Battlefield V İnceleme

Battlefield V İnceleme

Battlefield V’i çıkışından önce uzun uzun test ederek sizler için inceledik.

EA ve DICE birlikteliği Battlefield 1 ile muazzam bir atılım yapmış, oyuncuların severek ve överek oynayacakları bir eser ortaya koymuştu. Benim bu eserle ne kadar ilgilendiğimi yakın takipçiler bilirler. Bu başarının, uzun süredir ziyaret edilmeyen İkinci Cihan Harbi cephesinde de olması için oyunculardan talepler vardı. O talepler cevapsız kalmadı, nihayet yeniden son cihan harbinin geçtiği o yıllara dönmüş bulunmaktayız. Ancak öyle bilindik değil, yenilikçi adımlarla bu yapılmaya çalışılmış. Peki DICE bu konuda başarılı mı?

Öncelikle oyunun prologue denen kısmı, yani giriş, senaryoya giriş yahud siz buna oyuna giriş de diyebilirsiniz, M U A Z Z A M. Savaşı, tarafları, yaşananları, yaşanmaması gerekeni gayet etkileyici bir şekilde, edebi bir şekilde anlatıyor. Son yıllarda belki de bu zamana kadar çıkmış birçok oyunun girişi, sunumu listelense ilk 10 garanti, o derece güzel. Giriş tamam da peki ya senaryonun devamı? Şu an oynanabilir 3 senaryo var. Adı duyurulmuş ama oynanmayan 4. senaryo ise Aralık ayında aktif olacak. Şimdi şu senaryolara tek tek bir değineyim.

Nordlys, Norveç’teki hem direniş hem de Almanlar’ın atom bombası için yaptığı çalışmalarla alakalı bir mücadeleyi işliyor. Burada genç bir İskandinav kızını yönetiyoruz. Oynayış tarzına göre askeri sınıfı “recon”. Yani işimizi sessiz hallediyoruz, bir avcı gibi hareket ediyoruz. Fırlatılabilir bıçak, susuturuculu tabanca… Kimi zaman koridor, kimi zaman da açık dünya hissi veren bölüm tasarımlarıyla mucadeleci bir serüvenin içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Bu bölümün en güzel yanlarından birisi de soğun zorlu şartlarına göre kendinize yol çizmeniz ve kayak yapmanız.

Tirailleurs, Senegalli Müslüman askerlerden oluşan birlik mensubu bir genci yönetiyoruz. Bu birliklerin gösterdiği başarı saman altı edildiği anlaşılıyor. Özetle Fransa’nın sömürgelerinden getirdiği yiğit, bizim medeniyetin çocukları Almanlar’a karşı başarılar elde etmiş. Güney Fransa’da nasıl bir mücadele yaşanmış bunu öğreniyoruz. Oyun tarzı olarak “support” sınıfını öğreniyoruz aynı zamanda. Ancak bazı anlar geliyor ki sniper gibi davranıyoruz. Tirailleurs bana “Batılılar çok çakal” dedirtti. Senegalliler’in “Biz Fransızız” diye kelimeler sarf ettiği bir anlatım var. Kolonizasyonun, sömürünün popüler kültür ile eritilmesi, saklanması ayrı bir başarı, onlar için, şu oyunu oynayıp da “Yav iyi de bu elin Senegallisi neden Fransa için mücadele ediyor” diye soran kaç kişi çıkacak çok merak ediyorum.

Under No Flag, bu senaryoda Kuzey Afrika’ya gidiyoruz. Luftwaffe operasyonlarını baltalamak için İngiliz komandoları ile hareket eden bir kanun deliciyiz. Baya hapse düşmüş bir suçluyuz. Bir taşla birden fazla kuş vurma amacı güden İngiliz aklının en ünlülerinden, ete kemiğe bürünmüş hali olan Winston Churchill’in kararı sonucu hücremizden çıkıyoruz. Savaş esnasında bir de eli ayağı tutan adamları hapiste mi besleyeceğiz, sürün savaş alanlarına, dimi? Karakterin profiline uygun bir oynanış barındıran Under No Flag ise “assault” sınıfını öğrenmemize yardımcı oluyor.

Senaryolar, Battlefield 1’e nazaran daha uzun. Ama sayı olarak az gibi, değil mi? Bu sefer tadı damağımızda kalmıyor, yeterli deyip daha fazla istemiyor ve multiplayer’a dalıyorsunuz. Yukarıda senaryoları anlatırken sınıfları işaret ettim ancak dilerseniz sizin oyun tarzınıza uygun değilse arzu ettiğiniz gibi hareket edebilirsiniz. Ancak bu senaryo sonunda verilecek olan özel, multiplayer’da kullanılabilecek silahı aktif etme açısından bir sorun oluşturabilir. Zira her senaryo neredeyse 3 bölümden oluşuyor ve her geçiş sonrası sizden istenen bazı şeyler var, ana görev yanında yan görevler ve koleksiyon parçalarını toplamak sizi o söylediğim bölüm sonundaki ödüle götürüyor. Bu tekrar oynanabilirliği artırmış. Bölümleri bitirirken farklı yollar izlemek, yan görevleri yapmak, zorluk seviyesine göre kendinizi denemek gibi hususlar bölümleri 1-2 defa yeniden oynayacağınız anlamına geliyor.

Oyun çıkmadan önce verilen gaz, girişte yükseltilen çıta binmediğim abartı trenine “neden binmedim?” dedirtir mi diye düşünüyordum ama yanılmadığımı gördüm. Ne yazık ki senaryoları oynarken “vaaoov harbi böyle mi olmuş” ya da “vay be neler dönmüş” demedim. Bölüm tasarımları, sunum, sinematikler, diyaloglar… Bunlara diyecek bir şeyim yok, bu dönemde çıkan bir oyuna yakışacak derecede kaliteli. Ama kurgu ve hikaye olarak benim gördüğüm İkinci Dünya Savaşı’nda bazı popüler vakalara nazaran pek anlatılmayan başka, öyle de şaşırtacak ve şoke edecek derecede olmayan, vakaların işlendiğini.

Asıl olay multiplayer cephesinde. O kadar fazla küçük yönetim detayı var ki, ben daha önce bir FPS oyununda bu kadar yönetim detayı görmedim. Zırhlı araçların, silahların, sınıfların ve profilinizin (karakterinizin) seviyesi var. Seviye atladıkça aktif olan teçhizat, kaplama, kıyafet, yetenek ağacı detayları var. Örneğin nişancı sınıfı ile oynuyorsunuz. Gezinen bir nişancı mısınız yoksa düşmanı uzaktan avlayan mı? Buna göre bir seçim yapabiliyorsunuz. Tüfeğinize seviye atlatırsanız, teçhizat ve kullanım açısından o tüfeğe ait yetenek ağacını düzenleyebiliyorsunuz. Profiliniz seviye atlayınca yeni donanımlar aktif oluyor. O kadar çok detay var ki multiplayer oynarken zamanınızın belli ve hatırı sayılır bölümünü işte bu aktif olan özellikleri ayarlamaya harcayacaksınız.

Görevlere de değineyim. Günlük ve özel olmak üzere iki farklı görev sistemi var. Başarım gibi düşünün. 200 nokta ele geçir. Almanlar tarafında oynarken X silahi ile Y haritasında düşmana şu kadar hasar ver gibi… İşte bunları yaptıkça oyun içerisinde kullanabileceğiniz bir puan/para kazanıyorsunuz. Bu puanlarla da seviye atlayarak aktif ettiğiniz donanım, teçhizat, asker üniforması gibi içerikleri kullanılabilir hale getirebiliyorsunuz. Görevlerin kimisi madalya da veriyor. O Battlefield 3/4-1 içerikleri aynen Battlefield V’te de var. Madalya, künye, amblem içeriği varlığını koruyor.

Multiplayer için şu an toplam 8 harita var. Hiçbirine de alışamadım diyebilirim. Simetrik gibi görünüyorlar ama değiller. Her an her yerden bir düşmanla karşılaşabiliyorsunuz. Battlefield 1 haritaları büyük de olsa düşmanın nereden geleceğini bilir ona göre hareket ederdiniz, ben burada koridor sistemini savunmuyorum ve Battlefield 1’de koridor sistemi de var demiyorum. Doğma noktaları, ele geçirilmesi gereken yerler Battlefield 1 haritalarında çok daha iyi tasarlanmıştı, en azından benim hissiyatım bu yönde. Battlefield V’te kendimi her haritada ve her modda (büyük operasyonlar hariç) deathmatch oynuyormuş gibi hissediyorum. Operasyonlarda bu hissin olmayışının nedeni haritanın belli kısımlarını iki cepheye de kapatması. Haliyle yine büyük haritada çok daha düzenli savaşıyorsunuz. Battlefield 1’de de tam tersi operasyonlara ve az sayılı oyuncu barındıran modlara çok az girdim, sürekli fetih/conquest modunda varlık gösterdim. Battlefield V’te ise operasyonları oynuyorum.

4 Aralık’ta test arenası, 6 Aralık’ta ise Tides of War aktif olacak. Test arenası bildiğiniz eğitim alanı gibi bir şey. Silahları ve araçları deneyebileceğiniz bir mod. Battlefield 1’de sadece “soldier” sekmesinde profillerimizi ayarlıyorduk, silahları test edemiyorduk bu modun gelecek olması +1 puan. Tides of War ise adı gibi güzel bir içerik olmuş. Biliyorsunuz ek paket şu bu yok Battlefield V için. Yeni içerikleri oyuncular birlikte açacaklar. Hem gelen yenilikleri oynayacak hem de görevler yaparak topluluk bölünmeden bir arada kalacak. Mesela Battlefield 1’de 4 ek paket var. Örneğin Rus haritaları gelince diğer haritalara sahip olmayan oyuncuların arası açılıyordu, iletişim kopuyordu. Bunun önüne geçilmesi için güzel bir karar alındığını söyleyebilirim. Ayrıca sızan bilgiye göre Rus, Amerikan ve Japon ordularını da savaş alanında göreceğiz. Ben sızdırmıyorum, Reddit’te var bu bilgiler.

Bu paragrafta birkaç farklı konuya değineceğim. Battleroyale modu ile alakalı herhangi bir içerik deneme fırsatını yakalayamadık. Zaten aylar sonra gelecek. Ancak çıkışta sunulan içerik, yukarıda okuduğunuz detay zenginliği, Tides of War ile gelecekler ve bunun üzerine bir de Battleroyale modu… Gerçekten zengin bir içerik vaat ediliyor Battlefield V, hem de ekstra para ödemeden! Şimdi hazırdaki yeniliklere bir bakalım. Mühendislik, yani her sınıf haritalarda belli başlı bölgelerde inşa işlemi gerçekleştirebiliyor. Set kurma, tel çekme, makineli tüfek yerleştirme… Ben bu durumu eleştirirken kapalı beta aşamasında söylemlerimden vazgeçtiğimi belirttim, burada da yineleyeyim. Öyle her yere bir şey inşa edemiyorsunuz, bir Fortnite-Minecraft bulamacı yok önümüzde yani. Yaptıklarınız yıkılabiliyor ve oyuna olması gerektiği kadar etki ediyor. Kısacası başarılı atılım olmuş. Benzer bir diğer yenilik de haritanın bazı bölgelerinde sıhhiye ya da mühimmat noktaları var, buralardan ihtiyaçlarınızı karşılıyorsunuz, sorumsuz oyunculara karşı bu önlemin gelmesi cidden iyi olmuş. Bu içerik zırhlı araçlar için de geçerli, onların bu desteği alacakları noktalar ise daha nadir ve zor yerlerde. Özetle zırhlı araç kullananlar daha temkinli olmalı. Ama bu temkin kelimesi piyadeler içinde geçerli can ve mühimmat harbi kısıtlı, bol keseden sahip değilsiniz. Kapalı betada sözler dinlenmiş, öldükten sonra tim ya da genel olarak sıhhiye bekleme aşaması, kanama evresi olarak geçiyor, bu süreyi beklemeden doğmak isteyen oyuncular çok uzun süre yerde kalıyordu. Bu süre kısaltılmış, güzel.

Buraya kadar her şey güzel, eleştiri yok mu? Haritalara eleştiri getiremem zira kimisi de çok beğenecek, biraz zevk renk işimi diye hala düşünüyorum ama asimetrik ve iyi tasarlanmadıkları yönündeki düşüncelerim değişmedi. Fakat ciddi eleştiri getiremiyorum. Benim değil de oyunu iyice izleyen, ölçüp tartan oyuncuların “Bu Battlefield 1’in aynısı” demesi. Değil. Motor ve renk paleti aynı olunca bu hissi alıyor olmanız öyle olduğu manasına gelmiyor. Silah-zırhlı araç oynanışı gerçekten değişmiş durumda. Özellikle uçaklar ayrı bir eğlenceli, kullanırken bu eğlence tadılıyor ama piyade iken korku iliğinize işliyor, o seslendirme, o sorti ve pike sesleri gerçekten harika yansıtılmış. Hele tim olarak mücadele ederken elde ettiğiniz puanlarla çağırdığınız roket desteği, o roketin gelişi ve patlaması esnasında oluşan atmosfer… Tecrübe etmek lazım, gerçekten. Ciddi eleştiri yapabileceğim 2 husus var. 1- Hasar tasarımı elden geçmeli, çatışma süreleri çok düşük, zira hardcore mod oynuyormuş gibi nasıl öldüğünüzü anlamıyorsunuz çoğu zaman (time to kill). 2- Recon yani nişancı sınıfı ölmüş gibi bir şey olmuş. Göğüs kafesi ve üzerinden vurduğunuz zaman, hatta çoğu zaman boyun-omuz aralığı düşmanı öldürmüyor. 50-75 arası hasar veriyorsunuz. Bu da otomatik silah kullanan biri ile kurmalı tüfek kullanan oyuncu arasında adaletin sarsıldığı anlamına gelir. Kar98 diye bir gerçek var ortada, “teknoloji gelişti otomatik tüfekler daha iyi olacak tabi kurmalı tüfek neymiş” denemez yani.

Sonuç olarak Battlefield serisi, türünün en iyisi olma yönünde varlığını Battlefield V ile sürdürüyor. Gerek senaryo gerek multiplayer içeriğiyle sınıfı geçiyor. Gelecek içeriklerin yoğunluğu ve ek ücret istemeyecek oluşu türün müdavimleri için albenisini artırıyor. Şu an hala deli gibi Battlefield 4, 1, Battlefront’lar oynanıyor değil mi? İşte Battlefield V de en az bu kadar ömür vaat hatta fazlası zira Battleroyale gelecek. Standart sürüm ile Delux arasında da erken erişim ve kozmetik dışında (fanları tenzi ediyorum) bir fark yok yani son dönemdeki döviz mevzusundan düz sürümü pahalı delux çooook daha pahalı diyenler düz sürümü edindikleri takdirde pişman olmayacaklar, garanti ediyorum. Gelecek herhangi bir içeriği kaçırmıyorsunuz, harita, mod vs. hepsi oyun sahiplerine ücretsiz sunulacak.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
611
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 85

Battlefield V’i çıkışından önce uzun uzun test ederek sizler için inceledik. EA ve DICE birlikteliği Battlefield 1 ile muazzam bir atılım yapmış, oyuncuların severek ve överek oynayacakları bir eser ortaya koymuştu. Benim bu eserle ne kadar ilgilendiğimi yakın takipçiler bilirler. Bu başarının, uzun süredir ziyaret edilmeyen İkinci Cihan Harbi cephesinde de olması için oyunculardan talepler ..

Sonuç OFD: 85.0% 85 Harika
- - - - -
Battlefield serisi, türünün en iyisi olma yönünde varlığını Battlefield V ile sürdürüyor. Gerek senaryo gerek multiplayer içeriğiyle sınıfı geçiyor. Derin kişiselleştirme seçenekleri, gelecek içeriklerin yoğunluğu ve irili ufaklı yenilikler bu başarının devamlılığının yegane unsurları.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.aralgame.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Witcher Serisinin Crossover’ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!

Witcher Serisinin Crossover'ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!


Witcher Serisinin Crossover'ları Durdurak Bilmeden Devam Ediyor!

Geralt'ın bu sefer hangi oyuna misafir olduğuna inanamayacaksınız Tamam tamam, aslında inanması zor değil, sadece şaşırtıcı. Zira Geralt'ın bu seferki durağı, Soulcalibur VI'nın aksine, kendi mesleğine inanılmaz yakın bir oyun serisi. Böyle en bol canavarlısından, bol aksiyonlu bir...

Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!

Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!


Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu Conan Unconquered Duyuruldu!

Petroglyph Games tarafından geliştirilen gerçek zamanlı strateji oyunu Conan Unconquered sinematik fragman eşliğinde duyuruldu. Funcom tarafından geliştirilen ve 2018'in ikinci çeyreğinde oyunculara sunulan Conan Exiles'ın ardından Barbar Conan fırtınası hız kesmeden devam ediyor. Adlarını...

The Game Award 2018’de Açığa Çıkan Ve Gösterimi Yapılan Oyunlar

The Game Award 2018'de Açığa Çıkan Ve Gösterimi Yapılan Oyunlar


The Game Award 2018'de Açığa Çıkan Ve Gösterimi Yapılan Oyunlar

The Game Award 2018 gecesinde birçok "en"ler ödüllerini aldı. Ancak bu oyun dolu geceyi önemli kılan bir diğer husus da yeni oyunların ilk defa duyurulması ve ilk defa boy göstermesiydi. İşte tüm liste huzurlarınızda. Gecede ödül alan oyunların listesine bakmak için buraya...

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir