Battlefield 1 İnceleme – Bölüm 1: Senaryo

Battlefield 1 İnceleme – Bölüm 1: Senaryo

Birinci Dünya Savaşı’nı tema seçmesiyle birlikte dikkatleri üzerine çeken, merakla beklenen Battlefield 1 nihayet çıkışını gerçekleştirdi.

Bu zamana kadar devasa savaş alanlarında, birçok oyuncuya aynı anda mücadele etme şansı tanıyan Battlefield serileri genişlemeye devam ediyor. Sevilen serinin son oyunu Battlefield 1, o muzzam video ile gelen duyurusundan sonra son dönemlerin en çok sükse yapan oyunu oldu. Daha çıkmadan birçok kişi tarafından ön sipariş ile satın alındı. Sürekli bir kıyas yapıldığı oyun serisi Call of Duty ile yine kıyaslandı ve bu sefer ezici üstünlüğü çıkmadan elde etti. Neden? 1- Oyun temasının Birinci Cihan Harbi olması 2- Yeni nesil grafik ve FPS dinamiklerinin başarılı bir şekilde kullanarak oyuncuya sunulması. Bize özel bir madde daha var 3- Oyunda Osmanlı İmparatorluğu olduğu gibi askerlerimizin Türkçe konuşmasının yanı sıra %100 Türkçe metin desteği de oyunda bulunmakta. İşte bu etkenlerin vesilesi ile rakiplerini ezen oyun, gönülleri de kazandı. Peki oyun çıkışını yaptı, gerçekten sergilendiği gibi bir yapım mı?

Battlefield 1, Oyun Fest’in gündemini işgal eden, ilgi alanına giren oyunlar listesinde ilk sıralarda. Bu yüzden Battlefield 1 hakkında diğer oyunlara nazaran sitemizde çok fazla içerik yer alacak. Ve bu içerikleri daha iyi şekilde size sunmak için bölüm bölüm aktarmaya karar verdik. Bu yazıda işte bu bölümlerin ilki olan senaryonun incelemesini okuyacaksınız.

Battlefield serileri bu zamana kadar “senaryo bizim kırmızı çizgimiz” gibi bir ne duruş sergiledi ne de açıklama yaptı. Sadece oyuncuların beklentilerinin karşılanmasına dönük ve rakiplerin de etkisiyle serinin son oyunlarında çoklu oyuncu bölümlerinin yanı sıra tek kişilik senaryo içeriklerini de görmeye başladık. Senaryo kısmında sınıfta kalan ya da vasata anca varan seri, bu sefer kesinlikle şeytanın bacağını kırmış diyebilirim. Özenilerek hazırlanan, Birinci Cihan Harbi’nden 5 farklı bölgedeki mücadelelerin oyunculara aktarıldığı senaryo bölümleri kesinlikle sınıfı geçiyor. Şimdi biraz daha detay için senaryolara mercek tutalım.

battlefield1-1

Oyunu açtığınızda ana menüye girmeden savaşın yıkıcı yanını, insanlığa verdiği maddi ve manevi zararın izahının yapıldığı başarılı bir sinematik ile karşılaşıyoruz. Videonun sonuna doğru, video ile bağlı bir şekilde kendimizi savaş alanında buluyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nin 369. Piyade Alayı nam-ı diğer 15. New York Ulusal Muhafız Alayı yine nam-ı diğer Harlem Hellfighters askerlerinden biri olarak Fransa’da, Almanlar ile yapılan mücadelenin ön saflarındayız. “Hayatta kalmanız beklenmiyor” deniyor, bu mesajla aslında bize neyin emredildiğini öğreniyoruz. Ön saflarda ölmek için orada bulunan bir neferiz. Aslında bu kısım oyunun basit dinamiklerinin oyuncuya aktarıldığı bölüm. Ancak sunum o kadar iyi ki eğitimden geçtiğiniz hissini anlamıyorsunuz. Burada en can alıcı detay, her öldüğümüzde bir başka asker olarak doğmanız… İnternette bir sürü isim var ben öldüğümde hiçbirine rastlamadım. Tam havaya girdim derken, tabi bu arada tüyler diken olmuş durumda, ekran kararıyor ve yeniden bir sinematik geliyor ekrana. Yine savaş ve insanoğlu temalı sözlerle girişten sonra adım atacağımız senaryolara göndermeler yapılarak “Bunlar bizim hikayemiz” deniyor.

Bu harika ve duygulu başlangıçtan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun bakiyesi bir genç olarak elbette hemen 1. senaryo yerine 5. ve şu an için son senaryo olan “Hiç Bir Şey Yazılı Değil” adlı bölümden başladım. Evet, siz de çok iyi biliyorsunuz, oyunda Osmanlı İmparatorluğu bulunuyor. Hem de 1 değil 2 senaryo bölümü bizim topraklarımızda geçiyor. 5. senaryo bugünkü Lübnan’da, 4. senaryo bölümü de hala ve kıyamete kadar da bizim olması için canımı ortaya koymaktan çekinmeyeceğim (nasıl gazım dimi, her zamanki halim) Çanakkale’de geçiyor. İyi ki 5. senaryodan başlamışım zira farkı görmem daha kolay oldu. Çünkü ilk 4 senaryonun genel, tarafsız, düşmanlığı körüklemeyen içeriğinin yanında 5. senaryonun diğerlerine nazaran ne kadar farklı olduğunu rahatlıkla tespit ettim.

battlefield1-2

“Hiç Bir Şey Yazılı Değil”, üç bölümden oluşuyor. Sloganı “Osmanlı İmparatorluğu’na karşı çöl harekatında Arabistanlı Lawrence’a katıl”. Arap bedevi aşiretelerinden birinin üyesi olan bir kadın karakter yönetimimize veriliyor. Kendisinin akıl hocası elbette tahmin edeceğiniz üzere T. E. Lawrence. Amacımız Osmanlı İmparatorluğu’nun zırhlı ve silahlarla donatılmış “Canavar” adlı trenini imha etmek. Diğer senaryo bölümlerine nazaran burada gizli hareket ediyoruz çünkü etmezsek sonuç kötü oluyor, zaten bol bol vurgulanıyor “kafa kafaya Osmanlılar ile mücadeleye girmek hata” olur minvalinden sürekli yönlendirmeler yapılıyor. Yani silahlı mücadele yapmak yerine daha çok bu bedevi kızı ile ecdadımızı temsil eden ve oyunda düşman karakter rolündeki askerlerin yanına sokulup sessizce canlarını alıyoruz :( bu durumu daha sonraki yazılarda tahlil edeceğim.

5. senaryodan sinirli ayrıldıktan sonra 4. senaryoya geçtim. “Haberci” adlı 3 bölümden oluşan senaryonun sloganı “O güne kadar kurulmuş en büyük donanma filosunun desteği ile Gelibolu’ya çık”. Seddülbahir ile başlayan bu bölümde ANZAC (Australian and New Zealand Army Corps) yani Avustralya ve Yeni Zelanda kolordusu mensubu olarak çıkarmada görev alıyoruz. 5. senaryonun etkisiyle acaba yine bir “kötü adam” görür müyüm acaba diye düşünürken böyle bir durumla karşılaşmadım. Hatta senaryo girişinde “Osmanlı vatanını ‘işgal’ planı” tabiri kullanıldığı gibi ana karakter Frederick Bishop da İngilizler’e ara ara laf da atıyordu. Ek olarak Seddülbahir’e ANZAC’lar çıkarma yaparken Medal of Honor: Allied Assault Normandiya Çıkarması bölümünü hatırladım, kalite kaliteyi çağrıştırdı yani. “Şu an acaba paşalarımızı gösterdiler mi?” diye soruyorsunuz ekranın başında, biliyorum, hayır, bizim tarafımızdan kimseyi görmüyoruz, sadece askerlerimiz var.

battlefield1-3

Osmanlı İmparatorluğu’nun işgale tabi olduğu senaryoları bitirdikten sonra başa sıçradım. “Çamur ve Kan İçinde” adlı 1. senaryonun sloganı “Zırhlı bir canavar olan İngiliz Mk. V tankı tek bir amaç için tasarlanmış; düşman hattını yarmak!”.  Fransa’da Almanlar’ın Cambrai hattını yarmak için İngiliz ordusu mensubu Danny Edwards rolüne bürünüyoruz, biz Siyah Bess takma adı verilen tankın sürücüsü ve makinistiyiz. 4 bölümden oluşan bu senaryoda zaman zaman sadece tank zaman zaman da tank dışına çıkarak çeşitli zorlukları aşıyoruz. En sevdiğim senaryo oldu diyebilirim. Zira tankın verdiği “güç” kesinlikle tadılması gereken bir haz. Etrafta ufak karıncalar dolaşırken siz bir fil rolündesiniz desem hatalı bir benzetme yapmış olmam. Ek olarak bölüm tasarımları da harika. Hava şartlarının mahvettiği yollar, tankın yıkıcı gücü önünde un haline gelen yapılar ve ölümden kaçamayan düşman askerleri… Her şey çok pürüzsüz bu senaryoda.

Tadı damağımda kalan 1. senaryodan sonra 2. senaryoda yerin hakimiyetinden bir anda hava hakimiyetine geçiş yapıyoruz. 4 bölümden oluşan “Rütbeli Arkadaş” adlı 2. senaryonun sloganı “Britanya Hava Kraliyet Birlikleri’nde gönüllü bir pilot olarak hava üstünlüğü için savaş”. Burada da hayta bir şahsiyet olan Clyde Blackburn ile Fransa semalarından Londra’ya varan eğlenceli bir serüvene atılıyoruz. “Ya uçak bu muymuş oho ben yere inmem ya” falan diyebilirsiniz oynarken, demeyin. Zira senaryodaki dinamikler hoşgörülü ama iş multiplayer cephesinde hiç de öyle değil. Blackburn’ün serüveni eğlenceli de olsa açıkçası tek kişilik bölümün en sönük görevlerini barındırıyor diyebilirim.

battlefield1-4

İtalya da çok ilginçti. 2 bölümden oluşan “Avanti Savoia!” adlı senaryonun sloganı “İtalya Alpleri’nde hücum kıtası birliği olarak savaşan İtalyan Arditi’lere gönüllü olarak katıl”. Asil İtalyan Ordusu birliği Arditi’ler bizim “Deliler” ya da “Akıncılar” diyebileceğimiz bir bölük imiş. Ben de oyun ile öğrendim açıkçası. Eğlence ve atmosfer bakımından başarılı bulduğum bu senaryoda Luca Vincenzo Cocchiola ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu hatlarını zorluyoruz. Hem de bir Sentry olarak, yani üzerimizde mermilere dayanıklı zırh ve elimizde de mermi kapasitesi yüksek bir makineli tüfek var.  Bu arada tüm senaryolarda düşman tarafı artık öğrenmiş bulunuyorsunuz. Evet, oyunu %100 İtilaf Devletleri’nin gözünden oynuyoruz, çünkü onlar yendi… İttifak Devletleri senaryoda “düşman”.

Şu düşman kelimesinin için biraz doldurayım. (Bugün çok senaryo ve bölüm dedim farkındayım) İlk 4 senaryo gerçekten tarafsız, düşmanlığı körüklemeyen, savaşın gerçek yüzü ve insanoğlunun değeriyle alakalı mesajlar verirken farklı dünyalarda farklı hayatlar yaşayan insanların Birinci Cihan Harbi esnasında neler yaptığını (fantezi ile karışık) oyuncuya sunuyor. Ama 5. senaryoda bu duruş bozuluyor. Gerçekten anlam vermekte zorlanıyorum. Ne oldu da bu hoş söylem bir anda yok oldu. Oysa DICE bir İsveç firması, Osmanlı’yı çok iyi bilen bir ülke. Çünkü zamanında Poltova Muharebesi (1709) kendi kralları Ruslar’a esir düşecekken bize sığındı, kendisine çok iyi davranıldı, öyle ki Demirbaş dendi hadi geçmişi bırakalım bugünlere gelelim. İsveç’in eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Carl Bildt’in “Osmanlı Mozaiği” adlı makalesi ortadayken neden bizi kötü karakter yaptılar buradan bağırıyorum, belki duyarlar.

battlefield1-7

“Arap aşiretler, altında ezildiği Osmanlı’dan…”, ana karakterin bizim askere “Senin gibi adamlar olmasa, özgür olurdum”,  sonra bizim askerin “X teknolojimiz sizi, müttefiklerinizi, evlerinizi ve ailelerinizi yakıp yıkıyor” hani bu yaptıklarınızın bedelini ödeyeceksiniz sıra size de gelecek gibi diyaloglar… Bu karşılıklı atışmaların hiçbiri ilk 4 senaryoda yok. Tabi yazar ekip bu durumun farkında olduğu için toplamda 1 elin parmaklarını geçmeyecek birkaç cümle de emperyalist devletlere yani kendilerine de gönderme yapmışlar. Ancak kesinlikle göze batmıyor. Ben bunun “çok eleştiri almayalım kendimizi de eleştirelim” taktiği olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak bizi bir “Nazi Almanyası” kadar kötü ve hedefte olan bir İmparatorluk gibi göstermemişler, benim korkum bu idi. En azından bu kötü durumdan yırttık. Ama senaryoda bir kötü karakter var ve bu karakter ne savaşı başlatan Avusturya-Macaristan ne de Almanya tarafında değil, Osmanlı’nın olduğu bir senaryoda. Kızılır, eleştirilir ama boykot edecek seviyede değil. Ek olarak oyunu biz yapmıyoruz, bunun da altını çizelim, boru oyunu yapanın elinde olduğu için istediği gibi öttürür. Biz de yapalım biz de öttürelim. Bizim geliştiriciler artık şu mobil oyun tembelliklerini bırakıp şu tür işlere girse de yüzümüz gülse…

Battlefield 1’in tek kişilik içeriği 1-2 bölüm dışında aslında oyuncuyu multiplayer’a hazırlayan, atmosfer ve daha çok mesaj odaklı içeriklerden oluşan başarılı film kesitini andırıyor. Birinci Cihan Harbi esnasında farklı cephelerde nelerin yaşandığı, farklı kişiliklerin savaşta nasıl yer aldığına dair bir anlatım var. Film ve belgesel tadı alıyorsunuz. Girişte bahsettiğim gibi kesinlikle şeytanın bacağı kırılmış. Bir oturuşta, pek de sindirmeden sizler için oyunu 6 saat gibi bir sürede bitirdim. Birbiri ile bağlantılı olmayan ve sürekli karakterin değiştiği oyunun senaryoları ne ara bitti havsalam almadı. Resmen tadı damağımda kaldı. Normalde Call of Duty serilerinin de son oyunlarının ortalaması da bu, hatta görevlerin sayısı dahi eşit. Buna rağmen Call of Duty’nin görevleri bitmiyor gibi geliyordu bana, böyle bir duyguyu Battlefield 1’de yaşamadım, aktı gitti saatler.

battlefield1-6

Teknik açıdan da tahlilimizi yapalım. DX12’nin birkaç kez hata vermesi sonucu DX11’geçmek (kayıt da yapıyordum belki bunla alakalıdır) dışında her ayarı en son seviyeye getirdim, yaşlı ama hızaşırtması yapılmış emektar PC’im teklemedi bile. Efektler, modellemeler, karakterlerin animasyonları, fizik (oyunda neredeyse her şey parçalanıyor) ve diğer her detay son derece başarılı. Battlefield 1, yeni nesil oyunların en iyi temsilcilerinden birisi. Siz mücadelenizi sürdürürken sizden bağımsız savaşan yapay zeka, muzzam bir şekilde tasarlanmış bölümler ve harika müzikler (kesinlikle oyun dışında da dinleyeceğim soundtrack’ler var) oyunun görsel ve metin tarafının yanı sıra teknik açıdan da son derece başarılı olduğunu ispatlıyor. Açıkçası eleştirecek pek bir şey bulamıyorum, birkaç ufak detay mevcut. Yapay zeka cephesinde ve Osmanlı’ya ait hatalı detaylar (Kızılay logosu yerine Kızılhaç kullanılması gibi) dışında tek kişilik bölüm için gerçekten diyecek bir şey yok. Zorlarsak bölüm öncesi ve bazen aralarında giren sinematik geçişlerindeki teklemeleri ve mini glitch’ler… Yok, hiçbiri oyunun eğlencesini baltalamıyor.

Battlefield 1 ile alakalı olan yazılarımızın ilkinin, multiplayer beta incelemesini saymazsak, sonuna geldik. Bir sonraki yazıda oyunun çoklu oyuncu cephesinde neler başardığını, kaç haritamız olduğunu, asker sınıflarını ve kullandığımız teçhizatlar hakkında bolca bilgi bulacaksınız.

Hadi bir videoda benden gelsin :) kanala da beklerim

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
153
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 95

Birinci Dünya Savaşı’nı tema seçmesiyle birlikte dikkatleri üzerine çeken, merakla beklenen Battlefield 1 nihayet çıkışını gerçekleştirdi. Bu zamana kadar devasa savaş alanlarında, birçok oyuncuya aynı anda mücadele etme şansı tanıyan Battlefield serileri genişlemeye devam ediyor. Sevilen serinin son oyunu Battlefield 1, o muzzam video ile gelen duyurusundan sonra son dönemlerin en çok sükse yapan oyunu ..

Sonuç OFD: 95.0% 95 Harika
- - - - -
Çoklu oyuncu kısmında hiçbir zaman oyuncusunu üzmeyen Battlefield serisi, senaryo cephesinde nihayet beklenen başarıyı aldığı bir aile üyesi ile oyuncularla buluşuyor. Battlefield 1'in senaryo içeriğiyle sınıfı geçmekle kalmıyor aynı zamanda birçok oyunda tecrübe edemeyeceğiniz bir deneyim de sunuyor.

Oyunu temin etmemize yardımcı olduğu için http://www.playstore.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

WWE 2K18’in PC Çıkış Tarihi Belli Oldu

WWE 2K18'in PC Çıkış Tarihi Belli Oldu


WWE 2K18'in PC Çıkış Tarihi Belli Oldu

WWE 2K18'in merakla beklenen PC çıkış tarihi açıklandı ve seride bir ilk olarak PC için çıkış tarihi konsollarla aynı olarak ayarlandı. WWE 2K oyun serisi 2K15'ten beri PC'ye çıkarılsa da çıkış tarihleri her zaman birkaç ay gecikmeli oluyordu. Ancak WWE 2K18 ile bu durum değişiyor. 2K Games...

Ace Combat 7 İçin Yeni Oynanış Videosu ve Ekran Görüntüleri Yayınlandı

Ace Combat 7 İçin Yeni Oynanış Videosu ve Ekran Görüntüleri Yayınlandı


Ace Combat 7 İçin Yeni Oynanış Videosu ve Ekran Görüntüleri Yayınlandı

Ace Combat serisinin yeni oyunu Ace Combat 7: Skies Unknown için Tokyo Game Show 2017'de yepyeni ekran görüntüleri ve videolar yayınlandı. Ace Combat serisinin şu anki nesildeki ilk oyunu olacak Skies Unknown önümüzdeki sene çıkışını gerçekleştirecek. Project Aces tarafından geliştirilen ve...

City of Brass Ön İnceleme

City of Brass Ön İnceleme


OFD: 80.0%

City of Brass Ön İnceleme

OFD: 80.0%

Pirinç kulelerin gölgesinde Binbir gece masallarını bilir misiniz? Hani şu Aladdin, Şehrazad, Alibaba vs. bilimum karakterle bizi tanıştıran sihirli hikayeler kitabı. Hah işte o kitapta birde pirinçten kulelere sahip bir şehirden bahsedilir. Sokaklarından altın ve gümüş şıkırtılarından başka...

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz