Chivalry: Medieval Warfare İnceleme

Mod geliştirmekle oyun yapılmaz diyenlere tokat gibi bir cevap olan Chivalry: Medieval Warfare’ı mercek altına aldık.

2007’de karşımıza Valve’in Source motoruyla geliştirilen bir mod olarak çıkan Age of Chivalry, büyük bir sıçrayış yaparak bir hayli dikkat çekmişti. Ben de o dönemler bu güzel modun müdavimlerindendim. Bir türe bağlı olmadığım ve Total War’a ağırlık verdiğim için modu oynamaya pek vakit ayıramıyordum. Derken yıllar geçti ve bu sefer karşımızda dimdik duran ve başlı başına bir oyun olan Chivalry: Medieval Warfare var.

İncelememi sizlerin Age of Chivalry’yi oynamadığınızı varsayarak devam ettireceğim.

Orta Çağ temalı fantastik (yaratıklar yok, gerçek dünya ile paralel) bir evrene sahip olan Chivalry: Medieval Warfare’da Agathian Knights ve Mason Order olmak üzere iki gurup var. Oyun senaryo barındıran tek kişilik oynanan bir bölüme sahip değil. Age of Chivalry’de olduğu gibi Chivalry: Medieval Warfare de multiplayer tabanlı. Sunuculara dahil oluyor, tarafınızı seçiyor ve savaşa başlıyorsunuz. Evet, hepsi bu! Kısa bir tanım yaptığımız sistem bu kadar basit değil, eğlence ve kanlı mücadeleler sizleri ekrana bağlayacak. Hele benim gibi gelecekte geçmişi yaşayan biriyseniz aman sabahlar olmasın…

Bizlere sunulmasıyla first person action ve first person slasher olarak bilinen türlerin en yeni ve en güzel üyelerinden biri olan Chivalry: Medieval Warfare’da Archer, Man-at-arms, Knight ve Vanguard olmak üzere dört sınıf mevcut. Her sınıfın kendine has özellikleri, artıları ve eksileri var. Örneğin Knight sınıfı hantal, dev kılıcıyla rakibe büyük hasarlar verse de diğer sınıflara nazaran yavaş kalıyor. Archer sınıfı ise hızlı hareket edip tatar yayı veya normal yay ile rakiplere diz çöktürtebiliyor. Teçhizatları sayesinde sahip olunan özelliklerin yanı sıra sınıflara özel (daha anlamlı olsun nevi şahsına münhasır) yetiler de var. Vanguard sınıfı silahları ağır da olsa daha hafif teçhizatla savaş alanına giriş yapan archer’lara nazaran depar atıp uzun mızraklarını düşmanın böğrüne saplayabiliyor… Velhasıl her sınıf ayrı bir tecrübe ve yeni bir eğlence olarak karşımıza çıkıyor. Sınıfların yapısını sonlandırırken savaş çığlığı dediğimiz taunt veya warcry animasyonlarının da oyunda mevcut olduğunun altını çizeyim.

Geliştiriciler Age of Chivalry ruhunu geride bırakmamış, oyundaki haritalarımız da tanıdık. Stoneshill, Arena, Battlegrounds, Hillside, Ruins ve Dark Forest olmak üzere beş harita mevcut oyunda. Az gelebilir ama merak etmeyin. Team Fortress 2′deki gibi kimi haritalar kendi içerisinde bölümlere ayrılmış durumda. Örneğin Dark Forest’ta Mason Order, Agathalılar’ın su kaynaklarına ölmüş vebalı ölüleri atmaya çalışıyor. Bir vagonda bulunan ölü insan vücutlarını su kaynağına götürmeye çalışıyorsunuz. İlk savaş alanını geçebilirseniz vagonu iterek bir sonraki haritada su kaynağına varmaya çalışıyorsunuz. Fazlardan oluşan bölümlerdeki savaşlar bir hayli çekişmeli ilerliyor. Ama asıl vahşet Arena’da yaşanıyor. Ne demek istediğimi yazının sonunda sizler için hazırlamış olduğum resim galerisine bakarak daha iyi anlayabilirsiniz. Burada son olarak savaş alanlarındaki mancınık veya benzeri savaş aletlerini de kullanabildiğinizi belirtelim. Bu tür içerikler Age of Chivalry’de de mevcuttu ama şimdi daha gelişmiş dinamiklerle yeniden oyuncuya sunulduğunu görüyoruz.

Bu yazıyı paylaş :

Yayınlayan

Talha Turhal

Tarih ve tarih konulu oyunların aşığı. Bu devrin adamı değil. Teknolojiyi hem seviyor hem nefret ediyor.

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
0 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
0 Comment authors
Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir