Conan Exiles İnceleme

Conan Exiles İnceleme

Kimeryadan çıktım şeher yoluna, can ağrısı tesir etti koluma

“Bu oyun tamamlanmıyao, yapımcılar güncelleme yapmıyeah, optimizasyon düzelmiyeah” diye diye Conan Exiles’ı her fırsatta gömen bir güruh vardı. Nerede onlar? Hı hı neredeler?

Burada! hatta ve hatta en başlarında galiba ben varım…

Şimdi, doğruya doğru, 1-2 ay öncesine kadar Conan Exiles’ın erken erişimden çıkacağı ve tam bir oyun gibi hissettireceği aklımın ucundan bile geçmezdi. Zira Exiles’ın geliştiricisi Funcom, bu vakte kadar defalarca takipçilerini hüsrana uğratmış, oyuncularını mağdur etmiş bir firmaydı. (Bkz. Age of Conan, The Secret World, Dreamfall Saga)

Conan Exile’ın da, Funcom’un şişirip şişirip sonra kendisi patlattığı balonlardan biri olmasını bekliyordum. Hatta erken erişim sürecinin bir kısmında oyunun o yola doğru yalpaladığını da şahit olmuştuk. O dönemlerde forumlar isyan çığlıklarıyla inliyor, serverlar yanıyor, acımasız yapımcı geliştirme süreciyle ilgili en ufak kelam etmiyordu.

Sonra ne olduysa oldu, Funcom aklını başına devşirdi. Frozen North eklentisinden itibaren oyun kademe kademe kendini toparlamaya başladı ve takvimler Mayıs ayının 8’ini gösterirken, o zamana kadar eklenmiş olan tüm içeriğiyle, Conan Exiles erken erişim zincirlerini kırıp çıkışını gerçekleştirdi.

Benim gibi survival oyunlarından ağzı defalarca yanmış kitle (Rust, Dayz gibi oyunları çıktıkları gibi alan ilk jenerasyon erken erişim mağdurlarındanım)  ise bu süreci uzaktan ve tedbirli bir şekilde izledi. En güncel steam incelemelerini takip etti, oyuncu sayısı istatistiklerini ve forum konularını değerlendirdi

Yada en azından ben bunları yaptım ve günün sonunda Conan Exiles’a bir şans vermeye karar verdim. Peki çok oyunculu hayatta kalma oyunlarını ilk jenerasyonundan beri takip eden benim, Conan Exiles tecrübem nasıl sonuçlandı? Okuyalım bakalım… yani ben yazayım, siz okuyun.

 

Hyboria devrinde Turan diye ülke var oğlum

Oyunun tam sürümüyle ilgili fikrimi beyan etmeden evvel değinmek istediğim bir nokta var. Benim elime daha evvelden Conan Exiles’ın Xbox One sürümü de geçti. O vakitler oyunun yeniden gelişme sürecinin başlarıydı ve Frozen North güncellemesi yani yayımlanmıştı. PC üzerinde optimizasyon sorunları yaşadığını duyduğum bir oyunun konsolda nasıl bir performans verdiğini çok merak ederek oyunu çalıştırdım…

Yaklaşık yarım saat süren ve 20 kare saniyenin üzerini göremediğim bol bug’lı, bol laglı oyun tecrübesinden sonra, hayal kırıklığına uğramış Ron Swanson ifadesiyle ayağa kalktım ve direkt fişini çekerek cihazı kapattım. Dayz ve Rust gibi ilk dönem hayatta kalma oyunlarını oynadığım zamanlardan beri bir oyunu oynarken bu kadar acı çektiğimi hatırlamıyordum.

Gördüğünüz üzere oyun ile birinci elden ilk tanışmam pek iç açıcı bir tecrübe olmamıştı benim için.

Yine de tam sürüme bir şans verdim. Uzun süredir beni yarı yolda bırakmayan Gtx 980’imin ve Overclock manyağı olmuş işlemcimin gücünü de arkama alıp oyunun PC sürümüne bodoslama dalışımı gerçekleştirdim.

Şu noktada ilk dikkatimi çeken hususlar, oyunun oyuncu sayısındaki inanılmaz patlama, resmi server sayısının fazlalığı, pek çok server’ın anti-hack yazılımı ile korunuyor olması ve oyunun Pvp kadar Pve serverına da yer vermesi oldu. Oyuna girer girmez karşılaştığım bu tablo umut vericiydi, artık oyun çok daha geniş bir kitleye hitap edebilecek hale gelmiş gibi duruyordu.

Bu şaşkınlığımı atlatır atlatmaz kendimi çok aşırı olmayan, oldukça alt sıralarda kalmış, resmi bir Pvp sunucusuna attım. Evet, yaptığım delilikti, tek başıma oynuyordum ve savaşta arkamı yaslayabileceğim bir dostum olmadan Conan evrenine Pvp server’ından dahil oluyordum.

Ama emin olduğum bir nokta vardı ki; bir hayatta kalma oyununun, kitlesiyle beraber, gelişip gelişmediğini anlamanın tek yolu onu oynanması gerektiği gibi oynamaktı. Bu özellikle Hyboria devri gibi acımasız bir zamanda dünyanın ırak köşelerinde geçen Conan Exiles için geçerliydi.

Uzunca bir yükleme ekranının ardından karakter oluşturmaya dalış yaptım. Hafif çekik gözlü, yay kaşlı Turanian karakterimi oluşturduktan sonra, ki Turanian Conan evreninde Turan diyarında yaşayan Türklere verilen isimdir, Barbar Conan’ın hayatımı kurtardığı bir sinematikle karşı karşıyaydım.

“Şehirli adam, zayıfsın” diyordu Conan bana, haklıydı belki de, sonuçta sadece şehirlerde işlenebilecek belli başlı suçlardan hüküm giymiş ve çarmıha gerilip bırakılmıştım. Konuşmaya devam etti Conan “yine de benim memleketimde biz düşmanlarımızı savaşta öldürürüz, onları çürüsünler diye kazıklara çakıp gitmeyiz”. Bu sözlerin ardından gerilmiş bulunduğum çarmıhı yere yıktı ve çıplak elleriyle avuç içlerime geçirilmiş iri çivileri tek seferde söktü döşü kıllı anti-kahramanımız.

Kucağıma bir matara su fırlatıp, ardından arkasını dönüp giderken Conan ağzını son kez açtı ve şunları söyledi “ Yaşa, sev, yaşam ateşi içini kavursun, öldür ve hayatta kal. Seninle tekrar karşılacağız ölü adam”. Bu sözlerin ardından devasa bir kum fırtınası peydahlandı, Conan içine doğru yürüyüp kaybolurken, benim karakterim ise tam tersi tarafa doğru yola koyuldu.

Oyun görebileceğimiz üzere, bir hayatta kalma oyunu için oldukça başarılı bir açılış yapmayı başarıyor. Yani böyle sinematikli, seslendirmeli. Sorarım ey okur, kaç tane hayatta kalma oyunu bunu size sunuyor? Bu türe müntesip oyunların %90’ının temellerini dayandırdığı en ufak bir hikaye, kurgu dahi yok. Conan en azından bizlere hali hazırda temelleri olan bir evren sunuyor. Buradan gözümde biraz kredi kazandı diyebilirim oyun için.

Neyse, işte bu girizgahın ardından kendimizi birdenbire çölün kenarında buluyoruz. Önümüzde uzunca bir yol var. Yolun ucu ise bizleri; içinden ırmakların geçtiği, köşe başlarında yaratıkların cirit attığı, dağlarında kar ve magma, ovalarında ise insanların yuvalandığı sürgün diyarına getiriyor.

Açık açık belirtmem gerekirse, Conan Exiles’ın dünyası piyasadaki diğer pek çok hayatta kalma oyununa nazaran hem çok daha geniş, hem de mekan çeşitliliği anlamında daha fazlasını ihtiva ediyor.

Yazının başlarında bahsettiğim gibi oyun Frozen North güncellemesi ile toparlanmaya başlamıştı. İşte bu genişlik ve mekan çeşitliliği de Frozen North ve sonrasında çıkan güncellemeler ile oyuna katılmış durumda.

Pvp server’ında olduğum için hemen sağdan soldan taş çubuk toplayıp, ilk iş kendime baltamı ve kazmamı yaptım. Çok oyalanmadan yerleşim yerlerine uzak, genelde taş toprak alanlarda kaynak toparlamaya başladım. Elimde yeterince kaynak olduğunda, kuytu bir köşeye serdiğim yatağımı da yüklendim ve tepelik ama aynı zamanda gözlerden ırak sayılabilecek bir noktaya evimi kurdum.

Buradan sonrası benim, uzun bir süre tek başıma, farkedilmeden ortalıkta gezip yaratıkları, Npcleri avlamam ve kaynak toplamamla geçti. Demir silahları ve zırhları üretebilecek seviyeye gelene kadar elimden geldiğince kimseyle etkileşime girmemeye çalıştım. Zaten anladığım kadarıyla sunucuda benim gibi yeni oyuncu pek yoktu, 40 kişilik sunucunun yarıya yakını birbiriyle mücadele içinde olup sadece birbirlerine saldıran iki klandan ibaretti.

Büyük klanlar arasındaki bu husumeti fırsat bilerek kenarda köşede zanaatlarımı ve evimi geliştirdim. Tabi arada sırada benim gibi oyuna yeni başlamış diğer oyuncularla karşılaşmadım da değil.

Bu tür oyuncuların genel davranış mekaniği oldukça standarttı, tek başına olanlar benden uzaklaşmaya çalışıp, kendilerine düşman edinmemek için ellerinden geleni yapıyor; iki veya daha kalabalık gruplar ise ellerindeki silahın ne olduğuna bakmaksızın üzerime çullanıyorlardı.

Söylemeye hacet yok lakin yine de belirteyim, böyle çok yeni yetme bir düzine oyuncuyu çatır çutur kestim. 3 kişi üstüme çullanan dahi oldu, gözlerinin yaşına bakmadım, bütün staminalarını harcamalarını sağlayıp, kendi seviyemin yüksek olmasından kaynaklanan kocaman stamina barımla etraflarında yuvarlana yuvarlana biçtim arkadaşları.

Kimse kusura bakmasın, ben bunu test etmek için girmişim oyuna, Pvp oyuncularının davranışları nasıl, yattıktan sonra söven süpüren oluyor mu, toxic bir kitle mevcut mu gibi gibi.

İşin enterasan tarafı, uzunca bir mühlet “Toxic” diyebileceğimiz, chat ekranını kirleten yada başkalarını aşağılayan oyuncularla karşılaşmadan rahat bir şekilde oyunu oynayabildim. Tam diyordum “ohh ne güzel ortamı varmış oyunun”, bu türe aşina olanların şaşırmayacağı üç beş capanoğlu ile karşılaştım. Olsun dedim, sorun değil, şimdiye kadar tek başına bir oyuncu olarak oldukça güzel oynayabildim oyunu.

Efenim ardından biraz daha öte toprakları keşfedeyim, oralarda neler varmış, bu oyunun Pve içeriğinin büyük kısmı buraları içermiyor herhalde filan derken bu savaş halinde olan iki klana denk geldim. Daha ben onları yeni farketmiştim ki “ÇAT”, öldünüz demesin mi oyun bana. Hah dedim, arkadaşınla, klanınla oynamadın mı bu kadar keyfini sürebiliyormuşsun demek ki Pvp server’ının.

Akabinden oyunun resmi Pve serverlarını test ettim, orada bir tane bile toxic oyuncuyla karşılaşmadım. Herkes birbirine yardım etmeye, chat üzerinden bilgi paylaşmaya veyahut yeni oyuncuları ekiplerine katmaya çalışıyordu. “Vay anasını be” dedim kendi kendime, pek çok MMO’da bu kadar dost canlısı bir toplulukla karşılaşmıyor insan.

Demek ki neymiş, en azından resmi serverlar için konuşmak gerekirse, oyunun Pve serverlarında hayatta kalma oyunlarında benzerine nadir rastlayabileceğiniz, temiz bir tecrübe yaşayabilirmişsiniz.

Tabi ekip buldum ettim ama oyunun zindanları ve dağ gibi ganimetleri içeren kısımlarına çok derinlemesine inme imkanım olmadı. Amma velakin, ekibimden oyun hakkında hatırı sayılır tecrübesi olan bir arkadaşın anlattıklarına göre, Conan Exiles’ın Pve yönü de diğer hayatta kalma oyunlarına göre oldukça gelişmiş bir düzeydeymiş.

“En azından Conan evreninde olduğunu hissediyorsun” diyerek sözlerini bitirdi Arvid isimli tecrübeli arkadaş.

Havan içinde, tokmak altında yoğrulan bir dünya

Şu uzun uzadıya giden yazıyı toparlamak gerekirse, Conan Exiles, kendini diğer hayatta kalma oyunlarından genel olarak ayırabilen. Hem Pve hem de Pvp içeriği olarak oyuncuyu doyurabilen bir yapım olmuş. Ha demeyinki “vay Ahmet bir hayatta kalma oyununu övüyor”, hayır efenim.

Conan Exiles, hayatta kalma türü içerisinde, çağdaşlarından daha başarılı ve daha rafine bir yapım olarak karşımıza çıktığı için hakkını teslim ediyorum.

Hepsini geçtim, pek çok erken erişim yapımda karşılaştığımız devasa optimizasyon sorunları ve sebepsiz yere sunuculardan düşmek gibi problemlerle hiç karşılaşmadığımı göz önünde bulundurursak; Conan Exiles teknik özellikleriyle bile pek çok “benim” diyen hayatta kalma oyunundan öte bir yapım.

Arada sırada rubberbanding, lag spike gibi bağlantı problemleri veyahut açık alanlarda çok karakterin olduğu noktalarda kare/saniye’de aşırı düşüşler yaşanabiliyor tabii ki. Lakin bu kusurlara yıllardır piyasada var olan MMO’larda dahi rastlayabiliyorken, Conan Exiles’ın bunlardan münezzeh bir şekilde çıkmasını beklemek abes olur herhalde.

Hayatta kalma oyunlarını seviyorsanız, yıllardır geliştiricilerin önünüze salladığı, bitmemiş ve bitmeyecek olan, abuk sabuk yapımlardan bıktıysanız; Conan Exiles’ın sağlam evren temeli ve kaliteli yapısıyla sizleri doyurabileceğini rahatlıkla söyeleyebilirim.

Benim gibi hayatta kalma oyunlarını sevmeyen arkadaşlar mı? Bu yapım sizin hayatta kalma oyunlarıyla aranızdaki buzları eritecek “O” oyun değil. Muhtemelen hiçbir zamanda o oyuna dönüşmeyecek, o sebepten siz uzak durabilirsiniz.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
9221
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 73

Kimeryadan çıktım şeher yoluna, can ağrısı tesir etti koluma “Bu oyun tamamlanmıyao, yapımcılar güncelleme yapmıyeah, optimizasyon düzelmiyeah” diye diye Conan Exiles’ı her fırsatta gömen bir güruh vardı. Nerede onlar? Hı hı neredeler? Burada! hatta ve hatta en başlarında galiba ben varım… Şimdi, doğruya doğru, 1-2 ay öncesine kadar Conan Exiles’ın erken erişimden çıkacağı ve tam ..

Sonuç OFD: 73.0% 73 İyi
- - - - -
Conan Exiles hayatta kalma oyunu sevenlere çok iyi bir alternatif sunuyor. Peki hayatta kalma oyunlarını türüne yenilik getirip, değiştirecek yapım bu mu? Ona hayır demek durumunda kalıyoruz.

Steam Linki: https://store.steampowered.com/app/440900/

Benzer Yazılar

Door Kickers: Action Squad İnceleme

Door Kickers: Action Squad İnceleme


OFD: 80.0%

Door Kickers: Action Squad İnceleme

OFD: 80.0%

Door Kickers 2'yi beklerken gelen Door Kickers: Action Squad eğlenceli saatler vaat ediyor. İncelememiz huzurlarınızda. Asker, polis, jandarma ve bu kuvvetlere bağlı özel harekat dairelerinde görevli yiğitler canlarını hiçe sayarak nelerle uğraşıyorlar... Uzaktan haberleri izlemek, okumak ile...

Red Dead Redemption 2’nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!

Red Dead Redemption 2'nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!


Red Dead Redemption 2'nin Multiplayer Modu Açığa Çıktı!

Red Dead Redemption 2'nin multiplayer modu 'Red Dead Online' hakkında ilk bilgiler verildi. Yılın en çok beklenen oyunlarından olan Red Dead Redemption 2 için artık son bir aya doğru yaklaşıyoruz. Oyunun hikaye modu hakkında elimizde pek çok bilgi bulunuyordu ve Ağustos'un ikinci haftasında...

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

Shadow of the Tomb Raider İnceleme


OFD: 80.0%

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

OFD: 80.0%

Lara Croft ile yeni bir maceraya sürüklendiğimiz Shadow of the Tomb Raider'ı oynadık, bitirdik, yazdık. Biliyorsunuz konsollar aksiyon macera oyunlarını kendine çekti. Bu türün ana üssü artık konsollar. Öyle ki PC'de bile gamepad'ler olmadan tadları çıkmıyor. İşaret etmek istediğim nokta...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir