtiği West Virginia’ya yol olur.

İşitsel olarak, buglar bölümünde bahsettiğim problemler hariç, başarılı bir performans sunuyor yalnız oyun. Robotların seslendirmeleri fena değil, ses kayıt dosyaları genel olarak fazla duygusuz olsa da başarılı. Çevre ve ortam sesleri ise vasatın üzerinde. Fallout 76’nın görsel olarak olmasa da işitsel olarak geçer not aldığını söyleyebilirim.

Oyunda böyle çizgi romanlar bulduğunuzda sevinmeyin. Kendileri tek kullanımlık 15dk-Yarım saat arası bufflar veren eşyalar sadece.

Burası surbaybıl, burada her şey gerçeh!

Oyundaki survival (hayatta kalma) öğeleri ise oldukça güzel işliyor. Açlık, susuzluk gibi temel ihtiyaçların haricinde bir de belli gıdalar, eşyalar veyahut aksiyonların sizlere kazandırdığı buff’lar mevcut. Fallout dünyasının post apokaliptik yapısının hayatta kalma konspetine oldukça uygun olduğu da göz önünde bulundurursak, saf survival oyunu olarak Fallout 76’nın başarılı sayılabilecek bir iş çıkarttığını söyleyebilirim.

Survival oyunlarının vazgeçilmezi crafting sistemi ise Fallout 4 ile neredeyse aynı şekilde işliyor. Hatta oyundaki pek çok şey Fallout 4 ile aynı işliyor. Fallout 76 hakkında kafalarda daha net bir görsel oluşturmak adına, oyunun Fallout 4’ün survival modu eklenmiş ve multiplayer destekleyen sürümü olduğunu belirtebiliriz.

Tabi eksikliğini gördüğüm bazı noktalar da yok değil, misal oyunda dinlenme ihtiyacı mevcut değil. Oyunda uyumak yahut dinlenmek sadece geçici bufflar olarak oyuncuyu ödüllendiriyor. Bu kadar post apokaliptik bir yapıda oyuncunun psikolojik değerleri de oyuna ihtiyaç olarak eklenebilirdi. Misal karakterimiz uzun süre uyumadığında baş ağrısına maruz kalabilir, ağrı kesici almadığında agresifleşip daha fazla hasar verip daha çok hasar yeme gibi bir duruma girebilirdi.

Bunun yerine oyunda kart sistemiyle gelen bufflar ve fazla radyasyon yediğinizde oluşan olumlu/olumsuz mutasyonlar mevcut.

Piyasadaki diğer hayatta kalma oyunlarına nazaran daha dost canlısı oyunculara sahip olması, görevlerle oyuncuyu yönlendiren yapısı ve basit hayatta kalma ihtiyaçları ile; Fallout 76, hususen arkadaşlarınızla oynuyorsanız, oldukça basit bir hayatta kalma oyununa dönüşebiliyor. Özellikle 50’li seviyelerini aşmış 4 kişilik bir oyuncu grubu için oyunda tehdit oluşturabilecek yegane şey kafalarına nükleer bomba yemek olabiliyor.

Bu sebepten hardcore bir hayatta kalma tecrübesi yaşamak isteyen oyunculara Fallout 76’yı tavsiye etmiyorum. Hele hele oyunun rpg elementlerinin iyice ortadan kaybolmasını sağlayan kart bazlı yetenek sisteminin oyunu ne kadar kolaylaştırdığını da göz önünde bulundurduğumuzda.

Oyunun çok oyunculu olmasından ötürü oyuna yeni özelliklerin mod desteğiyle getirilemeyeceğini de eklersek, oyunu zorlaştırmanın yahut olduğundan daha eğlenceli hale getirmenin herhangi bir yolu mevcut değil ne yazık ki.

Radyasyonlu çay gibi oyun

Toparlamak gerekirse, Fallout 76, Fallout serisine çıkmış en kötü oyun ünvanını Brotherhood of Steel’in elinden rahatlıkla alabilen bir yapım. Hatta isminde Fallout, içinde Pip boy yer almıyor olsa, bu oyunun Fallout değil de Steam erken erişime çıkmış yüksek bütçeli bir hayatta kalma oyunu olduğuna insanları inandırabilirdiniz.

O kadar Fallout’un temellerinden kopmuş, Bethesda’nın Fallout için belirlediği standartların bile altında kalmış, tamamen oyuncuları söğüşlemek amaçlı geliştirilmiş, hiçbir estetik ve sanatsal kaygısı olmayan bir “şey” elimizdeki. Yazının başından beri oyun dediğime bakmayın, ben de yazılımcıyım ve oyunları insanın farklı açılardan (estetik, edebi vs.) zevk alabildiği bir sanat dalı olarak görüyorum. Fallout 76’nın ise az önce belirttiğim açıklamadaki oyun kavramıyla uzaktan yapımdan alakası yok.

Bethesda bu “şey”i, sırf survival oyunları pastasından pay kapmak ve oyunu satın alan bir grup oyuncuya 10-20 dolar gibi fiyatlara uyduruk kaydırık -herhangi bir Fallout oyununda para ödemeden modlarla ekleyebileceğiniz-  kostümleri kitlemek için geliştirmiş. Keşke bu kadar uğraşmadan evvel pazarın “içi boş yapımlar” kotasının Battle Royale’e kaydığını farketselermiş, günün sonunda daha az zarar ederlermiş.

Bütün Survival oyunlarına kötü demiyorum, yanlış anlamayın. Fallout 76’ya 60$ verene kadar Subnautica, Don’t Starve Together, 7 Days to Die gibi bağımsız geliştiricilerin emek emek geliştirdiği yapımlara bakabilirsiniz, hatta Fallout 76’dan çok daha ucuza çok daha fazla içerik ve –sisteminiz kaldırdığı müddetçe- daha kaliteli görsellik sunan Ark: Survival Evolved’a bile arkadaşlarınızla başlayabilirsiniz. İlla post-apokaliptik olsun diyorsanız 25 lira gibi bir paraya Will to Live Online’a da göz atabilirsiniz. Bethesda’ya daha fazla bu minvalde daha fazla oyun geliştirmesi için gereken desteği vermeyin yeter.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
4112
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 40

Savaş, savaş asl… anlaşılan bazen değişiyormuş Hani bazı zamanlar bir oyun çıkacak olduğu vakit, daha sonra sükut-u hayale uğramamak adına, beklentilerinizi en aşağıda tutarsınız. Hakeza ben de Fallout 76 için aynen böyle yaptım. Beklentilerimi düşük tuttum, gelecek olan oyunun bir ara ürün olacağı gerçeğine kendimi hazırladım, oyunun çok oyunculu olarak çıkacağı gerçeğini sindirdim. Fakat tüm ..

Sonuç OFD: 40.0% 40 Eh İşte
- - - - -
Fallout serisinin en kötü oyunu ünvanını Fallout: Brotherhood of Steel'in ellerinden hiç zorlanmadan alıyor ve tarihin tozlu raflarına bırakıyor. Oyuncular bu kazığı unutmayacak Bethesda.

Oyunu temin etmemizde yardımcı olan http://www.aralgame.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Witcher Serisinin Crossover’ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!

Witcher Serisinin Crossover'ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!


Witcher Serisinin Crossover'ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!

Geralt'ın bu sefer hangi oyuna misafir olduğuna inanamayacaksınız Tamam tamam, aslında inanması zor değil, sadece şaşırtıcı. Zira Geralt'ın bu seferki durağı, Soulcalibur VI'nın aksine, kendi mesleğine inanılmaz yakın bir oyun serisi. Böyle en bol canavarlısından, bol aksiyonlu bir...

Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!

Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!


Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!

Petroglyph Games tarafından geliştirilen gerçek zamanlı strateji oyunu Conan Unconquered sinematik fragman eşliğinde duyuruldu. Funcom tarafından geliştirilen ve 2018'in ikinci çeyreğinde oyunculara sunulan Conan Exiles'ın ardından Barbar Conan fırtınası hız kesmeden devam ediyor. Adlarını...

Darksiders III İncelemesi

Darksiders III İncelemesi


OFD: 68.0%

Darksiders III İncelemesi

OFD: 68.0%

Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere – Nazım Hikmet Ran THQ’nun iflası ve elinin altındaki markaların muhtelif oyun şirketleri tarafından pay edilmesinden sonra pek çok kişi yeni bir Darksiders oyunu görebileceğimizi düşünmüyordu. Zira...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir