Dawn of War 3 İnceleme

Dawn of War 3 İnceleme

Dawn of War 3, savaşmaktan bıkmayan üç ırkı yine birbirine kırdırıyor.

Warhammer adı geçen herhangi bir oyun geldiğinde ne zaman temkinli davranmayı öğreneceğim? Hababam Sınıfı filminde her penaltıya “Ben atacam” diye koşturan İnek Şaban gibi ben de her Warhammer oyununa “Ben İnceleyecem” diye atlıyorum. Bu sene incelediğim Space Hulk ve kendini sonradan Free2play’e çeviren Eternal Crusade oyun tarihine suyun üzerine yazılmış isimleriyle geçseler de Dawn of War 3 gerçekten çok ama çok uzun zamandır beklendiği için işler Relic’in yeni stratejisi bakımından biraz daha farklı. Oyuna başladığım ilk birkaç saatte yazsaydım eğer bu yazıyı öve,öve,öve bitiremezdim ama… Şaka be, ne öveceğim, ağlamaktan gözlerim şişti. Yapılır mı bize bu Relic, yıllar bekliyoruz arkadaşım...

Mağlubiyeti Kabullenmek İmparator’a İhanettir.

Yazı boyunca ufak alıntılarla yaşadığımız hayal kırıklıklarını bir şekilde telafi etmeye çalışalım. Relic’e saygımız büyük, neredeyse ölmekte olan strateji türünü iki leziz seriyle (Company of Heroes, Dawn of War) zirveye taşıdılar. Haliyle bu serilerin devam oyunlarını delicesine bekler olduk. Dawn of War 2’de 500 küsür saati devirmiş olduğum için üçüncü oyunun duyurulması müthiş bir heyecan oldu. Ama o heyecan ne yazık ki yapılan tercihlerle feci şekilde baltalandı.

Elbette Dawn of War 3’ü oynamak hala çok keyifli. Fakat bir önceki oyunun hem senaryo hem de multiplayer kısımlarının oldukça doyurucu olması, haliyle bendenizi karşılaştırmaya itti. Dawn of War 2’de Rol yapma sosuyla dilediğimiz ünitelerle sadece Space Marine dahi olsa yine istediğimiz silahlarla bölümlere akabiliyorduk. Alternatif görevlerimiz vardı ve çok daha inişli çıkışlı, sürprizli bir hikayeyle karşılaşmıştık. Üçüncü oyun ise görev sistemini biz bu oyuncuyu nasıl adım adım Multiplayer sürecine hazırlarız düsturu üzerine kurmuş. Spear Of Khane adında efsanevi bir silahın kehanetlerde çok önceden belirtilmiş bir gezegende bulunduğunu, bu silahı ele geçirenin tüm düşmanları üzerinde hakimiyet kuracığını duyan Orklar, Eldar ve Space Marine’ler alışık oldukları üzere bitmek bilmeyen bir savaşa giriyorlar.

Sorgulamak Şüphe Duymaktır

Senaryo sürecinde DoW 3 ırk seçimine izin vermiyor, onun yerine her bölüm oyunun size verdiği bir ırkla senaryonun ilerlemesini sağlıyor. Aslında hiç fena olmayan bir yol bu ama serbestliği de haliyle tamamen öldürüyor. Silah seçimleri ya da alternatif yan görevler yok, her bölümde multide bir özelliği nasıl kullanırız ona yönelik görev biçimleri var. Zaten senaryo DoW oyunlarının hiçbir zaman kuvvetli tarafı olmadı ama öyle güzel karakterleri var ki Warhammer 40 K serilerinin, süreç ne kadar vasat olursa olsun onların efsanevi sesleriyle tırırım tırırım gezinmek özellikle Warhammer sevdalıları için müthiş eğlenceli. Peki ortalama bir RTS sever için ne kadar ilgi çekici senaryo süreci? Hımm, 15 saatlik tam anlamıyla istediğinizi yapamadığınız, yapay zekanın normal zorlukta saçmalayıp bir üst seviye zorlukta ümüğünüzden tutup sizi duvara vurduğu bir senaryo modu. Biliyorum objektif olmamı bekliyorsunuz ama değişen birim sistemiyle birlikte ben bu süreçte eski oyunların sistemini değiştirme kararlarına küfretsem de çok eğlendim.

Beni eğlendiren kısım elbette seslendirmelerin müthiş, Kahraman tasarımlarının ve özel güçlerinin harika olmasıydı, ortalığın büründüğü o curcuna (ecnebiler ve bazı tombişler bu kelimeye kakofoni diyorlar artık) Warhammer’a yakışır nitelikte. Görsel anlamda da gayet güzel iş çıkardığı için oynarken akıp gitti. Space Marine’lerin ciddiyeti hiçbir şekilde elden bırakmayıp (Captain Angelos’un o devasa Power Armor’una rağmen ortalıkta saltolar atarak dolaşması hariç) alayına gideriz yaşam felsefeleri sizi bir güzel gaza getirirken, İlk oyunda da karşımıza çıkan Gorgutz adlı türünden beklenmeyecek derecede zeki ve gözü açık Warboss dahil olduğu her bölümde devasa cüssesiyle laf kalabalığını elden bırakmıyor. Eldar ise görebileceğiniz en karizmatik Kahramanlara sahip ve senaryoda bütün o karizmayı sonuna kadar hissettiriyorlar. Tekrarlamakta fayda var, W40 K sevenlerin ayılıp bayılıp oynayacakları oldukça eğlenceli bir senaryo modu bu.Lakiiiinnn…

Lakin kocaman bir devam oyununun sadece Kahraman birimleriyle kotarılabileceğini size kim söyledi Relic. Ne yaptınız arkadaş siz yan birimlere. O canım Tactical Squadların, Assault Marinelerin hali ne öyle. Adım attıkları yere korku salan Nob Squadlarım karıncaya dönmüş yahu. Uluyan bansheeler ulumasa da olur artık, nasıl olsa ne yaptıkları belli değil. Şu kalbi çok kırdınız be. Anladın değil mi sevgili okur, adamlar Hero birimlerini öyle büyütmüş öyle detaylandırmışlar ki diğer birimler yanlarında ilkokula başlayan birinci sınıf öğrencileri gibi kalmış. Bitirici öldürme animasyonlarını kaldıracaklarını zaten biliyorduk, neymiş, savaş esnasında o tek birimin fatality’le uğraşıyor olması savaşın gidişatına etki ediyormuş. Ama güzel arkadaşlarım, siz animasyonları genel olarak neden gevşettiniz, basitleştirdiniz ki ya. Zaman zaman kendimi Starcraft (evet ilki) oynuyormuş gibi hissetmedim değil.

Korkaklar Utanç İçinde Ölür

Relic’in DoW 3’te temel olarak yapmak istediği şey birinci oyunun kaynak yönetimi ve ikinci oyunun savaş sisteminin bir karışımını oluşturmak. Ama ikinci oyundaki Requisition ve Power toplamak amacıyla Power Nod’ları elde tutma olayı bana kalırsa kaynak yönetimine odaklanmak isteyen bir oyun için hafif kalmış. Üstelik küçük birimlerin Tier 2’den sonra ağır birimler tarafından feci şekilde ezilmesi, çok yönlü bir ordu yerine iki tarafın da mekanik birimleri alaşağı eden Anti-Armor birimleri spamlasına, bu birimleri de yine ağır herolarla korumaya çalışan kısır maçlara yöneltiyor. Halbu ki biz DoW 2’de taş kağıt makas sisteminin ve tabii ki infantry bazından siper savaşlarının kusursuz olmasa da oldukça mantıklı ve sizi strateji yapmaya yönelttiğinin farkındaydık.

DoW 3’te 3vs3 Multi maçlarda kaynak yığan ve birimlerini kaybetse de hızlı tier atlayan taraf genelde kazanan taraf oluyor. Burada üzücü olan büyük birimleri devirecek piyade birimlerinin toplu şekilde ölmesine sebep olacak aşırı güçlü Kahraman özelliklerinin üç-beş mangayı birden çok hızlı ortadan kaldırabiliyor olması. Allah’tan kahramanlarımızı savaşa getirmek için Reqrusition ve Power dışında ihtiyaç duyulan bir kaynağın mecbur koşulması. Bu kaynağa da yine Nod’larda eklenebilecek ekstradan bir hazneyle ulaşılabiliyor.

Irk farklılıkları ise DoW 2 ‘ye nazaran oldukça hissedilir durumda. Deli Battal Orkların Waagh sistemi ve birimleri geliştirmek için sağda solda buldukları metalleri toplamalarıyla, Space Marine’lerin daha basit oyun sistemi veya Eldar’ın teleport sistemiyle oynarken beyin yaktırması gibi Irkların birbirlerinden ayrılmalarını hissetmek güzel.

Irklar’ın sayısı az geliyor değil mi? Koca oyunda üç tane ırk, Hani Imperial, Hani Tyranid peki ya Chaos. Şu an bir bilgi olmasa da tabii ki önceki oyunlarda olduğu üzere bu arkadaşlar da indirilebilir içeriklerle oyuna eklenecekler.

Elimizdeki bu üç ırkı ne yazık ki oldukça kısıtlı sayıdaki haritalara bir güzel attık diyelim. Bundan sonrasında DoW 2 ‘deki gibi puan azaltarak oyunu kazanmaca yok. Oyunun fazlasıyla mobaya benzetildiği kısım da bu noktada ortaya çıkıyor. Öncelikle yapmamız gereken iki adet güç santrallerini yok etmek. Yani Rush atayım, rakibin hemen üssünü yok edeyim de bir şey yapamasını tamamen ortadan kaldırmışlar. Bu santraller yok olduktan sonra hedefimiz üstlerin biraz önünde bulunan savunma kulesini yok etmek. O kuleyi de yok ettikten sonra düşmanın güç çekirdeği artık tamamen savunmasız kalıyor. Üst yok etmek yerine çekirdeği ilk eden oyunu kazanıyor. Moba mı , yok yav, o kadar da değil ama birimlerdeki mikro yönetimi kısıtlayıp, herolara odaklanmaya sebep olan bir oyunun ana üsse tıpkı mobalardaki gibi gidilmeye yönlendirmesine başka bir isim takamıyorsunuz haliyle.

Relic çoklu oyuncu maçlarını üçe ayırmış dedik. İlk etapta ilk oyunlardan hatırlayacağınız it dalaşları aynen mevcut, AMA siper alma ya da oyuna başlar başlamaz yanınızda bir Hero olmadığı için kim kimi teperse ortadaki güç kaynaklarına o erişiyor. 3vs3 ya da 2vs2 Maçlarda oyun içi iletişimi kuran kazanıyor. Yani olası bir premade eşleşmesine denk gelirseniz geçmiş olsun. 1vs1 maçlarda ise ortak güç kaynaklarına sahip olma sorunsalı taş kağıt makas üçgeninde ilerliyor. Ta ki Tier 2’ye kadar. Tier 2’yle birlikte artık mekanize birimler ve tabii ki yavaştan elit birimlere ulaşıyorsunuz. Oyun sonunu ise oyun başında takımların seçtiği tıpki CoH 2 ‘dekine benzer ordu doktrinleri ve elit birimlerin gücü belirliyor. Behemoth denilen bu gezegen boyutlu haşmetli ekranın yarısını kaplayan ve vurdu mu piyade birimlerinin yarısını uçuran arkadaşları alaşağı etmek yine takım oyununa ve anti-armour birimlerine kalıyor.

Aslına bakarsanız klasik stratejilerden bir nebze olsun uzaklaşsak ve düşman birimlerine göre yönümüzü çizmeye çalışsak da özellikle şu anki çoklu oyuncu maçlarda bazı birimlerin feci şekilde spam edilmesi (Lascannon ordusunu koruyan dreadnought ve elit kahraman ekibi gibi) işin tadını kaçırıyor ve maçlar çok çabuk tekrara düşüyor. Önceden eğer takım arkadaşlarınızla adam akıllı bir iletişim kurarsanız 15 dakikada bile bitirebileceğiniz maçlar atabiliyorken, DoW 3’ün maçları, Moba mantığı sağ olsun, minimum 40 dakikadan başlıyor.

Relic’i kesinlikle suçlayamıyorum. Oyunculuk tanımı, mevcut türlerin ezelden beri devam eden kurallarla artık piyasada tutunamaması ve gerçek zamanlı strateji türünün de bir yeniliğe ihtiyaç duyması yüzünden haliyle Dawn of War 2’de kullanılan sistemi devam ettirmek istemediler. Dawn of War 3 şu an için fanların beklediği oyun ne yazık ki değil. Ama yeni oyuncular kazanmak ve piyasada biraz daha uzun süre tutunabilmek için yapılan bu tercih yeni oyuncuları dahi uzun süre oyun başında tutamayacaktır. Relic’in elinde yine kalacak olan İmparator hayranları, Warboss sevdalıları ve Eldar yavukluları olacaktır. Bir Warhammer incelemesinin daha sonunda yine yüzünde buruk bir edayla sayfaları terkediyor Alper KURT.

Power Armor diye diye nicesine sarıldım,

Benim sadık yarim kara Deamondır, kara Deamondır, vaaay.

Türkçeleştirme üzerine not:

Şu ana kadar ne edebiyat dünyasında (ki 40 K’nın yüze yakın kitabı bulunuyor) ne de bugüne dek çıkan 40 K oyunlarında herhangi bir Türkçeleştirmeye gidilmedi. Fakat Sega’nın son dönemlerde çıkardığı tüm oyunlara Türkçe desteği DoW 3’te de sürüyor. Her ne kadar ezelden beri Space Marine adıyla bağrımıza bastığımız askerlerimizi Uzay Piyadeleri olarak görmek garip gelse de birimlerin Türkçeleştirilmesinde gösterilen özen ve yerelleştirme çabası takdire şayan. Hani şurası İngilizce kalmıştır kesin dediğiniz yeri bile Türkçe’ye çevirmişler (Dreadnought’un Drednot olması gibi). Orklar’da ne gibi bir çeviriye gidildiğini çok merak ediyordum, çeviren arkadaş ya da ekip batıdan olsa gerek, Ege şivesine kaçılmış, K’ler G olarak verilmiş. (Koca Satırlar değil de Goca satırlar). Ya da Ne Yapıyorsunuz yerine Napyonuz gibi. Yalnız şöyle bir sorun var, net üzerinden ola ki yabancılarla oynamaya kalkıştığınızda kimin hangi birimi yapacağını kararlaştırma konusunda sorun yaşayabilirsiniz. Aman dikkat. Sonuç olarak tebrikler, oyun YÜZDE YÜZ TÜRKÇE.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
11
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 78

Dawn of War 3, savaşmaktan bıkmayan üç ırkı yine birbirine kırdırıyor. Warhammer adı geçen herhangi bir oyun geldiğinde ne zaman temkinli davranmayı öğreneceğim? Hababam Sınıfı filminde her penaltıya “Ben atacam” diye koşturan İnek Şaban gibi ben de her Warhammer oyununa “Ben İnceleyecem” diye atlıyorum. Bu sene incelediğim Space Hulk ve kendini sonradan Free2play’e çeviren Eternal ..

Sonuç OFD: 78.0% 78 İyi
7,6 8 78 7,75
Birinci ve İkinci oyunun temel öğelerini tek kazanda eritmeyi amaçlayan Dawn of War 3 çoklu oyuncu yönüyle ön plana çıkmaya çalışıyor.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.aralgame.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Total War Three Kingdoms İncelemesi

Total War Three Kingdoms İncelemesi


Total War Three Kingdoms İncelemesi

23 Mayıs’da satışa sunulacak olan Total War Three Kingdoms ile Total War ailesi Çin’i, evet Çin’i ziyaret ediyor. Çoğu kişi Rome 2’nin çıkmasından sonra Medieval 3’ü gelir deniyordu, Çin söylentileri ve talepleri olsa da ihtimal verilmezken, gelen o duyuru ile çekirdek Total War kitlesi bir yana...

Pax Nova Nasıl Bir Oyun?

Pax Nova Nasıl Bir Oyun?


Pax Nova Nasıl Bir Oyun?

Pax Nova; Stellaris, Endless Space, Galactic Civilizations ve Masters of Orion serileri gibi 4x uzay stratejisi türünde bir oyun. Bu yapımlardan yegane farkı ise kendisinin şuan erken erişimde olması. Erken erişim dedim diye hemen yüzünüzü buruşturmayın, yukarıda saydıklarımın bir kısmı da...

Pandemic Express Nasıl Olmuş?

Pandemic Express Nasıl Olmuş?


Pandemic Express Nasıl Olmuş?

Gelecek vaat eden bir erken erişim daha: Pandemic Express – Zombie Escape. Bir başka erken erişim oyununu gösteriyorum size. Videoları ile dikkatimi cezbeden oyunu geçen oynadım, akabinde kısa bir süre önce Twitch’te canlı yayınını yaptım. Gayet eğlenceliydi, yayın da oyun da. Video...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir