The Spectrum Retreat İnceleme

The Penrose Oteli’ne hoşgeldiniz, lütfen tatilinizin tadını çıkarın(!) Okumaya devam et The Spectrum Retreat İnceleme

Armikrog İnceleme – PlayStation 4

Çok uzun yıllar önce piyasaya sürülen The Neverhood’un ruhani devamı olan ve buram buram nostalji kokan Armikrog beklentileri karşılıyor mu? Okumaya devam et Armikrog İnceleme – PlayStation 4

Luxuria Superbia İnceleme

Günümüz bilgisayar oyunu piyasasını inceleyen herhangi birisi belli başlı trendleri çok rahatlıkla belirleyebilecektir. Bu popüler öğelerin en başında vahşet ve cinselliğin geleceğinden de şüphe olmayacaktır. Günümüzden çok değil, otuz yıl kadar gerisine gidecek olursak, benzer öğelerin sıklıkla kullanıldığı ve etkilerinin günümüze kadar ulaştığı başka bir medyanın varlığını gözlemleyebiliriz; evet film endüstrisinden bahsediyorum. Günümüzde film endüstrisi hala vahşet ve cinselliğin öne çıktığı ve tabir yerindeyse; “sattırdığı” bir endüstri ama bu öğeleri içermemesine rağmen ana akım olmayı başarabilmiş, çoğu izleyiciye ulaşarak akıllarda soru işaretleri yaratabilmiş bir çok yapım da mevcut. Aynı şey bilgisayar oyunları için neden mümkün olmasın?

Luxuria-Superbia-1

Luxuria Superbia, Tale of Tales’in son yapımı. Yapım diyorum çünkü Tale of Tales her ne kadar bilgisayar oyunları üreten bir firma olsa da, yapıtları günümüzün bilgisayar oyunu algısından çok daha zıt bir alanda, daha çok interaktif bir hikaye ve içsel bir yolculuk ile ilgili. Luxuria Superbia da bizi oldukça saf ve metalaştırılmamış bir cinsellik yolculuğuna çıkartıyor.(Bayan okurlarına affına sığınarak yazıyorum: “hayır, ekranda sallanan memeler görmüyorsunuz.”)

Luxuria Superbia’nın konusu olan cinsellik, bir çiçeğin döllenmesi ile ilgili. Biyoloji bilgisi olan arkadaşlar, çiçeklerin hem dişi hem de erkek olduklarını ve hem başka çiçekler tarafından döllenip hem de başka çiçekleri dölleyebildiklerini hatırlayacaklardır. Bu işlem gerçekleşirken oyuncu olarak yapmamız gereken ise, çiçeğin başta beyaz başlayan yapraklarına dokunarak yapraklara renk gelmesini sağlamak. Tüm yaprakların renk dolması, çiçeğin döllendiği anlamına geliyor ama ulaşmamız gereken puan limitleri olduğu için oyun bizden ağırdan almamızı bekliyor; çünkü puanlarımız yaprakları doldurduğumuz rengin miktarı ve bu miktarı ne kadar uzun süre koruyabildiğimize göre şekilleniyor. Bir çiçeği bitirdiğimizde ise ortaya çıkan tohumları topluyor ve sıradaki yaprak sayısı daha fazla olan çiçeğe geçiyoruz.

Luxuria-Superbia-2

Grafiklere baktığımızda oldukça sade bir yaklaşım olduğunu görüyoruz. Gelgelelim, kullanılan renkler ve semboller, zihnimizde çağrışımlar yaratacak şekilde özenle seçilmiş. Müzik de aynı şekilde temposunu oyunun aşamalarına göre oldukça güzel ayarlamayı başararak sizi yakalıyor. Bir yandan da ekranda beliren teşvik edici tatlı sözler, tüm bu duyusal girdilerle birleşerek, belki de bilinçaltınızda çok daha temel bir takım dürtülere dokunuyor.

Tale of Tales’in son yapımı bize bazen de ağırdan almamız gerektiğini, herşeyin hızlı olamayacağını ve rahatlamanın da gerektiğini hatırlatan bir oyun. Her ne kadar tamamen bir oyun olarak gözönüne alındığında kendini tekrar eden ve oldukça kısa olan bir oyun olsa da belki de oyun sektörünün böyle yapımlara da ihtiyacı vardır, ne dersiniz?

Tiny Thief PC İnceleme

Robin Hood’u tanımayan var mı? Herkes az çok bilir kendilerini. Kısaca bahsedecek olursak, İngiliz hikâyelerinde kendine yer bulan bir haydut(!) veya kahramandır. Kendisi hakkında birçok hikaye olsa da, Robin Hood için genel olarak bilinen özellik; zengin kesimden alıp, fakir kesime vermesidir. Birazcık görünüş olarak da bahsedersek; sarışın, yeşil kostümlü bir abimizdir. Bunlardan neden mi söz ediyorum? Çünkü “Tiny Thief” isimli oyunu oynamaya başlar başlamaz aklıma direk olarak Robin Hood geldi. Küçük sarışın dostumuz kahverengi bir kostümü ve yanında tatlı bir sincabı olsa da yaptığı davranışlardan dolayı benim küçük Robin Hood’um oldu…

5Ants tarafından geliştirilen ve yayımcılığını Rovio Entertainment üstlenen Tiny Thief, kısa sürede herkesin ilgisini çeken bir indie oyun olarak karşımıza çıktı. Her ne kadar 5Antz adlı firmayı tanımasanız bile, Rovio Entertainment denince aklınıza hemen “Angry Birds” yani nam-ı diğer kızgın kuşlar oyun gelmiştir. iOS için desteklenen oyuna talep fazla olunca, daha sonra ki zamanlarda diğer işletim sistemlerine gelmişti. Her ne kadar zevk almaya devam ettiysek bile, işin sonu paraya dökülünce kötü bir durum ile karşı karşıya kalmıştık. Bu oyunu denediğimiz zaman, eğer Rovio’un da işin içinde olduğunu bilmeseydim, bu firmadan böyle sıkcı bir oyun çıkabileceği aklıma bile gelmezdi.

Tiny-Thief-1

Gelelim oyunumuza. Oyuna başladığımız zaman birkaç bölümde bizlere yardım ediliyor. Bunlar bölüm gibi karşımıza sunulmuş. Aslında hepsi birer eğitim görevi olmuş. Yani klasik olarak, genelde oyun başlarında olan kontrolleri ve oyunun amaçları sizlere gösteriliyor. Oyundaki senaryodan bahsedelim. Aslında yukarıda sizlere bir ipucu verdim. Zor durumda olanlara yardım ediyoruz. Yeri geliyor bir topluma, yeri geliyor bir hayvana yardım ediyoruz. Tabi ki Robin Hood temalı bu oyunda arada sırada bazı araklama da yaptığımız oluyor. Birçok oyunda olduğu gibi işin içine kız da giriyor bir süre sonra. Derseniz hep böyle mi gidecek? Hayır. İlk bölümlerde sırf araklamaya odaklı bir senaryo olmasına karşın ileride bulmacalar da karşımıza çıkıyor. Fakat bu bulmacaları zor diye beklemeyin sakın. Bu noktada gerçekten insanlar hayal kırıklığına uğruyor.

Küçük Robin’imiz girmediği tehlike yok. Bazen kraliyete karşı gelirken, bazen korsanlarla mücadele ediyoruz, bazen robotlara karşı derken sonunda da yukarıda belirttiğim gibi bir kız karşımıza çıkıyor. Artık o mu bizim, biz mi onun kalbini çaldık orasını bilemeyiz. Böylece toplam altı farklı senaryo bizleri bekliyor. Bu altı farklı senaryo içinde de beş adet farklı görevler bizleri bekliyor. Temel görevimiz, ekranda gösterdiği nesneyi kimse fark etmeden almak!

Tiny-Thief-2

Her görevden sonra sizlere puan sistemi olarak yıldız veriliyor. Yıldızlar puana göre değil, sizlerin o bölümden neler yaptığınıza göre veriliyor. Sadece ana görevi yaparsanız bir yıldız alırsınız. Ana görev haricinde, her bölüm için gizlenmiş nesne veya nesneler bulmak ve her daim yanımızda olan sincap arkadaşımızı bulmak da görevlerimiz arasında yer alıyor. Eğer bu üç görevi de yaparsanız sizlere üç yıldız veriliyor. Bu nesneleri ilk başlarda bulmak çok kolay olmasına karşın, ileri de biraz daha zorlanabilirsiniz. Baktınız bulamadınız mı? Eğer bulamadıysanız, sağ üst köşedeki kitapçık yardımıyla; nasıl görevi yapacağınızı, sincabın ve gizli nesnelerin nerede olduğunu öğrenebilirsiniz. Fakat bir bölümde kullandıysanız, diğer bölümde kullanamıyorsunuz. Bunun için aradan dört saat geçmesi lazım. Gerçekten çok güzel bir teknik olmuş diyebiliriz. Zaten pekte ihtiyacınızın olacağını söylemek doğru olmaz. Sadece bölümlerin hepsini üç yıldız ile tamamlamak isterseniz, gizli nesneleri bulmak için kullanacaksın büyük bir ihtimalle. Tabi tüm bunları serbest bir şekilde yapamayacaksınız. Her bölümde o nesnelere ulaşabilmek için düşmanlarınıza gözükmemeniz lazım. Aksi takdirde bir önce ki nesneye aldığınız zamana geri dönersiniz. Yani diğer anlamı ile bir nesneye aldığınız vakit, orası sizin checkpointiniz olur.

Tiny-Thief-3

Düşmanlara gözükmemek ve gizlice ilerlemek için sizlere sınırlıda olsa saklanma yerleri verilmiş. Bunlar genelde çalılık ve fıçı oluyor. Her çalı ve fıçıya da giremiyorsunuz. Eğer yakalanırsanız Robin Hood, şekilden şekle giriyor. En çok hoşumuza giden olaylardan biride bu oldu. Zaten kullanacağınız nesneler biraz daha parlak denilebilir. Kullanmak için, o nesneye tıklamak yeterli olacaktır. Fakat bu işlemi uzaktan yapamıyoruz. Mesela fıçının içine mi saklanacağız? Fıçının durduğu yere bir tıklama yapacağız. Sonra Robin Hood oraya gidecek, yürümesi duracak ve sonra fıçıya tıklayıp; gizlenme işareti çıkınca, o işarete tıklayıp saklanacak. Zaten sıkıcı olan kontrollere bu da eklenince kötü bir durum ortaya çıkmış.

Evet, kontrol demişken, oyunun beğenmediğim bir yanı da kontrol sistemi. Kontrol sadece tıklama üzerine yapılmış. Her şeyi sol tık ile yapıyorsunuz. Nereye istiyorsanız(!) oraya tıklamanız yeterli. Biraz önce bahsettiğim gibi kullanılan nesne sayıları az. Nesnelerin yanına gittiğiniz zaman bir el işareti çıkıyor. O ele tıkladığınız zaman nesneyi kullanabiliyorsunuz. Hal böyle olunca birazcık sınırlanmış hissedebilirsiniz. Kardeşim koysana “W, A, S, D” ya da yön oklarını… Yine sınırlandırma yap ama bari hareketlerimizi klavye ile yapalım.

Tiny-Thief-4

Oyunda görüntü muhteşem, eğlenceli animasyonlar ve müzikler de çok güzel olunca keyifli bir oyun bizi bekliyor dediğimiz andan itibaren pişmanlık duydum. Bunun nedeni de önceden belirttiğimiz gibi, basitlik… Gerçekten başarılı bir yapıt çıkmış, fakat bulmacalar o kadar kolay ki bir süre oynayıp kapatıyorsunuz. Eğer başarım kazanmak isteyenlerdenseniz, ancak öyle oyunu bitirirsiniz.

Her indie seven insanların da bu oyundan hoşlanmayacağını düşünüyoruz. Indie türü oyunların yanında baya sönük olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, diğer indieler gibi sizi bağlayan bir etken yok. Diğer indie tarzı oyunları bitirip, tekrar tekrar oynarsınız dimi? Bu oyun sadece oyna ve bir köşeye at olmuş açıkçası… Bizleri biraz da olsa etkileyen etkenler animasyonlar ve müzikler oldu ama oyun, mobil platformda zaman geçirmek isteyenler için önerilebilir. Yahut küçük yaşlarda çocuğunuz ya da akrabanız varsa onlara hoş bir hediye olabilir. Bunların yanında da fiyat biraz aşırıya kaçmış bize göre. Kısacası, bu oyun için vereceğiniz paraya yazık. İlla ki alacağım diyorsanız indirimleri beklemenizi tavsiye ederiz. Bakalım, ileri zamanlarda yeni senaryolar gelecek mi?

Not: Angry Birds nasıl mobilde patladıysa Tiny Thief de mobilde oynanması gereken bir oyun. PC kullanıcılarının beklentisi her zaman yüksek olmuştu. Eleştirilerime bu açıdan bakarsanız, neden bu kadar yüklendiğimi anlarsınız. PC’ye bir oyun taşınıyor ise basit bir port olmamalı.