Dead Island Riptide İnceleme

Kuzudan post, zombiden dost olmaz! Dead Island Riptide mercek altında…

2011 yılında oyuncularla buluşan dijital oyunlara şöyle bir baktığımızda, hem türünün örneklerine getirdiği yenilikçi bakış açısı hem de çıkış aşamasında yaşadığı talihsizliklerle gündemi bir hayli meşgul eden Dead Island’ın yeri bir başka olsa gerek. Hatırlarsanız oldukça dramatik bir CGI videoyla duyurusu yapılan oyun, her ne kadar videoyla kıyaslanamayacak bir seviyede kalsa ve yapımcıların birtakım hataları nedeniyle ilk haftalarda takipçilerini biraz üzse de ilk cümlede sözünü ettiğimiz yenilikçi anlayışı nedeniyle paçayı kurtarmış ve özellikle zombi kültürüne tutkun oyuncuların gözbebeği haline gelmişti. Peki, neydi Dead Island’ı benzerlerinden ayıran?

Cevap basit! Yürümekle bitmeyecek ve dolayısıyla sık sık bineklere başvurarak dolaştığımız, içerisinde bin bir sürpriz ve gizemi barındıran devasa bir adada dilediğimiz gibi dolaşabilmek ve zombi salgınıyla kırılan bu yeryüzü cennetinde (!) hayatta kalmaya çalışırken izleyeceğimiz yolun tamamen bize bırakılmasıydı. Bu açıdan bakıldığında Dead Island’a zombi temasına sahip Far Cry da denebilirdi. FPS açısından oynadığımız oyunun tek artısı bu değildi elbette. Tıpkı en büyük rakibi olan Dead Rising serisinde olduğu gibi harita içerisine serpiştirilmiş “workbench”ler üzerinde kendi silahlarımızı üretebiliyor, var olan silahlarımızı geliştirebiliyor ve en önemlisi de silahlarımızı sürekli kullanabilmemiz için belirli aralıklarla bakımdan geçirmemiz gerekiyordu. Karşımıza çıkan zombilerin ve atmosferin oldukça başarılı hazırlanması ve her an kendimizi tehlike altında hissetmemiz de Dead Island’ı tüm eksik ve kusurlarına rağmen tadından yenmez bir oyuna dönüştürüyordu. Tüm bu özelliklerine sıkıntılı da olsa bir co-op özelliği de eklenmiş ve dünyanın dört bir köşesindeki oyuncuların bu unutulmaz deneyimi bir arada yaşamaları da mümkün kılınmıştı.

Dead-Island-Riptide-1

Aradan geçen iki sene zarfında geliştirici ekip Techland oyuna bir yığın ek paket çıkarttı ve hikâyeyi olabildiğince uzatmaya çalıştı. Tabi bu arada ilk paragrafta sözünü ettiğimiz CGI trailer’dan ilham alınan bir sinema filmi, çizgi roman gibi ek çalışmalar da cabası. Ancak oyuncular için sunulan yenilikler yetersiz kalmaya başladığında yeni bir Dead Island’ın hazırlanması kaçınılmaz oldu. Bunu gören yapımcı firma da hemen kolları sıvayıp Dead Island: Riptide ile çıkıverdiler karşımıza. Techland esasen ilk olarak Dead World adını tescillemiş, belki de tam bir Dead Island 2 oyunu hazırlamak adına çalışmalara başlamıştı. Ancak ne oldu bilemiyoruz, belki yeni nesil konsolların çıkışı için beklenildiğinden, belki de başkaca bilemediğimiz bir sebepten bir ara oyun kıvamındaki Riptide oyunculara sunuldu.

Evet, Dead Island Riptide her ne kadar Dead Island’ın devamı olarak lanse edilse de bir ara oyundan başka bir şey değil. Tamamen aynı grafik motoru kullanılarak hazırlanan oyunda, grafiklerden tutun da seslere ve oynanışa kadar aklınıza gelebilecek her şey aynı kalmış durumda. Hatta daha kötüye bile gitmiş denebilir. Bunu gece gündüz döngüsünün olmadığını ve aniden bastırıp yine aniden kaybolan yağmur efektini gördüğünüzde sizler de fark edeceksiniz. Kontrol edebildiğimiz karakterlerin de bir tane yeni arkadaş edinmesi dışında değişmediği oyunda silahlar, zombi çeşitlemeleri ve etrafta görebildiğimiz nesneler de tıpa tıp aynı olunca ister istemez kendinizi bir ek paket oynar gibi hissedebiliyorsunuz. “Yeni oyunumuzda hiç mi yenilik yok?” Diyebilirsiniz. İki senelik bir çalışmanın ürünü olan Dead Island Riptide’de birtakım yenilikler de var tabii ki. Ancak 2 (yazıyla iki) koskoca sene boyunca beklediğimize değecek yenilikler göremiyoruz maalesef.

Dead-Island-Riptide-2

Dead Island Riptide’de değişen pek az şeyden ilki senaryo olmuş. Aslında buna değişim de diyemeyiz. Daha çok yer değiştirme demek daha doğru olur. İlk oyunu henüz oynamamış olanlar ve Riptide’e başlamadan bitirmek isteyenler için tadını kaçırmak istemesem de Dead Island’ın sonunda adadan bir şekilde kurtulmayı başaran virüse bağışıklığı bulunan dört kahramanımız, askeri bir helikopterle alındıkları adadan yine yakınlardaki bir askeri gemiye götürülür. Tam “her şey bitti, artık özgürüz” dedikleri anda ise aslında kurtarılmadıklarını, tam tersine söz konusu virüse karşı bir ilaç geliştirilmesi niyetiyle rehin alındıklarını fark ederler. İşin kötüsü rehin alındıkları gemi her nasılsa baygın tutulduğumuz esnada bir şekilde zombi salgınına uğrar ve mürettebatın çaresiz kalmasıyla çıkan fırtınanın da sonucu olarak karaya oturur. Bir kez daha virüse karşı bağışıklığı bulunan kahramanlarımızın sağ kalmayı başardıkları bu elim kazanın ardından bir başka adaya çıkmayı başaran ekip, çok geçmeden ne yazık ki fazlaca mesafe kat edemediklerini ve aynı bölgedeki bir başka enfekte olmuş adaya ayak bastıklarını keşfederler. Bundan sonrasıysa bir kez daha kes, doğra, vur, kır ve hayatta kal…

Her ne kadar güzel bir giriş sekansı gibi görünse de klişe olmaktan kurtulamayan bu hikâye sonrası için yine birtakım sürprizler barındırıyor. Ancak genel anlamda bakıldığında ilk oyundan pek de farkı olmayan ve “ben bunu daha önce görmüştüm sanki” düşüncesinin kafamızda sık sık çakmasına neden olan bir senaryo olarak çok kıyıda kalıyor. Ses ve görsellik açısından demin de belirttiğimiz gibi orijinal oyunun tıpkısının aynısı olan ve belki bir iki fon müziği haricinde hiçbir yenilik içermeyen oyunda görev mantığının da değişmediğini görüyoruz. Bir kez daha devasa haritamız içerisinde ne diye ekibimize katılmak yerine bulundukları yerde sabit kalmayı tercih ettikleri bilinmeyen, ruhsuz ve amaçsız insanların bizden istediği anlamsız nesneleri çoğunlukla haritanın öteki ucundan bulup getirmekle ömür tüketiyoruz. Neyse ki orijinal oyunu da kurtaran özgürlükçü yapı korunmuş ve bazı eklentilerle süslenmiş de Riptide’yi her şeyine rağmen oynanabilir oyunlar arasına aldırtıyor.

Dead-Island-Riptide-3

Hemen her şeyden söz ettiğimize göre gelelim oyunda görebildiğimiz yeniliklere… Aslında bu başlıkta değerlendirilebilecek özelliklerin çok fazla bir şey vaat ettiğini söyleyemeyiz. Yenilik bile demek yanlış olabilir. Lakin görebildiklerimiz sadece birkaç eklentiden ibaret. Öncelikle oyuna yeni bir seçilebilir karakter eklendiğini görüyoruz. İlk oyunu bilenler her karakterin kendine has bir geçmişi ve ona uygun biçimde de uzman olduğu silah kullanım alanı olduğunu hatırlayacaklardır. Birbirinden farklı dört karakter arasında kılıçtan çekice ve ateşli silahlardan fırlatılabilen kısa bıçak türü silahlara kadar her silah türüne uygun birini bulmak mümkündü. Yalnızca yakın dövüş konusunda bir eksiklik vardı. Riptide ile birlikte gelen yeni karakterimiz de bu alana eğiliyor ve zombi sürüleriyle göğüs göğüse mücadele etmek isteyebilecek oyuncuları tatmin etmeyi amaçlıyor. Bir nevi devam oyunu olarak hazırlanan Dead Island Riptide, ayrıca ilk oyundaki kayıtlarımızı aktarmamızı sağlayarak sıfırdan seviye atlama zorunluluğundan da kurtarıyor bizleri. Eğer ilk oyunu oynamamış veya bir şekilde kayıtlarınızı kaybetmişseniz de üzülmenize gerek yok. Çünkü oyuna başlarken seçebileceğiniz karakter sınıfları sayesinde yine sıfırdan karakter tasarlama derdinden kurtulabiliyorsunuz. Yok, “tüm özelliklerim dilediğim gibi olsun isterim” derseniz onun da yolunu açmış olan yapımcılar, sizleri 15. Seviyeden başlatıyor ve tüm yetenek puanlarını dilediğiniz gibi harcamanıza izin veriyor.

Biraz ileri bir seviyeden oyuna başladığımızı düşünürseniz, doğal olarak seviye limitini de bir miktar arttıran yapımcılar, daha ilk bölümlerden bir zamanlar ödümüzü kopartan “boss”ları da karşımıza çıkartmayı ihmal etmiyorlar. Ancak öldüğümüzde en yakın noktadan dirilmemiz ve seviye atlamanın ilk oyuna göre daha da basit bir hale getirilmesi bu yaratıkların da pek fazla korkutmasına izin vermiyor. Hele ki aküsünün boşalması haricinde hiçbir zarara uğramayan elektrikli testereyi bulabilirseniz özellikle “boss”ları hiç zorlanmadan geçebilirsiniz. Bu da benden size bir kıyak olsun. Silahlar konusunda birkaç yeni eklenti ve çeşit çeşit el bombaları haricinde pek bir değişikliğe gitmeyen Techland, zombi sürülerinde de suda pusuya yatmış olan yeni bir tür ve bir iki yeni “boss” dışında hiçbir tipte oynama yapmamış. Oyuna doğrudan etki eden ve göze çarpan bir tek değişiklik var, o da takım sistemi.

Dead-Island-Riptide-4

Hatırlayacağınız üzere ilk oyunda virüse karşı bağışıklığı bulunan diğer kahramanları sadece ana senaryoyu ilgilendiren ara sinematiklerde görebilir, oyun içerisinde varlıklarını dahi hissedemezdik. İşte bu saçma durum Riptide ile giderilmiş. Daha ilk kamp yerimizden itibaren ekibe katılan diğer kahramanlarımızı kamp alanında somut biçimde görebiliyor ve onlar için özel görevler üstlenebiliyoruz. Daha önceleri yalnızca co-op’a izin verdiğimizde diğer oyuncuları görebildiğimiz “Players” ekranının yerine gelen “Team” başlığına yerleşen kahramanlarımız, sadece kampın güvenliğini sağlamakla yetinirken, asıl iş yine bizim üzerimize düşüyor. Yine bu ekranda kampımızdaki diğer tüm karakterleri de görmek mümkün ve hepsinin bizden istediği bir şeyler ve karşılığında sağladığı ekstra imkânlar var. İlk oyunda gördüğümüz ve Riptide’de de bulunan “Continuous Event”lerin bir benzeri olan bu görevlerde, her karakter için belirli nesneleri bulup getiriyor, karşılığında el bombalarından pazarlıklarda indirim ve kaliteli silahlara ve yeni modifikasyon şemalarına kadar bir yığın kazanç elde edebiliyoruz. Dahası yaptığımız her görevle takım arkadaşlarımızın sağlığı ve dayanıklılığı artıyor, bu sayede de bazı görevlerde yaşadığımız zombi baskınlarında takım arkadaşlarımızın daha zor ölmesi sağlanabiliyor.

Ancak bu tip görevlerde karşımıza çıkan birtakım sorunlar belki de en heyecan verici olması gereken “horde” saldırılarının da tadını kaçırabiliyor. Senaryo icabı kampımıza akın akın gelen zombi sürülerine karşı arkadaşlarımızı hayatta tutmaya çalıştığımız bu bölümlerde görevin tamamlanmasıyla araya giren video esnasında nasıl oluyorsa sahadaki mücadele devam ediyor ve videonun noktalandığı anda koruyamadığımız arkadaşlarımızın öldüğünü bildiren bir uyarı alıyoruz. Durumu daha da garipleştiren ise korumamız gereken arkadaşlarımız öldüğü halde araya giren video sayesinde görev başarılmış ve tüm arkadaşlarımız bir sıyrık bile almadan kurtulmuş oluyor.

Dead-Island-Riptide-5

Riptide ile gelen ufak bir yenilik de binek olarak kullanabildiğimiz botlar oluyor. İlk oyunun geçtiği Banoi adasına göre daha sulak bir iklimi olan Palanai’de nehirler bulunuyor ve oyunun bir yerinden sonra tamir ederek çalışır duruma getirdiğimiz bir küçük motorlu sandal sayesinde su yolunu da kullanabiliyoruz. Ancak bunun işimizi kolaylaştıracağını sanmayın. Lakin az yukarda sözünü ettiğimiz gibi su içerisinde pusuya yatmış yeni bir tür zombi motor sesini duyar duymaz son sürat üzerimize koşuyor (yürürsek duymuyor bile!) ve ister arkadan, ister önden sandalımıza binebiliyor. Epey kalabalık şekilde saldırıya geçmeleri de su yolunu kara yolundan daha tehlikeli bir hale dönüştürmüş oluyor. Dolayısıyla da insan ister istemez upuzun dereleri yürüyerek geçmeyi tercih ediyor.

Yapılan bir değişiklik nedeniyle ortaya çıkan bir başka sıkıntı da oyunun RPG öğelerinde cereyan ediyor. İlk oyunda karakterimizin uzmanlık alanı olan silahları kullanmak yerine uzmanlaşmadığı bir silahı kullandığımızda aradaki farkı çok iyi fark edebiliyor ve kendimizi istemsiz biçimde uzmanı olduğumuz silah türünü tercih ederken bulabiliyorduk. Fakat Riptide ile Skyrim benzeri bir karakter geliştirme sistemine geçmiş olan Techland, bizleri dilediğimiz silahı kullanmamız konusunda serbest bırakıyor. Bir örnekle açıklamak gerekirse; balyoz tipi ağır silahlarda uzman olması gereken Sam B. İle ilk oyunu oynarken mutlaka en az bir adet o tip bir silahı elimizde bulundurma ihtiyacı duyuyorduk. Lakin zombilere en büyük zararı yalnızca o şekilde verebiliyorduk. Ancak Riptide’de sadece silahların DPS değerlerine göre seçim yapıyor ve hiçbir sorun yaşamıyoruz. Koca bir çekiçle kemik kırması gereken Sam B. şu sıralar elinde bıçak ve testere gibi aletlerle zombi parçalamakta ustalaşmış durumda. Bu her ne kadar oyundaki özgürlük hissini arttırmış olsa da karakter sınıflarını da bir o kadar manasız bir hale dönüştürmüş durumda. Zaten “Continuous Event”lerin de yardımıyla oyunun %20’lik bir kısmını dahi tamamlamadan seviye 40’a ulaşmış bir karaktere sahip oluyorken ve de karakterimizi tüm alanlarda son seviyeye kadar geliştirebiliyorken, bir de silah kullanımlarında böylesi bir cıvıtmaya gidilmiş olması oyunu eğlencelik çerezden öteye gidemez bir hale getiriyor.

Dead-Island-Riptide-6

Buraya kadar anlattığımız şeyler oyuncuların pek hoşuna gitmeyecek olsa da çok şükür ki Dead Island Riptide kökenlerine sadık ve vaat ettiği eğlenceden hiçbir şey kaybetmeyen bir oyun. Dead Island’ı “Dead Island” yapan en önemli özellik olan özgürlük hissi ve co-op özelliğinin olduğu gibi durması da bunda en önemli etken. Üstelik oynanışta ve görsellikte bu kadar sıkıntı yaşayan oyunun çok oyunculu kısmının daha önce yaşadığı aksaklıkların bir kısmından kurtarılmış olması ve oyuncuların siz farkına bile varmadan oyununuza dahil olup yine bir anda gidebilmesi de Dead Island Riptide’i en azından arkadaşlarımızla oynayabileceğimiz oyunlar kategorisine aldırıyor.

[easyreview title=”SONUÇ” cat1title=”Puanı: 60″ cat1detail=”

Platform: PC

Sponsor: PlayStore.com

Sözü toparlamak gerekirse yeni bir oyun olarak ele alınmayıp, Dead Island’a hazırlanmış devasa bir ek paket olarak değerlendirilirse, Riptide oynanıp bitirilebilecek ve arkadaşlarımızla yeniden başlanabilecek bir oyun. Ancak bir Dead Island 2 hayaliyle oyunu alacak olursanız büyük bir hüsrana uğrayacağınızdan emin olabilirsiniz. Elbette bir süre sonra kafa kol parçalamaktan gına geleceği gerçeğini de göz ardı etmemeniz gerekiyor…” cat1rating=”6.0″]

 

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Sertuğ Bakırcı

Her şeyden önce bir oyuncu olan yazarımız RPG ve korku oyunlarının yanında bilim kurgu türünün de hayranıdır. Bu alanlara olan ilgisini ve bilgisini birkaç kitap denemesiyle halka açmayı deneyen yazarımız, sahip olduğu yazım sanatının bir müddet daha gelişmesi gerektiğini düşündüğünden kendini haber editörlüğüne vermiştir. Konsol Üssü'nde başlayan editörlük macerasına Oyun Fest'te inceleme yazarlığını da ekleyen yazar, 3 aylık aradan sonra bir kez daha Oyun Fest bünyesinde yazılarıyla sevenlerini buluşturmaya başlamıştır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir