Assassin’s Creed IV Black Flag PC İnceleme

Assassin’s Creed IV Black Flag PC İnceleme

Ubisoft, ‘Tarih bizim oyun alanımız’ demeye devam ediyor. Yeni bir Assassin’s Creed oyunu ile yeniden tarihin o tecrübe dolu alternatif deryasına dalış yaptık. Assassin’s Creed III’ün devam oyunu niteliğindeki Assassin’s Creed IV Black Flag, önce konsollar için akabinde kısa bir süre önce de PC için raflarda yerini aldı. Assassin’s Creed IV Black Flag’te İspanya Kralı II. Carlos’un ölümüyle başlayan, ilk Dünya Savaşı olarak adlandırılan, İspanya Veraset Savaşları’nın sona erdiği dönemlerde Karayipler’de korsanlık yapan Edward Kenway’i yönetiyoruz. Edward Kenway, Assassin’s Creed III’teki karakterler olan Haytham Kenway’in babası, Connor’ın dedesi ve Desmond Miles’ın da atası. Şimdi Edward’ı biraz daha tanıyalım, böylece yeni oyunumuzun senaryosuna de öğrenmiş olacaksınız.

Edward, kendini ve kuracağı aileye gün yüzü göstermek için hırs yaparak amacından sapmış kaypak bir korsan olarak yönetimimize veriliyor. Edward için amaç görünürde ailesi olsa da asıl hedefi para… Peki karakterimiz bu hale nasıl geldi? Edward Galler’in Swansea adlı liman şehrinde doğar, genç yaşlarında Caroline Scott adında bir güzel hanımla tanışır, aile kurmaya karar verir, lakin bunun için para gereklidir.

assassinscreed4-black-flag-1

Dönem itibariyle izinli korsanlık revaçtadır ve hayalini kurduğu hayat için bu privateer mesleği para kazanmak adına kaçırılmaz bir fırsattır. Ancak Edward daha tam anlamıyla para kazanamadan 1712’de Utrecht Antlaşması imzalanarak İspanya Taksim Savaşları sona erer. Haliyle izinli korsanlık o dönem için devletlerarasında bitirilir. Memleketine uzak diyarlarda olan Edward, işsiz kalmıştır… Ama yılmaz, hırsıyla bir yelkenli ele geçirir ve şahsi olarak çalışmaya başlar. 1715 Hazira’nında bir gemi savaşında talihsizlikler yaşanır ve Edward’ın bulunduğu gemi ile saldırdıkları gemi de denizin dibini boylar. Lakin bu savaştan iki kişi sağ kurtulacaktır. Biri Korsan Edward, diğeri de Suikastçı olan lakin Tapınakçılar’a meyleden Duncan Walpole’dur… Burada sonlandırıyorum, gerisi sizin keşfetmeniz gereken sır ve maceralarla dolu harika bir serüven!

Oyunun modernist ana menüsüne girdiğimizde karşımıza iki sürpriz çıkıyor. Singleplayer ve Multiplayer seçenekleri yanında Assassin’s Creed evrenindeki bir başka karakterle oynayabileceğiniz ek bir içerik ve Initiates bölümleri dikkatinizi çekiyor. Burada sadece Initiates’e değineceğim. Initiates, Uplay hesabınız ve Assassin’s Creed oyunlarınızla etkileşime geçen tarayıcı tabanlı oyunlaştırılmış (gamification) bir site uygulaması. Ubisoft’un geliştirdiği ve şu an alfa sürümünde olan site sayesinde seviye atlıyor, oyunlarınıza içerikler ekliyor ve Assassin’s Creed evreni hakkında bilgi ediniyorsunuz. Muazzam bir içeriğe sahip, ek olarak Asssassin’s Creed severler artık burada toplanıyor, harika bir topluluk sistemi Assassin’s Creed IV ile oyun sektörüne kazandırılmış durumda. Neden oynanışa geçmeden bu siteyi anlattığımı da not düşmek istiyorum. Site üzerinden Assassin’s Creed III ve Assassin’s Creed IV’da yapılacak görevler alarak oyununuz, biraz önce söylediğim gibi, içerikler ekliyor eğlencenizi katlıyorsunuz. O nedenle oyunun senaryo kısmına başlamadan önce Initiates’i ziyaret etmeniz lazım.

assassinscreed4-black-flag-2

Gelmiş geçmiş en büyük haritaya sahip Assassin’s Creed IV Black Flag dersem hata yapmış olmam. Karayipler’de şehirler, irili ufaklı adalar, senaryo vesilesiyle yelken açtığınız uzak diyarlar ve özgürce dolaştığınız Karayip’in derin suları birleşince muazzam bir büyüklük içerisinde kayboluyorsunuz. Oyunda şehirler ve açık denizler olmak üzere iki bölüm mevcut. Denizlerden şehirlere veya şehirlerden açık denizlere geçerken kısa bir yükleme ekranı görüyorsunuz bunun dışında tamamıyla özgürce o devasa denizde geminizle esip gürlüyorsunuz. Assassin’s Creed III’te çok kısa süreli gemimize yelkenler fora demiştik lakin burada oyunun ciddi anlamda büyük bir bölümü denizlerde korsanlık yaparak geçiyor.

İlk olarak gemilerin ön planda olduğu açık deniz dinamiklerine ve gemi kullanımına değineceğim. Sizi boğmayacak aynı zaman da çok da basit olmayan (gamepad varsa iş değişir) bir gemi kullanımı bekliyor. Birkaç yelken komutu, dürbün, havan topu, ağır döküm toplar, patlayan variller ve gemiye yön verme o kadar güzel ayarlanmış ki zorlanmıyor ve üzerine oldukça eğleniyorsunuz. Sadece geminizin bu özelliklerini kullanmakla kalmıyor, düşman gemisine çıkarak ele geçirebiliyorsunuz. İsterseniz ele geçirdiğiniz gemi ile kendi geminizi tamir edebilir, isterseniz aranma seviyenizi düşürebilir veya ele geçirdiğiniz gemiyi kendi filonuza katabilirsiniz. Gemi ele geçirmek o kadar kolay değil. Önce kendi geminizi geliştirmeniz lazım ve iyi manevralarla hasar yemeden düşman gemisini batmaya az kalacak şekilde hasarlamanız lazım. Akabinde gemiye çıkma özelliği aktif oluyor ve düşman gemisinin yanına giderek ucu kancalı halatlarınızın yardımıyla mürettebatınız ile sıcak çarpışmayı gerçekleştirebilirsiniz. İşte o an varya, tanımsız bir haz alıyorsunuz! Bu zamana kadar hiçbir oyunda görmediğim gemi savaşları ve bordalama tecrübesini Black Flag ile tattım. Sadece gemi bordalama değil, aynı zamanda gemilerin bir numaralı düşmanları hisarlarla da çatışıyor ve bölgelere ayrılan karasuları hisarları fethederek ele geçiriyorsunuz. Assassin’s Creed Revelations’taki Assassin’s Den’in denizli olanı olarak düşünün…

assassinscreed4-black-flag-3

Karayiplerde bol bol İspanyol ve Britanya gemileri ile çarpışacaksınız. En küçüğünden en büyüğüne nice düşmanla karşılaşacaksınız veya bu düşmanlar savaşırken aralarına dalıp her iki cepheyi de denizlere gömeceksiniz. Nefes almak için de çevredeki adalara çıkabilirsiniz. Her adada bir gizem veya sizin için bir hazine mevcut. Hazine demişken ulu orta bulduğunuz hazineler dışında keşfedilmeyi bekleyen gömülü hazineler ve Antik Mayalar’a ait kalıntılar da oyunun haritasında bulunması zor yerlere serpiştirilmiş durumda. Durun, daha bitmedi! Adalarda bazı devletlerin köle kampları, mağaralar ve denizlerin belli başlı bölgelerinde batıklar mevcut. Kısacası yan uğraşlar emin olun senaryodan daha fazla sizi oyalıyor.S

Sıra geldi şehirlere. Şehirler büyük olmasına büyük rağmen önceki serilere nazaran daha ruhsuz. Nassau, Havana ve Kingston’a vardığınızda kolonileşmenin, vatandan uzak olmanın ama bir yandan da asıl vatan sahiplerini evlerinden etmenin açığa çıkardığı kasveti hissediyorsunuz. Elleri arkada artis artis yürüyen beyaz insanın hemen ardından gelen iki boynu bükük siyahiyi gördüğünüzde içiniz burkuluyor… Yani gerçekçilik had safhada ama Ezio’nun şehirlerindeki ruhu göremedim Edward’ın Karayip şehirlerinde. Bu arada binalar çok yüksek değil ama bu zamana kadar geliştirilen doğa ve beşeri unsurları kullanarak gizlenme ile tırmanma işlerinin son derece uyumlu olduğu bir ahenk yakalanmış. Belki bize uzak diye yadırgamışımdır ama hakikaten Assassin’s Creed III ve Assassin’s Creed IV’daki koloni şehirleri önceki oyunları aratır cinsten. Lakin Black Flag’ta kurulu olan düzen şehirlere değil denize meyilli olduğundan pek de umursamıyorsunuz. Denizler, büyük şehirler ve yan uğraşlar için gönül rahatlığıyla ‘olmuştur’ diyerek karakter yönetim dinamiklerine geçmek istiyorum.

assassinscreed4-black-flag-4

Edward Kenway, liman şehrinde yetişmesi ve genç yaşta denizlere açılmasının verdiği tecrübeyle doğuştan bir sukastçı kadar çevik, atik ve kuvvetlidir. Yaptığı işte de diken üzerinde olduğu için ölümle burun burunadır. Haliyle bu tür adamlar boş gezmez. Edward, aynı anda iki kılıç kullanabildiği gibi 4 tane de filinta kullanabiliyor. Ne yazık ki dövüşler beni tatmin etmedi. Hele hele Black Flag’ten önce Batman gibi bir oyunu oynadım, ki getirdiği dövüş sistemiyle devrim yapmıştır, akabinde Assassin’s Creed IV hiç ama hiç iyi gitmedi. Assassin’s Creed III’teki dövüş animasyonlarını daha iyi ve kanlıydı (gerçekçilik açısından) ama bu oyundada ateşli silahlar, gemi savaşları ve bazı fatalitiy’ler ile komboları dışında dövüşler olmamış diyorum. Hatta kıvamı kaçan dövüşler oldukça basit, düşman yine sizin hamlelerinizi izliyor ve tek tek üzerinize geliyor. Lakin oyunun akıcılığında oynanışı baltalayan bir unsur değil sadece daha iyisini tattığınız için bu kategorideki içerik sizi tatmin etmekte zorlanıyor.

Habitat da muazzam! Her ada dünyanın en güzel diyarı timsali sizi içine çekiyor, her adada farklı bir canlı türünü barındırıyor, denizlerde yakalayabileceğiniz bir sürü balık çeşiti mevcut, gökyüzü ve yine adalar farklı kuş türleriyle süslü… Ne diyebilirim daha fazla! Tek kelimeyle mükemmel! Hele geminizle seyahat ederken size eşlik eden yunuslara ve beklenmedik bir anda sıçrayış yapan dev balinalara ne demeli? Bunun üzerine değişen ve mürettebatınızı dahi öldüren hava şartları ile dev dalgalar? Ah, hazır mürettebat demişken her zorlukta yanınızda olan ve deniz üzerinde süzüldüğünüz anlarda birbirinden güzel namelerle mesafeleri kısaltan o mürattebat yok mu, dostlarınız olmasa bir bakıma hiçsiniz…

assassinscreed4-black-flag-5

Mürettebatlar ile devam edelim. Yandaş assassin topladığımız önceki oyunlarda olduğu gibi Black Flag’te de korsanlık yapacak yoldaşlar topluyorsunuz. Şehirlerde askerlerin elinden mürettebatınız olacak kişileri kurtardığımız gibi denizde tek başına hayata salıyla tutunanları da yanınıza alabiliyorsunuz. Ek olarak denizlerde sadece salıyla gezen biçareler yok. Gemilerden düşen ganimetleri de toplayabilirsiniz. Ganimetler, adalardaki hayvanlar ve dev balıklar sayesinde bazı malzemeleri geliştirebiliyor ve hatta kostümünüzü daha dayanıklı hale getirebiliyorsunuz. Evet, oyunda crafting sistemi de var. Paranın son derece değerli olduğunun da altını çizeyim. Yine hiçbir Assassin’s Creed oyununda olmadığı kadar bu oyunda para büyük bir önem arz ediyor. Para kadar ganimetler, toplanabilir eşyalar kesinlikle çok önemli. Geminizi, karakterinizi ve bir şekilde sahip olduğunuz malikaneniz için bol bol savaş ve keşif yaparak eşya ve para toplamanız lazım.

Oyunda daha çok geminizin kaptan kamarasından ulaştığınız filo bölümü sizi ve arkadaşlarınızı bir hayli oyalayacak. Tek başınıza takılırken çevrimiçi çalışan filo sistemiyle çeşitli limanlara gemilerinizi gönderebilirsiniz, lakin denizler düşman dolu! Eş zamanlı olarak görmediğiniz ama yönettiğiniz gemi savaşları yapabiliyorsunuz, gemileriniz senaryoda ele geçirdiğiniz gemiler! Kimisi basit görevler için kimisi uzun mesafeleri aşmak için ideal. Savaşlar ise göreve çıkan gemilerinizin başarıyla dönmesi için yolları temizlemek adına yapılıyor. Bazı görevler saatler sürüyor, eğer Uplay’de arkadaşlarınız varsa sizin gemilerinizi kendi filolarına bakmak için girdiğinde görülebilir oluyor ve size hız özelliği verebiliyor. Böylece uzun mesafeler kısalıyor. Oyun içinde oyun, güzel bir detay. Hazır online içerik demişken Multiplayer’a da değineyim. Multiplayer’da ne yazık ki deniz savaşları yok, bildiğiniz sistem devam ediyor. Sadece daha fazla özelleştirilebilir olmuş ve bilindik modlara co-op da eklenmiş. Açıkçası hala kendini tekrar eden bir multiplayer var Black Flag’ta. Artık Ubisoft buna bir çare bulmalı.

assassinscreed4-black-flag-6

Yazımı bitirmeden önce gizemlere de değinmek istiyorum. Assassin’s Creed II, birçok açıdan hala gönlümüzde tahtı olan serinin üyelerinden birisi. Gizem nedir ikinci oyunla kavradık. Assassin’s Creed Black Flag ile senaryodaki sırlar kadar Animus dışı yani günümüzde süren kısımlar da harika olmuş. Bol bol bu evren hakkında bilgi topluyor ve aynı zamanda gelecek oyunlarla alakalı ipuçları yakalıyorsunuz. Lakin önceki oyunlarda ‘şoklama’ yapılırdı oyun sonlarında. Black Flag tadı damakta kalacak şekilde yavan bitti. Örneğin şu an ‘Acep ne olacak yav, harbi çoooook merak ediyorum’ diyemiyorum zira öyle bitmedi. Ama şunu söyleyebilirim ki Asıl Assassin’s Creed oyunları bundan sonra gelmeye başlayacak zira çarşı ağır karışacak… Asıl bombaya hazırlandık, o kadar oyundur sadece bir gelişim evresini gördük. Asıl macera daha başlamadı, bunu diyebilirim…

Eğer benim gibi düşünüyorsanız Black Flag, gelmiş geçmiş en iyi ikinci Assassin’s Creed oyunu. ‘Birinci oyun hangisi?’ diye sorarsanız, ilk oyun derim. Yok benim gibi düşünmüyorsanız, en iyi Assassin’s Creed oyunuyla karşı karşıyasınız diyebilirim. Gerek tarihi gerek modern dönemlerdeki sunumu ile serinin ulaştığı en tepe yapım olmuş. Hatta ve hatta gizlenme duygusunu veren tek oyun Black Flag diyebilirim! Bu zamana kadar hiçbir Assassin’s Creed oyununda yönelmediğim kadar gizlice düşmanlarımı halletmeye çalıştım ve buna da imkan sunan yeni bazı dinamiklerin oyuna eklenmesi de vesile oldu. Ubisoft, her sene seri oyunlarını genişletenlerin istediklerinde çer çöp oyun yapmayacaklarını kanıtladı. Yani her sene bir oyun gelebilir, birkaç sene bekleyip yeni bir oyuna kavuşmaktansa böyle deli dolu seri şekilde işlenen ama içi de boş olmayan oyunlar yapılabilir. Kesinlikle oynayın ve oynattırın.

Not: Assassin’s Creed oyunları hakkında bilgi deryası olan www.assassinscreed1092.com adlı internet sitesine bakabilirsiniz.

Harika!
Harika! Bayıldım Asfdsaf:D Şoktayım! Yapma Bunu! Bu Ne Şimdi!
Bu yazıyı paylaş :
Genel Ortalama 85

Yeni Assassin’s Creed oyunu Black Flag ile yeniden tarihin o tecrübe dolu alternatif deryasına dalış yapmaya hazır mısınız? Assassin’s Creed IV Black Flag’te Karayipler’de gizem ve macera dolu bir serüve sizleri bekliyor

Sonuç OFD: 85.0% 85 Harika
8.5 9.0 90 8.25
Korsanlık, kaşiflik ve karakterimizin kaderinde yazılı olan macera dolu olgular sizi fazlasıyla tatmin edecek. Oyunun sonuna vardığınızda yutkunurken boğazınızın düğümlendiğini hissedeceksiniz. Daha önce görmediğiniz içerik zenginliğine sahip olan bir Assassin’s Creed oyunu olsa da Black Flag, ‘keşke bitmeseydi’ dedirten bir yapım. Yılın ‘en’lerinden dahi diyebilirim. Beklemeye gerek yok, yelkenler fora, virabismillah!

Oyunu incelememize yardımcı olduğu için http://www.playstore.com 'a teşekkür ederiz.

Benzer Yazılar

Pro Evolution Soccer 2020 İncelemesi

Pro Evolution Soccer 2020 İncelemesi


Pro Evolution Soccer 2020 İncelemesi

https://yabgunizampasha.com/efootball-pro-evolution-soccer-2020-inceleme.html

Sekiro: Shadows Die Twice İncelemesi Huzurlarınızda

Sekiro: Shadows Die Twice İncelemesi Huzurlarınızda


Sekiro: Shadows Die Twice İncelemesi Huzurlarınızda

Gölgeler iki defa ölür, kimileri ise her bossta… Bekledik, günlerce bekledik. From Software’in yeni bir IP’ye hayat verdiğini düşündükçe heyecanımız katlandı, kalbimiz pır pır etti; dağıtımcının Activision olduğunu hatırladıkça göğsümüz sıkıştı, heyecanımız kursağımıza dizildi. Kafalarda...

The LEGO Movie 2 Videogame nasıl olmuş?

The LEGO Movie 2 Videogame nasıl olmuş?


The LEGO Movie 2 Videogame nasıl olmuş?

The LEGO Movie 2 Videogame, LEGO oyunlarının tekdüzeliğinden sıyrılmayı başarabiliyor mu? Cevabı incelememizde. 1929 yılında patlak veren Büyük Buhran, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada geri dönüşü olmayan felaketlere neden olmuştu. Büyük iş adamlarından ufak dükkanında çalışan...

2
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
Talha Turhaln/a Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
n/a
Ziyaretçi
n/a

Salt çeviriden ziyade, tarafınızdan yapılmış bir inceleme daha hoş olurdu diye düşünüyorum. Yine de emeğiniz için teşekkürler, okurken keyif almadığımı söylersem doğru olmaz.

Talha Turhal
Ziyaretçi

Yanlış ‘zan’ her zaman kaçınılması gereken bir husustur. Ne yazık ki ‘salt çeviri’ tabirini kabul etmiyorum. Kesin bilgisine sahip olmadığınız bir şeyi dille getirmekten kaçınınız. Ahlaklı olanı budur. Bu önerimi buradaki yazı için değil, lütfen tüm hayatınızda uygulayın.