Call of Duty: Black Ops 4 İnceleme

Call of Duty: Black Ops 4 İnceleme

Serinin nam salmış senaryo modunun terk edilip tüm ağırlığın çok oyunculu modlara verildiği Call of Duty: Black Ops 4 başarılı bir oyun mu?

Geçtiğimiz yıllar Call of Duty serisi için oldukça zor anlara sahne oldu. Serinin her oyunu satış rakamları açısından tatmin edici olmayı başarsa da oyuncu kitlesi arasında bir bıkkınlık yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı. Özellikle de 2016 yılının Kasım ayında çıkış yapan Call of Duty: Infinite Warfare bir nevi bardağı taşıran son damla olmuştu. Gelecek temasının iyice ilerletildiği ve savaşın uzay çapında bir hal aldığı bu oyun sert eleştirilerin odağı olmuştu. Bu sebeple geçtiğimiz sene Sledgehammer Games tarafından geliştirilen ve seriyi İkinci Dünya Savaşı’na döndüren Call of Duty: WWII’yi görmüştük.

Call of Duty: WWII genel anlamda (en azından kendinden önceki oyunlara kıyasla) daha oturaklı bir yapım olsa da gene de istenileni vermeyi başaramamıştı. Biz de Oyun Fest olarak Call of Duty: WWII için 73/100 puanı uygun görmüştük. Bu yıl ise seri herkesi şaşırtan radikal bir karara imza atarak senaryo modunu tamamen terk ediyor ve son zamanların popüler içeriği Battle Royale ve Multiplayer’a yöneliyor. Peki çokça tartışılan ve de eleştirilen Black Ops 4, bu tehlikeli kararın altından kalkmayı başarabiliyor mu?

Call of Duty: Black Ops 4 senaryo modunu terk etmiş olsa da Multiplayer modundaki karakterlerin tanıtıldığı “Specialist HQ” adında tek kişilik bir içerik mevcut. Multiplayer maçlarında karakterlere ve oyun modlarına ısınmış bir şekilde mücadele edilmesini amaçlayan bu mod, tüm karakterlerin geçmiş hikayelerini kısa kısa gösteriyor. Bunu yaparken de hepsini bir araya getiren oluşum hakkında bilgiler ediniyor ve bazı sürprizlere tanık oluyoruz.

Specialist HQ’yu bir senaryo modu olarak adlandırmak pek doğru olmayacaktır, ancak bu şekilde anılmasına sebep olabilecek bazı özelliklere sahip olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Özellikle serinin son oyunlarında kalitesi iyice yükselen ve adeta bir film izlenimi veren CGI ara sahneler, Specialist HQ’da karşımıza çıkıyor. Buna ek olarak önceki Black Ops oyunlarına dair bazı göndermeler, içerikler ve sürprizler de bizi karşılıyor. Bu sebeple Specialist HQ; olmayan senaryo modu için başarısız bir telafi olarak görülebilir.

Multiplayer modunu denerken oynanışı hiçbir şekilde yadırgamadığımı belirtmeliyim. Zira hem multiplayer hem de Blackout için düzenlenen betalara katılarak oynanışı genel anlamda çözümlemiş ve kendimi geliştirmiştim. Black Ops 4’ün multiplayer modunun öncekilerden en büyük farkı hiç şüphesiz karakter sistemi. İlk olarak Black Ops 3’te karşımıza çıkmıştı bu sistem, ancak Black Ops 4 ile artık daha oturaklı bir hal aldığını söyleyebiliriz. Artık seçtiğimiz karaktere göre bir oynayış tarzı ve yetenek sistemine kavuşuyoruz. Karakterimizin ikisi basit, biri süper olmak üzere üç yeteneği mevcut. Basit yeteneklerimizden biri tüm karakterlerde ortak olup can yenilemeyi sağlıyor. Diğer basit yeteneğimiz ise karakteristik olduğu için yaptığınız seçime göre değişiyor. Süper yeteneğiniz ise oldukça uzun bir yenilenme süresine sahip ve doğru kullanıldığı takdirde çok olumlu sonuçlar verebiliyor.

Multiplayer modumuz ilk çıkışında on farklı karakteri ve dolayısıyla on farklı oynayış tarzını karşımıza çıkarıyor. İlerleyen zamanlarda bu sayıda artış görmemiz muhtemel. Genel olarak Overwatch’u andıran karakter-yetenek sistemi kesinlikle olumlu bir adım. Ancak bu sistemin oyuna etkisini biraz daha bariz şekilde görmenin daha iyi olacağını düşünüyorum. Call of Duty multiplayer modlarının öldür-öl döngüsü gene ağırlığını ortaya koyuyor ve karakter sistemini ikinci plana atıyor.

Karakter seçimi yapıyor olsak bile istediğimiz teçhizatı kullanıp kişiselleştirmekte gene özgürüz. İstek ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda bir sınıf yaratırken bu yetenek olayını gözardı ederek boş slotlarınıza el bombaları veya fırlatmalık küçük baltalar ekleyebilirsiniz. Ancak belirtmeden geçmek istemem; alıştığınız takdirde özellikle bazı noktalarda karakter-yetenek sisteminin faydalarını bolca göreceğinizi düşünüyorum. Örneğin Recon karakterinin düşmanların haritanın bir bölgesindeki konumlarını görmenizi sağlayan basit yeteneği ve Wall Hack benzeri süper yeteneği ile savaş haritasındaki farkındalığınız başka bir boyuta ulaşabiliyor. Şahsen multiplayer modunda en çok tercih ettiğim karakterin de bu olduğunu söylemem gerek.

Call of Duty: Black Ops 4’ün multiplayer modu 14 farklı haritada ve onun üzerinde farklı oyun modunda eğlence vaat ediyor. Özellikle Control gibi birkaç oyun modunda, hedeflenen taktiksel oynanış kendini biraz daha belli ediyor. Bölge ele geçirme mantığına sahip bu modda Ajax’ın balistik kalkanı ile daha aktif bir bölge savunması yapabilir veya Torque’un kurduğu barikat ile düşmanlara açık hedef olma korkusunu yenebilirsiniz. Seçim tamamen size kalmış.

Multiplayer’a yeni eklenen ve dikkat çekmeyi başaran modlarımızdan biri de Heist. Amacımızın haritada bulunan para çantasını alıp hedef bölgeye ulaştırmak olduğu bu mod oldukça eğlenceli bir hal alabiliyor. Özellikle de Counter-Strike’da olduğu gibi belirli bir miktarda para ile oyuna başlamamız, bununla teçhizat alışverişi yapmamız ve performansımıza göre ilave para kazanmamız oldukça güzel bir düşünce. Ayrıca gene taktikselliğin bu modda bir nebze daha önem kazandığını belirtelim.

Call of Duty Black Ops 4’ün multiplayer modu, eklenen yenilikler ve özellikle de karakter sistemi ile daha heyecanlı bir hal almış. Silah ve harita çeşitliliği de oldukça yeterli. Tabi bazı sorunları olduğu da açık. Hedeflenen taktiksel oynanış, gene arcade yapının gölgesinde kalıyor ve öldür-öl döngüsü işliyor. Bunun haricinde 150’lik can barı, can şırıngası ve üzerine bir de zırh sistemi eklenince bazı düşmanları öldürmek gereksiz şekilde uzun sürebiliyor. Ancak bu birkaç ufak sıkıntıyı bir kenara bıraktığımızda Black Ops 4 Multiplayer modunun oldukça eğlenceli bir deneyim olduğunu söyleyebiliriz.

Blackout’u sona saklamak istediğim için şimdi de Zombi modunu merceğimize alıyoruz. Black Ops’un klasikleşen zombi modunu bu sefer hiç olmadığı kadar detaylı şekilde görüyoruz. Chaos Story isimli hikaye içeriği iki farklı haritada mücadele sunuyor. İlk haritamız Voyage of Despair’de amacımız Scarlett Rhodes’un gizemli şekilde ortadan kaybolan babası hakkında bilgi toplamak. Chaos Story’nin ikinci haritasında ise karakterlerimiz zamanda geriye gidip Antik Roma döneminde bir arenada zombilerle karşılaşıyor. İkinci hikaye içeriğimiz Blood of the Dead ise Black Ops 2’deki Mob of the Dead‘in yeniden yorumlanmış hali. Richtofen, Dempsey, Takeo ve Nikolai karakterleri ile Alcatraz Cezaevi’nde bulunan gizli bir laboratuvarın arayışına giriyoruz. Ayrıca eğer Black Ops Pass içeren oyun sürümlerinden birine sahipseniz Aether isimli bir diğer hikaye de sizleri bekliyor.

Bu hikaye içeriklerinin beni oldukça mutlu ettiğini belirtmeliyim. Chaos Story’nin ilk haritası Titanik’te zombilere karşı mücadele etmek, ikinci haritamızda arena içerisinde halkın bağırışları eşliğinde zombileri doğramak, Blood of the Dead’de ise Alcatraz’ın kasvetli havasına şahit olmak aşırı keyifli. Ayrıca zombi içeriğine yeni dahil olan Rush isimli mod da takdiri hak ediyor. Haritada yol bulmak, kapıları açmak için çözüm bulmak gibi detaylarla uğraşmayıp doğrudan zombileri kesip biçmek istiyorsanız Rush tam da size göre.

Zombi modunun biraz da teknik ve oynanış detaylarından bahsedelim. İster tek başınıza, ister split screen sayesinde arkadaşlarınızla veya doğrudan başka oyuncularla zombi deneyimine adım atmanız mümkün. Custom Match seçeneği sayesinde zombilerin hızlarından oyuncuların can barına kadar pek çok şeyi kontrol edip özel bir maç yaratabilirsiniz. Tek başınıza oynayacağınız zombi maçlarında isterseniz botları yanınıza destek olarak alabiliyorsunuz. Bu seneki zombi modunun en büyük farklarından biri artık karakter sınıflarının olması. Farklı karakter sınıflarından istediğinizi seçebilir, ardından da iksirler, perkler, silahlar ve tılsım sayesinde kendine has bir zombi savaşçısı yaratabilirsiniz.

Bu yıl serideki 10. yılını kutlayan Zombi Modu’nun buna uygun şekilde son derece iddialı olduğunu görüyoruz. Hiç olmadığı kadar detaylı oynanış ve modlardaki çeşitlilik sayesinde zombilerle mücadele etmek farklı bir anlam kazanıyor. Zombilere yumruklu-bıçaklı saldırılar yaparken karşımıza çıkan vuruş hissi, yapay zeka botların bazen kontrolden çıkması gibi ufak tefek bazı sorunlar haricinde eğlenceyi baltalayan herhangi bir durumla karşılaşmadım.

Şimdi sırada Call of Duty: Black Ops 4’ün en can alıcı modu Blackout var. PUBG ve Fortnite ile popülerliğinde patlama yaşanan Battle Royale, Call of Duty ve Battlefield gibi ünlü aksiyon serilerinin de dikkatini çekmeyi başarmıştı. Bu sebeple iki ünlü seri de yeni yapımlarında Battle Royale’e odaklanmaya karar vermişti. Call of Duty ise Battlefield’dan farklı olarak bunu yaparken kendi öz içeriğinden taviz verip senaryo modunu bir kenara atmıştı. Haliyle zaten tartışılan seri bir de “Battle Royale için senaryoyu feda etme” ithamıyla karşı karşıya kalmıştı. Haliyle biz de Blackout incelememiz boyunca bu ithama bir cevap bulmaya çalışacağız.

Blackout modumuz kendi içinde üç farklı dala ayrılıyor: Quads (Dörtlü Takımlar), Duos (İkili Takımlar) ve Solo, yani herkes tek tabanca. Takım oyunuyla hareket etmek veya yalnız kurdu oynayıp zafer için çabalamak tamamen size kalmış. Seçimimizi yapıp yükleme ekranını geçtikten sonra Battle Royale klasiği olan bekleme sürecine geçiyoruz. Burada kontrolleri inceleyebilir, teçhizatları deneyebilir veya oyuncuların yüzde doksan dokuzu gibi çevrenizdekileri yumruklayabilirsiniz. Ayrıca Quads veya Duos’tan yana tercih kullandıysanız takım arkadaşlarınız da yakınlarda olacaktır.

Oyunun başlangıcında helikopterle harita boyunca doğrusal bir çizgide ilerliyoruz ve istediğimiz anda istediğimiz yere atlıyoruz. Tabi takım oyunu oynayacaksanız haritadan arkadaşlarınızla ortak bir bölge seçip oraya gitmeniz daha mantıklı olacaktır. İndiğimiz bölgede silahlar, zırh setleri, dürbün-susturucu-dipçik gibi ilave geliştirme ekipmanları, ilk yardım çantaları ve birçok şeyi toplayarak hayatta kalma şansımızı artırıyoruz. Toplayabileceğiniz süreli perkler ile de karakterinize önemli geliştirmeler -örneğin alınan hasarı azaltma veya yaklaşan düşmanları daha net duyabilme- yapmanız mümkün.

Başlarda seçtiğiniz bölgenin tenha ve düşman tehdidinden uzak olması güvenliğiniz için oldukça önemli. Ayrıca haritaya iniş konusunda acele etmeseniz bile seri olmanızda fayda var. Zira seçtiğiniz bölgeye sizden önce gelip silahları kapan biri varsa sizi avlaması an meselesidir. En iyi ihtimalde ise yağmalanmış ve terk edilmiş bölgeye inecek, geriye hiçbir yağma imkanı kalmayan mekanları arşınlayacaksınız.

Hem tek başınıza hem de takım halinde mücadele etmenin ayrı güzellikleri mevcut. Tek başınıza iken her tehdide karşı göğüs germek, takım halinde ise birlikte ilerleyip hayatta kalmaya çalışmak ayrı birer tat. Ayrıca yeri gelmişken takım arkadaşlarınıza körü körüne güvenmemeniz gerektiğini söyleyeyim. Blackout friendly-fire yani dost ateşine izin veriyor, bu sayede oyuncuların ihanet eden veya ihanete uğrayan olması mümkün. Activision ise dost ateşini şimdilik denediklerini ve topluluktan gelecek bildirimlere göre durumu inceleyeceklerini açıkladı.

Yer seçimini iyi yapıp teçhizatınızı güzelce kurduysanız sürprizler yaşanmadığı sürece ilerleyişiniz sürebilir. Siz ekipman toplayıp daha ölümcül ve dayanıklı hale gelirken diğer oyuncular haritanın başka yerlerinde birbirlerini yiyor. Ancak o da ne? “Olası bir daralma tespit edildi. Gösterilen güvenli bölgeye gidilmesi tavsiye edilir.” anonsu duyulmaya başlanıyor. Yani Battle Royale’in o klasik alan daraltma mekaniği devreye giriyor, ister istemez çatışmaya girmek zorunda kalıyorsunuz. Çatışmalardan sağ çıkmak için mermilerinizi isabetli atmalı, doğrudan açık hedef olarak görünmemeli, zırh setleri gibi geliştirmeleri kaçırmamalısınız. En önemlisi de sağlık kitlerini kullanmak için canınızın kritik seviyelere ulaşmasını beklemeyin. 150lik can barınızı her zaman yüksekte hatta dolu olarak tutmaya çalışın. Alacağınız bir mermi isabeti bile tüm emeklerinizi yok edebilir.

Call of Duty multiplayer modlarında yıllar boyunca koridor mantığında savaştıktan sonra Blackout’un devasa haritasını görmek ilaç gibi geldi. Eski Black Ops bölgelerinden ilham alan mekanları içeren haritamız farklı coğrafi koşulları sayesinde farklı oyun tarzlarını sunuyor. Alan daraltma mekaniği, yağma imkanları ve güvenli bölge arayışı derken farklı bölgelere gitmek bir zorunluluk halini alıyor. Burada da yayan gitmeye ek olarak araç kullanımı ön plana çıkıyor. Araçlardan ilki olan ATV; solo-ikili oyun seçenekleri için ideal. İkinci aracımız kasalı kamyon ise dörtlü takım seçeneği için ideal. Şoför ve arka kasada giden üç oyuncu ile hareket edebilirsiniz. İleride lazım olabilecek silah ve ekipmanları da kamyonda taşıyabilirsiniz. Üçüncü aracımız askeri bot ise suları aşmanızı sağlıyor. Son aracımız helikopter dört oyuncu kapasitesi ile oldukça hızlı bir ulaşım aracı. Yakıt kısıtlaması olmadığı için istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.

Blackout’u diğer Battle Royale oyunlardan ayıran ve bir tutam Call of Duty karakteri ekleyen önemli özelliklerden biri zombiler. Burada zombi modunu kastetmiyoruz elbet, haritanın belirli bölgelerinde zombiler mevcut. Zombiler haliyle kendilerine yakın olan oyunculara saldırma eğilimindeler. Bu sebeple karşılık vermek veya kaçmak gerekiyor. Zombileri öldürdüğünüz takdirde ilk yardım kitleri gibi ufak eşyalar düşüyor. Ancak öldürmek her zaman çok da iyi bir yöntem olmayabilir. Yumruklarınız veya haritada bulabileceğiniz balta yerine doğrudan ateşli silahınızla öldürecekseniz düşmanlara yerinizi belli edebiliyorsunuz. Ayrıca zombi bulunan bölgelerde çok daha değişik silah ve ekipmanlar görebiliyoruz. Tabi zombilerin işlevi bu kadarla sınırlı değil. Özel bir çeşit bomba ile de zombileri ortaya çıkarabiliyoruz.

Oynanışa genel olarak değindikten sonra Blackout’ta başarı elde etmek ne kadar kolay, düşmanları öldürmek ne kadar zor kısaca bahsedelim. Öncellikle başarılı olabilmek için en başta kontrolör ile Call of Duty oynama ve Battle Royale tecrübeniz olması gerekiyor. Kontrollere hakim değilseniz doğal olarak düşmanları öldürmek oldukça zorlaşacak. Karakterini zırh seti ve uygun perklerle daha dayanıklı hale getiren düşmanlar öldürmesi daha zor bir hal alıyor. Aynısı sizin için de geçerli. Time to kill konusunda ise oyunun sıkıntısız olduğunu söyleyebilirim. Gereksiz hareketlerden ve dikkatsiz oynayıştan uzak durarak açık hedef haline gelmekten kaçının. Eğer fazla tecrübeniz yoksa ilk başlarda fazla ilerlemeden ölmeniz mümkün, ama canınız sıkılmasın. Oyuna adapte olup geliştirme mantığını çözdüğünüz zaman nihai galibiyet için mücadeleye girmeye hazırsınız.

Blackout genel olarak PUBG ve Fortnite’da gördüğümüz Battle Royale tecrübesinin profesyonel eli değmiş ve çok daha stabilleşmiş bir hali. Oyuna karşı oluşan önyargıları anlıyorum, zira ben de o ön yargıları taşıyanlardan biriyim ve beta incelemelerinde bu durumu yansıttığım da oldu. Her ne kadar ortadaki ürüne bir Call of Duty oyunu deme konusunda zorluklar çeksek de en azından Blackout, Battle Royale tecrübesini hakkıyla, çeşitli Call of Duty karakteristik özellikleriyle ve teknik hatalardan arınmış şekilde sunan bir mod olmuş.

Call of Duty: Black Ops 4’ün görselliği hakkında yorum yapmak gerekirse kısaca şöyle özetleyebilirim: Black Ops 3’ü ve Infinite Warfare’i biraz harmanlayın, kaplama kalitelerini biraz daha yükseltin ve karşınızda Black Ops 4. Grafiklerimiz seviye olarak kesinlikle kötü olmasa da Activision’ın artık çıtayı daha yukarı koyması gerektiğine inanıyorum. Multiplayer modunda karakterlerin gayet farklı şekilde tasarlanması takdiri kazanıyor. Zombi modunda da tasarlanan zombi modellerinin azlığı haricinde durum gayet iyi. Özellikle Titanik, gladyatör arenası ve Alcatraz gibi tasarımları görmek çok hoş. Blackout grafiklerinde ise özellikle kaplama kalitelerinde bariz olmak üzere bir miktar düşüklük var. Yüz kadar oyuncunun aynı anda mücadele etmesi, devasa harita, detaylar ve stabil deneyim derken kaliteden bir miktar feragat edilmesi anlayışla karşılanabilir. Zaten ortada o kadar da sıkıntı edilecek bir durum yok. Bunun haricinde Blackout’daki harita tasarımındaki detaylılık beğenimi kazandı.

Call of Duty: Black Ops 4 işitsel olarak sınıfı geçmeyi başarıyor. Multiplayer’da eskiye kıyasla çok büyük farklılıklar bulunmasa da silah seslerinin daha oturaklı olduğu hissediliyor. Zombi modunda da zombilerin çıkardığı sesler, tüfeklerden çıkan fişeklerin ses olarak tokluğu gayet iyi. Blackout’da ise özellikle yaklaşan düşmanların, silahların ve çevrenin sesleri oldukça tatmin edici. İş ses kasmaya geldiğinde yaşadığınız o tecrübenin gayet kararlı olduğunu söyleyebilirim. Müzik kısmında ise özellikle zombi modunun bekleme lobisinde çalan müzik çok hoşuma gitti. Bazı açılardan bir süper kahraman filmi müziğine benzettiğimi söyleyebilirim. Multiplayer müziği ise modun hareketli yapısına uygun olarak aksiyon dozajı yüksek bir seyre sahip. Tabi keşke bir senaryo modu olsaydı ve efsane Call of Duty şarkıları arasına birkaç tane daha eklenseydi diye düşünmeden edemiyorum.

Oldukça uzun bir inceleme oldu ve yavaş yavaş son sözlerimize doğru geçelim. Call of Duty: Black Ops 4 genel anlamda içeriğindeki tüm modların eğlence vaat ettiği, Blackout ile denenen Battle Royale türünün başarılı grafik çizdiği bir yapım olmuş. Senaryo modunun olmayışı, multiplayer’daki taktiksel oynanışın zayıf hissettirmesi ve Blackout’daki grafik kalitesinin düşük kalması oyunun en büyük eksileri olarak görülebilir. Ancak barındırdığı modların dolgun içeriği sayesinde uzun süreli oynanış potansiyeli taşıyor. Tabi Black Ops gibi hikaye içeriğiyle nam salmış (üçüncü oyun hariç) bir alt serinin karakteristik senaryodan mahrum bırakılmasının hiçbir açıklaması olamaz. Büyük çaplı yapımcıların Battle Royale furyasına katılmasına elbette karşı değilim, ancak bunu yaparken çekirdek kitleyi kaybettirecek tercihler yapılması, bir nevi tavizler verilmesi yüzleri ekşitiyor. Gene de bunu bir yana bıraktığımızda Black Ops 4’ün hedeflediği yeniliğe başarıyla ulaştığını söyleyebiliriz.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
711
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 77

Serinin nam salmış senaryo modunun terk edilip tüm ağırlığın çok oyunculu modlara verildiği Call of Duty: Black Ops 4 başarılı bir oyun mu? Geçtiğimiz yıllar Call of Duty serisi için oldukça zor anlara sahne oldu. Serinin her oyunu satış rakamları açısından tatmin edici olmayı başarsa da oyuncu kitlesi arasında bir bıkkınlık yavaş yavaş kendini göstermeye ..

Sonuç OFD: 77.0% 77 İyi
- 80 78 95 85
Black Ops 4 içeriğindeki tüm modların eğlence vaat ettiği, Blackout ile denenen Battle Royale türünün başarılı grafik çizdiği bir yapım. Senaryo modunun olmayışı, multiplayer'daki taktiksel oynanışın zayıflığı ve Blackout'daki grafik kalitesinin düşük kalması oyunun eksileri olarak görülebilir. Ancak modların dolgun içeriği uzun süreli oynanış potansiyeli taşıyor. Tabi Black Ops gibi hikayesiyle ünlenmiş bir alt serinin senaryodan mahrum kalması açıklanamaz. Büyük çaplı yapımcıların Battle Royale furyasına katılmasına karşı değilim, ancak bunu yaparken çekirdek kitleyi kaybettirecek tercihler yapılması yüzleri ekşitiyor.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.aralgame.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Hitman 2 İnceleme

Hitman 2 İnceleme


OFD: 80.0%

Hitman 2 İnceleme

OFD: 80.0%

Keli ve barkoduyla gönüllerimize taht kuran Ajan 47 birbirinden zorlu yeni suikastlar için geri dönüyor. Piyasaya ilk olarak 2000 yılında giriş yapan Hitman serisi, geçen zaman içerisinde gizlilik oyunları arasında oldukça önem arz eden bir seri haline dönüştü. Keli, barkodu, kırmızı...

Fallout 76 İncelemesi

Fallout 76 İncelemesi


OFD: 40.0%

Fallout 76 İncelemesi

OFD: 40.0%

Savaş, savaş asl… anlaşılan bazen değişiyormuş Hani bazı zamanlar bir oyun çıkacak olduğu vakit, daha sonra sükut-u hayale uğramamak adına, beklentilerinizi en aşağıda tutarsınız. Hakeza ben de Fallout 76 için aynen böyle yaptım. Beklentilerimi düşük tuttum, gelecek olan oyunun bir ara ürün...

Darksiders III’ün Giriş Videosu Yayımlandı

Darksiders III'ün Giriş Videosu Yayımlandı


Darksiders III'ün Giriş Videosu Yayımlandı

Atlıların hikayesini merak edenler bu videoya Darksiders III'ün çıkışına yaklaştığımız her geçen gün, oyun hakkında daha fazla içerik ortaya çıkmaya devam ediyor. Bugün ortaya çıkan video ise oyundaki atlılarımıza daha geniş bir bakış atmamızı ve Fury'nin neden şuan ki görevine çıktığını...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir