Warner Bros’un Shadow of Mordor İçin Rüşvet Dağıttığı Bildirildi

Federal Ticaret Komisyonu; Warner Bros’un Shadow of Mordor’a olumlu görüş belirtmeleri karşılığında YouTube kullanıcılarına rüşvet verdiğini açıkladı. Okumaya devam et Warner Bros’un Shadow of Mordor İçin Rüşvet Dağıttığı Bildirildi

Middle-earth: Shadow of Mordor İnceleme

Açığa çıktığı günden beri dillerden düşmeyen Middle-earth: Shadow of Mordor kısa bir süre önce raflarda yerini aldı. Middle-earth: Shadow of Mordor, adı kadar haşmetli mi?

Middle-earth: Shadow of Mordor kendini ilk gösterdiğinde baya etkilenmiş, akabinde de “Assassin’s Creed kodlarının çalınarak geliştiriliyor” söylentileriyle şoke olmuştuk. Kesin bir şekilde yalanlanan iddialar ve her geçen gün tanıtılan oyun bir şekilde gönüllere tahtını kurmuş, oyuncuların “Return of the King özlemini gidereceğiz” düşünceleriyle beklenmeye başlamıştı. Günler geçti ve nihayet oyun 30 Eylül’de 8. nesil konsollar ve PC için aynı anda satışa sunuldu. Middle-earth: Shadow of Mordor’u sizler için soluksuz bir şekilde oynayarak bitirdim. Şimdi tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.

Middle-earth: Shadow of Mordor’un hikayesi, karanlığın çevreyi yeni sarmaya başladığı, filminin 3. bölümününü büyük bir heyecan ile beklediğimiz The Hobbit ile The Lord of the Rings’in arasındaki bir dönemde geçiyor. Talion adlı bir karakteri yönetiyoruz. Talion, Gondor’u koruyan özel yetiştirilmiş komandoların kaptanı ve Black Gates’te görev yapıyor. Oğlu, eşi ve yoldaşlarıyla görevlerini mutlu ve huzurlu bir şekilde sürdürürken karanlık Kara Kapılar’a ulaşıyor. İşte bu anlar öylesine duygu yüklü ki Talion’u hemen özümsüyorsunuz. Hele bir Tolkien severseniz haz daha da artacaktır.

Middle-earth-Shadow-of-Mordor-1

Sauron’un generalleri kapıları teslim aldıklarında buranın en kıdemlisi olan Talion’u ve ailesini de ele geçiriyorlar. Bir babaya yaşatılabilecek en büyük acıyı tattırdıktan sonra da Talion’u infaz ediyorlar… Ama beklenmedik bir gelişme sonucu Talion’un kalbi atmaya, ciğerleri nefesle dolmaya devam ediyor… (Daha fazla detaya girmiyorum, spoiler vermek ve o andaki duygularınızı baltalamak istemiyorum) İşte yönetim burada bize geçiyor.

Mordor’un bölgelerinden biri olan Udün tüm kasvetiyle karşınızda duruyor. Düşmanın ele geçirdiği bölgede urukların birçok Gondor askerini esir ettiğini ve kendi işleri için çalıştırdığını görüyorsunuz. Bölgeye konuşlanan Sauron ordusu hazırlıklarını sürdürürken siz de neden “ölemediğiniz” hem bunun cevabını aramak için ilk adımlarınız atıyor hem de madem ölmedim “öcümü almam lazım” diyorsunuz.

Oyuna başladığınızda Udün’ü varı ve yoğu ile tamamıyla keşfetmemiz, haritanın çeşitli yerlerine dağılmış olan antik bazı yapılara tırmanmamız ve bu yapıları aktifleştirmemiz ile gerçekleşiyor. Böylece haritada birbirine uzak bölgelere ışınlanabiliyor ve aynı zamanda bölgelerdeki görevlerimizi de görebiliyoruz. Evet, aklınıza Assassin’s Creed’teki kuleleri getirebilirsiniz.

middle-earth-shadow-of-mordor-artwork-2

Oyundaki görevler senaryo ve yan görevler olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yan görevler ise kendi başlığında dallanıp budaklanıyor. Oyunun %50’den fazlası yan görevler iken ana senaryo %45’ini tutuyor diyebilirim. Senaryonun kısa olduğu bir gerçek, kısa derken tadı damağınızda kalacak şekilde. Yoksa ben oyunu 16 saatten fazla bir süre içerisinde bitirdim. Peki neden bu kadar sürdü?

Oyun bize Sauron’un ordusunun yapısını tüm ayrıntılarıyla gösteriyor. Uruklar’ın ordu yapılanmasını bizzat görüyoruz. Çevremiz savaş şefleri, kaptanlar ve bu liderlerin uruk ordularıyla çevrili. Zira artık Mordor, haliyle Udün, Sauron’un karanlık dünyasının sınırları içerisinde ve bu bölgelerin yönetilmesi, her daim karanlığın buyruğu altında olması lazım. Amacınız doğrultusunda ilerlerken sizin dışınızda bu düşman ordusu yapılanmasında da farklılıklar oluyor. Ek olarak siz de bu yapılanmaya etki edebiliyorsunuz.

Görev gereği bir uruk mangasını basarak kaptanlarını öldürmeniz gerekiyor. Eğer bunu başarırsanız o bölgenin kaptanı yok oluyor ve aradan bir süre geçene kadar da öyle kalıyor. Ya bir süre geçmesi ya da sizin herhangi bir şekilde oyunda ölmeniz gerekiyor. Çoğu oyunda ölünce ya da görev başarısız olunca son kaldığınız yerden başlarsınız, hiçbir şey olmamış gibi devam edersiniz. Middle-earth: Shadow of Mordor’da ise öldükçe düşmanlarınız güçleniyor. Öyle ki bir savaş esnasında sizi haklayan basit bir uruk piyadesi sizi öldürdü diye rütbe atlayarak kaptan oluyor.

middle-earth-shadow-of-mordor-artwork-3

İşte bu ordu yapılanmasını dağıtarak dikkatleri üzerinize çekmeye ve böylece öç alacağınız generallere ulaşmaya çalışıyorsunuz. Bu da bol bol savaş ve ölüm demek. Ondan bu kadar saat sürdü oyunu bitirmem. Yan görevlerin çoğunu, cidden çoğunu, yapmadığım halde bu kadar uğraştırdı. Senaryonun sadece görev olarak ele alındığında az, beklediğinizden daha kolay ama bir o kadarda duygu yüklü olduğunu söyleyebilirim.

Urukların sizlerle olduğu kadar kendileriyle ve çevresiyle de problemleri var. Kaptanlar arası savaşlar ve düellolar sonucu hiyerarşik düzende değişimler oluyor. Hatta bu savaşlara katılarak düşmanlarınızın en beklemediği anda ortaya çıkıp iki kaptanı bertaraf dahi edebiliyorsunuz. Çevreyle savaş? Orta Dünya’nın ölümcül yaratıkları ghul, caragor ve graug’lar da çevrede yer yer size ve uruklara bela oluyorlar.

Hazır yaratık dedik buradan devam edelim. Oyunda caragor ve eğer cesaret ederseniz graug biniciliği yapabiliyorsunuz. Biniciliğin yanı sıra çarpışmalarda da çok işinize yarıyorlar. Graug’lar sıkıntılı ama caragorlar hayat kurtarıyorlar. Kurt vari olan bu yaratıklar vesilesiyle uruk mangalarını dağıtabiliyor veya üzerlerindeyken ölüm estiriyorsunuz. Karada yürüyen dört ayaklı köpekbalıkları bunlar… Siz düşmanla çarpışırken akan kanın kokusuna gelip bir anda sizi ve urukları dağıtabiliyorlar. Uruklardan çok bu yaratıklara öldüm diyebilirim. Çevre daha bitmedi. Atmosferde uçan kuş, böcek ve fare gibi yaratıklar da var. Ama bunlar zararsız ve sizden kaçıyorlar. Bu yaratıklar sizin yan görevleriniz. Şu kadar yakala bu kadar avla gibi görevler mevcut. Ben çoğunu yapmadım, denk geldikçe uğraştım.

middle-earth-shadow-of-mordor-artwork-4

Başta oyun size çok kolay gelebilir ama gittikçe zorlaşıyor. Gerçi zoru bile bana kolay geldi zira Souls serileri, Assassin’s Creed serileri ve Batman Arkham serilerinden sonra bu oyundaki dövüş sistemi beni çok yormadı. Evet, öldüğüm anlar oldu ama bir sorun nasıl öldüm? Bir görev esnasında çevremde bir uruk timi ve kaptanları varken bir anda bunlar yetmezmiş gibi 3 kaptan ve 1 savaş şefi bitti. Tabi tek gelmiyorlar, adamları da yanlarında. Hem de sadece piyade de değil berzerker, ciritçi, okçu ve muhafız türü uruklardan bahsediyorum… Bir de bu urukların oklarının, ciritlerinin ve diğer silahlarının zehirlisi ya da alevli hasar verenleri de mevcut. Bilmem anlatabildim mi?

Bu arada uruk savaş şeflerinin ve kaptanlarının kendilerine has özellikleri var. Bu özellikler seviye ve statü atlayınca da değişiklik gösteriyor. Okla zarar veremediğinizden tutun da hasar aldığında daha güçlü saldırana, caragor gördüğünde küçük bir kız çocuğu gibi ortamı terk edenden sizi yaklaştığınızda kokunuzdan orada olduğunu anlayana kadar birçok farklı özelliği bünyesinde bulunduran düşmanlarla karşılaşacaksınız. Şeflerin ve kaptanların bu özelliklerini ise uruk piyadeleri sorgulayarak veya belli başlı bölgelerdeki yazışmaları ele geçirerek elde edeceksiniz. Bu çirkin yaratıkların özellikleri bu kadarla sınırlı değil, şahsi olarak sizle girdikleri iletişimde de farklılık sergiliyorlar. Son bir şey daha, çok detaylandırmayacağım ki tadı kaçmasın, bazı kaptanları elde ederek diğer kaptanları veya şefleri de haklayabiliyorsunuz… Nemesis sistemini ben cidden çok beğendim. Helal olsun adamlara.

middle-earth-shadow-of-mordor-artwork-5

Peki Talion’da böyle özel donanımlar yok mu? Olmaz olur mu, en şekillisi bizim Talion’da! Görevler yapıldıkça ve düşmanlar bertaraf edildikçe nam, karakter ve teçhizat geliştirme puanları kazanıyoruz. Ok, hançer ve kılıç olmak üzere üç silahımız var, zamanla bunları RPG oyunlarından alışkın olduğumuz rune’lar ile geliştiriyoruz. Elde ettiğimiz puanlarla silahlarımızdaki rune hanelerini artırıyoruz. Bir diğer puan çeşidiyle de karakterimizin sıcak temas savaş yetilerini ve menzil savaş yetilerini geliştiriyoruz.

Oyunun buram buram ben yeni nesilim dediği özelliği de bana göre dövüşler. Oyunun büyük bir kısmı dövüşlerle geçiyor. Evet, yer yer monotonluk söz konusu olabiliyor ama öç almaya çalışan ve uruk ordusunun göbeğinde bir bireysiniz. Ne yapmayı bekliyordunuz? Gizlilik ise gizlilik veya kıran kırana savaş. Her şey tam anlamıyla oturmuş. İsterseniz çevredeki nesneleri ve yaratıkları kullanarak isterseniz de bizzat kendinizi göstererek işinizi halledebilirsiniz. Ama demek istediğim bu değildi…

Ben oynanış, dinamikler ve sunumu kastediyorum. Karakterimizin hareketleri o kadar organik ki hani derdik ya “Şu oyunların giriş videolarındaki görsel kalite acaba bir gün yakalanacak mı?” işte o günler gelmiş durumda. Hatta Middle-earth: Shadow of Mordor kendi ara sinematikleri ile bazı görevlerin hemen öncesi scripted araya giren izletiler arasında bazen hangisi sinematik hangisi izleti anlayamıyorsunuz.

middle-earth-shadow-of-mordor-artwork-6

Peki ya savaş esnasında olanlar? Tamamıyla bir vahşet söz konusu. Kesilen kafalar, deşilen vücutlar… Tam bir ölüm makinesine dönüşüyorsunuz, üst üste binen kombolarla özel vuruşlar ve öldürme seçenekleri aktif oluyor. Çok çeşitli fatalityler söz konusu. Hançer ve kılıcınız ile uruklara tattırmadığınız ölüm şekli kalmıyor. Yani oyun TPS ve RPG öğelerinin hack and slash türüyle harmanlanması sonucu ortaya çıkmış bir eser.

Savaşmak dışında Orta Dünya’ya ait bazı gizemler de keşfediyorsunuz. Çevrede eski çağlar ve dönemlerden kalan eşyalar var. Bu eşyaların kendi özellikleri bir yana kullandıkları kişilerden de alıntılar içeriyorlar ki asıl mevzu burada. Her eşyayı iyice inceleyin… Eşyaların yanı sıra ithildin denilen ay ve yıldızların parlaklığıyla okunabilen bir kitabenin kalıntılarını da birleştirerek bir gizemi çözüyorsunuz. Bir de bitkiler var. Şu ana kadar değinmedim ama bitkiler de çok önemli, zira çarpışmalarda aldığınız hasarları iyileştirmek için çevredeki bitkileri kullanıyorsunuz. Ayrıca yine bu “toplama” işlemleri de yan görevlerinizden bazılarını teşkil ediyor.

Oyun tamamıyla singleplayer değil, co-op ya da multiplayer bir içerik yok, sadece Steam’de hangi arkadaşınızda Middle-earth: Shadow of Mordor varsa ve oyunda nerede öldüyse öç alma görevleri çıkıyor. “Ölmedim çok kolay bu oyun” diyen arkadaşınız varsa size karşı madara oluyor. Aman ha siz de sakın böyle bir şey demeyin :) Ek olarak Trails of War modunu oynayanlar içinde bir lider tablosu söz konusu.

middle-earth-shadow-of-mordor-artwork-7

Atmosfer muazzam. Kasvetli ortamda gece gündüz döngüsü ve doğa olayları da mevcut. Ben çoğu oyunda yağmur gördüm de dolu hiç görmemiştim. Middle-earth: Shadow of Mordor vesilesiyle bu hava olayını da dijital ortamda görmüş oldum. Yükseltiler, çamurlu geçitler, kurumuş dereler, mağaralar ve habitat… Çevre tam anlamıyla dört dörtlük. Hele yeni nesil bir PC donanımına sahipseniz görsel bir şölen sizleri bekliyor.

Grafikler, en merak edilen husus. Zira 8. nesil konsollara odaklı geliştirilen oyunlar artık 4K kaplamalar kullanıyorlar. Devasa büyüklükteki kapmalar ve özel efektler daha fazla RAM (Ekran kartının RAM’i) demek (kısa ve sade özetle). Konsolların donanımları özel ve yüksek çözünürlüğe göre, geliştirilen oyunlar da PC’de de aynı donanımları istiyorlar, tabi özellikle yüksek görsel kalite istediğinizde bu durum geçerli. Middle-earth: Shadow of Mordor çapına göre çok yüksek donanım istiyor. Her ayarı sonuna kadar getirdim bir tek kaplamaları ultra’dan high’a aldım. Oyunu su gibi oynadım. İşin garibi kaplamaları ultra’dayken de denedim oyunu, bir fark göremedim. Ayrıntıları sonra kontrol ettiğimde çok ama çok ince detaylarda farklılık olduğunu öğrendim ki inanın çok önemsizler. Giriş ve orta seviye bir donanımla oyunu test etmediğimiz için bir şey diyemeyeceğim ama oyunu su gibi oynamam ve Watch_Dogs’taki sıkıntıların olmamasını oyunun optimizasyonunun iyi olduğu sonucunu çıkardım.

middle-earth-shadow-of-mordor-artwork-8

Müziklere ve seslendirmeye denecek hiçbir şey yok. Atmosfer gibi muazzamlar. Aksiyon anlarında ve normal durumda çalan müzikler, özel güçlerin kullanıldığı anlardaki efektler ve karakterlerin seslendirmeleri bir Hollywood markası olan Warner Bros. ve birçok başarılı oyuna imza atan geliştirici Monolith’ta yakışacak kalitede. Daha aşağısını beklemek hata olurdu zaten.

Middle-earth: Shadow of Mordor tamamıyla övülesi bir yapım mı? Elbette hayır eleştireceğim bazı hususlar var. İlk eleştirim oyunun daha başında tanık olduğum düşmanların bir anda arkanızda bitmesi mevzusu. Daha 10 adım ötede kestiğim bir uruk yerinde yeniden birisi bitiveriyor. Bari bölge değiştirince çık kardeşim. Aynı mevzu bitkiler için de geçerli. Bu durumu alışıyorsunuz, oyun ilerledikçe de bitki bulma zorluğu yaşıyorsunuz. Esir Gondor askerlerinin kostümleri ve yüzleri aynı :( hiç yakışmamış. Ayrıca senaryoya bağlı görevler hakikaten az, tadı damağımda kaldı. Sürekli savaş, omuz üstünde baş koymama gerçekten bir yerden sonra yeter ya dedirtiyor, tamamıyla bıkmasanız da “yeter” diyorsunuz. İşte bu anlarda senaryonun diyaloglarında kaybolmak istiyorsunuz ama nafile. Multiplayer’ı olmayan Middle-earth: Shadow of Mordor’un bölgelerinin de akranlarına nazaran küçük olduğunu düşünüyorum. Haritanın bir ucundan diğer bir ucuna gitmek için öyle pek fazla vakit harcamıyorsunuz. Yani büyük alanlar sunuyor oyun ama devasa değiller. Ek olarak oyun bittikten sonra bir hardcore mode yok. Trials of War modu ile idare de edilmez. Beğenmedim, senaryodaki şef ve kaptan avlama işini biraz daha zorlaştırmışlar, kaidelere bağlamışlar. Sanırım bu yakınmalarım season pass ile giderilecek. Bilgilere göre çeşitli görevler ve oyun modları geliyor season pass ile… Peki, bu eleştiriler oynanışı baltalıyor mu? Hayır, haliyle oyunu çöpe atmaya veya elinizin tersiyle itecek bir eleştiri unsuru yok değerli okurlar. Season pass mevzusuda artık çağımız bir gerçeği…

Bayram arifesi sabahı gözlerim kan çanağı olmuş durumda, artık sözlerimi sonlandırmam lazım. Middle-earth: Shadow of Mordor, hem türünü sevenlere hem de Orta Dünya severlere harika vakitler geçirtecek bir yapım. O epik anları yaşamamıza vesile olan bir The Return of the King değil ama sonraki en iyi Orta Dünya oyunu diyebilirim Middle-earth: Shadow of Mordor için. Kesinlikle nemesis sistemiyle (Urukların ordu yapılanması) de türüne yenilik katmış durumda. Ayrıca birçok oyunda sevilen yanları da bünyesinde toplamış. Grafikler, sesler ve oynanabilirlik de harika. Devamı gelsin, zaten gelecek gibi…

Not: Oyunun incelemesine başlayana kadar tam 1.167 ekran görüntüsü almışım. Keşke bir çırpıda hepsini size gösterebilseydim :)