Dishonored 2 İnceleme

Dishonored 2 İnceleme

Dayatmalardan uzak oyun yapısı ve özgün oynanış biçimiyle Dishonored 2 tüm FPS severler için oynanması gereken harika bir intikam hikayesi.


İntikam almak kolay iş değil. İntikam alacağınız kişi belli olsa da o yolda katledeceğiniz kişi sayısı, onların geçmişleri, bağlı oldukları, yaşamak zorunda kaldıkları hayatlar. Bunların hepsini hesap edince intikam süreci zorlu bir hal alıyor. Dishonored 2’de Kraliçe Jessamine’in kalbi yüzünden bıçağı sokup işimi çabucak halledeceğim adamları, sefil hayatları yüzünden bağışlamak zorunda kalınca ilk oynayışım 20 saati buldu. Haliyle inceleme de oldukça gecikti. Ama bunu yapmak zorundaydım bu yazıyı okuyan kişi. Bizim işimiz bu sonuçta, size adam akıllı, aceleye getirmeden bilgi vermek.

HER KAOSTAN BİR DÜZEN DOĞAR

Arkane Studios’un başyapıtıydı Dishonored. Öyle güzel yazılmıştı ki dialoglar, defalarca dinleyesi geliyordu insanın konuşulanları. Suikast sistemi lezizdi, ölü sayısıyla doğru orantılı artan kaos seviyesi adımlarınızı her daim dikkatli atmanızı gerektiriyordu ama sonuçta dilediğiniz gibi oynama serbestisi sunuyordu size. Sistemi nasıl daha iyi hale getirebilirler sorusunun cevabını Dishonored 2’yle çok güzel veriyor Arkane Studios.

dishonored-1

İlk oyunun sonunda kızını tahta çıkaran Corvo, imparatorluğun yönetiminde kızının baş koruması olarak hayatını zor da olsa düzene koymayı başarmıştı. Corvo’nun kızı Emily serpilmiş, büyümüş, en az babası kadar yetenekli bir savaşçı. Lakin Emily’nin ve haliyle Corvo’nun düşmanları İmparatorluğu rahat bırakmıyor ve tahta dair hain emellerini gerçekleştirme vesilesiyle bize nerden bakarsanız bakın farklı oynanış seferleriyle en az 30 saatlik bir deneyim sunuyorlar.

Dishonored 2’yi birileri 50 dakikada bitirirken benim ilk deneyişim neden 20 saat sürdü önce onu bir açıklayayım. Son yıllarda oynadığım farklı tür oyunlarda (Heavy Rain, The Witcher 3, Bound By Flame vs. vs.) hep kötü sona ulaştım. Yahu insan The Witcher 3’te bile en kötü sonu nasıl bulabilir. Haliyle dedim ki bu sefer oyunu iyi sonla bitireceğim, bu kez göz yaşı dökülmeyecek.

Dishonored 2 her ne kadar kısıtlı bir alan sunuyor gibi görünse de kocaman bir sandbox. Dilediğiniz şekilde ilerlememize imkan veren bu oyunda yapımcıların da dediği gibi ilk bitirişinizde ancak yüzde 30’unu görmüş olacaksınız. Ben de bu ilk yüzde 30’luk hakkımı en azından iyi sonu görerek bitirmek istedim ve bunun için kimseyi öldürmemeye karar verdim. En azılı düşmanlarımı bile bayıltıp bir kenara istiflemeye başlayınca (evet bosslar dahil) oyun süresi uzadı da uzadı. Low Chaos’u hedeflediğim bu ilk oynayışımda neredeyse hiç mühimmat harcamadım (Robot ve Köpekleri rahatlıkla öldürebilirsiniz, Chaos’a etki etmiyorlar). Fakat hal böyle olunca, Dishonored’ın o güzelim combat sistemini kaldırıp bir kenara atmış oldum.

dishonored-2

Corvo’yla yeniden başlayınca bu kez Yüksek Kaos seviyesini hedefledim. Yine gizlilik hedefimdi ama fark edildiğim anda verdim mermiyi düşmanın ağzına, sapladım kılıcı en münasip yerlerine, affetmedim. İntikam öyle olmaz böyle olur dedim. Emily’de benimsediğim o pasifist yaklaşımdan eser yoktu haliyle oyun 10 saatte bitiverdi. Tabii bunda artık haritayı bilmemin de etkisi var. Peki bu iki farklı oynanışta beni farklı hissettiren ne oldu? Tabii ki bambaşka bir oynanış biçimi, edinebileceğimiz onlarca rün ve tılsımı farklı biçimlerde kullanımımız, mühimmat ekonomisi, Kaos seviyesinin farklılığından dolayı ortaya çıkan fazladan asker ve kan sinekleri (ilk oyunun fare istilası gibi düşünün) ve tabii ki oyunun sonuna etki eden tercihlerimiz. Son olarak Çok Yüksek Kaos seviyesi var ki nefes alan her şeyi öldürdüğünüz zaman ancak ulaşabileceğiniz bir seviye. Bunu henüz göremedim zaten, görmeyi de düşünmüyorum. Burada getirmem gereken eleştiri ise denge gütmeyen (tam chaos ya da tam stealth) bir oynayış biçimi seçerseniz mühimmat konusunda oyunun saçma bir hal alması. Tam stealthte harcayacak yer bulamazken, tam chaosta atacak mermi yetiştiremiyorsunuz.

Tabii Chaos sistemi aslında göründüğünden çok daha karışık. Elimizde İmparatoriçenin kalbi var bildiğiniz üzere ve doğrulttuğunuz kişinin ahlaki seviyesine ve geçmişine dair size bilgi veriyor. Ola ki o kişiye dair ciddi anlamda olumsuz bir şeyler söylüyorsa, birilerine fark ettirmeden öldürürseniz Kaos seviyesine etkisi pek de ciddi olmuyor. Benim oynadığım biçimde kimseyi öldürmeden oyunu bitirmeniz mümkün. Fakat kimseyi öldürmedim harika bir son bekliyor beni diye düşünmeyin. Oyunda ana hedeflerin hangisini öldürüp hangilerini bağışladığınıza göre oluşabilecek farklı kombinasyonlar var.

Sadece ana görevleri yapabileceğiniz gibi hedefe ilerlerken alternatif görevleri ve yolları açabilmeniz de mümkün . Zaten yan görevleri ne kadar çok değerlendirirseniz hikayeden aldığınız keyif de o kadar artar. Ana hedefi doğrudan ortadan kaldırabilirsiniz, nihayetinde bir kurşuna bakar. Ama hakkında bir yargıya varabileceğiniz bilgi kırıntıları bulmak varken, kurtarma ihtimaliniz olan bir karakteri, sırf yan görevleri yapmadınız diye öldürmek mecburiyetinde kalırsanız birazcık tadınız kaçabilir. Bir bölümde belirlediğiniz yol haricinde birden fazla yol olduğundan, haliyle bölüm içinde göremeyeceğiniz olaylar olacak. Mesela kraliyet düşmanlarını bir bir öldüren elemanın cinayetlerini Emily ve Corvo’nun üzerine yıkan gazeteciyle görüşmek ve onu affetmek gibi. Koştur koştur giderseniz bu olayı görememe imkanınız mevcut.

dishonored-3

Benim gibi tamamen gizlenmek üzerine gideceğim diye de kasmayın bence. Dilediğiniz gibi oynayın. Oyun olayları çözme konusunda size o kadar çok alternatif sunuyor ki. Bir yeri geçmek için kod bulmanız mı gerekiyor ? Aslında gerekmiyor, tabii ki alternatif bir yolu var, merak etmeyin. “Aaa şurada bir tünel varmış. Hadi oradan geçeyim. Hımm şu kocaman uçurumu özel güçlerimle tabii ki geçebilirim, bunca adama kıymama gerek yok. Of canım sıkıldı, hepsini öldür hepsini !” Bunlar sadece tek bir görevin tek bir anı için türetebileceğiniz alternatif cümleler.

Uzun lafın kısası Dishonored 2 yaptıklarının sonucunun oyuna yansımasını görmek isteyenler, oynanış olarak serbestliği sevenler için tek kelimeyle mükemmel.

NASIL OYNAYACAĞIMI SANA MI SORACAĞIM?

Ortada gerçekleştirilmiş bir darbe var. Tahtınızdan edilmek ve bunun aylarca süren gizli planlamalarla en güvendiğiniz adamlar tarafından gerçekleştirildiğini öğrenmek içten içe bir öfke yaratıyor içimizde. Zaten Emily veya Corvo ile oynayış biçiminize göre de neredeyse bambaşka bir oyun bekliyor bizi. İkisinin de aynı eşyalara yaptığı farklı yorumlar, olaylar karşısında verdikleri tepkiler, mekanlarda dudaklarından dökülenler tamamen farklı. Mesela Corvo güvenlik odasında Jasemine’le bu odada nasıl zaman geçirdiklerinden bahsederken Emily çok daha farklı bir ifadede bulunuyor. Oynanış olarak da Emily daha çok Stealth oynamaya meyilliyken, Corvo ile aksiyona doyacak bir oynanış biçimi benimseyebiliyorsunuz.

Karakterlerimiz içi boş öldürme makineleri değiller. Haliyle karşılaştıkları birçok eşyaya ve duruma yorum yapıyorlar. Ketum FPS karakterlerini oldum olası sevmediğimden (Sen hariç Gordon) Dishonored’da kendi hayatlarını yaşayan karakterlerinin gözlerinden olaylara tanık olmayı seviyorum. Basit bir küreden bile o anki ruh halini aktaran bir karakter görünce de hemen sahipleniveriyor insan.

dishonored-4

Arkane Studios tabii ki karakterlerini belli bir geçmiş ve bireysel özellikler doğrultusunda yoğurmuş. Dishonored’ın Karnaca şehrinde (olayların geçtiği Serkonos’un başkenti) sağda solda bulacağınız dünya kadar notla birlikte hem ana karakterimizin hem de yan karakterlerin hakkında dünya kadar bilgi bulabileceksiniz. Emily’nin tahta geçtiği andan itibaren Dishonored 2’nin başlangıcına kadar olan 15 yıllık süreçte meler olup bittiğini tam olarak anlamak istiyorsanız Arkane Studios’un ciddi anlamda kastığı o notları okuyacaksınız arkadaş. Bu işin başka yolu yok. Darbe nasıl planlanmış, içten içe niye bu kadar plan yapılmış , Corvo’nun geçmişinde neler var, Sokolov nerde, bu zaman aralığında neler yapmış ve daha nice sorular… Hepsinin cevabı sağda solda bulduğunuz notlarda ve tabii ki ses kayıtlarında. Okuyun ve dinleyin pişman olmazsınız.

15 KİŞİYE SALDIRDIM, VURDUM VURDUM SAYMADIM

Emily de Corvo da yetenekli kişiler. Kendi bireysel öldürme taktiklerinin dışında ikisi de Outsiders tarafından bahşedilmiş güçlere sahip ( Yalnız bu kez bu güçleri kabul etmeyip oyunu tamamen herhangi bir özel güç olmadan bitirme seçeneğini vermiş Arkane studios. Alın size yeni bir oynanış biçimi daha.) Bu güçleri oynayış tarzınıza göre dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Stealth oynuyorsanız Far Reach kullanarak azılı mesafeleri göz açıp kapama süresine indirebilir, rakibinizin dibinde bitip kılıcınızı sırtına saplayabilirsiniz. Mesmerize kullanarak düşmanlarınızı ayakta uyutur, kimsenin ruhu duymadan hafızalarını silebilirsiniz. Shadow Walk’la insanların tüylerini diken diken eden bir yaratığa dönüşüp, rakiplerinizi öldürebilir ya da bayıltabilirsiniz. Hele bir domino özelliği var ki, 5 kişiye kadar etkileyebildiğiniz düşmanları sadece birine müdahale ederek, yakabiliyor, boğabiliyor veya kafalarına ok fırlatabiliyorsunuz (hani birini öpseniz hepsini öpmüş olacaksınız o derece). Tamamen sizin yaratıcılığınıza ve deneme yanılma yöntemlerinize bağlı. İnternette daha şimdiden farklı kombinasyonlar yapabileceğiniz onlarca yöntem mevcut bile. Corvo ve Emily’nin Outsiders güçlerinin de tamamen farklı olduğunu söylersek eğer yine oyunun neden birden fazla kez bitirilmesi gerektiğini anlayacaksınızdır.

Tılsımları da unutmayalım. Bunlar oynanışa pasif olarak etki eden güçlendirmeler. Sağda solda bulacağınız ve azami 10 adet etkinleştirebileceğiniz tılsımlar sayesinde oynanışınızda büyük değişiklikler olabiliyor. Gizlenirken daha çabuk adam boğma, attığınız okları geri toplayabilme, silahlarınızın daha çok hasar verebilmesi gibi onlarca etki mevcut. Bir de Crafting sistemi de getirmişler ki tılsımları birbirleriyle kombineleyerek farklı tılsımlar üretmeye çalışıyorsunuz. Bu yararlı tılsımları ve tabi ki rünleri pek sevgili annemiz ya da sevdiceğimiz Jassime’nin kalbi sayesinde bulabiliyoruz. İlk oyunda en sevdiğim şey Kalbin doğrulttuğunuz kişi hakkındaki herşeyi önünüze dökmeseydi. İlk oyunda da hatırı sayılır derecede NPC vardı ama Dishonored 2’de o sayı 3’e katlanmış durumda (saydın mı?). Mutlulukla balıklarını sırtlayan bir adam hakkında “Kızı için ilaç almaya giderken, ilaç parasını barda bitirmekten kendini alamadı” diye yorumda bulununca insanın içi sızlıyor.

KADI KIZI SEN MİSİN?

Dishonored 2 harika bir devam oyunu olabilir. Ama bu onun da eksikleri olmadığı anlamına gelmesin. Yapay zeka en ufak bir koşma sesinizi duyabiliyor, bu konuda sorunum yok .Hele şükür artık iki dakika önce konuştuğu arkadaşı kaybolduğunda, nereye kayboldu bu adam diye sorgulayan bir yapay zeka var. Ama 5 metre ötedeki koşma sesinizi duyan adamlar, iki metre arkada kaldırım taşına kafasını vurduğunuz arkadaşın çatlayan kafatasının sesini duyamıyor. En zor zorlukta sokakta katliam yapıyorum, kol- bacak-kafa üçlüsünden ne varsa kesiyorum, bina içindeki andaval öylece dikilip duruyor. Yapay zekanın ne yapacağı tam belli olmuyor kısacası.

dishonored-5

İkinci sıkıntım da görsel çeşitlilikte. Sanat yönetimi müthiş yapılmış oyunun , hele mimarideki detaylara ve bina içlerindeki eşyaların çeşitliliğine gösterilen özen muhteşem. Ama bölümlerin kendi aralarında çeşitlilik göstermemisine dair ciddi şikayetlerim var. Yakın zamanda Titanfall 2’yi inceledik ve bölüm tasarımlarının ne kadar yaratıcı olduğundan bahsettik. Aynı şeyi Dishonored’ın dokuz bölümünden sadece ikisi için söyleyebileceğim. Diğer bölümler niyeyse bana hep aynı yerdeymişim hissini verdi. Üzgünüm.

Oyun PS4, Xbox One ve PC için piyasaya çıktı. Ama özellikle Arkane Studios’un PC’yi bu kadar göz ardı etmesine anlam veremiyorum. Hayatına PC’de başlamış bir yapımın devam oyununun optimizasyon sorunlarıyla paldır küldür piyasaya sürülmesi zaten rezil bir şey, bunun üstüne Doom’la aynı motoru kullanan bir oyunun onun yarısı kadar bile performans gösterememesi apayrı bir sorun. Üstelik oyunun çıkışından itibaren toplamda 14 GB yama yayınlayan bir firmanın hala bu performans sorunlarının üstesinden gelememiş olması üzücü. Adaptive Resolution diye bir olay var, tamam FPS’yi sabit tutup görselleri otomatik kısıyor ama oyun bir anda Youtube’da 1080p’den 720’ye düşmüş gibi hissettiriyor. Gelen onca yamaya rağmen hala anlamsız dar alanlarda ani FPS düşüşleri yaşanıyor. 210 tl’ye oyun satıyorsunuz , üstüne böyle sorunlarla oyuncuyu boğuyorsunuz. Oluşturduğunuz şu güzelim dünyaya yazık…

ALMALI MI ALMAMALI MI?

Almalı. Alternatif dünyaları seviyorsanız, katman katman hikayeli oyunlara bayılıyorsanız, tercihlerinizin sonuçları olsun istiyorsanız Dishonored 2 sizin için bir cevher olarak bekliyor. En az 3 kere bitirilmeyi hak eden, oynayış kimliğinizi doğrudan oyuna yansıtabildiğiniz, sizi kalıplara sokmaya çalışmayan leziz bir aksiyon FPS oyunu Dishonored 2. Teknik sorunları en yakın indirimde temizlenmiş olacaktır. Zaten 210 liralık fiyatıyla indirim haricinde her babayiğidin edinemeyeceği bir oyun kendileri. Ama bu senenin en dolu dolu oyunlarından biri. Multisi yok ama zaten piyasada sadece multi odaklı dünya kadar oyun var. Bize adam gibi gameplay ve senaryo lazım. O da Dishonored 2’de fazlasıyla mevcut.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
821
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 85

Dayatmalardan uzak oyun yapısı ve özgün oynanış biçimiyle Dishonored 2 tüm FPS severler için oynanması gereken harika bir intikam hikayesi. İntikam almak kolay iş değil. İntikam alacağınız kişi belli olsa da o yolda katledeceğiniz kişi sayısı, onların geçmişleri, bağlı oldukları, yaşamak zorunda kaldıkları hayatlar. Bunların hepsini hesap edince intikam süreci zorlu bir hal alıyor. Dishonored ..

Sonuç OFD: 85.0% 85 Harika
9.3 8 93 9.25
Dilediğiniz gibi oynama imkanı veren, tüm içeriği görmek için birden fazla kez bitirmeniz gereken, her seçiminizin bir sonucu olduğu harika bir yapım.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.aralgame.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Valve’dan Şoke Eden Ayrılık

Valve'dan Şoke Eden Ayrılık


Valve'dan Şoke Eden Ayrılık

Half Life, Portal, Left 4 Dead serileri yetim kaldı. Half-Life 2, Left 4 Dead ve Portal gibi oyun serileri üzerinde çalışan, uzun zamandır Valve yazarı olan Erik Wolpaw;  Valve ile yollarını ayırdı. Wolpaw bu haberi Facebook sayfasında bir durum güncellemesi ile duyururken eski Valve...

Valve’dan Hilecilere Karşı Yeni Yöntem

Valve'dan Hilecilere Karşı Yeni Yöntem


Valve'dan Hilecilere Karşı Yeni Yöntem

Valve yeni geliştirdiği sistem ile CSGO başta olmak üzere hilecilere göz açtırmayacak. Benim gibi belki yüzlerce oyuncunun çok oyunculu oyunlardan uzak durmasının en önemli sebebidir hileci oyuncular. Counter Strike gibi oyunlarda ise hileciler çok daha can sıkıcı olabiliyor. Valve da bunun...

Phoning Home İnceleme

Phoning Home İnceleme


OFD: 80.0%

Phoning Home İnceleme

OFD: 80.0%

Yeni satışa sunulan bağımsız oyunlardan dikkat çeken Phoning Home'u sizler için inceledik. 2008 yapımı Pixar'ın WALL-E animasyon filmini izlemişsinizdir, zira bu harika eser görmezden gelinemez. Phoning Home’u oynarken acaba WALL-E’nin resmi oyunu mu diye düşünmeden edemedim. Zira karakter...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz