Call of Cthulhu İncelemesi

Call of Cthulhu İncelemesi

Kall of Kıthı… kuthu… kıthuul… tamam tamam, telaffuzu şu şekil: k’hloulhluu

H.P Lovecraft pek çok kitap kurdunun gönlünde, bilinmeyenin korkusu ile, yer edinmiş bir yazar. Ömrü boyunca kaleme aldıkları, hangi dile çevrilirse çevrilsin, dünyanın dört bir yanından korku ve gerilim eserlerini seven okuyucular tarafından takdirle okunmuş bu usta yazarın en bilinen öyküsü ise elbette Call of Cthulhu.

H.P Lovecraft’ın kendi oluşturmuş olduğu Mitos’un pek çok etmenini bünyesinde barındıran bu öykü, sadece korku edebiyatını değil, pek çok popüler kültür markasını da derinden etkilemiş durumda. Oyunlar, müzikler derken uzayan bir liste mevcut elimizde.

Oyunlar açısından baktığımızda, en basitinden elimizde; The Secret World, Darkest Dungeon, The Shrouded Isle, Alone in the Dark serisi ve Eldritch gibi yapımlar bulunuyor (listelesek daha uzar gider aslında, ben aklıma gelenleri yazdım). Hatta ve hatta, H.P Lovecroft’un tüm Mitos’unu işin içine dahil edersek, piyasadaki Elder Scrolls’dan Bloodborne’a kadar pek çok yapımın içinde izler bulmak mümkün.

Elder Scrolls evreni tanrısal varlıklarının, özellikle Hermeus Mora’nın, inanılmaz bir biçimde bu mitolojiden etkilenmiş olduğunu söylemek mümkün.

Tabi ortada klasik addedilen bu kadar meşhur bir eser mevcutken sadece “esinlenilmiş” eserlerin ortaya çıkması beklenemez. H.P Lovecraft’ın ölümünden sonra onun izinden giden pek çok yazar külliyatını genişletmiş ve okuyucular tarafından non-cannon addedilen kitaplar neşretmişlerdir.

Bazıları da direkt olarak Call of Cthulhu adıyla kutu oyunları yahut PnP oyunlar piyasaya sürmüş; kimi video oyunu geliştiricileri ise Deliliğin Dağlarından, Call of Cthulhu’ya pek çok kitabın oyununa girişmiştir.

Bugün ekranlarımıza konuk olan ve yakın zamanda çıkışını gerçekleştirmiş olan oyun ise, Call of Cthulhu masaüstü frp oyununun, video oyunu formatında bizlere sunulmuş hali. Yani ortada oyunun mukayese edilebileceği iki ayrı kaynak materyal mevcut, buna bir de oyunun 60$ fiyat etiketini ve bu bağlamda oluşan beklentiyi de eklersek, Cyanide Studios’un ciddi bir sınavdan geçtiğini söylemek sanırsam yanlış olmaz.

Peki yıllardır oyun geliştiren lakin vasatın üzerine oldukça nadiren çıkan bir oyun stüdyosu olan Cyanide, bu kez beklentileri aşıp, bu sınavı hakkıyla verebilmiş mi? Gelin öğrenelim.

Beni kim çağırmış bir daha söylesen hele? – k’hloulhluu abi.

Call of Cthulhu’da özel dedektif Edward Pierce’ı canlandırıyoruz. Edward Pierce birinci dünya savaşında mücadele etmiş eski bir asker. Savaştan sonra kendine, özel bir acenta bünyesinde, özel dedektiflik yolunu seçen karakterimiz işinde başarılı olan fakat seçici bir insan. Hani o kadar seçici ki, nitelikli iş seçmekten ağzı kokuyor, ama umrunda değil.

Dedektif Pierce’ın işsizlikten daha büyük bir derdi de mevcut, uyku problemleri. Birinci dünya savaşını zor atlatmış pek çokları gibi o da rahat uyuyamayan, zor uykuya dalan ve ekseriyetle uyku haplarının desteğine muhtaç kalan biri. Lakin bizim için oyunun başlarını, dedektifimiz için ise hayatının kırklı yaşlarını tanımlayan açılış sekansında, Edward’ın uyku problemlerinden de öte, kabuslarla da uğraştığına şahit oluyoruz. Bu kabuslar Cthulhu ve onu bekleyen yakın gelecek ile alakalı ama elbette Edward Pierce daha bunların farkında değil.

Derken uzun zamandır müşteri yüzü görmeyen ofisimize şık giyinimli biri geliyor. Amerikan ana karasında tanınan, bilinen ve Boston’lı zengin bir iş adamı olan misafirimiz bizden tek bir şey istiyor. Yanında getirdiği yağlı boya tablosuna bir göz atmamız ve bunun ışığında kızının ölümüyle ilgili oluşan şüpheleri ortadan kaldırmamız.

Stephen Webster isimli bu zatın isteğini yerine getirdikten sonra kendisiyle ufak bir diyaloğa giriyor ve bizi sihirli bir şekilde kızının ölümünün sır perdesini aralama işine koşmasına izin veriyoruz. Sihirli bir şekilde diyorum zira bizlere sunulan diyalog seçeneklerinden hangisini seçersek seçelim, bu teklife, nedense hayır diyemiyoruz.

Hayır madem beni zorla bir yere göndereceksin, karakterimin konuyla daha alakalı gözükmesini sağla yahut bana verdiğin konuşma seçeneklerinin arasına “Ben bu iş için uygun kişi değilim bay Webster” gibisinden seçenekler ekleme, değil mi?

Neyse işi kabul ettikten sonra dedektiflik büromuzun içerisinde gideceğimiz yer ile ilgili biraz araştırma yapıyor ve hemen ardından Boston açıklarındaki Darkwater adasına gitmek için yola koyuluyoruz.

Yazının bu noktasında belirtmek istediğim bir şey var. Call of Cthulhu %90’a yakın bir kısmı yürüme simülatörü olarak işleyen bir oyun, ortada dedektiflik etmenleri elbette mevcut ama zaten onlar da olmasaydı muhtemelen dümdüz yürüdüğümüz bir yapım olacaktı elimizdeki.

Söylemek istediğim aslında bu değil, lakin elimizdeki oyunun tasarımıyla ilgili konteksti önden açıklamam gerekiyor. Şimdiye kadar anladığınız  üzere bu oyun bir nevi Korku/Gerilim yürüme simülatörü ve dedektiflik oyunu. Bu da bol bol insanlarla muhabbet edeceğiniz, oyunun neredeyse tamamının geçtiği Darkwater adasının muhtelif yerlerini gezeceğiniz anlamına geliyor. (Gezeceğiniz derken yanlış anlamayın, oyun açık dünya değil, bir adada olmamıza rağmen baya koridor usulü işleyen bir yapısı mevcut)

Yapısı itibariyle gerçekçi olması icap eden böyle bir oyunun, özellikle satış fiyatı göz önünde bulundurulduğunda, bu kadar içler acısı animasyonlara sahip olması kabul edilebilir değil. Karakterimizin hareketlerinden, NPC’lerin sizle konuşurken yaptıkları mimik ve el kol hareketlerine, oyunun animasyon kalitesi kesinlikle 2018 senesine yakışmayacak kalitede. 2018’i de geçtim bundan 10-11 sene evvel çıkan Bioshock, GTA 4, Mass Effect 1 gibi oyunlar dahi daha kaliteli mimikler, vücut animasyonları ve rigging sunabiliyorken; 2018 senesinde 60$ satışa çıkan Call of Cthulhu’nun kalitesizliği maalesef kör göze parmak gibi kendini belli ediyor.

Kaplamalara hiç değinmek istemiyorum zira onların da animasyonlardan arta kalır yanı yok. 2010-2011 senesinde çıkan AAA yapımlarla aynı doku kalitesine sahip bir oyun var elimizde. Bütün bunların üzerine Gtx 1070-1080 gibi kartlarla dahi arada kare saniye düşüşlerinin yaşandığı optimizasyon özürlü bölümleri işin içine dahil edersek; Cyanide’in Call of Cthulhunun, görsel açıdan, teknik yönünü eline yüzüne bulaştırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Peki ben niye bu kadar dert edindim de bunları yazının hemen bu noktasında yazma ihtiyacı duydum? Oyunun başından itibaren bu vasıfsız görsel işçiliğe maruz kalındığını sizlere belirtebilmek adına elbette.

Oyunun en güzel gözüken yerlerini fotoğraflamak için çok uğraşmanız gerekmiyor, zira çok fazla bu kalitede görüntülerle karşılaşamıyorsunuz

Teknik detayları bir kenara bıraktığımızda, oyunun hikaye açısından yavaş bir başlangıç yaptığını ama zaman içinde temposunu tutturup, toparladığını söylemek mümkün. Lovecraft aşıkları için akla zarar bir hikaye olmasa da tatminkar olduğunu söyleyebilirim.

Tabi neresi tatminkar, nesi tatminkar sorularınızı cevaplamak isterdim lakin Call of Cthulhu en iyi gününüzde 10 saatten fazla sürmeyen, detaylara takılmazsanız 6-7 saatte bitirebileceğiniz bir yapım. Bunun içerisine oyunda karşınıza çıkan neredeyse bütün diyalogları dinleme süreniz de dahil. O sebepten hikaye ile ilgili oyunun, başlangıcı hariç, detayları burada paylaşmam oyunu oynamak isteyenlere ve dahi oyunun geliştiricilerine haksızlık olur.

Hani teknik açıdan oyunu gömdüm lakin karakterlerin hikayeye dahil oluşu, karakter çeşitliliği ve hikayenin kademeli ilerleyişi oldukça başarılı kotarılmış Cyanide tarafından. Gerçi elinde H.P Lovecraft’ın eserleri ve tüm zamanların en bol ödüle sahip Pnp oyunlarından biri kaynak olarak mevcut olan bir stüdyo için, çok daha iyisini yapabilirlermiş demeden geçemiyorum.

Özellikle Dontnod Entertainment’ın Vampyr ile ortaya koyduğu performansı gördükten sonra, nispeten ufak bir stüdyo olmaları Cyanide açısından bahane olarak kabul edilebilecek bir konu değil bana kalırsa. Yukarıda şikayet ettiğim hususlarda bir tek suçlu varsa o da etine buduna bakmadan aynı anda 3 oyun geliştirmeye odaklanmış olan Cyanide Stüdyolarıdır. (Bkz. Cyanide stüdyolarının 2018 içerisinde çıkartmayı planladığı 3 oyun)

Neden bu oyunu istemsizce Vampyr ile mukayese etme ihtiyacı duydum diye sorduğumda kendime, karşıma birden fazla mantıklı neden geliyor. İlki, iki geliştirici stüdyonun da görece ufak stüdyolar olmasına rağmen AAA fiyatlandırmalı birer oyun geliştirmiş olması. İkincisi, iki oyunun tür hatta hikaye olarak birbirleriyle ciddi manada benzerlik taşıyor oluşu. Üçüncüsü ise iki oyunun ana karakterini de aynı aktörün seslendiriyor oluşu (sürpriz!)

Olmadı mı olmuyor

Şikayetlerimin bittiğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Üçte ikisi konuşarak ve diyalog seçerek geçen oyunda, hikayenin en kritik noktalarında, bazı diyalog seçeneklerine tıklamanızı engelleyen buglar olduğunu keşfettiğinde insanın kafası atıyor tabi biraz. Bu seçeneklere tıklayabilmek için oyunu durdurup en son checkpointe geri sarmanız ve bunu her yapışınızda 5-6 dakika geriye gidiyor oluşunuz da cabası. O anki atmosferin içine ediyor olması da cabası.

Peki ya skill sisteminin oyunda oluversin diye konulmuş olması? Gizli nesneleri bulma diye bir yetenek alanı var misalen, buraya tek puan atmadan oyundaki bütün gizli nesneleri bulabiliyorsunuz. Dedektiflik ve soruşturma üzerine dönen bir oyunda, konuşma becerisi yeteneğine tek puan vermeden oyunu iki kere baştan sona bitirdim ve bütün başarımları açtım. Bu nasıl mümkün olabiliyor, fasulyeden mi konuldu bu seçenekler oraya? Pen and Paper oyunu temel alarak geliştiriyorsun bu oyunu sen yav, bütün oyunu sadece araştırma becerisini arttırarak her türlü bitirebiliyorsam, neredeyse bütün sırlara ulaşabiliyorsam ne anlamı kaldı?

2018 senesinde çıkan FPS bir oyunda FOV ayarı olmaması, lip-sync sorunları, farklı karakterler ile giriştiğiniz muhabbetlerde  verdiğiniz cevapların %90’ının oyunun gidişatına zerre kadar etki etmemesi…

Hepsini geçtim, Call of Cthulhu adıyla çıkan bir oyunda Cthulhu’nun tüm karakterler tarafından yanlış telaffuz ediliyor oluşuyla çıldırmamak elde değil.

Anlam veremiyorum sevgili okur, elinde Call of Cthulhu gibi bir marka, iyi kötü 50 kişiye yakın bir kadro mevcut. Daha iyisini beklemekte haksız olmadığımı düşünüyorum.

PC’deki Max grafik ayarları. Evet bakarken benim de canım yanıyor.

Sevemediğim oyunun sevemediğim incelemesi

Bu inceleme de böyle oldu işte. Karışık, dağınık ve kaotik. Belki de beni etkilemediğini iddia ettiğim oyun etkisini gösteriyordur, derinlerde uyuyanın tesiriyle yazdıklarım ucu bucağı gözükmeyen bir kaosun içine doğru sürükleniyordur, kim bilir?

Bildiğim tek bir şey var: Call of Cthulhu, korku olduğunu iddia edip korkutamayan, gerilim olduğunu iddia edip geremeyen, polisiye olduğunu iddia edip bu etmenlerden de münezzeh olan, rol yapma öğeleri ekleyip bunları kullanacak ortam sunmayan, nispeten bug’lı ve teknik açıdan oldukça yetersiz bir yapım.

H.P Lovecraft ile alakalı piyasaya çıkan her türlü ürün benim ilgi alanıma girer demiyorsanız, kesinlikle ama kesinlikle, özellikle bu fiyata, tavsiye edemeyeceğim bir yapım Call of Cthulhu. Çok merak ediyorsanız, ciddi bir indirim beklemenizi tavsiye ediyorum.

Oyuna değil lakin H.P Lovecraft’a saygımızdan yazıyı şöyle bitirelim : Ph’nglui mglw nafh Cthulhu R’lyeh wgah nagl fhtagn

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
322
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 58

Kall of Kıthı… kuthu… kıthuul… tamam tamam, telaffuzu şu şekil: k’hloulhluu H.P Lovecraft pek çok kitap kurdunun gönlünde, bilinmeyenin korkusu ile, yer edinmiş bir yazar. Ömrü boyunca kaleme aldıkları, hangi dile çevrilirse çevrilsin, dünyanın dört bir yanından korku ve gerilim eserlerini seven okuyucular tarafından takdirle okunmuş bu usta yazarın en bilinen öyküsü ise elbette Call ..

Sonuç OFD: 58.0% 58 Eh İşte
8,6 50 59 6,75
Cyanide Studios, ne H.P Lovecraft’ın ne de Call of Cthulhu’nun, namına yakışmayan bir yapımla karşımıza çıkıyor. İnanılmaz bir Lovecraft fanatiği değilseniz, en azından tam fiyatıyla, tavsiye edilebilecek bir yapım değil.

Oyunun steam sayfası: https://store.steampowered.com/app/399810/

Benzer Yazılar

Witcher Serisinin Crossover’ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!

Witcher Serisinin Crossover'ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!


Witcher Serisinin Crossover'ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!

Geralt'ın bu sefer hangi oyuna misafir olduğuna inanamayacaksınız Tamam tamam, aslında inanması zor değil, sadece şaşırtıcı. Zira Geralt'ın bu seferki durağı, Soulcalibur VI'nın aksine, kendi mesleğine inanılmaz yakın bir oyun serisi. Böyle en bol canavarlısından, bol aksiyonlu bir...

Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!

Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!


Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!

Petroglyph Games tarafından geliştirilen gerçek zamanlı strateji oyunu Conan Unconquered sinematik fragman eşliğinde duyuruldu. Funcom tarafından geliştirilen ve 2018'in ikinci çeyreğinde oyunculara sunulan Conan Exiles'ın ardından Barbar Conan fırtınası hız kesmeden devam ediyor. Adlarını...

Darksiders III İncelemesi

Darksiders III İncelemesi


OFD: 68.0%

Darksiders III İncelemesi

OFD: 68.0%

Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere – Nazım Hikmet Ran THQ’nun iflası ve elinin altındaki markaların muhtelif oyun şirketleri tarafından pay edilmesinden sonra pek çok kişi yeni bir Darksiders oyunu görebileceğimizi düşünmüyordu. Zira...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir