City of Brass Ön İnceleme

City of Brass Ön İnceleme

Pirinç kulelerin gölgesinde

Binbir gece masallarını bilir misiniz? Hani şu Aladdin, Şehrazad, Alibaba vs. bilimum karakterle bizi tanıştıran sihirli hikayeler kitabı. Hah işte o kitapta birde pirinçten kulelere sahip bir şehirden bahsedilir. Sokaklarından altın ve gümüş şıkırtılarından başka bir sesin gelmediği, muazzam yapılara sahip, adeta zenginliğin vücut bulmuş hali bir şehir.

Ortada ise tek bir sıkıntı vardır. Bu şehirde kimse yaşamıyordur, Pirinç Kulelerin şehri resmen hayalet şehirdir. Hikayede şehri keşfeden bir grup maceracı kendilerini bubi tuzakları, antik otonom cihazlar ve bin bir çeşit tehlikenin göbeğinde bulur. Tüm bu tuzakların üstesinden gelmeyi başaran ufak bir grup ise sonunda şehrin gizemini çözmeyi başarır. Kıssadan hisse olarak para ve zenginliğin her şey olmadığı verilir ve hikaye sona erer.

Şehrin gizemi ne mi? Onu da kendiniz okuyun canım.

Peki tüm bunların oyunumuzla ne alakası var?

Yahu oyunla hikayenin ismi dahi aynı daha ne alakası olsun. City of Brass kurgu temeli ve oyunun geçtiği mekan olarak tamamen hikayeyi baz alan bir oyun. Oyunda yolu Pirinç Kulelerin şehrine denk gelen bir maceracıyı oynuyoruz. Kitaptaki gibi bir ekibimiz yok, bu zorlu mücadele de tek başımızayız.

Şehirde öyle terk edilmiş değil, içinde envai çeşit yaratık cirit atıyor. Elbette bu yaratıkların çoğu yine bin bir gece masallarında bahsedilen mahlukattan oluşmakta.

Açık açık söylemek gerekirse City of Brass’ın olayı size güzel bir hikaye anlatmak değil. Oyunun uzun uzadıya bir senaryosu yok, yapımcı firma Uppercut Games’in tek yaptığı bilinen ve antik diyebileceğimiz bir masalı oluşturdukları dünyanın temeline oturtmak.

Atmosfer, sesler ve en önemlisi de oynanış

Böyle masallardan esinlenme öğeler içeren bir oyun yapacaksanız, oyununuzun atmosferinin de o masalları andırması gerek haliyle. Uppercut Games’in bu alanda başarılı sayılabilecek bir iş çıkardığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Oyunun atmosferi, görselliği ve bölüm tasarımları pek çok insanın “bin bir gece masalları” dendiğinde aklına gelenlerle örtüşüyor.

Bölüm tasarımları demişken, bölümler “procedural” yani rastgele oluşuyor. Hani oyun roguelite olduğu için öyle olmasını normal karşılıyoruz zaten… Bir dakika bunu söylemediydik değil mi yav? Bin bir gece masalları filan derken arada kaynadı tabii. City of Brass roguelite bir FPS oyunu. Permadeath, zorluk arttırıcılar vs. gibi bilimum roguelite öğesini de bünyesinde barındırıyor. Kafanızda hemen bir resmin şekillenmesi için -Binding of Isacc’in çölde geçen fps veriyonu- diyebilirim.

İşin en ilginç tarafı bu rastgele bölümlerin oldukça etkileyici bir şekilde oluşması. Çeşitli düşmanlar, tuzaklar, ödüller ve platform öğeleriyle dolu  tamamen 3D bir haritanın rastgele oluşması ve hiç de rastgele oluşmuş gibi gözükmüyor olması City of Brass’ın en etkileyici tarafı olabilir. Evet hem şehir hem de karşınıza çıkan her şey o oynadığınız ana özel, öldüğünüzde hepsi kayboluyor ve bir sonraki oynayışınızda farklı eşyalar, tuzaklar, güçlendirmeler ve farklı yerlere konuşlanmış düşmanlarla karşılaşıyorsunuz.

City of Brass roguelite olarak bölüm bölüm ilerliyor. Her bölümde asıl amacınız o bölümde şehrin merkezine sizi yaklaştıracak olan kapıya varmak. Bu bağlamda küçük bir pusula kapının hangi yönde olduğunu sürekli bize gösteriyor, oraya nasıl varacağınız ise tamamen size kalmış. Ha unutmadan, bir de zamanında varmanız lazım. Her bölümün 3-4 dakika kadar bir tamamlanma süresi mevcut. Bu süre içerisinde bitiremediniz mi? Merak etmeyin, çok ciddi bir penaltı mevcut değil, sadece haritanın her yerinden peydahlanabilen devasa bir ateş topu peşinize düşecek ve bütün haritayı bir kum fırtınası kaplayacak. Hele bir de gece geçen bir bölüme denk geldiyseniz çok eğleneceğinizden eminim.

Oyun zorluk ve bu zorluğun dengelenmesi konusunda bir yandan binding of isacc rebirth ile yarışmakta; kılıç ve kırbaç kullanımı, düşman çeşitliliği, saldırı mekanikleri ve iyi kötü 3-4 vuruşta sizi toprağa gömmesiyle de, öbür yandan, Dark Souls’a selam çakmakta.

Bana inanmıyorsanız denemekte özgürsünüz, zira oyun gerçekten zor. Ben Souls serisinin son çıkan oyunları olan DS III ve Bloodborne hariç Demon Souls ve DS 1-2’yi konsollarda defalarca bitirdim, hiç birinde City of Brass’ta ilerlemek için döktüğüm kadar ter döktüğümü hatırlamıyorum. Hele menzilli düşmanlar oyuna dahil oldu mu, işler iyice sarpa sarıyor. Bu açıdan City of Brass’ı sinirleri sağlam olmayan ve roguelite oyunlara alışkın olmayanlara kesinlikle önermiyorum.

Gelelim seslere. Sesler  ve müzikler oyunların olmazsa olmazı. Hele elimizdeki gibi ağır orta doğu teması işleyen ve masalsı bir atmosfer sunmayı hedefleyen bir oyunda en iyisinden sesler ve müzikler bekliyorsunuz. Maalesef City of Brass bu konuda biraz sınıfta kalıyor. Ses çeşitliliğinin azlığı ve zayıflığı, müziklerin yeterince akılda kalıcı olmaması, oyunun müziklerinin az sayıda olması ve bazen tekrara düşmesi gibi etmenler ses konusunda bekleneni alamamamızda baş rolü oynuyor.

Şehrazad’ın dediği gibi, devamı yarına sultanım…

Anlaşılan şimdiye kadar bahsetmedim, artık söylemiş olayım o vakit, elimizdeki oyun Early Access programında. Evet, hani şu steam’in yarım yamalak oyunlarla ve survival artıklarıyla dolup taşan sekmesi.

Ama sakın ola City of Brass’ı Early Access sekmesinin altındaki %99 oranındaki çer çöp ile karıştırmayın. Zira City of Brass uzun zamandır oynadığım en tamamlanmış, hem çekirdek hem de oynanış fonksiyonları en düzgün çalışan oyunlardan biri.

Unutmadan araya sıkıştıralım, City of Brass Uppercut Games’in ilk oyunu değil. 6-7 senedir oyun geliştirmekte olan şirket en son oldukça kaliteli bir yapım olan Submerged’i yayımlamıştı. Geliştirdikleri mobil oyunlarla da bütçelerini desteklediklerini göz önünde bulundurursak, Pirinç Kulelerin Şehrinin Early Access’te sıkışıp kalmayacağını ve muhtemelen gün yüzü göreceğini ümit edebiliriz.

Uzun lafın kısası; roguelite seviyorsanız, Dark Souls zorluğunda düşmanlara ve Bosslara hayır demeyen biriyseniz ve kaliteli Early Access oyunu nasıl olur görmek istiyorsanız, sizlere City of Brass’ı tavsiye ediyorum.

 

Dipnot: Aşağıdaki puan, artı ve eksiler oyunun yazının çıktığı zamanki 0.1.7 sürümü üzerinden yapılmış öznel bir değerlendirmedir. Oyun gold olup, tam sürüm olarak piyasaya sürüldüğünde değişiklik gösterebilir

 

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
321
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 80

Pirinç kulelerin gölgesinde Binbir gece masallarını bilir misiniz? Hani şu Aladdin, Şehrazad, Alibaba vs. bilimum karakterle bizi tanıştıran sihirli hikayeler kitabı. Hah işte o kitapta birde pirinçten kulelere sahip bir şehirden bahsedilir. Sokaklarından altın ve gümüş şıkırtılarından başka bir sesin gelmediği, muazzam yapılara sahip, adeta zenginliğin vücut bulmuş hali bir şehir. Ortada ise tek bir ..

Sonuç OFD: 80.0% 80 Harika
- - - - -
Early Access nasıl yapılır dendiğinde parmakla gösterilesi bir yapım. Oyunun steam sayfası: http://store.steampowered.com/app/301840/

Benzer Yazılar

Door Kickers: Action Squad İnceleme

Door Kickers: Action Squad İnceleme


OFD: 80.0%

Door Kickers: Action Squad İnceleme

OFD: 80.0%

Door Kickers 2'yi beklerken gelen Door Kickers: Action Squad eğlenceli saatler vaat ediyor. İncelememiz huzurlarınızda. Asker, polis, jandarma ve bu kuvvetlere bağlı özel harekat dairelerinde görevli yiğitler canlarını hiçe sayarak nelerle uğraşıyorlar... Uzaktan haberleri izlemek, okumak ile...

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

Shadow of the Tomb Raider İnceleme


OFD: 80.0%

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

OFD: 80.0%

Lara Croft ile yeni bir maceraya sürüklendiğimiz Shadow of the Tomb Raider'ı oynadık, bitirdik, yazdık. Biliyorsunuz konsollar aksiyon macera oyunlarını kendine çekti. Bu türün ana üssü artık konsollar. Öyle ki PC'de bile gamepad'ler olmadan tadları çıkmıyor. İşaret etmek istediğim nokta...

Megaquarium İncelemesi

Megaquarium İncelemesi


OFD: 76.0%

Megaquarium İncelemesi

OFD: 76.0%

“Şimdi bunlar okyanus balığı mı, tatlı su mu abi?” “Onlar karada yaşıyor abisi” Hiç akvaryum işletmek nasıl olurdu diye düşündünüz mü? Hani şu büyük, hayvanat bahçesi kıvamında olanlardan. İçinde; Azure Demoiselle, Yellow Tang, Coral Hind, Blackbar Soldierfish, Blue Knuckle Hermit Crab...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir